Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Öldürme ve yaralama suçları
  5. İşkence ile eziyet arasındaki fark nedir

CEZA HUKUKU

İşkence ile eziyet arasındaki fark nedir

İşkence yalnızca kamu görevlisi tarafından, eziyet herkes tarafından işlenebilir. TCK 94 ve 96'ya göre ceza, zamanaşımı ve mahkeme farkı.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • İşkence suçunu yalnızca kamu görevlisi işleyebilir (TCK 94); eziyet suçunu herkes işleyebilir (TCK 96).
  • İşkencenin temel cezası üç yıldan on iki yıla, eziyetin temel cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir.
  • İşkencede dava zamanaşımı işlemez; eziyette üst sınıra göre sekiz ya da on beş yıl işler.
  • İşkence ağır ceza mahkemesinde, eziyet asliye ceza mahkemesinde görülür.
  • Her ikisinde de hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmaz (CMK 231/14).

Dosyası iki maddeden birine girmeyi bekleyen bir mağdur ya da sanık için işkence ile eziyetin farkı, cezanın yılını, mahkemeyi ve zamanaşımını birlikte değiştirir. Kısaca: işkenceyi yalnızca kamu görevlisi işleyebilir, eziyeti herkes işleyebilir. Bu fark ilk bakışta sade görünür, ama dosyada hangi maddenin uygulanacağı çoğu zaman tartışmanın en büyük kısmını oluşturur.

Failin sıfatı: kapıyı bu açıyor

TCK 94/1, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis öngörüyor. Maddede "kamu görevlisi" ibaresi var; fail bu sıfatı taşımıyorsa 94 doğrudan uygulanmaz. Kamu görevlisi olmayan biri işkenceye iştirak ederse, 94/4 uyarınca kamu görevlisi gibi cezalandırılır; yani sıfat şartı iştirak edenler için esnemiş durumda.

TCK 96/1 ise "bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi" diyor. Fail kim olursa olsun. Komşu, işveren, öğretmen, bakıcı, aile bireyi; hepsi eziyet suçunu işleyebilir. Maddede "kamu görevlisi" geçmiyor.

Ceza aralıkları yan yana

İşkencenin temel cezası üç yıldan on iki yıl; kadına karşı işlenirse alt sınır beş yıl. Çocuğa, kendini savunamayacak kişiye, gebe kadına ya da avukata veya görevi nedeniyle başka bir kamu görevlisine karşı işlenirse sekiz yıldan on beş yıla kadar. Cinsel taciz biçiminde işlenirse on yıldan on beş yıla. İşkence sonucunda ölüm olursa ağırlaştırılmış müebbet (TCK 95/4).

Eziyetin temel cezası iki yıldan beş yıl; kadına karşı işlenirse alt sınır iki yıl altı ay. Çocuğa, kendini savunamayacak kişiye ya da gebe kadına karşı veya üstsoy, altsoy, babalık, analık, eş ya da boşanılan eşe karşı işlenirse üç yıldan sekiz yıla kadar (TCK 96/2). Eziyet için "neticesi sebebiyle ağırlaşmış" bir madde yok; sonuç ağırlaştıkça başka suçlar (yaralama, öldürme) gündeme gelir.

Cezaların bu kadar farklı olması, kanun koyucunun kamu gücünü kullanan kişinin kötü muamelesini ayrıca ağır görmesinden kaynaklanıyor.

Mahkeme ve zamanaşımı

İşkencenin üst sınırı on iki yıl olduğundan dava ağır ceza mahkemesinde görülür. Eziyetin üst sınırı sekiz yıl olduğundan asliye ceza mahkemesi görevlidir (5235 sayılı Kanun m. 11, 12 ve 14).

Zamanaşımı yönünden fark daha da büyük. İşkence için TCK 94/6: "Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez." Eziyet ise genel kurallara tabi: üst sınırı beş yılı geçmeyen temel eziyette dava zamanaşımı sekiz yıl; üst sınırı sekiz yıl olan nitelikli eziyette on beş yıl (TCK 66/1). Kesilme olursa süre yeniden başlar ve en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67).

HAGB ve ceza dışı yollar

İkisinde de ortak bir sonuç var: CMK 231'in on dördüncü fıkrası, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını uygulamıyor. Yani bu iki suçta HAGB seçeneği baştan kapalı.

Erteleme (TCK 51) iki yıl veya daha az hapis cezalarında mümkün. Eziyetin temel hâlinde alt sınır iki yıl olduğundan, indirimlerden sonra ceza bu sınıra inebilir; işkencede alt sınır üç yıl olduğu için bu daha uzak bir ihtimal. İkisinde de karar dosyadaki indirim nedenlerine ve kişisel hâllere bağlı.

Varsayımsal örnek 1: gözaltında dövülen kişi

Varsayımsal bir örnek düşünelim: gözaltındaki bir kişi birkaç saat boyunca sorgu odasında dövülüyor ve uyutulmuyor. Görevliler kamu görevlisi, davranışlar kişinin onurunu zedeliyor ve fiziksel acı yaratıyor. Böyle bir dosyada işkence (TCK 94) nitelemesi öne çıkar; zamanaşımı işlemez, ağır ceza yargılaması yapılır.

Varsayımsal örnek 2: evde süregelen kötü muamele

Bir başka varsayımsal örnek: bir kişi yaşlı annesini aylarca kilitli odada tutuyor, yemek vermiyor, soğukta bırakıyor. Fail kamu görevlisi değil. Burada TCK 96 uygulanır; anne üstsoy olduğundan üç yıldan sekiz yıla kadar hapis söz konusu olur. Dosya asliye ceza mahkemesinde görülür; zamanaşımı on beş yıl. Hukuki nitelendirme, aynı davranışın fail sıfatına göre farklı bir suç tanımına girdiğini gösteriyor. Hangi sonuca varılacağı, her iki örnekte de delillere bağlı.

Kamu görevlisi kimdir, çizgi nerede bulanıklaşır

TCK 6/1-c, kamu görevlisini kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi diye tanımlıyor. Yani yalnız polis ya da jandarma değil; cezaevi personeli ya da bir kamu kurumunda geçici görevlendirilen kişi de bu tanıma girebilir. O anda kamusal faaliyete katılıp katılmadığı çoğu dosyada ayrıca tartışılır; fail sıfatı belirlenmeden doğru madde de belirlenemez.

Fiilin ağırlığı da tartışma konusu olabilir. Her kötü muamele işkence değildir. Madde metni bir yöntem listesi vermez; hâkim davranışın insan onuruyla bağdaşıp bağdaşmadığına, mağdurun çektiği acıya ve aşağılanmaya bakar. Tek bir tokat ya da bir hakaret, delillere göre kasten yaralama (TCK 86) ya da başka bir suç olarak değerlendirilebilir.

İhmalle de işkence mümkün. TCK 94/5, suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde bu nedenle indirim yapılmayacağını söylüyor. Gözaltındaki kişiye yapılanı bilip müdahale etmeyen bir görevli bu çerçevede sorumlu tutulabilir.

Mahkeme iddianamedeki nitelemeyle bağlı değildir; fiilin hukuki niteliğini değiştirebilir. Mağdur olarak iddianameyi, sanık olarak hangi maddeden yargılandığınızı kontrol etmek bu yüzden önemli.

Aile içinde eziyet: ceza davasının yanında koruma kararı

Eziyet, işkenceden farklı olarak çoğu zaman bir evin içinde yaşanır. Mağdur hâlâ aynı çatı altındaysa ceza davasının bitmesini beklemek tehlikeli olabilir. 6284 sayılı Kanun burada ayrı bir yol açar: şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi altındaki kişi için mülkî amir barınma yeri, geçici maddi yardım ve danışmanlık gibi tedbirlere karar verebilir (m. 3). Şiddet uygulayan hakkında ise hâkim, mağdura yönelik tehdit ve aşağılayıcı davranışlardan kaçınma ya da müşterek konuttan derhâl uzaklaştırma gibi önleyici tedbirler verebilir (m. 5). Bu kararlar ceza soruşturmasından bağımsız yürür; yani şikâyet ile birlikte koruma talebi de aynı gün yapılabilir.

Cezanın infazı ve kayıt tarafı

İki suçta da hapis cezasının ne kadarının fiilen çekileceği, suç tarihine ve tipine göre değişen infaz kurallarına bağlıdır; tek bir oran vermek yanıltır. Eziyet hükmü ise adli sicile işlenen bir mahkûmiyet doğurur; HAGB kapalı olduğu için kayıt, kararın kesinleşmesiyle oluşur.

Nitelemeyi değiştiren deliller

Hangi maddenin uygulanacağı önce soruşturmada belli olur. Sağlık raporları, kamera kayıtları, tanık beyanları, mağdurun anlatımı ve failin sıfatını gösteren belgeler değerlendirilir. Kolluk görevlileri hakkındaki işkence iddialarında savcı soruşturmayı bizzat ve öncelikle yürütür (CMK Ek Madde 1).

Ayrıntı için işkence suçu cezası ve gözaltında darp ve kötü muamele şikâyeti yazılarına bakabilirsiniz. Aile içi kötü muamelede darp edildim ne yapmalıyım yazısı başvuru adımlarını anlatıyor; kasten yaralama cezası ise bu alanın temel maddesini ele alıyor.

Dosyanızın hangi suça girdiğini öğrenmek

İddianame ya da şikâyet dilekçesindeki madde, dosyanın seyrini belirliyor. Doğru niteleme yapılmadıysa itirazla düzeltilebilir. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iddianame tebliğ edildiyse iddianameyle birlikte aramak, süre işleyen adımları kaçırmamak açısından daha etkili. Alan hakkında genel bilgi için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İşkence ile eziyet arasındaki en önemli fark nedir?

Failin kim olduğu. İşkence suçunu yalnızca kamu görevlisi işleyebilir; eziyet suçunu herkes işleyebilir. Bunun ötesinde cezalar, zamanaşımı ve görevli mahkeme de farklıdır.

Eşime ya da çocuğuma eziyet çektirmek nasıl cezalandırılır?

Eşe, boşanılan eşe, üstsoya, altsoya, çocuğa ya da gebe kadına karşı eziyet, TCK 96/2 uyarınca üç yıldan sekiz yıla kadar hapis gerektirir. Kadına karşı işlenen temel eziyette alt sınır iki yıl altı aydan az olamaz.

Eziyet suçunda zamanaşımı var mı?

Var. Temel eziyetin üst sınırı beş yıl olduğundan sekiz yıl, nitelikli eziyetin üst sınırı sekiz yıl olduğundan on beş yıl dava zamanaşımı uygulanır. İşkencede ise zamanaşımı işlemez.

Polis dövdü, bu işkence mi eziyet mi sayılır?

Fail kamu görevlisi olduğu için işkence tanımı gündeme gelir. Ancak fiilin insan onuruyla bağdaşmayan, acı çektiren niteliği bulunmuyorsa kasten yaralama ya da başka bir madde uygulanabilir. Nitelemeyi savcı ve mahkeme delillere göre yapar.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 6, 66, 67, 86, 94, 95, 96
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231
  • 5235 sayılı Kanun m. 11, 12, 14
  • 6284 sayılı Kanun m. 3, 5

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.