Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Hırsızlık, yağma ve dolandırıcılık
  5. İş yerinden hırsızlık, çalışan hırsızlığı cezası

CEZA HUKUKU

İş yerinden hırsızlık, çalışan hırsızlığı cezası

İş yerinden mal alan çalışana hırsızlık mı, güveni kötüye kullanma mı uygulanır? TCK 141, 142 ve 155 cezaları, uzlaştırma ve iş sözleşmesine etkisi.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • İş yerinden mal alan kişiye olayın niteliğine göre temel hırsızlık (bir yıldan üç yıla), nitelikli hırsızlık (beş yıldan on yıla) ya da güveni kötüye kullanma (bir yıldan yedi yıla) uygulanabilir.
  • Malın çalışana muhafaza ya da kullanım için teslim edilip edilmediği, hırsızlıkla güveni kötüye kullanma arasındaki ayrımı belirler.
  • Güveni kötüye kullanma (TCK 155) ve temel hırsızlık (TCK 141) uzlaştırma kapsamındadır; nitelikli hırsızlık (TCK 142) değildir.
  • Ceza davası ile iş sözleşmesinin feshi ayrı süreçlerdir; işveren hırsızlığı öğrendiği günden itibaren altı iş günü içinde haklı nedenle feshetmelidir (İş Kanunu m. 25, 26).

İş yerinden bir şey kaybolduğunda kimin ne yaptığı kadar, hangi suçun işlendiği de belirleyici. Aynı depodan koli almak ile kasadan para ayırmak, kanunda farklı suçlar ve cezaları da birbirinden çok uzak. İşveren için şikâyetin yönü, çalışan için savunmanın yönü buna göre değişiyor.

Üç olasılık, üç farklı ceza

Birinci olasılık temel hırsızlık. TCK 141'e göre zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı yarar sağlama amacıyla bulunduğu yerden alan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Mal çalışana teslim edilmemişse, depoda ya da rafta duruyorsa ve çalışan onu gizlice almışsa bu hüküm gündeme gelir.

İkincisi nitelikli hırsızlık. İş yeri bir bina; içindeki mal da bina içinde muhafaza altında. TCK 142/2-h bu durumda beş yıldan on yıla kadar hapis öngörüyor. Fiilin gece vakti işlenmesi cezayı yarı oranında artırır (TCK 143). Uygulamada iş yeri hırsızlığı dosyalarında savcılığın hangi bendi seçtiği iddianamede görülüyor ve savunma da o bende yöneliyor.

Üçüncüsü güveni kötüye kullanma. TCK 155/1, muhafaza etmek ya da belirli şekilde kullanmak üzere zilyetliği devredilen mal üzerinde amaç dışı tasarrufta bulunmayı altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla karşılıyor. 155/2'ye göre suç, hizmet ilişkisi gereği ya da başkasının mallarını idare yetkisi sebebiyle teslim edilmiş eşya hakkında işlenirse bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası öngörülüyor. Mal çalışana işi gereği verilmişse, işte nitelikli güveni kötüye kullanma bu. Güveni kötüye kullanma ile hırsızlık farkı yazısında bu ayrımı anlattık.

Ayrımı belirleyen şey zilyetlik

Hırsızlıkla güveni kötüye kullanma arasındaki çizgi, malın kimin elinde olduğuyla ilgili. Hırsızlıkta fail, zilyedin rızası olmadan malı alıyor. Güveni kötüye kullanmada ise mal zaten rıza ile failin eline verilmiş, fail bu rızayı amacı dışında kullanıyor. Market kasiyerine teslim edilen para, şoföre emanet edilen araç, tezgâhtara bırakılan mal bu ikinci gruba giriyor. Depoya girmeye yetkisi olan ama malın sorumluluğunu taşımayan işçinin gizlice mal çıkarması ise çoğu zaman hırsızlık.

Bu fark uzlaştırmayı da etkiliyor. CMK 253, temel hırsızlığı (141) ve güveni kötüye kullanmayı (üçüncü fıkra hariç 155) uzlaştırma kapsamına alıyor; nitelikli hırsızlık (142) kapsamda değil. Yani aynı olayın 142/2-h ile mi, 155/2 ile mi nitelendirildiği, uzlaşma imkânını belirleyebiliyor. 155/3 ise suçun konusu motorlu kara, deniz ya da hava taşıtıysa cezayı bir kat artırıyor ve uzlaştırma dışı kalıyor; iş yeri aracını satmak ya da rehin vermek gibi olaylar bu başlıkta. Kasadan para almayı ayrıca işyerinde kasadan para almak yazısında ele aldık.

Varsayımsal iki dosya

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir mağazada depo görevlisi, akşam kapanışta koliyi çöp torbasıyla dışarı çıkarıyor. Mal ona zimmetlenmemiş, deponun anahtarı ise vardiya amirinde. Savcılık bu olayı bina içinde muhafaza edilen eşya olarak değerlendirip 142/2-h'den iddianame düzenleyebilir; savunma ise olayın temel hırsızlık olduğunu, çünkü deponun herkese açık çalışma alanı olduğunu ileri sürebilir.

İkinci dosyada bir kasiyer, gün sonunda kasadan para eksik çıkıyor. Para ona işi gereği teslim edilmişse suç güveni kötüye kullanma, 155/2 olur. Bu bir sonuç tahmini değil; aynı iş yerinde iki farklı olayın neden iki ayrı maddeye gittiğini gösteren bir ayrım. Gerçek dosyada hangi maddenin uygulanacağı mahkemenin değerlendirmesine bağlı.

İş yerinin ve çalışanın iki ayrı süreci

Ceza davası ile iş ilişkisi birbirinden bağımsız ilerliyor. İş Kanunu m. 25/II-e, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması durumunda işverene bildirim süresini beklemeden feshetme hakkı veriyor. Bu hakkın kullanılma süresi sınırlı: işverenin fiili öğrendiği günden itibaren altı iş günü, her hâlde fiilden itibaren bir yıl (İş Kanunu m. 26). İşçi olayda maddi çıkar sağlamışsa bir yıllık süre uygulanmaz. Fesih haklı sayılırsa kıdem ve ihbar tazminatı ödenmez.

İşçi ise feshin haksız olduğunu düşünüyorsa iş mahkemesine başvurabilir; hırsızlığın ceza mahkemesinde mahkûmiyetle sonuçlanması beklenmeden iş mahkemesi kendi değerlendirmesini yapabilir. Bu tarafı işyerinde hırsızlık iddiasıyla fesih ve tazminat yazısında ayrıntılı anlattık.

Zarar giderme ve ceza indirimi

TCK 168/1, hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçları tamamlandıktan sonra ve henüz kovuşturma başlamadan önce failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme ya da tazmin yoluyla tamamen gidermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarını indiriyor. Kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden önce gösterilirse yarısına kadar (168/2). Kısmi geri vermede mağdurun rızası ayrıca aranıyor (168/4). Sadece malı iade etmek yeterli olmayabilir; verilen zararın tamamı kapsanmalı. Hırsızlıkta etkin pişmanlık yazısı bu hesabın işleyişini anlatıyor.

Uzlaştırma yoluyla anlaşılırsa ve edim yerine getirilirse, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (CMK 253/19). Edim taksite bağlanmışsa kamu davasının açılması ertelenir; erteleme süresince zamanaşımı işlemez.

İşveren ve çalışan için ayrı ipuçları

İşveren açısından: envanter kayıtları, kamera görüntüleri, vardiya çizelgeleri ve zimmet tutanakları şikâyetin dayanağı. Kameranın çalışana önceden bildirilip bildirilmediği ve kaydın nasıl alındığı, delil olarak kullanılmasını etkileyebilir. İş yerinde çalışana yazdırılan "borcum var" tutanakları da dosyada delil olabilir; imza atılmadan önce okunmalı.

Çalışan açısından: çağrı ya da ifade geldiğinde sorumluluğun hangi madde üzerinden isnat edildiğini öğrenmek, savunmayı belirliyor. Mal kendisine teslim edilmişse savunma bunu açıklığa kavuşturmak, teslim edilmemişse bunu kayıtlarla göstermek zorunda. Ödeme ve iade, savunmadan bağımsız olarak etkin pişmanlık yönünden değerlendirilebilir.

Dosyanızda neye bakmalı

İş yeri hırsızlığı dosyalarında üç soru öne çıkıyor: mal çalışana teslim edilmiş miydi, hangi bina içinde muhafaza ediliyordu ve zarar giderildi mi? Bu üçünün cevabı, uygulanacak maddeyi, uzlaştırma imkânını ve iş sözleşmesindeki sonucu değiştiriyor. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İşten çıkarıldıysanız iş mahkemesi öncesi arabuluculuk başvurusu gibi sürelerin kısa olduğunu unutmayın; geç kalınan her gün seçenekleri azaltıyor. Genel bilgi için ceza hukuku sayfasına ve nitelikli hırsızlık cezası yazısına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İş yerinden mal alan çalışana hangi ceza verilir?

Mal çalışana teslim edilmemiş ve çalışan onu gizlice almışsa hırsızlık (TCK 141, bir yıldan üç yıla). İş yerinin bina içinde muhafaza edilen malı için 142/2-h ile beş yıldan on yıla çıkabilir. Mal çalışana hizmet ilişkisi gereği tevdi edilmişse güveni kötüye kullanma (155/2, bir yıldan yedi yıla).

Kasadan para alan çalışan hırsızlıktan mı güveni kötüye kullanmadan mı yargılanır?

Kasiyere para teslim edilmişse ve o parayı kendine ayırmışsa genellikle güveni kötüye kullanma gündeme gelir. Kasanın anahtarı çalışanda değilse ve gizlice alınmışsa hırsızlık. Ayrım zilyetliğin kimde olduğuna bakılarak yapılır; dosya ayrıntısı belirleyici.

İşverenin şikâyeti geri alınırsa dava düşer mi?

Güveni kötüye kullanmanın 155/2 hâli ve hırsızlık şikâyete bağlı değildir. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK 253/19). Salt şikâyetten vazgeçme ise nitelikli hırsızlıkta davayı düşürmez.

Hırsızlık yüzünden işten çıkarılan çalışan tazminat alabilir mi?

İş Kanunu m. 25/II-e, işçinin hırsızlık yapması hâlinde işverene haklı nedenle derhâl fesih yetkisi veriyor; bu durumda kıdem ve ihbar tazminatı kural olarak ödenmez. Ama hırsızlığın gerçekten yapıldığı iş mahkemesinde ispatlanmalı ve fesih süresinde yapılmalı.

İş yerinde mal aldım ama sonra iade ettim, ceza alır mıyım?

İade ceza sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz. Kovuşturma başlamadan önce zararı tamamen gidermek cezada üçte ikiye kadar, başladıktan sonra hüküm verilmeden önce yarısına kadar indirim sağlayabilir (TCK 168).

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 141, 142, 143, 155, 168
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253
  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 25, 26

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.