Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Hırsızlık, yağma ve dolandırıcılık
  5. İş bulma vaadiyle para almak dolandırıcılık mı

CEZA HUKUKU

İş bulma vaadiyle para almak dolandırıcılık mı

İş bulma, kadro ya da torpil vaadiyle para alan kişi TCK 158/2 uyarınca üç yıldan on yıla hapisle cezalandırılır. Mağdurun hakları ve riskleri anlatılıyor.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu söyleyip belli bir işin gördürüleceği vaadiyle başkasından menfaat temin eden kişi, TCK 158/2 uyarınca nitelikli dolandırıcılık cezası alır: üç yıldan on yıla hapis.
  • Özel sektörde olmayan bir iş ilanıyla ya da yurt dışı iş vaadiyle para almak ise çoğunlukla TCK 157 kapsamında temel dolandırıcılıktır: bir yıldan beş yıla hapis.
  • Para verenin kendisi de işinin gördürülmesi karşılığında menfaat sağlamışsa TCK 255 gereği bir yıldan üç yıla hapisle karşılaşabilir; bu risk başvurudan önce değerlendirilmelidir.
  • Kişi kendini kamu görevlisi ya da bir kurumla ilişkili olarak tanıttıysa (158/1-l) hapsin alt sınırı dört yıldır.
  • Dolandırıcılık şikâyete bağlı değildir; savcılığa başvuru için altı aylık süre aranmaz, parayı geri almak için ayrıca hukuk davası açılır.

"Müdürü tanıyorum, dosyanı ben koyarım. Sadece yol masrafı için biraz para lazım." Bu cümleyle başlayan pek çok hikâye aynı yerde biter: iş çıkmaz, para geri gelmez, telefon kapanır. İş bulma vaadiyle para almanın cezası, vaadin nasıl kurulduğuna göre değişiyor. Kamu görevlisini aracı gösteren vaat kanunda ayrıca düzenlenmiş; özel sektörde olmayan bir işi varmış gibi anlatmak ise temel dolandırıcılığa giriyor.

Kamu görevlisi bağlantısı: TCK 158/2

Nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158. maddenin ikinci fıkrası, bu olayın adını koyuyor: kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak başkasından menfaat temin eden kişi, birinci fıkraya göre cezalandırılır. Yani üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası. Burada "iş" kelimesi çalışma anlamında olmak zorunda değil; tayin, atama, sınav sonucu ya da başka bir idari işlem de olabilir.

Kişi bir adım öteye gidip kendini kamu görevlisi, banka ya da sigorta çalışanı olarak tanıtırsa veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylerse, 158/1-l bendi uygulanır. Bu bentte hapsin alt sınırı dört yıl, adli para cezası ise elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Kamu kurumunun araç olarak kullanılması (d) bendi ise aynı ceza aralığını (üç yıldan on yıla) korur.

Özel sektör ve yurt dışı iş vaatleri

Kamu görevlisiyle bağı olmayan olaylarda da tablo aynı kalmıyor. Bir ajans adı altında "yurt dışına işçi gönderiyoruz, vize ve uçak için bu kadar ödeyin" diyen, olmayan bir şirketin adıyla ilan açan ya da "işe alım ücreti" ödetip kaybolan kişi için TCK 157 uygulanır: bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası. İlan sosyal medya ya da internet sitesi üzerinden verildiyse, banka hesabı kullanıldıysa, bilişim sistemlerinin araç sayılması (158/1-f) mümkün; böylece ceza üç yıldan değil dört yıldan başlar. Birden çok kişi aynı yöntemi uyguluyorsa, bir yardımcı hesap açıyor, biri ilanı yönetiyor, öteki parayı çekiyorsa, üç veya daha fazla kişinin birlikte işlemesi nedeniyle ceza yarı oranında artırılır (158/3).

Ödeme tek sefer yapılmadıysa, örneğin önce "başvuru ücreti", sonra "sağlık raporu bedeli", sonra "vize" adıyla art arda para alındıysa, bu ödemeler aynı suç işleme kararının icrası olarak tek ceza altında toplanır ve ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır (TCK m. 43).

Mağdurun kendi durumu: TCK 255 uyarısı

Bu konuda sık atlanan bir nokta var. Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için menfaat temin eden kişi, 255. maddeye göre iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılıyor. Aynı maddenin devamında "işinin gördürülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle menfaat sağlayan kişi" de bir yıldan üç yıla kadar hapisle karşılaşıyor. Bu madde nüfuz ticaretini düzenliyor ve para veren kişiyi de kapsıyor.

Bu, her iş vaadi mağdurunun ceza riski taşıdığı anlamına gelmiyor. Maddenin ilk cümlesi "haksız bir iş"ten söz ediyor; para verenin durumu da olayın niteliğine göre değerlendiriliyor. Hak ettiğiniz bir göreve alınmak için aldatıldıysanız, örneğin gerçekten bir ilana başvurmuş ve ücret ödeyip işe alınacağınızı düşünmüşseniz, olay dolandırıcılık olarak ele alınır. Hak etmediğiniz bir sonucu para karşılığı satın almak istediğiniz anlaşılırsa, soruşturma size de uzanabilir. Bu ayrım, ifade vermeden önce ciddiyetle düşünülmeli. Rüşvet ile nüfuz ticareti arasındaki fark ve nüfuz ticareti suçu yazılarında bu çizgiyi daha ayrıntılı çizdik.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi, bir devlet kurumunun ihtiyaç duyduğu geçici personel alımında "tanıdığım biri var, dosyanı öne alır" diyerek bir yakınından ödeme istiyor ve parayı kendi banka hesabında topluyor. Alım yapılıyor, adayın adı listede yok. Burada savcılığın bakacağı yerler: hesap hareketleri, aracının gerçekten bir kamu görevlisiyle görüşüp görüşmediği, vaat edilen işin bir hak mı yoksa haksız bir işlem mi olduğu, ödemenin kaç parçada yapıldığı. Aday hakkında 255 değerlendirilir mi sorusu da bu aşamada tartışılır. Sonuç tahmin edilemez; belirleyici olan, delillerin vaadi nasıl nitelendirdiğidir.

Mağdur olarak başvururken

Suç duyurusu savcılığa ya da kolluğa yapılır. Dilekçeye şunları ekleyin: ödeme dekontları, parayı alan kişinin kimlik ve telefon bilgisi, yazışmalar, ses kayıtları (hukuka uygun biçimde alınmışsa), vaat edilen işin adı ve kurumu. Yazılı iz yoksa anlatmaya başlamadan önce kronolojiyi çıkarmak yararlı: ne zaman tanıştınız, ne vaat edildi, ödeme nasıl yapıldı, ne zaman cevap kesildi. Başvuru ayrıntıları için dolandırıcılık suç duyurusu nasıl yapılır yazısına göz atın.

Para banka havalesiyle gittiyse ve bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık şüphesi varsa, hesap askıya alınabilir (CMK m. 128/A); bu yüzden önce bankanızı bilgilendirin. Kamu davasına hüküm verilinceye kadar katılabilirsiniz (CMK m. 237). Parayı geri almak için ayrıca hukuk mahkemesine gitmeniz gerekir; dolandırıcılık mağduru parasını nasıl geri alır yazısı bu aşamayı anlatıyor. Süre konusu için dolandırıcılıkta zamanaşımı yazısına bakabilirsiniz; nitelikli hâlde dava zamanaşımı on beş yıl (TCK m. 66).

Parayı alan taraf için

Bir iş vaadi nedeniyle ifadeye çağrıldıysanız, "gerçekten girişimde bulundum, olmadı" savunması tek başına yeterli değildir. Hile unsuru, baştan işi yaptıramayacağınızı bilip bilmediğinize bağlı. Kamu görevlisiyle gerçekten görüşüldüyse bunu gösteren kayıtlar, randevular, mesajlar, tanıklar savunmayı destekler. Yakın bir ilişkiye dayanan "borç aldım" iddiası için borç ile dolandırıcılık farkı yazısı kıstasları anlatıyor.

Zararı gidermek ceza hukukunda ayrı bir değer taşıyor: kovuşturmadan önce zararın tamamı ödenirse cezadan üçte ikisine kadar, hükümden önce ödenirse yarısına kadar indirim yapılır (TCK m. 168). Kısmî ödemede mağdurun rızası aranır. Ödeme planı kurarken, ödemenin hangi hesaptan hangi gerekçeyle yapıldığının belgelenmesi gerekir.

Sık yapılan hatalar

Mağdurlar çoğunlukla parayı nakit verip makbuz almıyor. Konuşmalar telefonda yapıldığı için iz kalmıyor; bu durumda arama kayıtları, tanıklar ve aynı kişiye para veren diğer kişilerin ifadeleri işe yarıyor. Bir başka yanlış, utançtan başvuruyu geciktirmek. Hesaplar boşalıyor, kişi yer değiştiriyor. Üçüncüsü, karşı tarafla "paramı geri verirsen şikâyet etmem" tarzında yazışmak: bu mesajlar sonradan farklı yorumlanabiliyor.

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir: nitelikli dolandırıcılığın üst sınırı on yıl, ağır ceza mahkemesinin görevi ise on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda başlar (5235 sayılı Kanun m. 12) ve görev belirlenirken ağırlaştırıcı nedenlere bakılmaz (m. 14). Nitelikli hâller için nitelikli dolandırıcılık cezası yazısına bakın.

Telefonla anlatmanın somut faydası

İş vaadi dosyalarında iki soru dosyanın yönünü belirliyor: vaat edilen iş haklı mıydı ve ödemeler hangi kanalla yapıldı. Bu iki sorunun cevabı hem hangi bendin uygulanacağını hem de sizin soruşturmada hangi sıfatla yer alacağınızı etkiliyor. Durumunuzu anlatmak için büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Ödeme belgeleriniz ve yazışmalarınız yanınızdaysa ilk görüşmede dosyanın çerçevesi çizilebilir. İletişim sayfasında numaralar var, genel bilgi için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İş vaadiyle alınan para geri alınabilir mi?

Evet, iki yol açık. Savcılığa suç duyurusunda bulunur, kamu davasına katılırsınız; parayı geri almak için ayrıca hukuk mahkemesinde sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77) ya da haksız fiil (TBK m. 49) davası açarsınız. İkisi birbirini engellemez.

Torpil vaadiyle para verdim, ben de ceza alır mıyım?

Kanun, bir işin gördürülmesi karşılığında menfaat sağlayanı da cezalandırıyor: TCK 255'e göre bir yıldan üç yıla hapis. Ancak bu madde kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olma iddiasını ve nüfuz ticaretini düzenler. Hak ettiğiniz bir iş için aldatıldıysanız dosya çoğunlukla dolandırıcılık olarak ele alınır; yine de sorumluluğunuz olup olmadığı olayın niteliğine göre belirlenir. Hangi çerçeveye girdiğinizi başvurudan önce değerlendirmek gerekir.

Özel şirketin iş ilanı sahte çıkarsa hangi suçtur?

Kamu görevlisi bağlantısı yoksa temel dolandırıcılık (TCK 157) gündeme gelir: bir yıldan beş yıla hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası. Sahte internet sitesi, sahte şirket belgesi ya da banka hesabının araç olarak kullanılması nitelikli hâl (158/1-f) sayılabilir.

Para alan kişi 'işi ayarlayamadım, iade edeceğim' derse ne olur?

Kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi, verilecek cezanın üçte ikisine kadarının indirilmesini sağlar; hükümden önce ise yarısına kadar (TCK m. 168). Ödemenin yapılması suçu ortadan kaldırmaz, cezada indirim getirir.

Kadro, KPSS ya da sınav sorusu vaadinde farklı bir madde var mı?

Dolandırıcılık hükümleri uygulanabilir; fail kendini kamu görevlisi ya da kamu kurumuyla ilişkili olarak tanıtıyorsa 158/1-l ve (d) bentleri gündeme gelir. Hangi bendin uygulanacağı olayın biçimine göre belirlenir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43, 66, 157, 158, 168, 255
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128/A, 158, 237
  • 5235 sayılı Kanun m. 12, 14
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 77

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.