Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Soruşturma, tutuklama ve yargılama
  5. Telefona el koyma ve şifre vermek zorunda mıyım

CEZA HUKUKU

Telefona el koyma ve şifre vermek zorunda mıyım

Telefona el konulunca şifre vermek zorunda mısınız? CMK 134'e göre cihaz, kopya ve iade süreci, susma hakkı ve AYM'nin iptal kararının yürürlük tarihi.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • CMK 134 telefonun şifresini vermeyi zorunlu kılan bir hüküm içermez; şifre çözülemezse cihaza el konulup çözüm yapılır, çözüm ve kopya tamamlanınca cihaz gecikmeden iade edilir (CMK 134/2).
  • Şüpheli, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkına sahiptir (CMK 147/1-e); baskı, tehdit veya aldatmayla elde edilen beyan rıza ile verilmiş olsa da delil olmaz (CMK 148/3).
  • Cihazdaki veriler için arama, kopyalama ve elkoyma kararını hâkim verir; gecikmesinde sakınca varsa savcı verir ve bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.
  • Anayasa Mahkemesi CMK 134'ün tamamını iptal etti; iptal 25 Şubat 2027'de yürürlüğe girecek, o güne kadar madde uygulanıyor.
  • Sistemin yedeği alınır ve bir kopyası şüpheliye veya vekiline imza karşılığı verilir (CMK 134/3-4).

Telefonunuza el konulduğunda ilk akla gelen soru şifredir. Kısa cevap şu: CMK 134, şifreyi vermeyi bir yükümlülük olarak yazmıyor. Kanun tam tersini öngörüyor; şifre çözülemezse cihaza el konulup çözüm işlemi yapılır. Yine de şifre meselesi tek başına bir hak sorusu değil, savunma stratejisinin de parçası.

Kanun şifre hakkında ne diyor

CMK 134'ün ilk fıkrası, bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerde arama yapılmasını, kayıtlardan kopya çıkarılmasını ve bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesini düzenliyor. Uygulamada telefon da bu kapsamda değerlendiriliyor, çünkü içindeki veri bir bilgisayar kütüğü gibi işleniyor. Şartlar ağır: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri olacak ve başka surette delil elde etme imkânı bulunmayacak.

İkinci fıkra şifreye geliyor. Sisteme şifrenin çözülememesinden dolayı girilemiyorsa, gizlenmiş bilgilere ulaşılamıyorsa ya da işlem uzun sürecekse, çözüm ve kopya alınabilsin diye bu araç ve gereçlere el konulabilir. Şifre çözülüp gerekli kopyalar alınınca cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. Metinde “şifreyi vermeyen şüpheli şu cezayı alır” diye bir cümle yok. Şifre vermemek, kanunda ayrı bir suç ya da cezalandırılan bir ihlal olarak sayılmamış.

Kimin kararıyla yapılır

Kural olarak karar hâkimden çıkar. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı da karar verebilir. Savcı kararı verirse bunu yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunmak zorunda, hâkim de en geç yirmi dört saat içinde kararını açıklıyor. Süre dolarsa ya da hâkim aksine karar verirse çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha ediliyor.

Burada polisin tek başına “telefonu aç” demesi yetmiyor. Arama, kopyalama ve çözme için CMK 134/1'deki karar şart; el koyma ise CMK 127'ye göre hâkim kararıyla, gecikmesinde savcının (savcıya ulaşılamazsa kolluk amirinin) yazılı emriyle yapılabilir. Yani telefonu açtırmak ve içindeki mesajlara bakmak ayrı bir karar gerektiriyor. Gözaltı sırasında telefonunuzdaki mesajlara bakıldıysa ve elinizde böyle bir karar yoksa bunu avukatınıza mutlaka söyleyin; hukuka aykırı delil iddiası buradan doğabilir.

Susma hakkı şifreyi de kapsar mı

Soru kanunda doğrudan cevaplanmıyor, ama ilkeler belli. CMK 147/1-e uyarınca ifade alınırken şüpheliye yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkı olduğu söylenir. CMK 148 ise beyanın özgür iradeye dayanmasını arıyor: kötü davranma, aldatma, tehdit gibi yollarla alınan beyan, kişi rıza göstermiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Bu yüzden “şifreyi ver, yoksa tutuklarız” gibi cümleler, kanunun dışında bir baskı yöntemi sayılabilir.

Öte yandan şifreyi vermek de bir hak kaybı değil; bazen savunmanın işine yarar. Telefonda suçlamayı çürüten yazışmalar, konum kayıtları ya da ödeme dekontları olabilir. Karar kişiye göre değişir. Önemli olan, bu kararı ilk anın korkusuyla değil, avukatınızla birlikte, dosyadaki iddiayı bilerek vermek. Susma hakkının sınırlarını susma hakkı yazımızda bulabilirsiniz.

Şüpheli olmayan birinin telefonu

CMK 134'ün metni “şüphelinin kullandığı” bilgisayar ve programlardan söz ediyor. Tanık ya da suçtan zarar gören kişinin telefonu bu fıkranın doğrudan konusu değil. Böyle bir telefon, ispat aracı olarak yararlı görülürse eşya olarak CMK 123 uyarınca muhafaza altına alınabilir; sahibi rızasıyla teslim etmezse el koyma yoluna gidilir. Mağdurlar sık sık mesajlarını delil olarak göstermek için telefonlarını kendileri teslim eder. Bu durumda rıza vardır, ama teslim edilen şey cihazın tamamı mı yoksa yalnızca ilgili yazışmalar mı, tutanakta açıkça yazılmalıdır.

Aile içi bir davada eşinizin ya da çocuğunuzun telefonu gündeme geliyorsa, o kişinin kendi hakları ayrıca değerlendirilir. Mesajlaşmanın karşı tarafındaki kişi de bu işlemden etkilenir; bu yüzden gerekçesiz ve sınırsız bir inceleme talebi, ölçülülük açısından itiraz konusu olabilir.

Kopya, yedek ve imza

Cihaza el konulduğunda sistemdeki bütün verilerin yedeği alınıyor (CMK 134/3). Bu yedekten bir kopya çıkarılıp şüpheliye veya vekiline veriliyor ve bu durum tutanağa geçirilip imza altına alınıyor (134/4). El koymadan da verilerin tamamının ya da bir kısmının kopyası alınabiliyor; kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılıyor, tutanağa kaydediliyor ve ilgililerce imzalanıyor (134/5).

Burada iki şeye dikkat edin. Birincisi, tutanağı okumadan imzalamayın. Tutanakta cihazın hangi tarihte, hangi saatte, hangi sebeple alındığı yazar; yanlışsa itiraz şerhi düşürmek gerekir. İkincisi, kendi kopyanızı mutlaka isteyin. Dosya sonradan açıldığında hangi verinin nereden çıktığını tartışmak için orijinal kopya olmadan ilerlemek zordur.

Telefonun geri alınması

Telefon, bir yandan fiziksel bir eşya. Bu yönüyle CMK 123 ve 127 devreye giriyor: ispat aracı olarak yararlı görülen eşya muhafaza altına alınabilir, yanında bulunduran kişi rızasıyla teslim etmezse el konulabilir. Hâkim kararı olmadan yapılan el koyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamazsa el koyma kendiliğinden kalkar (CMK 127/3). Zilyetliğinde bulunan eşyaya el konulan kişi, hâkimden her zaman karar verilmesini isteyebilir (127/4).

Cihaz yalnızca kopya alınması için tutuluyorsa, kopya alındıktan sonra iade gerekir. Beklemek zorunda olduğunuz bir gün sayısı kanunda yok; “gecikme olmaksızın” ibaresi, uzayan beklemenin gerekçesinin sorulabileceğini gösteriyor. İade isteminiz reddedilirse karara itiraz edebilirsiniz (CMK 131/1); itiraz süresi kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki haftadır (CMK 268/1), bu süreyi kaçırmayın. İade istemi ve itiraz yolunun ayrıntısı için el konulan cihaz ve eşyanın iadesi yazısına bakın.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir iş yerinde yapılan aramada, bir çalışanın telefonuna dolandırıcılık soruşturması nedeniyle el konuluyor. Savcı, gecikmesinde sakınca olduğunu belirterek cihazın incelenmesine karar veriyor. Kolluk, çalışandan şifreyi istiyor; çalışan vermiyor. Telefon kopyalanmak üzere bilirkişiye gönderiliyor. Yirmi dört saat içinde hâkim onayı alınmamışsa, çıkarılan kopyalar hukuka aykırı sayılma riski taşır. Onay alınmışsa itiraz, kararın şartlarına yönelir: “başka surette delil elde etme imkânı yok” denilebilir mi, ölçülülük korunmuş mu. Sonucun ne olacağını söylemek bu aşamada mümkün değil; tartılacak etkenler bunlardır.

Sık yapılan hatalar

Birincisi, panikle telefonu uzaktan silmek ya da fabrika ayarına döndürmek. Bu hem delil karartma suçlamasına zemin hazırlar hem de lehe olabilecek kayıtları yok eder. İkincisi, “nasılsa bulurlar” diyerek kolluğa PIN ve parolaları sözlü olarak yazdırmak; tutanağa giren her cümle delil olabilir. Üçüncüsü, el koyma tutanağını okumadan imzalamak. Dördüncüsü, iade için savcılığa ya da hâkime hiç başvurmadan haftalarca beklemek.

Beşincisi, hukuka aykırı delil itirazını geç yapmak. Delil kanuna aykırı elde edilmişse mahkeme onu ortaya koymayı reddeder (CMK 206/2-a). Bu itiraz, yargılamanın başında yapıldığında anlam kazanır; ayrıntı için hukuka aykırı delil yazısına bakabilirsiniz.

AYM kararı ve sonrası

Anayasa Mahkemesi Şubat 2026'da CMK 134'ün tamamını iptal etti. İptal kararı Resmî Gazete'de yayımından dokuz ay sonra, 25 Şubat 2027'de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar madde olduğu gibi uygulanıyor. Yasama organının yeni bir düzenleme yapıp yapmayacağı ve yaparsa şifre konusunda nasıl bir hüküm koyacağı şu an bilinmiyor; bu nedenle yazının bu bölümü tarih geçtikçe değişebilir.

Telefonunuza el konulduysa ne yapmalısınız

Hangi karara dayanıldığını, kimin verdiğini ve onayın alınıp alınmadığını öğrenmek ilk iştir. Sonra kopyayı ve tutanağı isteyin. Dosyanız ayrıntıya bağlı; cihazda ne olduğu, neyle suçlandığınız ve el koymanın hangi evrede yapıldığı hepsi sonucu etkiler. Gözaltı, ifade çağrısı veya cihazınızın alındığı bir arama söz konusuysa süreler hızlı işler; ilk saatlerde avukatınızın hazır bulunması, ifadenizde ne söyleyeceğinizi ve şifre konusunda hangi tavrı alacağınızı belirler. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Polis telefonumun şifresini isterse vermek zorunda mıyım?

Kanun şifreyi vermeyi bir yükümlülük olarak düzenlemiyor. Şüpheli olarak yüklenen suç hakkında konuşmama hakkınız var (CMK 147/1-e). Kanunda şifreyi vermemeye bağlanmış bir yaptırım yok; şifre çözülemezse cihaza el konulur (CMK 134/2). Hangi tavrın dosyanıza uygun olduğunu avukatınızla konuşarak belirleyin.

Telefonuma el konulduktan sonra ne kadar süre içinde geri verilir?

Kanun gün sayısı vermiyor. CMK 134/2'ye göre şifre çözümü yapılıp gerekli kopyalar alınınca cihaz gecikme olmaksızın iade edilir. Telefon delil olarak muhafaza ediliyorsa iade için savcılığa ya da hâkime başvurabilirsiniz (CMK 131, 127/4).

Telefon aramasına karar vermek için hâkim şart mı?

Kural olarak karar hâkimden çıkar. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir; ama bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saatte karar verir. Onay çıkmazsa kopyalar ve çözülen metinler derhâl imha edilir.

Telefonun içindeki özel fotoğraflar ve mesajlar da incelenir mi?

Karar suçla ilgili delili aramak için verilir; şüpheli ve sanık kopyayı ve tutanağı inceleyebilir. Dosyayla ilgisiz kişisel verilerin kullanılması hukuka aykırılık iddiası doğurur. Bu itirazı yargılamada ileri sürmek için avukatınızın kopya üzerinden inceleme yapması gerekir.

AYM CMK 134'ü iptal ettiyse telefona el koyma artık yapılamaz mı?

Henüz hayır. İptal kararı 25 Şubat 2027'de yürürlüğe girecek; o tarihe kadar madde olduğu gibi uygulanıyor. Yürürlüğe girdikten sonra yeni bir yasal düzenleme olup olmayacağı belli değil.

Dayanak mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 123, 127, 131, 134, 147, 148, 206, 268

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.