Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Bilişim ve internet suçları
  5. Başkasının hesabına izinsiz girmek suç mu, cezası ne?

CEZA HUKUKU

Başkasının hesabına izinsiz girmek suç mu, cezası ne?

Başkasının hesabına izinsiz girmek suçtur: TCK 243'e göre bir yıla kadar hapis, mesaj okunduysa TCK 132 ve 134 de eklenir. Eş ve eski sevgili durumları.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Başkasının e-posta, sosyal medya ya da mesajlaşma hesabına rızası olmadan girmek TCK 243/1 kapsamında suçtur; ceza bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
  • Hesaptaki yazışmaları okumak haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132, bir yıldan üç yıla kadar hapis), fotoğraf ve kayıtlara bakmak özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) oluşturabilir.
  • Hesabın eşe, eski sevgiliye ya da iş arkadaşına ait olması suçu ortadan kaldırmaz; TCK 243 için yakınlık nedeniyle cezasızlık hükmü yoktur.
  • TCK 243 resen soruşturulur, 132 ve 134 ise şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi altı aydır.

Evet, suçtur. Eski sevgilinizin Instagram hesabına, eşinizin e-postasına ya da iş arkadaşınızın bilgisayarındaki oturuma rızası olmadan girdiyseniz TCK 243/1 uygulanır. Bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Hesapta mesaj okunmuş, fotoğraf açılmış ya da bir şey paylaşılmışsa dosyaya başka maddeler de eklenir.

Hesaba girmek ile hesabı kullanmak ayrı suçlardır

Ceza hukukunda bu işlem tek bir fiil gibi görünse de arkasında birkaç ayrı suç yatar. Girişin kendisi bilişim sistemine girme suçudur (TCK 243). Giriş yaptıktan sonra yazışmalara bakmak, kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden bir davranıştır. Bu suçun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK 132/1); haberleşme içeriği kayda alınmışsa ceza bir kat artırılır. İçeriği başkasına göstermek ya da yaymak ayrı ve daha ağır bir suçtur: ifşada iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür (TCK 132/2).

Hesapta özel fotoğraf, video veya kişisel notlara bakılmışsa özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) de gündeme gelir. Temel hâli bir yıldan üç yıla kadar hapistir; gizlilik görüntü veya ses kaydı yoluyla ihlal edilmişse ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü ya da seslerin ifşasında ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası vardır. Mevzuattaki bu ayrımı bilmek önemlidir; çünkü "sadece baktım" demek tek başına savunma sayılmaz.

Rıza varsa ne olur

Hesabın sahibi şifreyi kendisi verdiyse ve giriş o iznin sınırında kaldıysa suç yoktur. Rızanın üç özelliği vardır: açık olması, kapsamının belli olması ve zamanının sürmesi. İlişki bittikten sonra eski şifreyle girmek, rızanın sona erdiği tarihten sonra yapılmış bir giriş olabilir. Birlikte yaşanan dönemde ortak kullanılan bir tablet ya da paylaşılan Netflix hesabı bunun dışında kalır; burada genelde sınır daha geniştir.

Telefonun açık bırakılması da rıza anlamına gelmez. Masada duran, ekranı kilitsiz bir telefona bakıp mesaj dökümü almak, hesaba girişin ayrı bir şekli olabilir ve izin sahibinin iradesine göre değerlendirilir.

Yakınlık cezayı ortadan kaldırır mı

Bu soru en sık eş için, sonra çocuk için gelir. Kanunda yakınlığa bağlı bir cezasızlık hükmü ancak belli suçlar için var; örneğin kart kötüye kullanmada eş, altsoy ve üstsoy zararına işlenmesi hâlinde ceza verilmez (TCK 245/4). TCK 243 için böyle bir hüküm bulunmuyor. Aynı çatı altında yaşıyor olmak da yetki vermez. Eş, hesap sahibi olarak bağımsız bir kişidir.

Çocuğunuzun hesabını denetlemek farklı bir konu. Reşit olmayan çocuğun hesabına ebeveyn olarak bakmanın sınırlarını çocuğun telefonunu izlemek suç mu yazısında ayrıca ele aldık.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: boşanma davası süren bir kişi, eşinin telefonu evde unutulunca yazışmalara bakıyor ve ekran görüntülerini kendine gönderiyor. Bir hafta sonra bu görüntüleri dosyaya delil olarak sunuyor. Burada tartılacak noktalar çok: telefonun kilidi açıktı mı, bakışın amacı neydi, ekran görüntüsü haberleşmenin kaydı sayılır mı, delil mahkemede kullanılabilir mi. Mahkemenin hukuka aykırı elde edilen delili değerlendirme biçimi ayrı bir yazının konusu: hukuka aykırı dijital delil. Sonuç ne olursa olsun tek bir cümleyle "boşanma davasında delil toplamak" diye savunulamaz.

Şikâyet, süre ve uzlaşma

TCK 243 şikâyete bağlı değildir; savcılık haber alınca kendiliğinden harekete geçer. TCK 132 ve 134 ise şikâyete bağlıdır, çünkü TCK 139 özel hayata karşı suçlarda şikâyet şartı arar (kişisel verilerle ilgili bazı suçlar hariç). Şikâyet süresi, fiili ve faili öğrendiğiniz günden başlayarak altı aydır (TCK 73/1-2). Ortada hem resen soruşturulan hem şikâyete bağlı suç olduğunda, şikâyet süresini kaçıran mağdur yine de 243 yönünden savcılığın soruşturmasını başlatabilir.

Şikâyet ve ihbar, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yazılı veya sözlü yapılabilir (CMK 158). Şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilir (CMK 253/1-a); uzlaşma gerçekleşirse bu suçlar yönünden kovuşturma yapılmaz. Ancak 132 ya da 134, 243 ile aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK 253/3). Şikâyetten vazgeçme, sanık kabul ederse davayı düşürür (TCK 73/4, 6).

Mesaj okumanın ve özel hayata bakmanın cezalarını ayrı ayrı görmek isterseniz haberleşmenin gizliliğini ihlal ile özel hayatın gizliliğini ihlal yazılarına bakabilirsiniz. Süre ve uzlaşma konusunu genel olarak bilişim suçlarında şikâyet süresi ve uzlaşma yazısı anlatıyor.

İş yerinde ve aile içinde farklı görünen üç durum

İş arkadaşının bilgisayarında açık kalan oturum, ilk bakışta masum görünür. Oysa kurumsal e-postaya, müşteri kayıtlarına ya da şirket sürücüsüne girmek, hesabın sahibinden öte işverenin de zararına yol açabilir. Burada hem 243 hem de iş sözleşmesinin feshi gündeme gelir. Fesih konusu bu yazının dışında; ceza yönüyle bakıldığında hesabın kime ait olduğu, kurum içi yetkinin ne olduğu ve girişin bir iş gereği yapılıp yapılmadığı belirleyicidir.

Eski sevgili örneğinde sorun genellikle ilişkinin bitmesinden sonra başlar. Birlikteyken hesabın şifresini paylaşmak, ayrıldıktan sonra o şifreyle girme iznini kendiliğinden doğurmaz. Karşı taraf şifreyi değiştirmediyse bile rıza sona ermiş sayılabilir. Bu durumda yapılan girişin hukuka aykırı olduğu kabul edilirse yazışmaları okumak ve bir şey paylaşmak dosyayı ağırlaştırır.

Eş örneğinde en sık karşılaşılan savunma "evlilik birliği içinde güven" ifadesidir. Bu savunma ceza hukukunda tek başına yeterli sayılmaz. Evlilik, eşin bilişim sistemine ve haberleşmesine girme hakkı doğurmaz; ancak aile mahkemesindeki delil değerlendirmesi ceza dosyasından ayrı yürür.

Mağdursanız ilk adımlar

Hesabınıza girildiğinden şüpheleniyorsanız önce oturum geçmişine ve bağlı cihazlar listesine bakın. Tanımadığınız bir cihaz ya da konum varsa ekran görüntüsünü alın, sonra tüm oturumları kapatıp parolayı değiştirin ve iki aşamalı doğrulamayı açın. Bunları yapmadan önce giriş kayıtlarının görüntüsünü saklamak, ileride failin kim olduğunu bulmayı kolaylaştırır. Bildirimle gelen "yeni oturum açıldı" e-postalarını silmeyin.

Ardından suç duyurusu yapılır. Dilekçede olayın tarihi, hesabın adı, şüpheli varsa kimliği, delillerin neler olduğu ve ne talep ettiğiniz yazılır; ayrıntılı bir örnek için bilişim suçu için suç duyurusu yazısına bakabilirsiniz. Şüpheli belli değilse "şüpheli hakkında gereğinin yapılmasını" istersiniz; savcılık platformdan ve operatörden kayıt ister.

Savunma hakkı olan taraf da dinlenir

Hakkınızda bir şikâyet varsa ifade vermeden önce müdafi ile görüşme ve dosyayı inceleme hakkınız vardır. Susma hakkını kullanmak aleyhinize delil olmaz. Delilleri silmek, hesabı kapatmak ya da mesajları yok etmek durumu çok kötüleştirir; böyle bir şeye başvurmayın. İlk ifade, sonraki aşamalarda en çok geri dönülen belgedir; ifadeden önce olayı kendi cümlenizle, tarih sırasıyla anlatabilecek hâle gelmek faydalıdır.

Fikri içtima ve zincirleme suç

Tek bir davranışla birden fazla suç oluşmuşsa en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir (TCK 44). Aynı hesaba günlerce girmek ise ayrı ayrı ceza değil, zincirleme suç olarak değerlendirilebilir; bu durumda tek ceza verilir ve dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır (TCK 43). Kamu görevlisi olarak yetkisini kötüye kullanarak ya da bir mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanarak girenin cezası yarı oranında artırılır (TCK 137, ancak 132-136 maddeleri için).

Sık düşülen yanılgılar

Bir hesabın şifresini bildiğiniz için "ona girebilirim" demek en yaygın yanılgıdır. Şifre bilgisi, yetki değildir. İkincisi, "zaten ortak kullanıyorduk" savunmasıdır; ortak kullanımın sınırı, kullanımın amacı ve sürdüğü zamanla ilgilidir. Üçüncüsü, hesabı karşı tarafı korumak için kontrol ettiğini söylemektir; niyetin iyi olması giriş izninin yokluğunu tek başına gidermez, ancak cezanın belirlenmesinde etki edebilir.

Mağdur iseniz hesaba girildiğini fark ettiğiniz anda oturum geçmişini ve bildirim e-postalarını saklayın. Parola değiştirmek önemlidir ama giriş kayıtlarının ekran görüntüsünü almadan değiştirmeyin.

Ne yapılabilir

Hesabınıza girilmişse ya da hakkınızda böyle bir şikâyet varsa, hangi maddenin gündemde olduğunu baştan bilmek ifadeyi şekillendirir. Aynı olay 243'ten mi, 132'den mi, yoksa ikisinden de mi sorulacak, şikâyet süresi geçti mi, uzlaşma düşünülür mü: bunlar dosyaya özgü sorulardır. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Alana ilişkin diğer yazılara ceza hukuku sayfasından ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşimin telefonuna ya da hesabına bakmak suç mu?

Eşin rızası yoksa evet, suç oluşabilir. Evlilik, hesaba girme hakkı vermez. TCK 243 için eşe karşı işlenmesi hâlinde ceza verilmemesi gibi bir hüküm yoktur. Mesajlar okunmuşsa 132, özel fotoğraflara bakılmışsa 134 de gündeme gelir.

Şifreyi kendisi vermişse girmem suç olur mu?

Şifreyi sahibi kendi isteğiyle verdiyse ve girişiniz o iznin kapsamında kaldıysa suç oluşmaz. Ama izin sınırlıydıysa, örneğin yalnızca bir dosyayı almanız için verilmişse, o sınırı aşmak hukuka aykırı sayılabilir. İznin kapsamı ve zamanı ispat konusudur.

Hesaba girdim ama hiçbir şey değiştirmedim, yine ceza alır mıyım?

Alabilirsiniz. TCK 243/1 zarar doğmasını aramaz; hukuka aykırı olarak girmek yeterlidir. Hiçbir şeyin değiştirilmemiş olması cezanın belirlenmesinde ve TCK 62'deki takdiri indirimde dikkate alınır.

Mağdur şikâyetini geri çekerse dava düşer mi?

Sadece şikâyete bağlı suçlarda. TCK 132 ve 134 için şikâyetten vazgeçme davayı düşürür (TCK 73/4). TCK 243 ise şikâyete bağlı olmadığından savcılık ya da mahkeme dosyayı yürütmeye devam eder.

Bu suçta uzlaşma mümkün mü?

TCK 132 ve 134 şikâyete bağlı olduğu için CMK 253/1-a kapsamında uzlaştırma yoluna gidilebilir. TCK 243 uzlaştırma listesinde yer almaz, şikâyete de bağlı değildir. Üstelik uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK 253/3); 132 ya da 134 ile 243 birlikte işlenmişse uzlaşma yoluna gidilemez.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43, 44, 62, 73, 132, 134, 137, 139, 243, 245
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158, 253

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.