Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Aile Hukuku ve Boşanma
  4. Nafaka alan evlenirse veya birlikte yaşarsa nafaka biter mi

AİLE HUKUKU VE BOŞANMA

Nafaka alan evlenirse veya birlikte yaşarsa nafaka biter mi

Nafaka alacaklısı yeniden evlenirse nafaka kendiliğinden kalkar; evlilik olmadan birlikte yaşarsa mahkeme kararı gerekir. TMK m. 176/3 ve ispat yolları.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • İrat biçiminde bağlanan nafaka, alacaklı yeniden evlenirse kendiliğinden kalkar; ayrıca dava açmak gerekmez (TMK m. 176/3).
  • Alacaklı evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşıyorsa nafaka kendiliğinden kalkmaz, mahkeme kararıyla kaldırılır.
  • İmam nikâhı resmî evlilik sayılmaz; bu yüzden tek başına kendiliğinden kalkma sonucu doğurmaz, fiilî birliktelik olarak ispat konusu olur.
  • Birlikte yaşamayı ispat yükü nafakanın kaldırılmasını isteyen kişidedir.

Nafaka alan eski eşiniz yeniden evlendiyse nafaka, kanun gereği kendiliğinden sona erer. Evlenmeden birlikte yaşıyorsa durum farklıdır: nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır. İkisi arasındaki bu fark, pratikte en çok yanlış anlaşılan noktadır.

Kanun ne diyor?

TMK m. 176/3'ün ilgili kısmı şöyledir: irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklı evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşıyorsa, yoksulluğu ortadan kalkmışsa veya haysiyetsiz hayat sürüyorsa nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır.

Yani "kendiliğinden kalkar" ile "mahkeme kararıyla kaldırılır" arasında bir çizgi var. Birincisinde borç, evlenme tarihinde biter. İkincisinde mahkemenin hükmü gerekir.

Yeniden evlenme halinde

Resmî nikâh kıyılmışsa nafaka kalkmış sayılır. Ödeyen kişi için güvenli yol, nüfus kayıt örneğini ya da evlilik cüzdanı bilgisini temin etmek ve ödemeyi kesmeyi yazılı olarak bildirmektir. Çünkü alacaklı bu durumu kabul etmeyebilir ve icra takibi açarsa itiraz sürecine girersiniz. İtirazda evlenme belgesi tek başına çoğu zaman yeter, ama bunun için ödemeyi kesme tarihini net göstermek gerekir.

Bir ayrıntı: yeniden evlenme tarihinden sonra ödediğiniz tutarları geri isteyip isteyemeyeceğiniz ayrı bir sorudur ve dosyanıza özgü incelemeyi gerektirir.

Evlenmeden birlikte yaşama

Kanunun kullandığı ifade "fiilen evliymiş gibi yaşama"dır. Bu, bir iki gece kalmak ya da arada görüşmek anlamına gelmez. Ortak bir konutta, süreklilik arz eden, ekonomik ve duygusal bir birlikteliğin bulunması aranır. Aynı adreste oturmak önemli bir göstergedir ama tek başına yeterli sayılmaz.

Mahkemenin baktığı unsurlar şunlardır: aynı evde yaşama, giderleri paylaşma, kimlik ve fatura kayıtlarında ortak adres, sosyal çevrenin ikisini eş gibi görmesi, tatile ya da düğünlere birlikte katılma. Hepsi birden aranmaz, ama tek bir olay da yetmez.

İmam nikâhı sorusu

Resmî nikâh olmadığı için imam nikâhı, TMK m. 176/3'teki yeniden evlenmenin tanımına girmez. Ancak imam nikâhıyla birlikte yaşayan kişi çoğunlukla "fiilen evliymiş gibi" yaşıyordur. Bu durumda nafaka kendiliğinden kalkmaz, kaldırma davası açılır ve imam nikâhı bu davada delil olarak kullanılır. Bu konuyu ayrıca imam nikâhının hukuki geçerliliği yazısında bulabilirsiniz.

Nasıl ispat edilir?

İspat yükü kaldırma isteyende olduğundan delilleri baştan toparlamak gerekir. Tanık beyanları, mahalle muhtarı veya apartman yönetiminden alınan yazılar, ortak adres kayıtları, fatura ve abonelik kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve fotoğraflar kullanılabilir. Delil toplarken hukuka uygunluk esastır: başkasının mesajlarını izinsiz ele geçirmek, takip etmek ya da konutuna girmek hem delili geçersiz kılar hem sizi ceza sorumluluğuyla karşı karşıya bırakabilir.

Bu yüzden ev adresini nüfus ve adres kayıt sisteminden sorgulamak, komşuların ifadelerini mahkemede dinletmek ve mahkemeden kolluğa yazı yazdırarak adres tespiti istemek daha sağlam yoldur.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Eski eşiniz boşanma sonrası aynı apartmanda yaşamaya devam ediyor olsun. Bir süre sonra yeni biriyle aynı daireye taşındığını öğreniyorsunuz. Hiç evlenme kaydı yok. Nafakayı keserseniz, alacaklı takip açabilir. Doğru yol kaldırma davası açmak, tanık listesi hazırlamak ve gerekirse mahkemeden keşif ya da adres araştırması istemektir. Dava sürerken ödemeye devam etmek, kazanırsanız bile daha önce ödediklerinizin geri alınıp alınamayacağını ayrıca tartışma konusu yapar; yine de takip riskinden korunmuş olursunuz.

Yoksulluğun ortadan kalkması ayrı bir sebeptir

Alacaklı evlenmese de iyi bir işe girmiş, miras almış ya da başka bir gelir kaynağına kavuşmuş olabilir. TMK m. 176/3 bunu da ayrı bir kaldırma sebebi olarak sayar. Bu halde birliktelik kanıtlamak yerine alacaklının güncel gelir ve mal varlığı tablosunu göstermek gerekir. Banka kayıtları, tapu sorguları, SGK dökümü ve vergi kayıtları burada delil olur.

İki sebebi aynı dilekçede birlikte ileri sürebilirsiniz: hem fiilî birliktelik hem de yoksulluğun kalkması. Hâkim birini yeterli bulmazsa öbürüne bakar. Yine de iddiaları gerçek delile dayandırın; dayanaksız sayılan iddialar davanın tamamının güvenilirliğini zedeler.

Dava açma zamanı

Fiilî birliktelik başladığı anda dava açmak zorunda değilsiniz, ama bekledikçe delil toplamak zorlaşır. Tanıklar unutur, adres kayıtları değişir. Öte yandan çok erken açılan dava, sürekliliği gösteremediği için reddedilebilir. Birkaç ay izlemek, sonra belgeleriyle dava açmak çoğu dosyada daha sağlıklı sonuç verir. Kararın hangi tarihten itibaren kaldırma etkisi doğuracağı da dosyada tartışılır; bu nedenle tarih seçimi önemlidir.

Alacaklı tarafın evlendiğini öğrendiğiniz an, tarihi not edin. Bu tarih, ödemeyi ne zaman keseceğiniz kadar, sonradan fazla ödenen tutarın geri istenmesi bakımından da önem taşır.

Haysiyetsiz hayat iddiası

Kanundaki üçüncü sebep haysiyetsiz hayat sürmedir. Bu, ahlaka aykırı sürekli bir yaşam biçimini anlatır; tek bir olay ya da kişisel beğenmeme bu kapsama girmez. Mahkemeler bu iddiayı çok dikkatli inceler ve ispat yükü ağırdır. Bu sebebi ileri sürmeden önce elinizde somut ve sürekli bir durumu gösteren delil olup olmadığına bakın.

Dikkat edilecek noktalar

Ödemeyi bırakmadan önce hangi durumda olduğunuzu netleştirin. Gerçekten resmî evlilik varsa kayıtla ilerlemek kolaydır. Fiilî birliktelikte ise belgesiz ödemeyi kesmek sizi yanlış tarafa koyabilir.

İkinci olarak, birlikte yaşama iddiasının kısa süreli bir ilişkiden ibaret olmadığını gösterin. Mahkeme sürekliliğe bakar.

Üçüncü olarak, TMK m. 176/3'teki öteki sebepler de gündeme gelebilir. Yoksulluğun ortadan kalkması başka bir dava konusudur ve nafakanın kaldırılması davası yazısında anlatılır. Nafakanın ne kadar süreceğini merak ediyorsanız yoksulluk nafakası ne kadar sürer başlığına bakın.

Elinizde nüfus kaydı, adres belgesi ya da tanık listesi varsa dosyanızı aile hukuku alanında inceleyebiliriz. Telefonla arayabilir veya WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Takip başlamadan önce yön belirlemek, çoğu zaman sonradan yapılan itirazdan daha az yıpratıcıdır. Boşanma sonrası haklarla ilgili genel çerçeve için boşanma sebepleri yazısı da yararlı olabilir.

Sık sorulan sorular

Nafaka alan kişi yeniden evlenirse ne olur?

TMK m. 176/3'e göre irat biçiminde ödenen nafaka, alacaklının yeniden evlenmesiyle kendiliğinden kalkar. Yine de ödemeyi bırakmadan önce evlilik kaydını belgelemeniz yerinde olur.

Nikâhsız birlikte yaşarsa nafaka devam eder mi?

Mahkeme alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşadığına karar verirse nafaka kaldırılır. Bu kendiliğinden olmaz, dava gerekir.

İmam nikâhı yeterli midir?

Resmî nikâh olmadığı için evlenme sayılmaz. Ama imam nikâhıyla birlikte yaşama, fiilî birliktelik delili olarak değerlendirilebilir.

Kaldırma davasında kim ispat eder?

Nafakanın kaldırılmasını isteyen taraf, yani genellikle ödeyen kişi, birlikte yaşamayı ve süreklilik arz ettiğini ispat eder.

Karar çıkana kadar ödemeye devam etmeli miyim?

Fiilî birliktelik iddiasında evet; çünkü kendiliğinden kalkma yalnız yeniden evlenme ve ölüm hallerinde söz konusudur. Aksi halde ödemediğiniz tutar için takip başlayabilir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 176

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.