Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Uyuşturucu suçları
  5. Uyuşturucu satışına aracılık eden veya taşıyan kişi sorumlu mu

CEZA HUKUKU

Uyuşturucu satışına aracılık eden veya taşıyan kişi sorumlu mu

Uyuşturucu paketi ya da parası taşıyan, satışa aracılık eden kişi TCK 188/3, 37 ve 39'a göre sorumlu olabilir. Ceza, indirim ve savunma noktaları.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • TCK 188/3 satan ve satışa arz edenin yanında “sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran” kişiyi de sayar; maddeyi taşıyan kişi çoğu zaman doğrudan bu fıkradan sorumlu tutulur ve ceza on yıldan az olamaz.
  • Suçu birlikte gerçekleştirenlerin her biri fail olarak sorumludur (TCK 37/1); yalnızca yol gösteren, araç sağlayan ya da icrayı kolaylaştıran yardım eden sayılır ve cezası yarı oranında indirilir, sekiz yılı geçemez (TCK 39).
  • Taşıdığı şeyin uyuşturucu olduğunu bilmeyen kişi kasten hareket etmiş olmaz (TCK 30/1); ancak bilginin olup olmadığı dosyadaki delillerle belirlenir.
  • Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi cezayı yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi bir kat artırır (TCK 188/5).
  • Resmî makamlar haber almadan önce diğer suç ortaklarını ve maddenin yerini bildiren kişi hakkında cezaya hükmolunmaz; haber alındıktan sonra gönüllü yardım cezayı dörtte birden yarısına kadar azaltır (TCK 192).

Elinize bir paket verildi, adrese bırakmanız istendi. Ya da bir arkadaşınızı satıcıyla tanıştırdınız, ödemeyi siz aldınız. Kendinizi satıcı olarak görmüyorsunuz; kanun ise farklı bakabilir.

Kanun taşımayı ayrıca sayıyor

TCK 188/3, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak ülke içinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden ve bulunduran kişiyi on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırıyor. Burada “nakleden” ve “sevk eden” sözcükleri yer alıyor. Yani bir şeyi bir yerden başka yere götürmek ya da göndermek, satış hiç yapılmasa bile fiilin kendisi olarak sayılıyor.

Bu yüzden “ben yalnızca taşıdım” savunması, ceza sorumluluğundan kurtulmanın otomatik yolu değil. Taşıma, kanun metninde bağımsız bir fiil. Alt sınırın on yıl olması, dosyanın ağır cezada görüleceği anlamına geliyor; üst sınırı yirmi yıl olduğundan 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca ağır ceza mahkemesi görevli.

Aracılık fail mi, yardım eden mi

Kanunda “aracılık” adlı ayrı bir hüküm yok. Aracı olan kişinin durumu iki yoldan değerlendiriliyor.

Birincisi doğrudan fail olmak. Fiili birlikte gerçekleştirenlerden her biri fail olarak sorumlu olur (TCK 37/1). Alıcıyı satıcıyla buluşturan, maddeyi teslim alan, parayı toplayan kişi, olaya fiilen katılıyorsa bu kapsamda ele alınabilir.

İkincisi yardım eden olmak. TCK 39/2, suç işlemeye teşvik etmeyi, suç işleme kararını kuvvetlendirmeyi, fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmeyi, suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermeyi, kullanılan araçları sağlamayı ve suçun işlenmesinden önce ya da işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmayı yardım olarak sayıyor. Yardım eden için ceza, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet dışında, yarı oranında indiriliyor; ancak verilecek ceza sekiz yılı geçemiyor (39/1).

Hangi başlığın uygulanacağı, kişinin fiilinin fiilen suçun icrasının bir parçası olup olmadığına bağlı. Başkasının teslimatında yalnızca yol gösteren biriyle, paketi eliyle taşıyıp teslim eden biri aynı ölçüyle yargılanmaz.

Parayı taşımak ya da almak

Satış bedelini toplamak, bir hesaba yatırmak veya elden iletmek, kanunda ayrıca sayılmış bir fiil değil. Bu yüzden dosyada iki soru birlikte sorulur: parayı alan kişi satışın olduğunu biliyor muydu, ve fiilen satışın tamamlanmasına katkı verdi mi? Evetse TCK 37 anlamında birlikte işleme ya da TCK 39 anlamında yardım gündeme gelir. Hayırsa, yani kişi parayı başka bir borç ya da ticari işlem sandığı için aldıysa, kast tartışması öne çıkar. Banka kayıtları, mesaj içerikleri ve para trafiğinin zamanlaması bu noktada belirleyici.

Aynı mantık depolama ve “bir süre sakla” türü işlerde de geçerli: saklayan kişi TCK 188/3'teki “depolayan” ya da “bulunduran” fiilini gerçekleştirmiş sayılabilir. Evinde saklanan maddeden haberi olup olmadığı, maddenin kimin olduğu ve erişim durumu, hangi fiilden yargılanacağınızı etkiler. Aynı evde birlikte yaşayanların durumu için evde uyuşturucu çıkarsa ortak kalanlar yazısına da bakın.

“Bilmiyordum” savunması

Suçun oluşması kastın varlığına bağlı; kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi demek (TCK 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun maddi unsurlarını bilmeyen kimse kasten hareket etmiş olmaz (TCK 30/1).

Pratikte bu, şu soruya dönüşüyor: paketin içindeki şeyin uyuşturucu olduğunu biliyor muydunuz? Delil olarak kolluk, telefon mesajlarını, ücret ya da karşılık alıp almadığınızı, paketin ağırlığını ve ambalajını, taşıma biçimini, kime teslim edildiğini değerlendiriyor. Kişinin kendisine verilen açıklama, ücretin miktarı ve taşıma güzergâhı gibi ayrıntılar, “bilmiyordum” savunmasının inandırıcılığını belirliyor.

TCK 21/2, öngörme hâlinde olası kasttan söz ediyor: kişinin unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi hâlinde olası kast var. Bu durumda diğer suçlarda temel ceza üçte birden yarısına kadar indiriliyor. Yani “içinde ne olduğunu tam bilmiyordum ama yasa dışı bir şey olabilirdi” noktasında da hukuken tartışma açık.

Üç kişi ya da örgüt varsa

TCK 188/5, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılmasını öngörüyor. Taşıyan, para toplayan ve satan kişiler tek bir olay içinde yer alıyorsa bu hâl gündeme gelebiliyor.

Ayrıca TCK 220/2 örgüte üye olanlar için iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörüyor; bu üst sınır 7571 sayılı Kanunla yükseltildi, suç bu değişiklikten önce işlendiyse lehe olan eski hüküm uygulanır (TCK 7/2). Örgüt iddiası ayrı bir ispat gerektirir; birkaç kişinin bir arada hareket etmesi örgüt sayılmak için yetmez, örgütün yapısı, üye sayısı ile araç ve gereci amaç suçları işlemeye elverişli olmalıdır (TCK 220/1). Ayrıntı için uyuşturucuda örgüt iddiası yazısına bakabilirsiniz.

Birden fazla taşıma

Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suç birden fazla işlenmişse tek bir ceza verilir; ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Mağduru belli olmayan suçlarda da bu kural uygulanır (TCK 43/1). Yani üç ayrı teslimat, üç ayrı ceza değil, tek ceza ve artırım şeklinde hesaplanıyor; ama bu artırım hafife alınacak bir fark değil.

Haber vermenin sonucu

TCK 192/1: uyuşturucu imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri bildirir ve bu bilgi suç ortaklarının yakalanmasını ya da maddenin ele geçirilmesini sağlarsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. Haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişinin cezası, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir (192/3). Bu bir pazarlık değil, kanuni bir indirim ve karar vermeden önce dosyanın bütünü görülmeli. Ayrıntılar için etkin pişmanlık yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir taksi şoförü, tanımadığı bir yolcunun verdiği küçük paketi başka bir adrese bırakmak için ücret alıyor. Araç kontrolünde paket açılıyor, içinde madde çıkıyor. Şoför içeriği bilmediğini söylüyor. Savcılık, ücretin olağan taşıma bedelinin üzerinde olup olmadığına, telefon kayıtlarına, yolcuyla önceki bağlantıya bakar. Mahkeme sonunda şoförün bilgisi olduğuna kanaat getirirse TCK 188/3'e göre nakleden sıfatıyla; yardım sınırında kalan bir rolü varsa TCK 39 kapsamında sorumluluk belirleyebilir. Bilgisi olmadığına inanılırsa kast bulunmadığı sonucuna varılır. Gerçek bir dosyada sonuç bu örnekten çıkarılamaz.

Sık yapılan hatalar

İlk ifadede “bir arkadaşıma yardım ediyordum” gibi bir cümle, kolluk tutanağında fiili kabul olarak okunabiliyor. “Ücret aldım ama içeriğini bilmiyordum” demek de aynı şekilde iki yönlü bir cümle. İfadeyi dosyayı görmeden vermemek önemli.

İkinci hata, diğer kişilerle iletişime geçip ortak anlatı kurmaya çalışmak. Tutuklama nedenleri arasında tanık ya da başkaları üzerinde baskı girişimi de var (CMK 100/2-b). Yakalanan kişi için ayrıntıları yakınım uyuşturucuyla yakalandı yazısında anlattık.

Üçüncü hata, telefon ve mesaj delillerini hafife almak. Kolluk telefonu incelediğinde gruplar, silinmiş mesajlar ve paylaşımlar ortaya çıkabiliyor. Bu konuda telefon mesajları delil mi yazısına bakabilirsiniz.

Durumunuza göre cevap değişir

Taşıyan mı, aracı mı, parayı alan mı, sadece bilgi veren mi? Her rolün hukuki sonucu farklı ve ilk ifadenin içeriği bu ayrımı belirliyor. Gözaltı, ifade çağrısı ya da iddianame aşamasındaysanız durumu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Uyuşturucuyu satmadım, sadece taşıdım. Yine de suçlu muyum?

TCK 188/3 yalnızca satmayı değil, sevk etmeyi ve nakletmeyi de suç sayar. Madde taşıma fiilini doğrudan saydığı için taşıyan kişi çoğu zaman bu fıkradan sorumlu tutulur. Ancak içeriği bilmediğinizi savunuyorsanız bu delillerle ortaya konmalıdır (TCK 30/1).

Satışa aracılık etmek ayrı bir suç mu?

Kanunda aracılık adıyla ayrı bir fıkra yoktur. Aracı olan kişi, fiiline göre doğrudan 188/3'teki fiillerden birini gerçekleştirmiş sayılabilir ya da suça iştirak etmiş olur (TCK 37, 39). Hangisinin uygulanacağı dosyadaki somut delillere bağlıdır.

Yardım eden sıfatıyla yargılanırsam ceza ne kadar düşer?

TCK 39/1'e göre yardım edenin cezası yarı oranında indirilir ve verilecek ceza sekiz yılı geçemez. Ancak taşıma ya da depolama gibi fiiller bağımsız olarak 188/3'te sayıldığı için mahkeme sizi fail olarak da değerlendirebilir; bu ayrım davanın en önemli tartışma noktalarından biridir.

Para taşımak ya da hesap üzerinden ödeme almak ne olur?

Satış bedelini taşımak ya da almak, satışa katkı oluşturuyorsa iştirak kapsamında değerlendirilir. Kanunda para taşımayı doğrudan sayan bir hüküm yoktur; bu nedenle bilginiz, rolünüz ve satışla bağlantınız delillerle tartışılır.

Arkadaşım hakkında bilgi verirsem cezam düşer mi?

Resmî makamlar haber almadan önce diğer suç ortaklarını ve maddenin saklandığı yerleri bildirir ve bu bilgi yakalamayı ya da ele geçirmeyi sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK 192/1). Haber alındıktan sonra gönüllü yardım edene ceza dörtte birden yarısına kadar indirilir (192/3). Karar vermeden önce avukat desteği şarttır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7, 21, 30, 37, 39, 43, 188, 192, 220
  • 5235 sayılı Kanun m. 12

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.