Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Rüşvet, sahtecilik ve örgüt suçları
  5. İhaleye fesat karıştırma davasında zamanaşımı kaç yıldır

CEZA HUKUKU

İhaleye fesat karıştırma davasında zamanaşımı kaç yıldır

İhaleye fesat karıştırma (TCK m. 235) için dava zamanaşımı süresi, sürenin başlangıcı, kesilmesi ve durması; eski ihale dosyalarında nasıl hesap yapılır.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • İhaleye fesat karıştırmanın temel cezası üç ile yedi yıl hapistir; bu cezaya göre dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m. 66/1-d).
  • Kamu kurumu zarar görmemişse ceza bir ile üç yıl hapse iner ve zamanaşımı sekiz yıl olur.
  • Zamanaşımı süresi suçun işlendiği günden başlar; soruşturmada ifade, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet süreyi keser.
  • Kesilme olsa da toplam süre kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzar.

Zamanaşımı hesaplama Dava zamanaşımının dolduğu tarihi ve kesilmeyle uzayabileceği en geç tarihi görün.

Hesapla

Yıllar önce yapılmış bir ihale nedeniyle bugün adınıza iddianame geldiyse, ilk akla gelen soru "bu kadar zaman geçtikten sonra dava açılabilir mi" olur. İhaleye fesat karıştırma, kanunda ağır yaptırıma bağlanmış bir suçtur ve zamanaşımı süresi de buna uygun uzundur. Temel hâlinde dava zamanaşımı on beş yıldır; bazı dosyalarda sekiz yıla iner. Sürenin hangi gün başladığı, ne zaman kesildiği ve toplam sürenin ne kadar uzayabileceği ayrı ayrı hesaplanmalıdır.

Önce cezanın üst sınırına bakılır

Zamanaşımı süresi suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir (TCK m. 66/4). TCK m. 235/1 uyarınca kamu kurumları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına, kiralamalara ve yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası alır. Üst sınır yedi yıldır.

TCK m. 66/1'e göre beş yıldan fazla, yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda dava on beş yılda düşer. Yani temel hâliyle ihaleye fesat karıştırmada süre on beş yıldır. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda ise süre sekiz yıldır.

Zarar doğmamışsa süre kısalır

TCK m. 235/3-b şunu söyler: suçun işlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemişse, cebir veya tehdit hâli hariç, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Burada üst sınır üç yıldır ve süre sekiz yıla iner.

Bu fark çok önemlidir. İhalede teklifler arasında gizli anlaşma olduğu iddia ediliyor ama idare açısından zarar kanıtlanamıyorsa, savunmanın ana başlıklarından biri zarar unsurunun yokluğudur. Zarar yoksa hem ceza hem zamanaşımı süresi düşer. Zarar tespitinde bilirkişi raporu genellikle belirleyicidir ve rapora itiraz, dosyanın en kritik anlarından biridir.

Cebir veya tehdit varsa

Suç cebir veya tehdit kullanılarak işlenmişse temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz (m. 235/3-a). Üst sınır yedi yıl olduğu için zamanaşımı on beş yıl olarak kalır. Bu hâlde zarar bulunmaması, yukarıdaki hafifletilmiş cezayı getirmez. Ayrıca dosyadaki delillere göre nitelikli hallerin varlığı da zamanaşımı hesabında dikkate alınır (m. 66/3).

Süre ne zaman başlar

Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden başlar. Zincirleme suçlarda son suçun işlendiği gündür (m. 66/6). İhaleye fesat karıştırmada hangi eylemin "suçun işlenmesi" sayıldığı tartışma konusu olabilir. Hileli davranışla yeterliliği olan birinin ihaleye katılmasını engellemek, gizli tutulması gereken teklif bilgilerini başkasına ulaştırmak ya da katılımcıların fiyatı etkilemek için gizli anlaşma yapması gibi hareketler farklı tarihlerde gerçekleşebilir (m. 235/2). İhale ilanı ile sözleşme imzası arasında yıllar bulunabilir; hangi tarihin esas alınacağı dosyaya göre belirlenir.

Kesilme ve durma ayrımı

Zamanaşımı bazı işlemlerle kesilir. Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi ve sanıklardan bir kısmı hakkında bile olsa mahkûmiyet kararı verilmesi süreyi keser (TCK m. 67/2). Kesildiğinde süre yeniden başlar; birden fazla neden varsa en son nedenin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işler (m. 67/3).

Sınırsız bir uzama yoktur. Kesilme halinde süre, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (m. 67/4). On beş yıllık süre için bu, toplam yirmi iki buçuk yılı aşamaz demektir. Sekiz yıllık süre için toplam on iki yıl dolduğunda dava düşer.

Durma ise farklı bir kavramdır. İzin veya karar alınması gereken ya da başka bir mercide çözülmesi gereken meselenin sonucuna bağlı soruşturmalarda, izin veya karar alınana kadar süre durur (m. 67/1). Kaçak hakkında karar verilmişse bu karar kaldırılıncaya kadar da süre durur.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Bir kamu ihalesi on iki yıl önce sonuçlanmış olsun. Şüpheliler hakkında beş yıl önce savcılık ifade almış, iddianame bir yıl önce hazırlanmış olsun. İfade tarihinde zamanaşımı kesilmiş ve yeniden başlamış, iddianame tarihinde bir kez daha kesilmiştir. Süre son kesme nedeninden itibaren yeniden işler, fakat toplam süre on beşin yarısı eklenerek en fazla yirmi iki buçuk yılı bulabilir. Bu örnekte süre dolmamıştır. Kamu kurumu zarar görmediği için sekiz yıllık dilim uygulanırsa tablo değişir; kesilme olsa da on iki yıllık üst sınır aşılmışsa süre dolmuş olabilir. Bu yüzden zarar unsurunun tartışılması çoğu zaman savunmanın merkezindedir.

Birden fazla sanık olduğunda

İhale dosyaları çoğunlukla birden fazla kişiyi kapsar: idare yetkilileri, firma temsilcileri, danışmanlar. Kanun, sanıklardan bir kısmı hakkında bile olsa mahkûmiyet kararını kesme nedeni sayar, ayrıca şüpheli veya sanıklardan birinin ifadesinin alınmasını da yeterli görür (m. 67/2). Bu, kendi ifadenizin alınmamış olmasının sürenin işlemediği anlamına gelmediğini gösterir. Dosyada hangi kişinin ne zaman ifade verdiği, hangi tarihte iddianame düzenlendiği tek tek çıkarılmalıdır.

Pratikte yapılan hatalar

En sık hata, zamanaşımını "olay tarihinden bugüne kaç yıl geçti" diye sade bir çıkarma işlemiyle hesaplamaktır. Kesilme nedenleri, durma halleri ve ceza dilimi bir arada değerlendirilmelidir. İkinci hata, ifade tutanağının hangi makam önünde alındığını önemsememektir; kanun kesme nedeni olarak savcı huzurunda alınan ifadeyi sayar.

Dosyanız ayrıntıya bağlıdır. İhale dokümanları, tutanaklar, iddianame ve ifade tarihleri birlikte okunmadan zamanaşımı için kesin bir cevap verilemez. Telefonla arayarak ya da WhatsApp'tan belgelerinizin fotoğraflarını göndererek ilk incelemeyi başlatabilirsiniz; süreye dair itirazın erken yapılması savunmanın seyrini belirler.

İlgili konularda İhaleye fesat karıştırma cezası kaç yıl, nasıl savunulur, İhaleye fesat soruşturmasında ifade ve tutuklama süreci, İhaleye fesatta etkin pişmanlık ceza indirimi sağlar mı ve Rüşvet suçunda dava zamanaşımı kaç yıldır yazılarına bakabilirsiniz. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfamız açık; doğrudan görüşmek için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İhaleye fesat karıştırmada dava zamanaşımı kaç yıldır?

Temel cezanın üst sınırı yedi yıl olduğu için TCK m. 66/1-d uyarınca on beş yıldır. Kamu kurumu açısından zarar doğmamışsa ceza bir ile üç yıla indiğinden süre sekiz yıl olur.

Zamanaşımı hangi tarihten başlar?

Tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden başlar (TCK m. 66/6). İhalenin hangi aşamasında fesat karıştırıldığı bu nedenle önemlidir.

Ne zaman zamanaşımı kesilir?

Şüpheli veya sanığın savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı süreyi keser (TCK m. 67/2). Kesilince süre yeniden işlemeye başlar.

Kesilme sonsuz uzatır mı?

Hayır. Kesilme halinde zamanaşımı süresi, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m. 67/4).

Zamanaşımı hesabında nitelikli haller dikkate alınır mı?

Süre belirlenirken kanundaki cezanın üst sınırı esas alınır ve dosyadaki delillere göre nitelikli haller de göz önünde bulundurulur (TCK m. 66/3-4).

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66, 67, 235

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.