KISACA
- Yazılı savunma, sanığın duruşmada yapacağı sözlü sorguyu ve son sözü tamamlayan bir belgedir; sorgunun ve son sözün yerine geçmesini kanun düzenlemez (CMK 191/3, 216/3).
- Sanık, tanık veya bilirkişinin davetini ya da savunma delillerinin toplanmasını isterken dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce vermelidir (CMK 177/1).
- Talep edilen delil kanuna aykırı elde edilmişse, olayın karara etkisi yoksa ya da yalnız davayı uzatmak amacıyla isteniyorsa reddedilir (CMK 206/2).
- Dilekçede dosyanın künyesi, olay anlatımı, delil ve tanık talepleri, hukuki değerlendirme ve somut sonuç istemi bulunmalıdır.
- Susma hakkı saklıdır; yazılı savunma sunmak susma hakkını kullanmaktan vazgeçmek anlamına gelmez, ama yazılan her cümle dosyaya girer.
Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.
Rehbere gitDuruşmaya girmeden önce elinizde yazılı bir savunma metni olması, hem sizi hem hâkimi rahatlatıyor. Sözlü savunma sırasında heyecanla atladığınız bir nokta kâğıtta duruyor; hâkim de dosyayı okurken sizin anlatımınızı düzenli bir sırayla görüyor. Ama yazılı savunmanın bir gücü kadar bir riski de var: yazdığınız her cümle dosyaya giriyor ve sonra geri alınamıyor.
Kanun, "yazılı savunma dilekçesi" diye ayrı bir kalıp tanımlamıyor. Dilekçenin içeriği, hakların nasıl kullanıldığına bağlı. Aşağıda bu hakları ve metnin nasıl kurulacağını anlatıyorum.
Hangi haklara dayanıyor
Sanık iddianameyle birlikte çağrı kâğıdını tebliğ alıyor (CMK 176/1). Duruşmada sanığa önce açıklamada bulunmamanın kanuni hakkı olduğu bildiriliyor; açıklama yapmaya hazır olduğunu söylerse sorgusu yapılıyor (CMK 191/3). İfade verirken şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılıyor ve aleyhine olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak, lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınıyor (CMK 147/1-f).
Delillerin ortaya konmasından sonra tartışma aşamasında söz sırasıyla katılana, savcıya, sanığa ve müdafiine veriliyor; hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa ait (CMK 216/3). Yazılı savunma bu üç anın hepsinde kullanılabilir: sorgu öncesinde, sorgu sırasında ya da son sözle birlikte.
Dilekçenin iskeleti
Başlıkta mahkemenin adı, esas numarası, sanığın adı ve varsa müdafiinin adı yer almalı. Mahkeme kalemi dosyaya baktığında hangi dosyanın savunması olduğunu hemen görebilmeli. Karıştırılan esas numarası, dilekçenin yanlış dosyaya girmesine yol açıyor.
Sonra olay anlatımı gelir. Olayı kronolojik sırayla, tarih ve saatleri belirterek yazın. İddianamedeki suçlamayı bir paragrafta kısaca anlatın ve hangi noktalarda hemfikir olduğunuzu, hangi noktalarda ayrıldığınızı belirtin. Dürüst bir dil kullanın: kabul ettiğiniz olguyu inkâr etmek güvenilirliğinizi zedeliyor, anlatımınızdaki yumuşak geçişler hâkim için sizi anlaşılır kılıyor.
Üçüncü bölümde delil ve tanık talepleri yer alır. Hangi tanığın neyi anlatacağını, hangi belgenin neyi göstereceğini tek tek yazın. "Tanıklarım dinlensin" demek yeterli değil; ad, adres ve tanıklık konusu gerekli.
Dördüncü bölümde hukuki değerlendirme var. Burada suçun unsurlarının oluşmadığını ya da farklı bir nitelendirme yapılması gerektiğini anlatabilirsiniz. Uzun ve hukuk terimiyle dolu bir bölüm yazmak zorunda değilsiniz; müdafi varsa bu kısmı o hazırlıyor.
Son bölüm sonuç ve istem. Beraat, suçun farklı nitelendirilmesi, delil toplanması gibi isteklerinizi sıralayın.
Delil talebi için beş günlük kural
Sanık, tanık veya bilirkişinin davetini ya da savunma delillerinin toplanmasını isterse, bunların ilişkin olduğu olayları göstererek dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime vermeli (CMK 177/1). Dilekçe üzerine verilecek karar derhâl kendisine bildiriliyor (CMK 177/2).
Mahkeme tanığın çağrılmasını reddederse, sanık o kişiyi kendisi mahkemeye getirebiliyor ve tanık duruşmada dinleniyor; yalnız davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler reddediliyor (CMK 178/1). Doğrudan getirilecek tanıkların ad ve adresleri makul süre içinde savcıya bildiriliyor (CMK 179/1).
Delil talebinin reddi için kanunda sayılan üç neden var: delil kanuna aykırı elde edilmişse, delille ispat edilmek istenen olayın karara etkisi yoksa ya da istem sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa (CMK 206/2). Bu yüzden her delil talebinin yanına "bu delil şu olguyu gösterir, şu olgu da karara şu bakımdan etki eder" cümlesini yazmak, reddedilme ihtimalini azaltıyor.
Dilekçeyi nereye ve nasıl verirsiniz
Dilekçe mahkemenin yazı işleri müdürlüğüne verilebiliyor ya da UYAP üzerinden avukat aracılığıyla sunulabiliyor. Duruşmada hâkime elden verilen dilekçe tutanağa geçiriliyor. Tutuklu sanık için ise duruşmada kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağı cezaevinde tutanakla soruluyor (CMK 176/3).
Dilekçenin bir örneğini mutlaka saklayın ve üzerinde mahkeme kaşesi ile tarih olduğundan emin olun. Beş günlük süreyi kanıtlamak gerektiğinde bu kayıt yardımcı oluyor.
Dilekçenin dili ve uzunluğu
Hâkim günde onlarca dosyaya bakıyor. İlk sayfada neyin savunulduğunu anlamazsa, geri kalanını okurken de aynı belirsizlikle ilerliyor. Bu yüzden ilk paragrafa dosyanın en önemli noktasını koyun: "Olay günü çalıştığım iş yerinde değildim", "Eylem bir kavga değil, meşru savunmadır", "Suç tarihinden önce şikâyet süresi dolmuştu" gibi. Ardından gerekçeler, sonra deliller gelsin.
Cümleleri kısa tutmak yardımcı oluyor. Hukuk terimi kullanacaksanız ne demek istediğinizi açıklayın. Madde numarası yazacaksanız doğruluğundan emin olun; yanlış bir madde numarası dilekçenin tamamına güveni sarsıyor. Kendi yazdığınız bir dilekçede, kanunun sayfasını açıp okumadan "bu fıkra şöyle der" cümlesi kurmayın.
Uzunluk için kesin bir sayı yok, ama iki ile beş sayfa arası çoğu dosyada yeterli. Çok karmaşık, çok sanıklı ya da çok delilli dosyalarda uzun yazmak gerekebilir; o durumda başa kısa bir başlık listesi koymak okumayı kolaylaştırıyor.
Birden fazla sanık olan dosyada
Aynı olaydan birden fazla kişi yargılanıyorsa, sanıkların savunmaları birbiriyle çelişebiliyor. Yazılı savunmayı hazırlarken diğer sanığın ifadesine atıf yapacaksanız, hangi ifadeden ve hangi tarihten söz ettiğinizi açıkça yazın. Ortak müdafi kullanıp kullanmamak da ayrı bir karar: sanıkların menfaatleri çatışıyorsa aynı avukatla savunma yapmak sorun yaratabiliyor. Bu kararı vermeden önce her sanığın savunma çizgisini ayrı ayrı gözden geçirmek gerekiyor.
Sanık gelmeyecekse
Duruşmaya gelemeyecek sanık için yazılı savunma daha da önemli. Suç yalnız veya birlikte adli para cezasını ya da müsadereyi gerektiriyorsa sanık gelmese bile duruşma yapılabiliyor (CMK 195/1). Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık ya da bu konuda yetki verdiği müdafii isterse mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabiliyor (CMK 196/1). Bu durumlarda yazılı savunma sanığın sesi oluyor ve hâkimin değerlendireceği önemli bir metne dönüşüyor. Mazeretin nasıl bildirileceği için duruşmada mazeret bildirme yazısına bakın.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi, çalıştığı yerden mal çaldığı iddiasıyla yargılanıyor. Olay günü başka bir şehirde olduğunu söylüyor ve bunu gösteren otobüs bileti ile iki iş arkadaşı var. Önce bakılacak şeyler: bileti dosyaya sunmanın ve arkadaşlarını tanık göstermenin son tarihi, tanıkların ad ve adreslerinin dilekçede yazılı olup olmadığı, bileti kimin düzenlediği, biletin olay saatiyle çelişip çelişmediği. Mahkeme tanıkların çağrılmasını reddederse sanığın onları kendisinin getirme seçeneği de var. Sonucu tahmin etmiyorum; yalnız hangi etkenlerin tartıldığını gösteriyorum.
Yazılı savunmada sık yapılan hatalar
İlki, öfkeyle yazılmış bir metin. Karşı tarafa, savcıya ya da hâkime yönelik sert sözler dilekçenin içeriğini gölgeliyor. İkincisi, ispatlanamayan suçlamalar: işlemediğini bildiğiniz bir kişiyi suçlayan cümleler ihbar ya da şikâyet niteliği kazanırsa iftira (TCK 267) gündeme gelebiliyor. Üçüncüsü, delilsiz uzun anlatım: sayfalarca hikâye hâkimin ilgisini dağıtıyor, bir sayfalık belgeli anlatım daha etkili oluyor.
Bir de dosyayı incelemeden yazmak var. Dosya içeriğini incelemek müdafiin hakkı (CMK 153) ve iddianame kabul edildikten sonra kısıtlama kararı verilemiyor (CMK 153/4). Dilekçeyi yazmadan önce iddianameyi ve ekindeki belgeleri okumak, savunmanın isabetli kurulmasının ilk şartı.
Hazırlıkta zaman kazanmak
Yazılı savunma, duruşmadan hemen önce yazılmak için fazla önemli bir belge. Beş günlük sürenin içinde kalmak için dilekçe, duruşma gününden bir hafta önce hazır olmalı. Hangi delili isteyeceğinizi, hangi tanığı göstereceğinizi, hangi noktada susup hangisinde anlatacağınızı birlikte konuşabiliriz. Durumunuzu anlatmak için büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında numaralar var. Duruşma yakınsa aramanın somut faydası beş günlük süreyi kaçırmamak. Diğer ceza muhakemesi yazıları ceza hukuku sayfasında.
Bağlantılı yazılar: savunma delillerinin toplanması nasıl istenir, sanık duruşmada nasıl savunma yapar, mahkemede sorgu nasıl yapılır, susma hakkı.
Sık sorulan sorular
Yazılı savunmayı duruşmadan önce mi sonra mı veririm?
İkisi de mümkündür, ama delil ve tanık talepleri için duruşma gününden en az beş gün önce dilekçe vermek gerekir (CMK 177/1). Genel savunma metnini sorgu sırasında ya da duruşmanın sonunda da sunabilirsiniz; erken sunulan metin hâkimin dosyayı hazırlıklı okumasına yardım eder.
Yazılı savunma sözlü savunmanın yerine geçer mi?
Kanun sorgunun sözlü yapılmasını öngörür; sanığa önce açıklamada bulunmamanın kanuni hakkı olduğu söylenir, sonra hazır olduğunu bildirirse sorgusu yapılır (CMK 191/3). Yazılı metin sorgunun yerine değil, sorguyu destekleyen bir belgedir. Duruşmada hazır bulunamayan sanık için ayrıca mazeret ve bağışık tutma yolları vardır.
Dilekçeye ne yazmalıyım, neleri yazmamalıyım?
Olayı kendi bildiğiniz kadarıyla, belge ve delillere dayanarak anlatın. Başkasına isnat içeren iddiaları doğruluğundan emin olmadan yazmayın; işlemediğini bildiği bir kişiye ihbar ya da şikâyet yoluyla suç isnat etmek iftiradır (TCK 267); bilerek yanlış isnat riskli olduğu için yalnız bildiğiniz ve belgeleyebildiğiniz olguları yazın. Hatırlamadığınız şeyi tahminle yazmayın.
Tanık göstermek için süre var mı?
Evet. Tanık veya bilirkişinin davetini isterken olayları göstererek dilekçeyi duruşma gününden en az beş gün önce vermeniz gerekir (CMK 177/1). Mahkeme çağırmayı reddederse tanığı kendiniz mahkemeye getirebilirsiniz (CMK 178/1); bu durumda ad ve adresleri makul süre içinde savcıya bildirmelisiniz (CMK 179/1).
Tutuklu sanık yazılı savunmayı nasıl sunar?
Tutuklu sanıktan duruşmada kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağı ve neden ibaret olduğu cezaevinde tutanakla sorulur (CMK 176/3). Yazılı savunmanızı müdafiiniz aracılığıyla ya da posta veya UYAP yoluyla mahkemeye iletebilirsiniz; beş günlük süreyi göz önünde tutun (CMK 177/1).
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147, 153, 176, 177, 178, 179, 191, 195, 196, 206, 216
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 267
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.