Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Tehdit, hakaret ve özel hayat
  5. Ayrımcılık suçu (TCK 122) nedir, cezası kaç yıl

CEZA HUKUKU

Ayrımcılık suçu (TCK 122) nedir, cezası kaç yıl

TCK 122'ye göre nefretle işe almama, mal satmama veya hizmet vermeme bir yıldan üç yıla hapistir. Sebep listesi, dört fiil, mahkeme ve savunma yolları.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • TCK 122 ayrımcılık suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
  • Suçun oluşması için fiilin dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefretle işlenmesi gerekir.
  • Kanun dört fiili sayar: kamuya arz edilmiş malın satılmasını veya kiralanmasını, belli bir hizmetten yararlanmayı, işe alınmayı ve olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmayı engellemek.
  • Suç şikâyete bağlı değildir; savcılık haberdar olduğunda re'sen soruşturur.
  • Dava asliye ceza mahkemesinde görülür; iş ilişkisindeki ayrımcılık için ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu m. 5 kapsamında tazminat istenebilir.

İnfaz hesaplama Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihini suç türüne ve suç tarihine göre hesaplayın.

Hesapla

Vitrinde "falanca grubuna satış yapılmaz" yazan bir tabela, kiralık ilanına başvurduğunda yalnızca kimliği yüzünden geri çevrilen biri ya da iş görüşmesinde dininden dolayı elenen bir aday: TCK 122 tam da bu tür olayları suç sayıyor. Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis. Ama kanun her ayrımcı davranışı değil, belirli sebeplerle, belirli alanlarda ve nefretle işlenen belirli fiilleri cezalandırıyor.

Maddenin sebep listesi kapalıdır

TCK 122 şu farklılıklardan kaynaklanan nefreti sayıyor: dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep. Liste sınırlı. Yaş, medeni durum, kilo ya da mesleki farklılık gibi başka ölçütler bu maddenin kapsamına girmez. Bu, o ölçütlere dayalı haksızlıkların hukuken cevapsız kalacağı anlamına gelmez; ama ceza davası yerine iş hukuku, tüketici hukuku ya da kişilik hakkı yolları gündeme gelir.

"Nefret" kelimesi de kritik. Madde, farklılığın yalnızca bir fiilin arka planında olmasını yetmez saymaz; fiilin nefretle, yani o farklılığa duyulan düşmanca bir duyguyla işlenmesini arar. Bir işletmecinin müşteriyi stok yetersizliği ya da yer kalmadığı gerekçesiyle geri çevirmesi, nefret ispatlanmadıkça bu suçu oluşturmaz.

Dört fiil: neyi engellemek suç?

Kanun metni dört fiili sayıyor.

Birincisi, kamuya arz edilmiş bir taşınır ya da taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini engellemek. İlanla satışa çıkarılmış bir daire ya da vitrinde sergilenen bir ürün bu kapsamdadır. İkincisi, bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını engellemek: kafe, otel, kuaför, ulaşım, sağlık hizmeti gibi herkese açık hizmetler. Üçüncüsü, bir kişinin işe alınmasını engellemek. Dördüncüsü, bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemek; örneğin pazar yerinde tezgâh açmasına ya da bir ticari işlem yapmasına izin verilmemesi.

Dikkat edilecek nokta, "engellemek" fiilinin gerçekleşmesi. Yalnızca düşmanca bir söz söylemek ya da tabela asmak, fiilen bir kişinin hizmetten yararlanmasını engellemiyorsa bu madde yerine hakaret veya başka suçlar tartışılır. Satış ve hizmet tarafı için ayrıca mal ve hizmet satışında ayrımcılık suçu ve cezası yazısına bakabilirsiniz.

Ceza, mahkeme ve zamanaşımı

Ceza tek aralıktan oluşuyor: bir yıldan üç yıla kadar hapis. Adli para cezası seçenek olarak yok; fıkra da tek. Üst sınır on yılı geçmediğinden dava asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m. 11, 12). Dava zamanaşımı üst sınır olan üç yıla göre sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Ağır ceza ile asliye ceza arasındaki farkı merak ediyorsanız ağır ceza ile asliye ceza arasındaki fark yazısı yararlı olur.

Suç şikâyete bağlı olmadığı için savcılık olaydan haberdar olduğunda kendiliğinden soruşturma açar. Şikâyetçi vazgeçse bile soruşturma durmaz; mağdurun beyanı yine de dosyanın merkezindedir. Şikâyeti nasıl yapacağınızı ihbar ile şikâyet arasındaki fark yazısında anlattık.

Ceza verilirse ne olur?

Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün (CMK 231): hâkim hükmü açıklamaz, sanığı beş yıl denetime tabi tutar, bu sürede kasıtlı yeni suç işlenmezse dava düşer. Hapis cezasının ertelenmesi için de iki yıl sınırı geçerli (TCK 51). Savcılık aşamasında ise üst sınırı üç yıl olan suçlarda, uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışında, kamu davasının açılması beş yıl süreyle ertelenebilir (CMK 171). Bu şartlar kendiliğinden gerçekleşmez; zarar giderilmiş mi, sanık daha önce kasıtlı suçtan hapisle mahkûm olmuş mu, gibi sorular tek tek incelenir. İlgili ayrıntı için kamu davasının açılmasının ertelenmesi nedir ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir yazılarına bakabilirsiniz.

İş ilişkisinde ayrımcılık ayrı bir yol

İşe alınmanın engellenmesi, TCK 122'nin dördüncü fiilinden biri. Ama iş ilişkisi içindeki ayrımcılık için ayrı bir hukuki yol da var: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi, iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamayacağını söyler. Aykırı davranışta işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminatı ve yoksun bırakıldığı hakları isteyebilir. İş mahkemesi önünde ispat yükü de kısmen işverene kayar: işçi ihlal ihtimalini güçlü biçimde gösterirse işveren ihlalin olmadığını ispatlamak zorunda kalır. Ceza şikâyeti ve iş davası birbirinden bağımsız yürüyebilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir ilan sitesinde kiralık olarak görünen dairenin sahibi, başvuran adaya yalnızca ismini ve mezhebini öğrendikten sonra "size veremem" diyor. Yazışmada bu cümleyi kurduğu ekran görüntüsüyle kayıtlı. Hâkimin soracağı şeyler şunlar: ilan kamuya arz edilmiş miydi, aday engelleme anında başka şartları taşıyordu, reddin sebebi nefret miydi yoksa başka bir ticari gerekçe mi? Yazışma kaydı bu sorulara cevap verebilecek en güçlü delillerden biri olur. Sonuç yine de baştan bilinemez.

Dikkat edilecek noktalar

Ayrımcılık iddiasında en sık tartışılan konu nefretin ispatıdır; çünkü karşı taraf çoğu zaman başka bir gerekçe öne sürer. Bu yüzden söylenen sözler, yazışmalar ve aynı koşullardaki diğer kişilere yapılan muamele birlikte değerlendirilir. Ayrımcılığa uğradığınızı düşünüyorsanız ilk yapılacak şey kanıt toplamak: ilan, yazışma, tabela fotoğrafı, tanık adı, tarih ve saat. Olayı hemen sosyal medyada duyurmak karşı taraf için hakaret ya da iftira şikâyeti doğurabilir. Şikâyet edilen taraf olarak ifade veriyorsanız ve ret gerekçeniz ayrımcı değilse, bunu belgelerle gösterebilmek (stok kaydı, rezervasyon defteri, ilan koşulları, benzer durumdaki başka müşteriye yapılan işlem) savunmanın temelini oluşturur.

Telefonla durumunuzu anlatabilirsiniz

Ayrımcılık dosyalarında ispat, olayın ilk saatlerinde toplanan yazışma ve kayıtlarla kurulur. Süre baskısı olmasa da deliller zamanla kaybolur. Durumunuzu anlatmak için telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İletişim bilgilerimiz ve ceza hukuku çalışma alanımız sitede yer alıyor.

Sık sorulan sorular

Ayrımcılık suçunda en fazla kaç yıl hapis verilir?

TCK 122'de ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Madde, ağırlaştıran bir fıkra içermez; hâkim bu aralıkta temel cezayı belirler. Cezanın üst sınırı üç yıl olduğu için dava zamanaşımı sekiz yıldır.

Nefret nedeni olmadan ayrımcılık suç olur mu?

TCK 122 açısından olmaz. Kanun, fiilin sayılan sebeplerden kaynaklanan nefret nedeniyle işlenmesini arar. Nefret olmadan yapılan farklı muamele hukuk yoluyla, örneğin iş ilişkisinde İş Kanunu m. 5 ile ya da tazminat davasıyla ele alınabilir.

Ayrımcılık suçu şikâyete bağlı mı?

Hayır. TCK 122 şikâyete bağlı değildir. Mağdur şikâyetten vazgeçse bile savcılık soruşturmayı sürdürebilir. Yine de pratikte olayı bildirmek ve delilleri sunmak soruşturmanın başlaması için gerekir.

Ayrımcılık suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?

Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ise CMK 231 kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması düşünülebilir. Daha önce savcılık aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi de, şartlar varsa mümkündür (CMK 171). Her ikisi de dosyadaki olgulara ve sanığın durumuna bağlıdır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 51, 66, 122
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 171, 231
  • 5235 sayılı Kanun m. 11, 12
  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 5

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.