KISACA
- Kanunda evlenmeyi ceza sorumluluğunu kaldıran bir neden olarak sayan hüküm yoktur; evlilik tek başına dava ya da cezayı düşürmez.
- TCK 104/1 şikâyete bağlıdır; evlendikten sonra şikâyetçinin vazgeçmesi ve sanığın bunu kabul etmesi hâlinde dava düşer (TCK 73/4, 73/6).
- Çocuk on beş yaşından küçükse ya da fail evlenme yasağı bulunan kişiyse suç şikâyete bağlı değildir; evlilik veya vazgeçme dosyayı kapatmaz. Zaten yasak yakınlar evlenemez (TMK 129).
- Evlenme yaşı on yedidir; hâkim, olağanüstü durum ve pek önemli sebeple on altı yaşını dolduranın evlenmesine izin verebilir (TMK 124). On altı yaşından küçük biri evlenemez.
Kısa cevap: evlenmek, reşit olmayanla cinsel ilişki davasını kendiliğinden düşürmez. Kanunda evliliği ceza sorumluluğunu kaldıran bir sebep olarak sayan bir hüküm yok. Evlilik dosyaya dolaylı etki edebilir, ama bunun yolu şikâyetten vazgeçme ve hâkimin takdiridir.
Çift olarak sorduğunuz soruyu ikiye bölelim
Soru genellikle iki farklı şeyi birlikte soruyor: evlenirsek dava düşer mi, ve evlenmek için engel var mı. İkisinin cevabı ayrı maddelerden geliyor.
Ceza tarafında önce çocuğun yaşına bakılır. Çocuk on beşini bitirmişse ve ilişki cebir, tehdit ya da hile olmadan yaşanmışsa fiil TCK 104/1'dedir ve ancak şikâyet üzerine soruşturulur. Çocuk on beşin altındaysa fiil TCK 103'tür, şikâyet aranmaz ve evlilik hiçbir şeyi değiştirmez.
Medeni hukuk tarafında evlenme yaşı Türk Medeni Kanunu'nda belirlenmiştir. Erkek ya da kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş kişinin evlenmesine izin verebilir; olanak bulundukça karardan önce ana baba ya da vasi dinlenir (TMK 124). Küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez (TMK 126). Yani on altıdan küçük bir çocukla evlilik hiçbir şekilde kurulamaz; ceza davası sürerken evlilik hedefleniyorsa önce bu şartların oluşması gerekir.
104/1'de evlilik vazgeçmeye nasıl bağlanır
104/1 şikâyete bağlıdır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça, suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür (TCK 73/4). Vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK 73/6), yani sanığın da vazgeçmeyi kabul etmesi gerekir. Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz.
Çiftler arasında olan bu: şikâyet edildikten sonra taraflar evlenmeye karar veriyor, şikâyetçi (çocuk ya da kanuni temsilcisi) vazgeçme dilekçesi veriyor. Evlilik bu adımı mümkün kılan bir sebep, kendisi düşme nedeni değil. Vazgeçmenin geçerli olması için beyanın serbest iradeyle yapıldığı görülmelidir. Aile baskısıyla ya da para karşılığı alınan bir vazgeçme hem beyanı zayıflatır hem de ayrı bir suç doğurabilir. Süreç ayrıntısı için reşit olmayanla cinsel ilişki şikâyete bağlı mı yazısına bakabilirsiniz.
Uzlaştırma bu dosyada yoktur: cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK 253/3). Taraflar arasında anlaşma varsa bunun hukuki ifadesi şikâyetten vazgeçmedir.
Evlilik sonuç doğurmayan durumlar
Birinci grup: çocuk on beş yaşından küçük ya da fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamayacak durumdaysa TCK 103 uygulanır. Şikâyet hiç aranmadığı için vazgeçme de sonuç doğurmaz. Evlilik de bu dosyada ancak takdiri indirim ya da HAGB gibi kurumlarda bir olgu olarak anlatılabilir.
İkinci grup: 104/2 ve 104/3. Suç, mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan biri tarafından ya da evlat edineceği çocuğun bakımını üstlenen veya koruyucu aile olan kişi tarafından işlenmişse şikâyet aranmaz. Evlenme yasağı bulunan kişiler (üstsoy-altsoy, kardeşler, amca-dayı-hala-teyze ile yeğenleri, kayın hısımları, evlat edinen-evlatlık) zaten birbiriyle evlenemez (TMK 129). Dolayısıyla evlilik bu grupta ne hukuken kurulabilir ne de dosyayı etkiler.
Üçüncü grup: ilişki cebir, tehdit ya da hileyle başlamışsa. Bu hâlde dosya 103/1-b'ye kayar ve evlilik teklifi bu iddiayı sildirmez; aksine, evliliğin baskıyla gündeme geldiği iddiası ayrıca incelenir.
Cezanın belirlenmesinde ve HAGB'de evlilik
Kanunda "evlenen sanığa indirim" gibi otomatik bir hüküm yok. Mahkeme takdiri indirim kararında failin geçmişini, sosyal ilişkilerini, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışlarını ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerini göz önünde bulundurabilir (TCK 62/2). Sanığın çocukla gerçekten bir aile kurmuş olması bu çerçevede anlatılabilecek bir olgudur. Ancak hâkim bu olguyu tartarken şikâyetçinin iradesini, çocuğun yaşını ve ilişkinin başlangıcını da dikkate alır.
HAGB söz konusu olursa (hapis iki yıl veya daha azsa) sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve mağdurun uğradığı zararın giderilmesi aranır (CMK 231/6). Evlilik burada da bir olgu olarak sunulur ama koşulların yerini almaz.
Evlendikten sonraki ilişki ve evlilik öncesindeki fiil
Kanun metninde evlilikten sonraki ilişki için ayrı bir istisna ya da evliliğin önceki fiili geçmişe dönük ortadan kaldırdığına dair bir hüküm yok. Hakkında dava açılan ilişki tarihi evlilikten öncesine aitse, o tarihte çocuğun yaşı ve fiilin nitelendirilmesi önemini korur. Dosyada ilişkinin kaç kez ve hangi tarihlerde yaşandığı bu nedenle belirlenir; zincirleme suç söz konusuysa bu tespit hem cezayı (TCK 43) hem zamanaşımı hesabını etkiler.
Evliliğin kendisi de hukuki olarak sınanabilir. Kanunun aradığı yaş, hâkim izni ya da yasal temsilci izni eksikse, evlilik sonradan sorun çıkarabilir. Bu yüzden evliliğe geçmeden önce tarafların medeni durumu, yaşı ve gerekli izinler gözden geçirilmelidir (TMK 124, 126). Çocukla ilgili ceza dosyasının ayrıntısı için çocuğun cinsel istismarı cezası ve şikâyetten vazgeçme ilkeleri için cinsel saldırı şikâyetinden vazgeçme yazılarına bakabilirsiniz.
Resmî nikâh ile dini tören
Hukuken geçerli evlilik evlendirme memuru önünde kurulur. Memur evleneceklerin birbiriyle evlenmek isteyip istemediğini sorar ve evlenme, olumlu sözlü cevaplarla oluşur (TMK 142). Dini tören ise aile cüzdanı gösterilmeden yapılamaz (TMK 143). İmam huzurunda "nikâhlandık" diye anlatılan bir birliktelik ceza davasında evlilik sayılmaz ve savunma olarak tek başına kullanılamaz.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: on altı buçuk yaşındaki bir kız ile yirmi iki yaşındaki bir genç iki yıldır birlikte. Kızın ailesi şikâyet ediyor; dosya 104/1 kapsamında. Taraflar evlenmek istiyor ama kız on yedi yaşını doldurmadığı için evlenme ancak hâkimin olağanüstü durum izniyle mümkün. Hâkim izin vermezse evlilik kurulamaz. Kız on yedi yaşını doldurup resmen evlenirse, şikâyetçi şikâyetinden vazgeçebilir ve sanık bunu kabul ederse dava düşer. Aynı dosyada kız on dört yaşında olsaydı, evlilik de vazgeçme de bir şey değiştirmezdi. Her aşamada sonuç dosyadaki yaşa, iradenin serbestliğine ve usul adımlarına bağlıdır.
Ailelerin tutumu ve çocuğun iradesi
Bu dosyalarda evlilik çoğu zaman iki gencin kararından çok iki ailenin görüşmesiyle gündeme geliyor. Vazgeçme beyanının serbest iradeyle verilmesi gerekir; baskıyla alınmış bir beyan hem savunmayı zayıflatır hem yeni bir sorun doğurur. Vazgeçme yetkisi suçtan zarar gören kişiye aittir, bu yüzden beyanın kimin adına ve hangi sıfatla verildiği dilekçede açıkça yazılmalıdır.
Evlilik planlayanların düştüğü hatalar
İlk hata evliliği "çözüm" saymak. Evlilik dosyayı kapatmaz; kapatan şey, 104/1'de usulüne uygun vazgeçmedir. İkinci hata aileler arasında para ya da tehdit içeren pazarlığa girişmek; bu hem vazgeçmeyi geçersiz kılar hem de mağdur üzerinde baskı olarak tutuklama gerekçesi sayılabilir (CMK 100/2-b). Üçüncü hata, çocuğu kimlik düzeltmesiyle ya da yaş beyanıyla "büyütmeye" kalkmak: yalan beyan yeni suçlara yol açar ve savunmayı zedeler.
Evlilik ve dava birlikte yürüyorsa
Ceza davası sürerken evlilik hazırlığı yapan bir çift, hangi sırayla hangi adımı atacağını önceden belirlemek zorunda: önce evlenme şartlarının oluşması, ardından vazgeçme beyanının usulüne uygun verilmesi, sanığın bunu kabul etmesi. Durumunuzu anlatmak için bizi arayabilir veya WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Çalışma çerçevemiz için ceza hukuku sayfasına, maddenin ceza aralıkları için reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun cezası yazısına bakabilirsiniz. Duruşma tarihi ya da şikâyet süresi yaklaşıyorsa telefonla başlamak zaman kazandırır.
Sık sorulan sorular
Reşit olmayanla ilişki yaşadıktan sonra evlenirsek dava düşer mi?
Hayır, evlilik tek başına düşme sebebi değildir. 104/1 kapsamındaki dosyada şikâyetçi şikâyetinden vazgeçerse ve sanık vazgeçmeyi kabul ederse dava düşer (TCK 73/4, 73/6). Evlilik bu vazgeçmenin gerekçesi olabilir, ama vazgeçme beyanı ayrıca yapılmalıdır.
Çocuk on beş yaşından küçükse evlenmek bir şey değiştirir mi?
Hayır. On beş yaşından küçük çocukla ilişki TCK 103 kapsamındadır ve şikâyet aranmaz. Üstelik on altı yaşından küçük biri hâkim izniyle bile evlenemez (TMK 124); evlilik fiilin suç olma niteliğini değiştirmez.
Evlilik cezanın belirlenmesinde ya da HAGB'de dikkate alınır mı?
Kanunda otomatik bir indirim yok. Mahkeme takdiri indirimde sanığın geçmişini, sosyal ilişkilerini ve fiilden sonraki davranışlarını (TCK 62/2), HAGB'de ise kişilik özelliklerini ve zararın giderilmesini (CMK 231/6) değerlendirir. Evlilik bu değerlendirmede bir olgu olarak sunulabilir, ancak sonucu önceden söylemek mümkün değildir.
Aile cüzdanı olmadan dini nikâh yeterli olur mu?
Hayır. Hukuken geçerli evlilik evlendirme memuru önünde kurulur ve dini tören aile cüzdanı gösterilmeden yapılamaz (TMK 142, 143). Resmî nikâhsız yapılan bir tören ceza davasında evlilik sayılmaz.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43, 62, 73, 103, 104
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231, 253
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 124, 126, 129, 142, 143
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.