Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Hırsızlık, yağma ve dolandırıcılık
  5. Evlilik vaadiyle para alma dolandırıcılık sayılır mı

CEZA HUKUKU

Evlilik vaadiyle para alma dolandırıcılık sayılır mı

Evlilik vaadiyle para alma, hile varsa TCK 157 dolandırıcılığıdır. Duygusal ilişki, hediye ve borç ayrımı, ceza ve şikâyet adımları.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Evlenmekten vazgeçmek ya da ilişkinin bitmesi suç değildir; dolandırıcılık için baştan hile, yani evlenme niyeti olmadığı hâlde bunu varmış gibi gösterip para almak gerekir.
  • Temel hâlin cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m. 157); temel hâl uzlaştırma kapsamındadır.
  • Sahte profil, sahte kimlik ya da internet üzerinden yürütülen ilişkide bilişim sistemlerinin araç olması (158/1-f) hâlinde ceza dört yıldan on yıla çıkar.
  • Nişanlılık sırasında verilen alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenmesi ayrı bir hukuk yoludur (TMK m. 122) ve nişanın sona ermesinden bir yıl içinde dava açılır.
  • Eşler arasında, ayrılık kararı verilmemişse, dolandırıcılıkta cezaya hükmolunmaz (TCK m. 167/1).

Bir ilişkinin ortasında verilen para sonradan tartışma konusu olduğunda, ilk sorulan soru genellikle şudur: "O zaman bana evlenme sözü vermişti, bu suç değil mi?" Kısa cevap: sözün tutulmaması suç değil, sözün baştan sizi aldatmak için verilmesi suç. Aradaki farkı delil çizer.

Evlenme vaadinden vazgeçmek ile hile arasındaki çizgi

Medeni Kanun, nişanlanmayı evlenme vaadiyle başlatıyor (TMK m. 118) ama bu vaadin yerine getirilmesini mahkeme önünde zorlamayı mümkün kılmıyor (m. 119). Yani birinin sizinle evlenmekten vazgeçmesi, hukuk dilinde bir tazminat tartışmasına yol açabilir; ceza davası ise açılmaz. Ceza hukuku bambaşka bir noktaya bakıyor: TCK 157'ye göre hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun ya da başkasının zararına kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi cezalandırılıyor.

Sınırı çizmek için bakılan olgular belli. Kişi sizinle ilişki kurduğu sırada evli miydi? Sahte bir kimlik, sahte fotoğraf ya da var olmayan bir meslek mi kullandı? Para istemeden önce hangi gerekçeleri öne sürdü: hastalık, gümrükte bekleyen paket, dava masrafı, evlilik hazırlığı? Gerekçelerin sonradan yalan çıkması ve paranın hep aynı hesaplara gitmesi hile lehine işaret sayılıyor. Buna karşılık ilişki içinde gönüllü olarak verilmiş bir yardım ya da hediyeyi sonradan "dolandırıldım" diye anmak çoğu kez zor ispatlanıyor.

Hangi madde, hangi ceza

Temel dolandırıcılık, TCK 157 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası gerektiriyor. Bu suç şikâyete bağlı değil, ama uzlaştırma kapsamında; CMK 253 uzlaştırma kapsamına giren suçlar arasında dolandırıcılığı (157) ayrıca sayıyor. Dolayısıyla soruşturma sırasında uzlaştırmacı, mağdurla şüpheli arasında bir uzlaşma çıkıp çıkmayacağını araştırıyor.

Tablo, ilişki internet üzerinden yürütüldüyse ağırlaşıyor. Sosyal medyada başka birinin fotoğraflarıyla profil açıp "yurt dışında çalışıyorum, gelince evleneceğiz" diyen biri, bilişim sistemlerini araç olarak kullanmış sayılabilir. TCK 158/1-f bunu nitelikli hâl yapıyor ve hapis cezasının alt sınırı dört yıla, üst sınırı on yıla çıkıyor; adli para cezası da elde edilen menfaatin iki katından az olamıyor. Kişi kendini bir bankanın ya da kamu kurumunun çalışanı gibi tanıtmışsa (158/1-l) aynı alt sınır geçerli. Duygusal bağı kullanıp kişinin içinde bulunduğu zor durumdan (158/1-b) ya da algılama zayıflığından (158/1-c) yararlanmak da nitelikli hâl sayılabilir. Bu bentlerde alt sınır üç yıl.

Eş olan ve nişanlı olanlar için ayrı kural

TCK 167, malvarlığına karşı suçlarda bazı yakınlar için özel bir hüküm koyuyor: haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin zararına işlenen dolandırıcılıkta ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmuyor. Üstsoy, altsoy ve aynı konutta yaşayan kardeşler de aynı kapsamda. Maddede nişanlılar sayılmıyor. Bu nedenle nişanlı çiftler arasında verilen paranın akıbeti ceza davası ve hukuk davası olarak ayrı ayrı gündeme gelebiliyor.

Nişan bozulduğunda hukuk tarafında iki yol var. Evlenme amacıyla yapılan harcamalar için kusurlu taraf uygun bir tazminat ödeyebiliyor (TMK m. 120). Nişanlıların birbirine verdikleri alışılmışın dışındaki hediyeler, nişan evlenme dışında bir sebeple sona ererse geri istenebiliyor (m. 122); aynen verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri işliyor. Bu davalar nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıl içinde açılıyor (m. 123). Resmî bir nişanın olmadığı yalnızca ilişkiyle yürüyen hâllerde ise iade istemi genellikle sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77) ya da hile nedeniyle haksız fiil temelinde kuruluyor.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir erkek, bir uygulamada tanıştığı kadına birkaç hafta içinde "seninle ciddiyim" diyor, evlilik planlarından söz ediyor. Sonra kendi işyerinin zor durumda olduğunu, sevkiyatın gümrükte beklediğini söyleyerek önce küçük, sonra büyük miktarlar istiyor. Kadın havale yapıyor. Aylar sonra erkeğin evli olduğu, kimliğinin başka biri olduğu ortaya çıkıyor ve hat kapanıyor. Bu dosyada ağırlık verilen etkenler şunlar: kimlik sahteliği, paranın talep gerekçesi ve gerekçelerin doğruluğu, ödemelerin yapıldığı hesapların kime ait olduğu, yazışmalardaki evlilik sözleri. Karşı taraf ise "aramızda gerçek bir ilişki vardı, para borçtu, işim kötü gitti" diyebilir. Mahkemenin bu iki anlatıyı delillerle tartması gerekir; sonucu önceden söylemek mümkün değil.

Mağdur olarak yapılacaklar

Suç duyurusu savcılığa ya da kolluğa yapılır. Dilekçeye ilişkinin kısa bir zaman çizelgesini, ödeme tarihlerini, dekontları, yazışma ekran görüntülerini, karşı tarafın profil ve telefon bilgilerini ekleyin. Konuşmalar telefondan silinmeden yedeklenmeli. Karşı tarafın verdiği bilgilerin gerçekle ne kadar örtüşmediğini gösteren belge (evlilik cüzdanı, işyeri yazışması, kimlik fotokopisi gibi) varsa onu da ekleyin. Başvurunun nasıl yapıldığı konusunda dolandırıcılık suç duyurusu nasıl yapılır yazısı yol gösterir.

Bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık şüphesi varsa para, banka tarafından kırk sekiz saate kadar askıya alınabiliyor (CMK m. 128/A). Ödemenin hâlâ aynı hesapta durma ihtimali ilk günlerde yüksek olduğu için bankanıza hemen haber vermeniz yararlı. Sebepsiz zenginleşme ya da haksız fiil davasını ayrıca hukuk mahkemesinde açarsınız; dolandırıcılık mağduru parasını nasıl geri alır yazısında yolları anlattık.

Karşı tarafta kalanlar için

Para almış ve ifadeye çağrılmışsanız, ilk iş paranın niteliğini belgelendirmek olur. Borç ise senet, havale açıklaması ya da mesaj yazışması; hediye ise yazışmadaki ifadeler; ortak bir harcama ise ortak planı gösteren kayıtlar işe yarar. "Evlenecektik, vazgeçtim" cümlesi kendi başına hile olmadığını gösterir, ama başka olgularla çelişiyorsa savunmanızı zayıflatır. Susma hakkı elinizde; dolandırıcılıktan ifade vermeye çağrıldım, ne yapmalıyım yazısı ifade öncesinde neleri düşünmek gerektiğini sıralıyor.

Kovuşturma başlamadan önce mağdurun zararını tamamen giderirseniz verilecek cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önceyse yarısına kadarı indirilir (TCK m. 168). Kısmen ödeme yapılırsa mağdurun rızası da aranır. Temel hâlde uzlaşma ayrı bir kapı; ayrıntı için dolandırıcılık davasında uzlaştırma olur mu yazısına bakabilirsiniz.

Delil olarak neler işe yarar

Bu dosyalarda tanık çoğu zaman yoktur, ilişki iki kişi arasında yürümüştür. Bu yüzden yazılı iz belirleyici olur. Para istenen mesajların tarihleri, o günlerde söylenen gerekçeler, aynı hesabın farklı bahanelerle tekrar tekrar kullanılması, karşı tarafın profilinin kısa sürede silinmesi ve başka mağdurların da aynı yöntemle para göndermiş olması dosyayı güçlendirir. Telefon numarasının kime kayıtlı olduğu, hesap sahibinin kim olduğu ve hesaba başka kimlerden para geldiği savcılığın bankadan isteyeceği bilgilerdir; bu bilgileri siz toplayamazsınız ama başvuruda hangi hesaba ve hangi tarihlerde ödeme yaptığınızı net yazarsanız soruşturma hızlanır.

Sık yapılan hatalar

Mağdurlar duygusal bir bağ olduğu için çoğunlukla yazışmaları siliyor ya da "olay unutulsun" diye başvuruyu erteliyor. Hesaplar kapanıyor, profiller kayboluyor. Başka bir hata, başvuruda ilişkiyi küçültüp sadece parayı anlatmak: soruşturma açısından asıl önemli olan, hilenin hangi sözlerle kurulduğu. Üçüncüsü ise karşı tarafla yazışırken "paranı iade et, şikâyet etmem" gibi cümleleri kurmak; bu tür mesajlar sonradan baskı ya da pazarlık olarak yorumlanabilir.

Arayarak anlatmak neden önemli

Duygusal ilişkiden doğan dosyalarda iddianın hangi maddeyle kurulacağı, sahte kimlik ve internet unsurunun varlığına göre değişiyor; bu da cezanın alt sınırını bir yıldan dört yıla taşıyabiliyor. Dava zamanaşımı temel hâlde sekiz yıl (TCK m. 66), nişanlılıktan doğan hukuk davalarında ise bir yıl. Durumunuzu anlatmak için büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında numaralar var, ceza davalarına ilişkin genel bilgi için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz. Elinizdeki yazışmaları ve dekontları yanınızda tutmanız ilk görüşmeyi verimli kılar.

Sık sorulan sorular

Evlenmekten vazgeçen kişi aldığı parayı iade etmek zorunda mı?

Ceza hukuku bakımından vazgeçmek tek başına suç değildir. Para borç olarak alındıysa borç hukuku uygulanır. Nişanlılar arasında verilen alışılmışın dışındaki hediyeler, nişan evlenme dışında bir sebeple sona ererse geri istenebilir (TMK m. 122).

Sevgili olduğumuz için verdiğim para hediye sayılır mı?

Hediye, karşılıksız ve gönüllü verilen paradır. Karşı taraf sizi aldatmak için duygusal ilişki kurmuşsa ve paranın hedefi baştan buysa, rızanızın hileyle oluştuğu söylenebilir. Bunu yazışmalar, para taleplerinin zamanlaması ve verilen gerekçeler gösterir.

Karşı taraf evliyse ya da kimliği sahteyse ne değişir?

Kişi evli olduğunu gizleyip evlenme vaadinde bulunduysa hile unsuru güçlenir. Sahte kimlik ve sahte profil kullanıldıysa bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması nedeniyle 158/1-f bendi gündeme gelebilir ve hapsin alt sınırı dört yıl olur.

Şikâyet süresi var mı?

Dolandırıcılık şikâyete bağlı bir suç değildir; altı aylık süre işlemez. Temel hâlde dava zamanaşımı sekiz yıldır. Nişanın sona ermesinden doğan hukuk davaları için ise bir yıllık süre vardır (TMK m. 123), geç kalmamak gerekir.

Uzlaştırma yapılırsa ceza davası düşer mi?

Temel dolandırıcılıkta uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253). Uzlaşma gerçekleşir ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşmesine karar verilir. Nitelikli hâlde uzlaştırma yoktur.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66, 157, 158, 167, 168
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128/A, 158, 253
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 118, 119, 120, 122, 123
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 77

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.