KISACA
- Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin zararına işlenen hırsızlıkta ilgili eş hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK m. 167/1-a).
- Boşanma davası açılmış olması eşliği bitirmez; boşanma kesinleşene kadar kişi hâlâ eş sayılır.
- Haklarında ayrılık kararı verilmiş eşler arasında ceza şikâyet üzerine yarı oranında indirilir (167/2).
- Boşanma kararı kesinleştikten sonra alınan eşya için artık eşlik cezasızlığı yoktur; olay genel hırsızlık hükümlerine göre değerlendirilir.
- Ceza verilmemesi paranın ya da eşyanın hukuk yoluyla geri istenmesine, mal rejimi hesaplaşmasına engel değildir.
Boşanma sürecindeki bir çiftte evdeki televizyon, birikim ya da araç tek kişinin eline geçiyorsa karşı taraf ilk olarak "bu hırsızlık değil mi?" diye soruyor. Cevap kısmen "hayır, ceza verilmez", kısmen "ama sorun bitmez". Hukuk bu iki cümleyi birbirinden ayırıyor ve ikisinin de sonucu farklı.
Madde 167: eşler arasında cezasızlık
TCK m. 167/1-a, yağma ve nitelikli yağma hariç malvarlığına karşı suçlar bölümündeki suçların, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin zararına işlenmesi hâlinde ilgili eş hakkında cezaya hükmolunmayacağını söylüyor. Yani eşinizin çekmecesindeki parayı alan kişi, mahkûmiyet almıyor.
Kanunun ölçütü eşliğin mevcut olması, evlilik birliğinin ne kadar sağlam olması değil. Aylardır ayrı odalarda yaşayan, hatta boşanma davası açmış çiftler hâlâ eş. Fiilen ayrı oturmak, ayrılık kararı yerine geçmiyor. "Ayrılık kararı", TMK m. 167'deki ayrılık davasının sonunda hâkimin verdiği karardır; boşanma davası ise ayrı bir davadır.
Boşanma davası sürerken
Boşanma davası açıldığında hâkim, TMK m. 169 gereği davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır. Bu önlemler malvarlığıyla ilgili uyuşmazlığın ceza dosyasına gitmeden çözülmesi için kullanışlı. Dava sürerken evden eşya çıkaran eş, ceza almıyor ama hâkimin aldığı geçici önlemle çelişen davranışı kusur olarak ileri sürülebilir; kusur da boşanma sonucunu ve tazminatı etkiler.
Bu aşamada iki şeyi ayırmak gerekir. Eşin kişisel eşyası (giysisi, kişisel kullanım eşyası) ile ortak kullanılan eşya aynı değil. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik süresince karşılık verilerek edinilen mallar edinilmiş mal sayılıyor (TMK m. 219), yalnız bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşya ise kişisel mal (m. 220). Mal rejimi sona erdiğinde hesaplaşma yapılıyor ve her eşin katılma alacağı belirleniyor. Bu ayrımın önemi ceza dosyasında değil, mal rejimi hesaplaşmasında ortaya çıkıyor. Mal paylaşımının ayrıntısı için boşanmada mal paylaşımı yazısına bakabilirsiniz.
Ayrılık kararı verildiyse
Ayrılık kararı verilmişse durum değişiyor. TCK m. 167/2'ye göre haklarında ayrılık kararı verilmiş eşlerin zararına işlenen hırsızlıkta cezaya hükmolunmuyor ama "şikâyet üzerine" verilecek ceza yarı oranında indiriliyor. Yani bu aşamada eşin şikâyeti olmadan kovuşturma yapılamıyor; şikâyet varsa ceza veriliyor, yalnız yarıya iniyor.
Boşanma kararı kesinleştiğinde ise taraflar artık eş değil. O andan sonra eski eşin evinden eşya almak, genel hırsızlık hükümlerine göre değerlendiriliyor. Kararın kesinleşme tarihi bu yüzden önemli: karar verildi ama kesinleşmediyse hâlâ eşlik var. Kesinleşme süreleri için boşanma kararı ne zaman kesinleşir yazısı var.
Paranın ve banka hesabının durumu
Nakit para ve eşyada yukarıdaki kural geçerli. Hesap işi daha karışık. Eşin hesabındaki parayı kart ya da internet bankacılığıyla çekmek, kanunun başka bir bölümünde yer alan suçları (banka veya kredi kartının kötüye kullanılması, bilişim sistemine girme gibi) gündeme getirebilir. TCK m. 167, "bu bölümde yer alan" suçlar için yazılmış; farklı bölümdeki suçlara kendiliğinden uzanmıyor. Dosyada hangi suç nitelendirmesi yapılmışsa, cezasızlık hükmünün buna uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca tartışılır. Bu yüzden "eşimin parasını çekmek serbest" sonucuna varmak yanlış olur.
Ortak hesaptan çekim ayrı bir durum. Hesap iki eşin ortak hesabıysa ve çeken eş de hesap sahibiyse, malın başkasına ait olması unsuru ve paydaşlık meselesi öne çıkıyor. Paydaşın ortak mal üzerindeki fiili için TCK m. 144 hafifletilmiş bir hâl öngörüyor.
Şikâyet edilirse savcılık ne yapar
Eşinizin eşyayı almasını şikâyet ederseniz savcılık dosyayı yine inceler, ancak ayrılık kararı yoksa TCK m. 167/1-a nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verme yoluna gidebilir. Bu karar, olayın ahlaken ya da medeni hukuk bakımından haklı sayıldığı anlamına gelmiyor. Savcılık dosyasındaki ifadeler, fotoğraflar ve banka kayıtları boşanma ve mal rejimi davalarında delil olarak kullanılabileceği için şikâyetin amacını baştan netleştirmek yararlı olur. Amaç eşyayı geri almaksa hukuk davası, boşanmada kusur tespitiyse boşanma dosyası daha isabetli bir zemin sunabilir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: boşanma davası altı aydır sürüyor, ayrılık kararı yok. Eş, çalışma odasındaki bilgisayarı ve kasadaki parayı alıp başka bir şehre gidiyor. Bilgisayar eşe ait, para da onun ücretinden. TCK m. 167/1-a gereği hırsızlık nedeniyle ceza verilmiyor. Ama mağdur eş bilgisayarın iadesi için dava açabilir, parayı ve değerini mal rejimi tasfiyesinde ileri sürebilir ve eşin bu davranışını boşanma davasında kusur olarak anlatabilir. Aynı eylem boşanma kesinleştikten sonra yapılsaydı, genel hırsızlık hükümleri uygulanırdı. Burada sonuç tahmini yok; hangi tarihin neyi değiştirdiği gösteriliyor.
Sık yapılan hatalar
En yaygın yanlış, "ceza yok demek serbest demek" düşüncesi. Hukuk davasında, tazminatta ve kusur tartışmasında bu eylem sonuç doğuruyor. İkinci hata, kanundaki istisnaları bilmeden delil toplamak: kapı kırmak, şifreyle hesaba girmek gibi yöntemler eşin cezasızlığı kapsamında olmayan başka suçları doğurabilir. Konut dokunulmazlığı için boşanma sürecinde eşin evine girmek yazısını okuyun. Üçüncü hata, taşınan eşyanın kaydını tutmamak: kim neyi aldı, değeri neydi, fotoğraf var mı? Bu liste hem mal rejimi davasında hem boşanma davasında lazım olur. Mal kaçırma korkusu için boşanma öncesi mal kaçırma başlığı da faydalı. Genel akraba kuralı için akraba hırsızlığı yazısına bakabilirsiniz.
Kendi durumunuzu anlatın
Eşinizin mal çıkardığından kuşkulanıyorsanız ya da böyle bir şikâyetle karşılaştıysanız, hangi tarihte ne yapıldığı ve ayrılık kararının var olup olmadığı belirleyici. Hızlı davranmak, eşyanın izini kaybetmemek açısından da önemli. Telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında numaralar var. Ceza boyutuna genel bakış için ceza hukuku sayfasını açabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Boşanma davası sürerken eşimin eşyalarını almak suç mu?
Ayrılık kararı verilmediği sürece TCK m. 167/1-a gereği eşin zararına işlenen hırsızlıkta cezaya hükmolunmaz. Bu fiilin hukuka uygun olduğu anlamına gelmez; eşiniz malı hukuk yoluyla geri isteyebilir ve boşanma davasında bunu kusur olarak ileri sürebilir.
Eşimin banka hesabından para çekmek hırsızlık mı?
Para başka birinin hesabında ve rızası olmadan çekiliyorsa hırsızlıkla ya da banka kartının kötüye kullanılması suçuyla ilgili olabilir. Banka kartı suçu kanunun farklı bir bölümünde olduğu için TCK m. 167'nin buna uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.
Boşandıktan sonra eski eşimin eşyasını alırsam ne olur?
Boşanma kararı kesinleştikten sonra taraflar artık eş değildir; eşler arasındaki cezasızlık hükmü uygulanmaz. Eşyayı alan kişi hakkında genel hırsızlık hükümleri işler.
Aynı evde yaşıyorsak da şikâyet gerekir mi?
Ayrılık kararı yoksa şikâyet de, ceza da gündeme gelmez, çünkü ilgili eş hakkında cezaya hükmolunmaz. Ancak aileyi korumaya yönelik 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri istenip istenmeyeceği ayrı bir konudur.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 141, 144, 167, 168
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 167, 169, 218, 220
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.