KISACA
- Yapı ruhsatı almadan ya da ruhsata aykırı bina yapan veya yaptıran kişiye TCK 184/1 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir; adli para cezası seçeneği yoktur.
- Fıkra 1 ve 2, ancak belediye sınırları içinde ya da özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır (TCK 184/4).
- Yapı sonradan imar planına ve ruhsata uygun hale getirilirse dava açılmaz, açılmışsa düşer, verilmiş ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar (TCK 184/5).
- Ceza davasından bağımsız olarak İmar Kanunu m. 32 ve 42 uyarınca yapı mühürlenir, yıkım kararı verilebilir ve idari para cezası kesilir.
- Ruhsatsız yapıyı sonradan satın almak, tek başına 'yapan veya yaptıran' olmak anlamına gelmez; sorumluluk kişinin kendi fiiline göre belirlenir.
Ruhsat almadan bina yapmak yalnızca belediyeyle yaşanan bir idari sorun değil, aynı zamanda suç. TCK 184/1, yapı ruhsatı almadan ya da ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Ama bu hüküm her yerde ve her yapıda aynı şekilde işlemez: belediye sınırı şartı var, yapıyı uygun hale getirmenin dava düşürücü etkisi var. Önce maddeyi, sonra tuzakları anlatalım.
Madde ne diyor
TCK 184, "imar kirliliğine neden olma" başlığını taşıyor ve üç ayrı fiili tanımlıyor. Birinci fıkra ruhsatsız ya da ruhsata aykırı bina yapanı veya yaptıranı bir yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırır. İkinci fıkra, ruhsatsız başlatılan inşaat için kurulan şantiyeye elektrik, su ya da telefon bağlantısı yapılmasına izin veren kişiyi aynı cezaya bağlar. Üçüncü fıkra daha ayrı bir konu: yapı kullanma izni alınmamış binada sınai faaliyete izin verene iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörür.
Dikkat edin, maddede adli para cezası seçeneği yok. Hâkim hapis cezasına hükmetmek zorunda; sonradan bu ceza koşulları varsa seçenek yaptırıma çevrilebilir, ertelenebilir ya da hükmün açıklanması geri bırakılabilir. Bunlar ayrı bir yazıda anlatılıyor.
Belediye sınırı şartı
Dördüncü fıkra sık gözden kaçan bir sınır koyuyor. Üçüncü fıkra hariç, madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. Bir köyde, belediye sınırı dışında yapılan ruhsatsız bir yapı için TCK 184/1 işletilemez; yani suç oluşmaz. İdari yaptırım ise başka mevzuata göre ayrıca gündeme gelebilir.
Burada asıl soru, yapının tam olarak hangi idari sınırda kaldığı. Kırsal görünen bir yer bile belediye sınırı ya da özel imar rejimi içinde olabilir. Bu nedenle "köyde yaptım, suç değil" diye düşünmek yerine, parselin hangi belediyenin ya da hangi özel imar rejiminin içinde kaldığını belgeyle öğrenmek gerekir.
Uygun hale getirirseniz ne olur
Beşinci fıkra savunma açısından en güçlü kapıdır. Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapılan binayı imar planına ve ruhsata uygun hale getirirseniz, birinci ve ikinci fıkra gereğince kamu davası açılmaz. Dava açılmışsa düşer. Hüküm kurulmuşsa mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
Bu bir "pişmanlık" indirimi değil, kamu davasını ortadan kaldıran bir hâl. Fakat uygun hale getirme sözünün belgesi gerekir: belediyeden alınan yeni ya da değişik ruhsat, aykırılıkların giderildiğini gösteren yazı ya da fen heyeti tespiti. "Düzelteceğim" beyanı yetmez, mahkeme gerçekleşmiş durumu arar.
İdari yaptırım ceza davasından ayrı yürür
Ceza davası sürerken belediye de kendi işini yapar. İmar Kanunu m. 32'ye göre ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapı fark edildiğinde idare mevcut inşaat durumunu tespit eder, yapıyı mühürler, inşaatı durdurur. Yapı sahibine en çok bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hale getirmesi ya da ruhsat alması için süre tanınır. Bu süre içinde sorun giderilmezse ruhsat iptal edilir, yapı encümen kararıyla yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. Aykırılık tapu kütüğünün beyanlar hanesine de işlenir; idare bunu en geç yedi gün içinde tapu müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
İmar Kanunu m. 42 ise yapı sahibine, müteahhide ve aykırılığı bildirmeyen fenni mesullere idari para cezası öngörür. Tutar yapının sınıfına, büyüklüğüne ve aykırılığın niteliğine göre hesaplanır; her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellendiği için buraya rakam yazmıyoruz. İdari para cezasına karşı itiraz yolu ve süre karar metninde yazılıdır.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir ilçe belediyesinin sınırları içindeki müstakil parselde ev sahibi, onaylı projede iki katlı görünen binaya kendi başına çatı katı ekletiyor. Belediye ekipleri mühür basıyor, tutanak tutuyor, savcılığa suç duyurusunda bulunuyor. Savcılık ifade istiyor, iddianame hazırlanıyor, asliye ceza mahkemesinde dava açılıyor.
Dosyada mahkemenin bakacağı birkaç etken var: ek katın ruhsata aykırı olup olmadığı, yapının tamamlanıp tamamlanmadığı, ev sahibinin yaptırma iradesi, parselin belediye sınırında kalması ve yapının sonradan uygun hale getirilip getirilmediği. Ev sahibi ek katı yıktırır ya da ruhsatı alırsa TCK 184/5 gündeme gelir. Bu örnek bir sonuç tahmini değil; yalnızca hangi sorunun hangi aşamada sorulduğunu gösteriyor.
Satın alan kişi ve ceza sorumluluğu
Ruhsatsız yapıyı hazır halde satın almış biri kendini "yaptıran" sayılır mı diye soruyor. Madde fiili tarif ediyor: bina yapmak ya da yaptırmak. Hazır bir yapıyı tapuda devralmak bu tanıma kendiliğinden girmez. TCK 20 de ceza sorumluluğunun şahsi olduğunu, kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamayacağını söylüyor.
Ama iki ayrım var. Birincisi, satın aldıktan sonra yapıya ek inşaat yaptırırsanız, o kısım için yaptıran siz olursunuz. İkincisi, yıkım ve idari para cezası gibi sonuçlar yapıya bağlı olduğundan, malik olarak bunlarla muhatap olabilirsiniz. Ceza sorumluluğu ile idari sorumluluk aynı şey değil; ikisini karıştırmak savunmayı yanlış yönlendirir. Sorumluluğun kime ait olduğunu müteahhit ve arsa sahibi açısından ayrıca ele aldık.
Hangi mahkeme, ne kadar süre
Cezanın üst sınırı beş yıl olduğundan dava asliye ceza mahkemesinde görülür. 5235 sayılı Kanun m. 11 asliye ceza mahkemesini genel görevli kılıyor, m. 14 ise görev belirlenirken ağırlaştırıcı ya da hafifletici nedenlere bakılmayıp cezanın üst sınırının esas alındığını söylüyor. Dava zamanaşımı da yine üst sınıra göre belirlenir; bu konuyu kaçak yapıda zamanaşımı yazısında ayrıca açıkladık.
Sık yapılan hatalar
Birinci hata, mühür geldiğinde ya da tutanak tutulduğunda hiçbir şey yapmamak. İdari süreler işler: bir aylık uygun hale getirme süresi sessizce geçer ve yıkım kararı çıkar. İkinci hata, savcılık ifadesine hazırlıksız gitmek. İfade verirken yapının kimin adına, hangi tarihte, hangi ruhsatla yapıldığını gösteren belgeleri yanınızda bulundurmak, sonradan çelişki yaşamamanızı sağlar; avukat eşliğinde ifade verme hakkınız ve susma hakkınız her zaman var, bunun için susma hakkı yazısına bakabilirsiniz. Üçüncü hata, uygun hale getirmeyi yalnızca sözle bildirmek; belgesiz bildirim mahkemede karşılık bulmaz.
Durumunuzu anlatmak için
Kaçak yapı dosyalarında belgeler çok şey söyler: ruhsat, proje, tutanak, tapu kaydı, belediye yazıları. Hangi fıkradan yargılandığınız, yapının nerede durduğu ve elinizdeki belgeler savunmanın yönünü belirler. Tebligat ya da ifade çağrısı aldıysanız beklemek zaman kaybettirir, çünkü uygun hale getirme sürelerini ve itiraz süresini kaçırmamak için erken davranmak gerekir. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasından bize ulaşabilir, telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Diğer dosya türleri için ceza hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Kaçak yapı yapmak hapis cezası gerektiriyor mu?
Evet. Belediye sınırları içinde ya da özel imar rejimine tabi bir yerde ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapan ya da yaptıran kişi TCK 184/1 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. Maddede adli para cezası seçeneği bulunmaz.
Kaçak yapıyı ruhsata uygun hale getirirsem ceza davası düşer mi?
TCK 184/5'e göre bina imar planına ve ruhsata uygun hale getirilirse birinci ve ikinci fıkradan dava açılmaz, açılmış dava düşer, hüküm kurulmuşsa ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Uygun hale getirmenin gerçekten gerçekleştiği belgelenmelidir.
Kaçak yapıyı satın aldım, ceza alır mıyım?
Madde 'yapan veya yaptıran' kişiyi cezalandırır. Hazır bir yapıyı satın almak bu tanıma kendiliğinden girmez; ceza sorumluluğu şahsidir (TCK 20). Ama yapı üzerinde sonradan ek inşaat yaptırdıysanız durum değişir. Yıkım ve idari para cezası gibi idari sonuçlar ise ayrıca yürüyebilir.
Kaçak yapı davasına hangi mahkeme bakar?
Cezanın üst sınırı beş yıl olduğu için dava asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m. 11 ve 14).
Kaçak yapı için idari para cezası ile hapis cezası birlikte verilir mi?
İkisi ayrı hukuki yollardır. İdari para cezasını belediye encümeni verir (İmar Kanunu m. 42), hapis cezasını ceza mahkemesi. Birinin ödenmesi öbürünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz; yapı uygun hale getirilirse TCK 184/5 devreye girer.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 20, 184
- 3194 sayılı İmar Kanunu m. 32, 42
- 5235 sayılı Kanun m. 11, 14
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.