KISACA
- Şantaj suçu (TCK 107) şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiğinde re'sen soruşturma yapar.
- CMK 253'teki uzlaştırma listesinde TCK 107 yoktur; şantajda kural olarak uzlaştırma yoluna gidilmez (adli süreçteki çocuklara ilişkin 253/1-c bendi ayrıca incelenir).
- Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi kamu davasını düşürmez, ancak dosyanın seyrini ve takdiri etkileyebilir.
- Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır; görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
- Hapis cezası iki yılı geçmezse hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231) gündeme gelebilir; bu mahkemenin takdirindedir.
Şantaj yapıldığını düşünüyorsanız ya da size şantaj suçlaması yöneltildiyse ilk sorunuz büyük ihtimalle şudur: şikâyetten vazgeçilirse bu iş kapanır mı? Kanunun cevabı net. Şantaj suçu, TCK 107'de düzenlenir, şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında sayılmaz. Mağdur şikâyetini geri çekse bile kamu davası kendiliğinden düşmez.
Şantaj suçu TCK 107'de nasıl tarif ediliyor?
Birinci fıkra, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı bir şeyi yapmaya, yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişiyi cezalandırır. Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. İkinci fıkra, kendisine veya başkasına yarar sağlamak için bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidinde bulunulmasını da aynı cezaya bağlar.
Yani “parayı göndermezsen özel fotoğraflarını yayarım” cümlesi ikinci fıkra kapsamındadır. “Borcunu ödemezsen seni savcılığa şikâyet ederim” gibi bir cümlenin şantaj sayılıp sayılmayacağı ise ayrı bir tartışma konusu; bunu borç nedeniyle şantaj ve tehdit yazısında anlattım. Şantajla tehdit arasındaki temel farkı da şantajın cezası ve tehditten farkı yazısında bulabilirsiniz.
Şikâyete bağlı mı?
Şikâyete bağlı suçlar, mağdur şikâyet etmedikçe soruşturulamayan suçlardır. TCK 73/1'e göre bu suçlarda yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Kanun hangi suçların şikâyete bağlı olduğunu madde metninde açıkça yazar. TCK 107'de böyle bir ibare yoktur. Karşılaştırma için: TCK 106/1'in son cümlesindeki malvarlığına yönelik tehdit, madde metninde “mağdurun şikâyeti üzerine” denildiği için şikâyete bağlıdır. Şantajda bu ifade geçmez.
Pratikte bunun anlamı şu: mağdur savcılığa gitmese bile, olay bir yoldan savcılığın bilgisine ulaşırsa (örneğin kolluğa gelen bir ihbar, bir başka soruşturmada ele geçen mesajlar) soruşturma açılır.
Şikâyetten vazgeçmek ne işe yarar, ne işe yaramaz?
Şikâyetten vazgeçmenin davayı düşürmesi, TCK 73/4 gereği yalnızca şikâyete bağlı suçlarda geçerlidir. Şantajda vazgeçme dilekçesi tek başına sonuç doğurmaz. Savcılık soruşturmayı yürütür, mahkeme davaya bakar.
Bunun hiçbir etkisi olmadığını da söylemek doğru olmaz. Dosyanın büyük bölümü mağdurun beyanına ve sunduğu mesajlara dayanır. Mağdur duruşmada beyanını değiştirirse ya da şikâyetçi olmadığını söylerse mahkeme hâlâ diğer delillere bakar; elde yeterli delil varsa yargılama sürer. Zararın giderilmesi, mağdurla sulh olunması gibi hâller ise cezanın belirlenmesinde, takdiri indirimde (TCK 62) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirmesinde mahkemenin göz önüne alabileceği unsurlardır. Bunların hiçbiri sonucu önceden garanti etmez.
Uzlaştırma neden yapılmaz?
CMK 253, uzlaştırma girişiminin hangi suçlarda yapılacağını sayar. İlk kapı, soruşturulması şikâyete bağlı suçlardır (253/1-a). İkinci kapı, şikâyete bağlı olup olmamasına bakılmaksızın kanunda tek tek adı geçen suçlardır (253/1-b): kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdit (yalnızca TCK 106'nın birinci fıkrası), konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, dolandırıcılık gibi. Liste kapalıdır; TCK 107 bu listede yoktur. Şantaj ne birinci kapıdan ne ikinciden girer. Çocukların karıştığı dosyalar için ayrı bir (c) bendi var, ancak o bent mağdurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olmasını ve üst sınırı üç yılı geçmeyen suçları arar; adli süreçteki çocuk söz konusuysa ve mağdur gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisiyse, şantajın üst sınırı üç yılı geçmediği için bu bent kapsamında uzlaştırma gündeme gelebilir.
Karıştırılan nokta şu: tehdit suçunun temel hâlinde uzlaştırma yapılabildiği için insanlar şantajda da yapılabileceğini sanıyor. Aynı kategoride değiller. Tehditte uzlaştırma nasıl işler diye merak ediyorsanız tehdit suçunda uzlaştırma yazısına bakabilirsiniz.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi, eski partnerine “paranı göndermezsen ortak fotoğraflarımızı iş yerindeki herkese yollarım” diye mesaj atıyor. Mağdur ilk günlerde ekran görüntüleriyle savcılığa gidiyor, bir hafta sonra arkadaşları devreye girince “şikâyetimden vazgeçiyorum” diyor. Bu durumda savcılık yine de mesajları, telefon kayıtlarını ve varsa hesap hareketlerini inceler. Mağdurun vazgeçme beyanı dosyaya girer ama kamu davası açılmasına engel olmaz. Sonucun ne olacağını söylemek mümkün değil; mesajların içeriği, kime yazıldığı ve talebin ne olduğu dosyayı belirler.
Dava hangi mahkemede görülür, süreler ne?
Üst sınır üç yıl olduğu için görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; ağır ceza mahkemesinin görevi 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla sınırlıdır. Dava zamanaşımı, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlar için TCK 66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Savcı huzurunda ifade alınması, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet kararı süreyi keser ve yeniden başlatır; ancak kesilme hâlinde süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/2-4).
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise mahkeme, CMK 231/5 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bu bir hak değil, takdir yetkisidir; zararın giderilmesi gibi şartlar da aranır. Ayrıca soruşturma aşamasında, uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışında kalan ve üst sınırı üç yıl veya daha az hapis olan suçlarda savcı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verebilir (CMK 171). Şantajda üst sınır üç yıl olduğu için ihtimal masaya gelir ama şartlara bağlıdır.
Sık yapılan hatalar
Mağdur tarafında en sık hata, delili silmek ya da telefonu değiştirmektir. Mesajlar, arama kayıtları, hesap dökümleri ve ekran görüntüleri olduğu gibi saklanmalı. “Şantajcıyla konuşup ikna ederim” diyerek yeni mesajlaşmalara girişmek de dosyayı karıştırabilir.
Şüpheli tarafında ise ilk hata, uzlaşma yapılabileceğini düşünerek karşı tarafla pazarlığa oturmaktır. Karşı tarafa yazılacak yeni bir mesaj, ifadede aleyhe kullanılabilir. İfadeye çağrıldıysanız, avukat eşliğinde savunma vermek ve susma hakkını kullanabilmek hakkınızdır.
Dosyanız için bu soruları kime sormalı
Şantaj dosyalarında sonucu belirleyen şey mesajların tam metni, talebin türü ve tarafların ilişkisidir; aynı kanun maddesi iki farklı dosyada çok farklı sonuçlar doğurabilir. Mağdursanız delilleri nasıl toplayacağınızı, şüpheliyseniz ifadeye nasıl hazırlanacağınızı konuşmak için büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Savcılık çağrısı geldiyse, ifade tarihine kadar geçen gün sayısı kıymetlidir; çünkü delillerin nasıl sunulacağı ya da savunmanın nasıl kurulacağı ifadeden önce netleşmelidir. Bilgi için iletişim sayfasından bize ulaşabilir, genel bilgi için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Şantaj suçunda şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?
Hayır. TCK 107 şikâyete bağlı suçlar arasında değildir. Şikâyetten vazgeçme davayı düşüren sebep olarak yalnız şikâyete bağlı suçlarda geçerlidir (TCK 73/4). Şantajda savcılık soruşturmayı sürdürür; mağdurun vazgeçmesi ancak tanık beyanı ve delil durumu üzerinden dosyayı etkiler.
Şantajda uzlaşma olur mu, uzlaştırmacı atanır mı?
Kural olarak olmaz. CMK 253/1-b bendi uzlaştırmaya tabi tehdit suçunu yalnızca TCK 106'nın birinci fıkrası olarak sayar; TCK 107 listede yer almaz. Şantaj şikâyete bağlı olmadığı için (a) bendinden de yararlanmaz. Taraflar kendi aralarında anlaşsa bile bu, uzlaştırma hükmünü doğurmaz.
Şantaj ile tehdit aynı şey mi, ikisinde de uzlaştırma yok mu?
Aynı değil. Tehdidin temel hâli (TCK 106/1) uzlaştırma kapsamındadır; şantaj değildir. Şantajda fail, bir şey yapmaya ya da yapmamaya zorlamak için bir kötülüğü açıklama tehdidinde bulunur. Olayınızın hangisine girdiği, mesajların içeriğine göre belirlenir.
Şantaj yaptığım iddiasıyla ifadeye çağrıldım, hapis kaçınılmaz mı?
Hayır, ama dosya ciddidir. Ceza bir yıldan üç yıla kadardır. Mahkeme alt sınırdan ayrılıp ayrılmayacağına, indirim nedenlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi seçeneklere dosyanın içeriğine göre karar verir. Önce mesajların kime, neden gönderildiğinin netleşmesi gerekir.
Şantaj şikâyetini ne kadar süre içinde yapmam gerekir?
Şikâyete bağlı olmadığı için altı aylık şikâyet süresi (TCK 73/1) şantajda aranmaz. Yine de kanıtların (mesajlar, ekran görüntüleri, hesap kayıtları) kaybolmaması için gecikmeden başvurmak, soruşturma bakımından işinizi kolaylaştırır. Zamanaşımı sekiz yıldır; kesilme sebepleri süreyi yeniden başlatır, ancak toplam süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67).
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 62, 66, 67, 73, 106, 107
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 171, 231, 253
- 5235 sayılı Kanun m. 12, 14
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.