Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Uyuşturucu suçları
  5. Uyuşturucu satmak veya vermek: tek seferlik devir ticaret mi

CEZA HUKUKU

Uyuşturucu satmak veya vermek: tek seferlik devir ticaret mi

Uyuşturucuyu bir kez satmak ya da arkadaşa vermek TCK 188/3 kapsamındadır; kanun süreklilik aramaz. Kullanım için paylaşma ile ticaret ayrımı.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • TCK 188/3 'satan' ve 'başkalarına veren' kişiyi cezalandırır; kanunda süreklilik, kâr ya da birden fazla alıcı şartı yoktur.
  • Tek seferlik satış ya da devir de ticaret fıkrasından yargılanabilir; ceza en az on yıl hapistir.
  • Madde kullanmak için alınıp bulundurulmuşsa TCK 191 uygulanır ve ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.
  • Karşılıksız verilen madde de 'başkalarına verme' fiili sayılabilir; ayrım verenin amacına ve delillere bakılarak yapılır.
  • İfadede 'sadece verdim' demek fiilin adını koyduğu için dikkatle kullanılmalıdır.

"Sadece bir kez oldu, ticaret yapmıyorum." Soruşturma dosyalarında en çok duyulan savunma cümlesi bu ve hukuken yanlış bir yerden başlıyor: kanun, ticaretin sürekli olmasını aramıyor.

Kanun ne diyor

TCK 188/3, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak ülke içinde maddeyi satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden ya da bulunduran kişiye on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezası öngörüyor. Fiillerin hiçbirinde "devamlı", "meslek olarak" ya da "kâr amacıyla" gibi bir kayıt yok. Bir tek satış, fiilin gerçekleştiği anda suçu tamamlıyor.

Bunun anlamı basit ama ağır: aynı hafta içinde yapılan bir satışla yıllarca süren bir ticaret, suçun kuruluşu bakımından aynı hükme bağlanıyor. Fark cezanın belirlenmesinde ortaya çıkıyor; hâkim sıklığı, miktarı ve kişinin geçmişini alt sınırdan uzaklaşıp uzaklaşmayacağını tartarken göz önünde tutuyor.

"Vermek" kelimesinin geniş alanı

"Başkalarına veren" ifadesi satıştan ayrı bir fiil. Karşılık almadan yapılan devri de kapsıyor. Bir arkadaş toplantısında paylaşılan bir sigara, bir mesajla "gel al" denilerek bırakılan paket ya da birinin evine kurye gibi iletilen poşet bu fıkra içinde değerlendirilebilir.

Ama her paylaşım ticaret sayılmıyor. Kullanmak için madde alıp bulunduran kişi TCK 191 kapsamında; bu fıkrada ceza iki yıldan beş yıla kadar hapis. Arkadaşlar birlikte kullanmak için ortak bir miktar alıp paylaşırsa, her birinin kendi kullanımı için bulundurduğu, devir yapmadığı yönünde bir savunma kurulabilir. Mahkemenin bunu kabul edip etmeyeceği, miktara, paylaşımın niteliğine, para akışına ve dosyadaki yazışmalara bağlı.

Ticaret ile kullanım arasındaki çizgiyi ne belirler

Mahkeme dört şeye bakıyor. Birincisi miktar: tek kullanımlık bir doz ile onlarca paket arasında büyük fark var, ama kanunda sabit bir gram sınırı yok (gram sınırı yazısı). İkincisi ambalaj ve donanım: ayrı ayrı paketlenmiş maddeler, hassas terazi, boş poşet. Üçüncüsü iletişim: telefonda fiyat, miktar, buluşma yeri konuşmaları (telefon mesajları). Dördüncüsü kişinin durumu: kullanıcı olduğunu gösteren sağlık kaydı, daha önceki başvurular, gelir kaynağı.

Bu dört başlıktan hiçbiri tek başına karar belirlemez; birlikte okunur. Birinde zayıf olan dosya, ötekilerde kuvvetlenebilir. Bu nedenle dosyaya erken bakılması ve hangi unsurun ağır bastığının görülmesi gerekiyor.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: iki arkadaş bir akşam bir araya geliyor. Biri diğerine "bana bir iki gram al, ödeşiriz" diyor; diğeri maddeyi temin edip getiriyor, para karşılığında veriyor. Aynı mesajlaşmada daha önce de benzer bir devir olduğu görülüyor. Bu tablo savcılık açısından "satan" fiilini gösterebilir. Savunma ise taraflar arasında arkadaşlık bağı, kâr olmaması ve kullanım amacını öne sürebilir. Sonuç, mahkemenin delilleri nasıl değerlendireceğine bağlı; bu örnekte bir hükmü öngörmüyoruz, hangi unsurların tartılacağını gösteriyoruz.

Aracılık ve birlikte işleme

Satışa aracılık eden kişi bazen fail, bazen yardım eden olarak yargılanıyor. Birlikte fiili gerçekleştirenlerin her biri fail olarak sorumlu (TCK 37/1); suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan da fail sayılıyor (37/2). Yalnızca iletişim kurup satıcıyla alıcıyı buluşturan kişinin durumu daha tartışmalı: eylemi yardım mı, azmettirme mi, doğrudan "sevk eden" fiili mi olduğu dosyadan çıkıyor. TCK 188/5'e göre suç üç ya da daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında artıyor; bu yüzden aracıların sayısı ve rolü önemli.

Soruşturmada yapılan yaygın hatalar

İfade verirken "tek seferdi" cümlesi bazen savunma yerine itiraf oluyor. Çünkü fiilin "satış" olduğunu kendi ağzından kabul etmiş oluyorsunuz. Aynı şekilde "arkadaşıma verdim" demek, 188/3'ün "başkalarına veren" fiilini tutanağa geçiriyor. Önce hangi fiil isnat ediliyor, hangi delil var, bu sorulara bakmadan beyan vermek ters teper.

İkinci hata, telefonda yazışmaları silmeye çalışmak. Cihaz zaten el konulmuşsa veri kurtarma yöntemleri uygulanabiliyor ve silme girişimi kendi başına kuşku doğuruyor. Hukuken meşru olan, ifadeyi hazırlıklı vermek ve gerekirse susma hakkını kullanmak (susma hakkı).

Üçüncü hata, "polis tuzağı" iddiasını ölçüsüzce kullanmak. Gizli soruşturmacı kullanımı CMK 139'a bağlı: hâkim kararı gerekir ve uyuşturucu imal ve ticareti kanunda sayılan suçlar arasında. Kolluğun kişiyi daha önce düşünmediği bir suça sürüklediği iddiası ise delilin hukuka uygunluğu açısından incelenir; yalnızca "beni kandırdılar" demek yetmez. Bu başlık ayrı bir yazıda: polis tuzağı ile uyuşturucu satışı.

Ceza ve sonraki adımlar

Ticaret fıkrasının cezası ağır olduğu için dosyanın ilk haftaları kritik. Gözaltı süresi genel kuralda yirmi dört saat; toplu işlenen suçlarda savcı bunu her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabiliyor (CMK 91). Gözaltı sonunda şüpheli serbest bırakılabilir, adli kontrol uygulanabilir ya da tutuklama talebiyle hâkim önüne çıkarılabilir. Tek seferlik devir iddiasında bile 188 katalog suçlar arasında olduğu için tutuklama istemi gündeme gelebiliyor; bu yüzden hâkim önünde "tek seferdi, kullanıcıyım, ikamet adresim belli" gibi somut gerekçelerle adli kontrolün yeterli olduğunu göstermek gerekiyor.

Ticaret hükmünden mahkûmiyette ceza on yıldan başlıyor; dava ağır ceza mahkemesinde görülüyor. Kovuşturma sırasında eylemin münhasıran kullanım için bulundurma olduğu anlaşılırsa TCK 191/8 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması söz konusu. Fiilin 188'den 191'e kayabilmesi için delillerin kullanım amacını yeterince göstermesi gerekir.

Suça iştirak eden kişi resmî makamlar haber almadan önce suç ortaklarını ve maddenin bulunduğu yerleri bildirirse cezaya hükmolunmaz; haber alındıktan sonra gönüllü yardımda cezanın dörtte birinden yarısına kadarı indirilir (TCK 192). Ayrıntı için etkin pişmanlık yazısına bakın.

Birden fazla satış tek suç mu, çok suç mu

Aynı kişiye ya da farklı kişilere birkaç kez satış yapıldığı iddia edilirse akla zincirleme suç gelir. TCK 43/1'e göre bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde tek ceza verilir, ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu hüküm uygulanır; uyuşturucu satışında mağdur belli bir kişi olmadığından kanunun bu cümlesi gündeme gelir. Farklı günlerdeki satışların tek bir suç işleme kararına mı, ayrı ayrı kararlara mı bağlı olduğu ise dosyada tartışılan bir konu.

Savunma açısından bu ayrım önemli. Tek kararın icrası olarak görülen satışlar için tek ceza verilip artırılır; her biri ayrı karar olarak görülürse cezalar ayrı hesaplanır. Hangisinin uygulanacağını mahkeme, fiillerin zamanına, aynı kişiye mi yapıldığına ve aralarındaki bağa bakarak belirliyor. Telefon kaydında tarihleri sıralı alıcı listesi bulunan bir dosyada bu soru kaçınılmaz.

Satış yapılmadan yakalanırsa

Alıcıyla buluşmaya giderken, madde elinde yakalanan kişi için iki ayrı soru çıkıyor. Birincisi, bulundurma ya da satışa arz etme fiilleri zaten tamamlanmış sayılabiliyor mu. İkincisi, devir gerçekleşmediği için teşebbüs hükümleri uygulanabilir mi (TCK 35). Kanundaki fiil listesi geniş olduğu için çoğu zaman "satışa arz eden" ya da "bulunduran" fiili tamamlanmış kabul ediliyor ve teşebbüs tartışması geri planda kalıyor. Bunun savunma açısından anlamı şu: devir yapılmadı demek, tek başına cezayı kaldırmıyor.

Aramadan önce ne bilmek gerekir

Tek seferlik devirle sürekli ticaret arasındaki fark kanunda değil, dosyada ortaya çıkıyor. Hangi fiilin isnat edildiğini, hangi delilin o fiili gösterdiğini ve savunmanın hangi noktada yerleşebileceğini görmek için gözaltı, ifade çağrısı ya da iddianame aşamasında erken bakmak yardımcı olur. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Arkadaşıma uyuşturucu vermek suç mu, para almasam da?

Evet olabilir. TCK 188/3, 'başkalarına veren' kişiyi de sayar ve karşılık almayı şart koşmaz. Madde birlikte kullanmak amacıyla paylaşılmışsa fiil kullanım suçuna yaklaşabilir, ama bu delillerle tartışılır.

Bir kez uyuşturucu sattım, ticaret sayılır mı?

Kanun sayısal bir eşik koymaz. Tek bir satış TCK 188/3'ün 'satan' fiilini oluşturmaya yeter. Sıklık ve miktar, yalnızca cezanın alt sınırdan uzaklaşıp uzaklaşmayacağı bakımından önem taşır.

Kullanıcı olarak arkadaşıma bir ya da iki kullanımlık verirsem ne olur?

Dosyaya göre iki farklı sonuç çıkabilir: fiil kullanım için paylaşma olarak görülür ve TCK 191 uygulanır; ya da başkalarına verme sayılarak TCK 188/3'e gidilir. Hangisi olacağını miktar, ilişki, ödeme ve yazışmalar belirler.

Uyuşturucu satışında aracılık yapan kişi de cezalanır mı?

Evet. Aracı kişi bazen 'sevk eden', bazen 'nakleden', bazen suça iştirak eden olarak yargılanır. Hangi sıfatla yargılandığı, cezayı ve savunmanın yönünü değiştirir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 35, 37, 39, 43, 188, 191, 192
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91, 100, 139

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.