Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Rüşvet, sahtecilik ve örgüt suçları
  5. Tanığı veya bilirkişiyi etkilemeye çalışmanın cezası

CEZA HUKUKU

Tanığı veya bilirkişiyi etkilemeye çalışmanın cezası

Tanığı, bilirkişiyi veya hâkimi etkilemeye çalışmak TCK m. 277 uyarınca iki yıldan dört yıla hapis gerektirir. Şartlar ve savunma yollarını okuyun.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • TCK m. 277/1 uyarınca görülmekte olan davada yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişiye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Teşebbüs iltimas derecesini geçmiyorsa ceza altı aydan iki yıla kadardır.
  • Etkileme fiili aynı zamanda başka bir suçu da oluşturuyorsa fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır (TCK m. 277/2).
  • Madde, görülmekte olan bir davayı arar; soruşturma evresindeki etkileme girişimleri bu maddenin kapsamına girmez.

Bir dava sürerken tanıkla konuştuğunuz için ya da bir bilirkişiye ulaşmaya çalıştığınız için suçlanıyorsanız, aradığınız madde büyük olasılıkla TCK m. 277'dir. Bu madde, görülmekte olan davada yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişiye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörür.

Madde neyi cezalandırıyor?

TCK m. 277/1'in metni uzun ama mantığı basit. Kişi, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla hareket eder. Hedef, davanın taraflarından birinin, sanığın, katılanın ya da mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar, işlem ya da beyan için hâkimi, bilirkişiyi veya tanığı etkilemektir. Yani sadece konuşmak değil, belli bir amaçla ve hukuka aykırı biçimde etkilemeye girişmek aranır.

"Teşebbüs" kelimesi burada önemlidir. Etkilemenin başarılı olması gerekmez; tanık baskıya boyun eğmese bile girişim suçu oluşturabilir.

Soruşturma aşaması dışarıda mı kaldı?

Madde 2012'de yeniden düzenlenmiş, 2014 yılında yeniden değiştirilmiştir. Bu değişiklikle "yapılmakta olan bir soruşturmada" ve "şüpheli veya" ibareleri metinden çıkarılmıştır. Güncel metin yalnızca görülmekte olan davayı anar. Bu, soruşturma sırasındaki baskının cezasız kaldığı anlamına gelmez; fiil tehdit, şantaj ya da başka bir suç tipini oluşturabilir. Ama TCK m. 277 bakımından dava aşamasının başlamış olması aranır.

İltimas derecesindeki girişim

Sonradan eklenen cümleye göre teşebbüs iltimas derecesini geçmezse ceza altı aydan iki yıla kadardır. Pratikte bu, tanığa baskı kurmadan, sadece "bir iyilik olarak" şahsi ricada bulunma gibi durumları ayırır. Sınırı çizmek kolay değildir; ricanın tonuna, ilişkinin niteliğine bakılır; karşı tarafın bunu nasıl algıladığı da delil sayılır. Sınırı çoğunlukla mesaj kayıtları belirler; ses kayıtları ve tanığın o günkü beyanı bunları destekler.

Başka suçla birlikte işlenirse

TCK m. 277/2'ye göre etkilemeye teşebbüs oluşturan fiil aynı zamanda başka bir suç da ise fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır. Bir tanığa "ifaden değişmezse sana zarar veririm" demek hem etkilemeye teşebbüs hem de tehdit olabilir. Bu durumda en ağır cezayı gerektiren suç esas alınır ve bu ceza artırılır.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Bir iş kazası davasında sanık işveren, duruşmadan iki gün önce olayı görmüş bir çalışanı arıyor. "Rapordaki saati hatırlamıyorum dersen herkes rahat eder, işin de güvende" diyor. Çalışan görüşmeyi kaydedip savcılığa veriyor. Burada sanığın amacı, hâkimin kararını etkileyecek bir beyanı yönlendirmektir. Savunmada görüşmenin neden yapıldığı, ricanın içeriği ve kaydın bütünlüğü tartışılır. Kayıt gizli yapılmışsa delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı ayrı bir sorudur.

Savunmada hangi noktalara bakılır?

İlk soru, dava gerçekten açılmış mıydı? İkinci soru, söylenenler etkilemeye mi yönelikti, yoksa tanık sadece olayı hatırlaması için mi arandı? Üçüncü soru, "hukuka aykırı" yön var mıydı: tehdit, vaat, çıkar ya da baskı. Aynı konuşma bir dostun hatırlatması olarak da bir baskı olarak da okunabilir ve fark mesajın bütününden çıkar. Bilirkişiyle yapılan görüşmelerde de rapor hazırlanırken verilen bilgi ile rapora yön verme çabası ayrılır.

Cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesi bir yıl, ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise iki yıl sınırına bağlıdır. İltimas derecesindeki hafif ceza bu sınırların içine girebilir; temel cezada ise bu seçenekler çoğu zaman gündeme gelmez. Ceza hukukunun genel ilkelerine ceza hukuku çalışma alanı sayfasından ulaşabilirsiniz.

Yakın suçlardan farkı

Bilirkişinin kendisinin gerçeğe aykırı rapor vermesi ayrı bir suçtur; bunu gerçeğe aykırı bilirkişilik yazısında okuyabilirsiniz. Tanığın kendisi yemin altında yalan söylerse yalan tanıklık gündeme gelir. Tanıkla anlaşıp onun yerine başkasını suçlatmak ise iftira ya da suç uydurma tartışmasına dönüşebilir. Kendini savunurken yapılan meşru işlemler, örneğin tanık listesi vermek, bu suçu oluşturmaz.

Hangi davranışlar bu kapsama girer?

Dosyalarda en sık karşılaşılan örnekler şunlardır: tanığa para vaat etmek, duruşmadan önce evine gitmek, aileye baskı kurmak, işinden olacağı korkusunu yaşatmak ya da mesajla "ne diyeceğini" yazıp göndermek. Bilirkişi yönünden ise rapor hazırlanırken görevliye hediye, çıkar ya da kişisel baskı yoluyla yön verme çabası öne çıkar. Hâkimi etkileme girişimi ise nadir görülür, ama kararı yönlendirme amaçlı şahsi ilişki kurma iddiaları bu başlıkta incelenir.

Mağdur ya da tanık olarak ne yapılır?

Baskıya uğrayan kişi, mesaj ve arama kayıtlarını saklamalı, tarihleri not almalıdır; durumu da hemen dosyanın savcısına ya da duruşma hâkimine bildirmesi gerekir. Tanık koruma tedbirleri talep etmek de mümkündür. Baskıyı kayda alan kişinin kaydı nasıl edindiği önemlidir; kaydı kendi konuşmasında yapmak ile üçüncü kişilerin konuşmasını dinlemek hukuken farklı sonuçlar doğurur.

Delil olarak mesajlar

Bu dosyalarda ana delil çoğunlukla yazışmadır. Mesajın gönderildiği tarih, davanın açılıp açılmadığı ve içeriğin tanığın sonraki beyanıyla örtüşüp örtüşmediği birlikte okunur. Tanık duruşmada önceki ifadesinden dönmüşse savcılık bunu etkilemenin sonucu olarak görmeye eğilimli olur. Savunma ise dönüşün başka nedenlerini, örneğin tanığın hatırlayamadığı ayrıntıları ya da önceki ifadesinin baskıyla alındığı iddiasını gündeme getirebilir. Mesajlar ekran görüntüsü yerine telefondan bütünüyle yedeklenmelidir, çünkü kırpılmış görüntü bağlamı bozar.

Tanığın kendi sorumluluğu

Baskıya boyun eğip gerçeğe aykırı beyan veren tanık da ayrıca yargılanabilir. Bu nedenle etkilenen kişi ilk fırsatta durumu mahkemeye anlatırsa hem kendini korur hem de dosyaya doğru bilgi girmesini sağlar. Duruşmada beyan değiştirmenin nedeni sorulduğunda dürüst cevap vermek, sonraki yargılamada belirleyici olur.

Hızlı hareket etmenin değeri

Etkileme suçlamaları çoğunlukla mesaj yazışmalarına, arama kaydına ve tanık beyanına dayanır. Telefonunuzdaki yazışmaları silmeyin; silmek ayrı bir sorun yaratır, bu konuya delilleri yok etme yazısında değindik. Dosyanızı durumunuza göre değerlendirmek için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Tanığa 'ifadeni değiştir' demek suç mudur?

Görülmekte olan bir davada, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya haksızlık oluşturmak amacıyla tanığı hukuka aykırı biçimde etkilemeye çalışmak TCK m. 277 kapsamında suç olabilir. Amaç ve yöntem birlikte değerlendirilir.

Cezası ne kadardır?

Temel ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Teşebbüs iltimas derecesini geçmiyorsa altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Soruşturma aşamasında tanığı etkilemek bu maddeye girer mi?

Maddenin güncel metni 'görülmekte olan bir dava' ibaresini taşır. Soruşturma aşamasına ilişkin ibareler sonraki bir kanun değişikliğiyle metinden çıkarılmıştır. Ancak aynı fiil başka bir suç tipini oluşturabilir.

Etkileme sırasında tehdit de varsa ne olur?

Fiil aynı zamanda tehdit gibi başka bir suçu da oluşturuyorsa fikri içtima hükümleri uygulanır ve verilecek ceza yarısına kadar artırılır (TCK m. 277/2).

Bu suçlamayla karşılaşırsam ne yapmalıyım?

Kiminle, ne zaman ve hangi iletişim kanalıyla görüştüğünüzü, mesajların içeriğini ve tanığın beyanıyla ilişkisini ifade öncesinde avukatınızla değerlendirin.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 277
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 44, 50, 51
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.