Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. İnfaz, cezaevi ve adli sicil
  5. Cezaevinde ibadet etme ve dini kitap bulundurma hakkı

CEZA HUKUKU

Cezaevinde ibadet etme ve dini kitap bulundurma hakkı

Hükümlü cezaevinde ibadet edebilir mi, dini kitap ve eşya bulundurabilir mi, din görevlisiyle görüşebilir mi? İnfaz Kanunu m. 70 sınırlarıyla anlatım.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Hükümlü, mensup olduğu dinin ibadetlerini düzeni bozmayacak ve çalışmayı engellemeyecek biçimde serbestçe yerine getirebilir.
  • İbadette kullanılan eşyayı ve dinî yaşamı bakımından zorunlu kitap ve eserleri temin edip bulunduğu yerde muhafaza edebilir.
  • Hükümlünün kendi dininin görevlileriyle görüşmesine, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmemek koşuluyla izin verilir.
  • Hak sınırsız değildir; kurum düzeni ve güvenliği sınırı oluşturur, sınırın keyfî kullanımına karşı şikâyet yolu vardır.

İnfaz hesaplama Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihini suç türüne ve suç tarihine göre hesaplayın.

Hesapla

Cezaevindeki hükümlü, mensup olduğu dinin ibadetlerini düzeni bozmayacak ve çalışmayı engellemeyecek biçimde serbestçe yerine getirebilir. İbadette kullandığı eşyayı ve dinî yaşamı için zorunlu olan kitap ve eserleri de temin edip bulunduğu yerde bulundurabilir. Hükümlü yakınlarının en sık sorduğu iki şey, yani ibadet ve dini kitap, 5275 sayılı Kanun m. 70'te güvenceye bağlanmıştır.

Kanun ne diyor?

m. 70'in ilk fıkrası iki hakkı bir arada verir: ibadeti serbestçe yerine getirmek ve ibadette kullanılan eşya ile dinî yaşam için zorunlu kitap ve eserleri bulundurmak. İkinci fıkra, hükümlünün mensup olduğu dinin görevlilerince ziyaret edilmesine ve onlarla iletişim kurmasına, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmemek koşuluyla izin verir. Kanun belirli bir dini ya da mezhebi saymadığından hak, her inanç için aynı biçimde geçerlidir.

Hakkın sınırı nerede başlar?

Sınır iki ölçüte bağlanmıştır: düzeni bozmamak ve çalışmayı engellememek. Pratikte bunun anlamı basittir. Koğuşta ortak yaşam kuralları vardır, sayım ve çalışma saatleri vardır. Bir ibadetin saati sayımla çakışıyorsa idare, ibadeti yasaklamaz; zamanı düzene uydurur. Yüksek sesle yapılan toplu ibadetin diğer hükümlüleri rahatsız etmesi ise düzeni bozma tartışması doğurabilir.

Bu sınır keyfî kullanılamaz. İbadeti tümden yasaklayan, dini kitabı gerekçesiz el koyan ya da belirli bir inancı mensubuna zorlaştıran bir uygulama, kanunun açık ifadesiyle bağdaşmaz.

Dini kitap ve eşyalar neleri kapsar?

Kanun "dinî yaşamı bakımından zorunlu olan kitap ve eserler" der. Kutsal kitap, dua kitabı, ilmihal gibi yayınlar bu kapsamda düşünülür. İbadet eşyası olarak tespih, seccade ya da başka inançlarda kullanılan semboller sayılabilir. Burada ölçü, eşyanın ibadette kullanılması ve güvenlik açısından tehlike taşımamasıdır. Metal aksamlı, kesici özelliği olan ya da kurum güvenliğini zorlayacak bir eşya için idare arama sırasında kısıtlama getirebilir; aramanın hangi sınırlarla yapıldığı cezaevinde arama yetkisi ve sınırları yazısında anlatılıyor.

Kitapların dışarıdan gönderilmesi ayrı bir konudur ve onay sürecinden geçer; ayrıntı için cezaevine kitap ve eşya gönderme kuralları yazısına bakabilirsiniz.

Din görevlisiyle görüşme nasıl olur?

İkinci fıkra, hükümlünün kendi dininin görevlileriyle iletişim kurmasına izin verir. Burada ölçü "kurum güvenliğini tehlikeye düşürmemek"tir. Görevlinin kimliği ve ziyaretin kurum düzenine uyumu idarece gözetilir. Bu görüşme, avukat görüşmesinden ya da aile ziyaretinden farklı bir türdür; ziyaret kuralları bakımından cezaevi ziyaret kuralları yazısı çerçeveyi gösterir.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Diyelim ki bir hükümlü, kendisine gönderilen dua kitabının idare tarafından teslim edilmediğini öğreniyor. Gerekçe sorulduğunda "güvenlik" deniyor, ama kitap sıradan bir yayın. Burada ilk adım, kitabın teslim edilmemesine ilişkin yazılı bir cevap istemektir. Gerekçesiz ya da orantısız bir retse, dilekçeyle infaz hâkimliğine şikâyet edilir. Hâkimlik, kısıtlamanın kurum güvenliği ya da düzeniyle gerçekten bağlantılı olup olmadığına bakar. Bu yalnızca bir örnektir; gerçek dosyada kitabın içeriği ve kurumun gerekçesi belirleyici olur.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, sözlü başvuruyla yetinmektir. Memura ya da koğuş görevlisine söylenen bir talep kayda geçmez. Dilekçe vermek, tarih ve sayı almak sonradan şikâyette delil olur.

İkinci hata, hakkı olduğu bilinen şeyi toplu biçimde, düzeni bozacak şekilde kullanmaya kalkmaktır. Hak varlığını korur, ama kullanma biçimi disiplin sorunu yaratırsa ayrı bir süreç başlar. Cezaevinde disiplin soruşturmalarında savunma hakkı için cezaevi disiplin soruşturmasında savunma hakkı okunmalıdır.

Üçüncü hata, ilgili dilekçeyi yalnızca idareye vermekle kalmaktır. İdare cevap vermezse ya da ret ederse, kanunun öngördüğü şikâyet yolu, infaz hâkimliğine şikâyet başlığında anlatıldığı gibi işletilir.

Başvuru dilekçesinde neler yazılmalı?

Dilekçeyi kısa tutmak yeterlidir. Hükümlünün adı, baba adı, koğuş bilgisi ve talebin ne olduğu ilk satırlarda görünmelidir. Ardından hangi ibadetin ya da eşyanın engellendiği, engelin hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı yazılır. Son olarak İnfaz Kanunu m. 70'e dayanıldığı belirtilir ve engelin kaldırılması istenir. Dilekçenin bir nüshasına kurumdan kaşe ve tarih alınması, sonraki aşamada tek başına delil işlevi görür.

Eşyanın reddedilmesi halinde kurumdan, gerekçeli ve yazılı bir cevap talep edilir. Cevap verilmiyorsa bu da başlı başına şikâyet konusudur. Hükümlünün dinî yaşamı ile ilgili talebi bir arada toplamak da yararlı olur: namaz saatleri, kitap, tespih ve din görevlisi ziyareti tek bir dilekçede istenirse hangi talebin kabul edildiği ya da reddedildiği daha rahat izlenir.

Tutuklular için de aynı kurallar mı geçerli?

m. 70 hükümlüyü anlatır. Tutuklular için aynı ihtiyaç doğar, ancak onların hukuki statüsü farklıdır; tutuklu ile hükümlünün hakları arasındaki fark tutuklu ile hükümlü arasında cezaevinde ne fark var yazısında açıklanıyor. Yabancı uyruklu hükümlüler bakımından ise inançlarının gereği ve konsolosluk iletişimi için yabancı hükümlünün konsolosluk görüşmesi ve hakları başlığına bakılabilir.

Bayram ve özel günlerde ne olur?

Dinî bayramlarda ve kandil gibi özel günlerde toplu ibadet, görevlinin katılımı ya da ek ziyaret talepleri artar. Kanun bu günlere özel bir kural koymaz; genel çerçeve geçerlidir. Hak bu günlerde de aynı çerçevede geçerlidir. Yoğunluk bahanesiyle hakkın tümden askıya alınması m. 70'in ifadesiyle uyuşmaz. Talebi birkaç gün önceden yazılı vermek, idareye hazırlık için zaman tanır.

Ne zaman hukuki destek gerekir?

İbadet ve dini yaşam konusundaki sorunlar çoğu zaman idarenin bir yazısıyla ya da sözlü uygulamasıyla başlar. Kısıtlamanın gerekçesi yazıya geçmiyorsa, şikâyetin hangi belgelerle desteklenmesi gerektiği önem kazanır. Tebliğ edilen her yazının tarihi, itiraz sürelerinin hesabında kritik olur.

Dosyanızın ayrıntısı sonucu etkiler. Kendi durumunuz için ceza hukuku çalışma alanımıza bakıp iletişim sayfasından bizi telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Cezaevinde yaşanan uygulamalarda delilleri erken toplamak, şikâyet sürelerini kaçırmamak için zaman kazandırır.

Sık sorulan sorular

Cezaevinde namaz kılmak ya da ibadet etmek serbest mi?

Evet. İnfaz Kanunu m. 70'e göre hükümlü, mensup olduğu dinin ibadetlerini düzeni bozmayacak ve çalışmayı engellemeyecek biçimde serbestçe yerine getirebilir.

Dini kitap ve tespih gibi eşya bulundurabilir miyim?

Hükümlü, ibadette kullanılan eşyayı ve dinî yaşamı için zorunlu olan kitap ve eserleri temin edip bulunduğu yerde muhafaza edebilir. Güvenlik açısından tehlikeli olmayan eşya için sorun beklenmez.

Din görevlisiyle görüşebilir miyim?

Kanun, hükümlünün kendi dininin görevlilerince ziyaret edilmesine ve onlarla iletişim kurmasına, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmemek koşuluyla izin verir.

Sadece İslam dinine mi tanınan bir hak?

Hayır. Metin belirli bir dini saymaz, hükümlünün mensup olduğu dinden söz eder. Hak, her inanç için aynı çerçevede geçerlidir.

İbadetim engellenirse ne yapabilirim?

Önce kurum idaresine yazılı başvuru yapılabilir. Sonuç alınamazsa infaz hâkimliğine şikâyet yolu açıktır.

Dayanak mevzuat

  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 70

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.