KISACA
- Kanun metninde Yargıtay'ın temyiz incelemesini bitirmesi için bağlayıcı bir süre yer almaz; süre dosyanın niteliğine ve dairenin iş yüküne göre değişir.
- Temyiz istemi, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır ve süresinde yapılan başvuru hükmün kesinleşmesini engeller (CMK 291, 293).
- Dosya, bölge adliye mahkemesinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gider; tebliğname sanığın aleyhine görüş içeriyorsa sanığa tebliğ edilir ve iki hafta içinde cevap verilebilir (CMK 297).
- On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde Yargıtay, uygun görürse incelemeyi duruşma yoluyla yapabilir; tutuklu sanık duruşmaya katılma isteminde bulunamaz (CMK 299).
- Yargıtay temyiz isteminin esastan reddine, hükmü bozmaya ya da bazı hâllerde hukuka aykırılığı düzelterek karar vermeye yetkilidir (CMK 302, 303).
Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.
Rehbere git"Dosya Yargıtay'da" cümlesi, aileler için ayrı bir bekleme dönemi anlamına geliyor. Hüküm verilmiş, istinaf sonuçlanmış ya da doğrudan temyiz yolu açılmış olabilir; artık gelen haber tek: karar çıkana kadar beklemek. İlk sorulan şey hep aynı. Ne kadar sürecek? Bu soruya dürüst cevap, kanunun bir süre koymadığı ve kimsenin önceden kesin bir tarih veremeyeceği. Bekleme sırasında ise yapılabilecek şeyler var.
Kanun süre koymuyor
Yargıtay'ın temyiz incelemesini ne zaman bitireceğine dair CMK'da bir süre yok. Kanunun sınırladığı süreler başvurular için: temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK 291/1), karşı tarafın cevabı tebliğden itibaren iki hafta içinde verilir (CMK 297/1) ve Başsavcılığın tebliğnamesine karşı cevap da iki hafta içindedir (CMK 297/3). Dairenin inceleme süresi ise dosyanın hacmine, sanık sayısına, duruşmalı olup olmadığına ve dairenin iş yüküne göre değişiyor. Bu nedenle "şu kadar ay sürer" diyen bir ifade kanuna değil tahmine dayanır.
Yargıtay duruşma açarsa tek istisna var: Yargıtay'da hüküm CMK 231'e göre açıklanır; bu mümkün değilse duruşmanın bitiminden itibaren yedi gün içinde karar verilir (CMK 305). Yani duruşmalı bir incelemede karar, duruşma bittikten sonra uzun beklenmez.
Dosya Yargıtay'a nasıl gelir
Birinci derece mahkemesinin hükmüne karşı kural olarak önce istinaf yoluna başvurulur ve istinaf için süre gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1). Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebilir; ama CMK 286/2 bazı kararları temyiz dışı tutuyor. Beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda ilk derece beraat kararlarına ilişkin istinaf reddi kararları ve adli para cezalarına ilişkin istinaf kararları temyiz edilemez. Hangi yolun açık olduğunu belirlemek bu yüzden dosyaya bakarak yapılır.
Temyiz mümkünse dilekçeyi hükmü veren mahkemeye verirsiniz ya da zabıt kâtibine beyanda bulunursunuz; tutuklu sanık bunu kurum müdürüne de yapabilir (CMK 263). Süresi içinde yapılan başvuru hükmün kesinleşmesini engeller (CMK 293/1). Mahkeme temyiz isteminin süresinde olup olmadığını inceler; süre geçmişse ya da hüküm temyiz edilemiyorsa temyiz isteminin reddine karar verebilir ve bu karara karşı ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'dan karar istenebilir (CMK 296).
Temyiz kabul edilirse dilekçenin bir örneği karşı tarafa tebliğ edilir, cevap süresi geçince dosya bölge adliye mahkemesi tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir (CMK 297/1-2). Başsavcılık bir tebliğname düzenler. Tebliğname sanığın aleyhine bir görüş içeriyorsa ilgili daire bunu sanığa veya müdafiine tebliğ eder, sanık da tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı cevap verebilir (CMK 297/3).
Yargıtay neye bakar
Temyiz yalnızca hükmün hukuka aykırı olmasına dayanır (CMK 288/1). Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır. Yargıtay delilleri yeniden değerlendirmez, tanıkları dinlemez; hukuki yönden denetim yapar. Temyiz eden, hükmün neden bozulmasını istediğini başvurusunda göstermek zorundadır (CMK 294/1), Yargıtay da yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususları inceler (CMK 301). Bunun bir istisnası var: mahkemenin kanuna uygun kurulmaması, görevsiz mahkemenin bakması, savunma hakkının hükme etkili biçimde sınırlanması, hukuka aykırı delile dayanılması gibi hâller temyiz dilekçesinde belirtilmese bile hukuka kesin aykırılık sayılır (CMK 289).
Temyiz dilekçesinin içeriği bu yüzden önemli. "Hükmü kabul etmiyorum, bozulmasını istiyorum" tek başına yetmeyebilir; hangi hukuka aykırılığın ileri sürüldüğünü açıkça yazmak gerekir.
Duruşmalı inceleme
Yargıtay incelemesi çoğunlukla dosya üzerinden yapılır. On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde ise Yargıtay uygun görürse incelemeyi duruşma yoluyla yapabilir; duruşma gününden sanığa, katılana, müdafi ve vekile haber verilir (CMK 299/1). Sanık duruşmada hazır bulunabilir ya da müdafi tarafından temsil edilebilir. Tutuklu sanık ise duruşmaya katılma isteminde bulunamaz (CMK 299/2). Duruşmada son söz her hâlde sanığındır (CMK 300/2).
Yargıtay nasıl karar verir
Yargıtay hükmü hukuka uygun bulursa temyiz isteminin esastan reddine karar verir (CMK 302/1). Hükümde hukuka aykırılık varsa bozar ve bozma nedenlerini ilamında ayrı ayrı gösterir (CMK 302/2). Bazı hâllerde bozmak yerine kendisi düzeltici karar verebilir: örneğin olayın daha fazla aydınlanması gerekmeden beraat ya da davanın düşmesi gerekiyorsa, cezanın belirlenmesinde maddi hata varsa, hükümden sonra çıkan kanun cezayı azaltmışsa (CMK 303). Bozma sonrası dosya genellikle ilk derece mahkemesine ya da bölge adliye mahkemesine gönderilir (CMK 304), yeniden bakan mahkeme bozmaya uyar ya da direnir (CMK 307/4). Hüküm yalnızca sanık tarafından ya da onun lehine temyiz edilmişse, yeniden verilecek hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz (CMK 307/5).
Bekleme döneminde tutukluluk
Hüküm tutuklu sanık için kesinleşmediği sürece tutukluluğun gözden geçirilmesi devam eder. Dosya bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay'a geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar dosya üzerinde yapılacak inceleme sonunda verilir ve kendiliğinden de verilebilir (CMK 104/3). Tutuklulukta geçen süreler hükmedilen hapis cezasından indirilir (TCK 63). Tutukluluk süresi CMK 102'de sınırlanmıştır; ağır ceza işlerinde en çok iki yıl, zorunlu hâllerde uzatmayla toplam beş yıla, bazı suç gruplarında yedi yıla kadar çıkabilir. Bu sınırların hükümden sonraki bekleme dönemine nasıl işleyeceği dosyaya göre değerlendirilir; hesabı kendiniz yapmayın, müdafiinize sorun.
Dosya nasıl takip edilir
Takip için ilk adres UYAP. Dosyanın hangi aşamada olduğu, Başsavcılığa ya da hangi daireye gönderildiği, tebliğname ve gelen evrak bu sistemden görülebilir. Müdafi bu bilgilere erişir; yakınlar ancak taraf sıfatı olanlar adına bakabilir. Ayrıntı için ceza dosyası UYAP üzerinden nasıl takip edilir yazısına bakabilirsiniz.
Pratikte iki dönemi ayrı izlemek gerekiyor. Birincisi dosya bölge adliye mahkemesinden Başsavcılığa gönderilene kadar geçen dönem; ikincisi tebliğnamenin düzenlenmesinden sonraki dönem. Tebliğname geldiğinde aleyhe görüş varsa iki haftalık cevap süresi başlıyor ve bu sürenin kaçırılması savunmayı zayıflatıyor.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: ağır ceza mahkemesi on iki yıl hapis cezası vermiş, istinaf başvurusu sonuçlanmış, taraflar temyiz dilekçesi vermiş olsun. Dosya Başsavcılığa gidiyor, tebliğname düzenleniyor. Başsavcılık bozma yönünde görüş bildirmişse bu sanık lehine, esastan ret yönündeyse aleyhe. Sanığın aleyhine bir görüş varsa tebliğ edilir ve müdafi iki hafta içinde cevap yazar. Hüküm on yıldan fazla olduğundan daire duruşma yapmaya karar verebilir ama zorunluluğu yok. Sonuç bu örnekte tahmin edilemez; yalnızca hangi aşamalarda hangi hakların kullanılabildiğini gösteriyor.
Beklerken yapılan hatalar
İlk hata, temyiz dilekçesini gerekçesiz bırakmak. İkincisi, tebliğname tebliğ edildiğinde iki haftalık cevap süresini kaçırmak. Üçüncüsü, adres değişikliğini bildirmemek: tebliğ, dosyada görünen son adrese yapıldığında geçerli sayılır (CMK 297/4). Dördüncüsü, "dosya Yargıtay'da, yapacak bir şey yok" diye tutukluluk incelemesi için başvuru yapmamak; oysa tahliye istemi her aşamada yapılabiliyor.
Dosyanız için
Dosyanın hangi aşamada olduğu, hangi daireye gittiği ve cevap sürelerinin işleyip işlemediği belgelere bakarak netleşir. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; tebliğname elinize geçtiyse iki haftalık süre işlediği için ilk gün haber vermeniz zaman kazandırır. İlgili yazılar: temyiz nedir, temyiz süresi, Yargıtay duruşmalı inceleme, Yargıtay bozma kararından sonra dava ve ceza hukuku sayfası.
Sık sorulan sorular
Yargıtay'da bir ceza dosyası ne kadar bekler?
Kanun bu konuda bağlayıcı bir süre koymaz. Dairenin iş yüküne, dosyanın hacmine, sanık sayısına ve tutuklu olup olmadığına göre değişir. Süre hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değil; dosyanın hangi aşamada olduğu ise UYAP üzerinden görülebilir.
Temyiz dilekçesi verdikten sonra hüküm infaz edilir mi?
Süresi içinde yapılan temyiz başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller (CMK 293/1); mahkûmiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz (5275 sayılı Kanun m. 4). Tutuklu sanığın tutukluluğu ise sürer; durumu CMK 104/3 uyarınca dosya Yargıtay'a geldiğinde dosya üzerinden gözden geçirilir.
Yargıtay dosyayı bozarsa ne olur?
Yargıtay, hükmü bozarsa dosya çoğunlukla yeniden bakılmak üzere ilk derece mahkemesine ya da bölge adliye mahkemesine gönderilir (CMK 304). Yeniden bakan mahkeme bozmaya uyabilir veya direnebilir. Direnme kararını önce kararına direnilen daire inceler, düzeltmezse dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gider (CMK 307/4).
Tutuklu sanık Yargıtay duruşmasına katılabilir mi?
Hayır. CMK 299/2'ye göre tutuklu sanık Yargıtay duruşmasına katılmak isteminde bulunamaz. Müdafi duruşmaya katılabilir; sanığın savunması müdafi aracılığıyla yapılır.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 102, 104, 263, 273, 286, 288, 289, 291, 293, 294, 296, 297, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 307
- 5275 sayılı Kanun m. 4
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 63
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.