KISACA
- Davaya bakmak yetkisi kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir (CMK m. 12/1).
- Bilişim sistemi, banka veya kredi kartı araç olarak kullanılarak işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir (CMK m. 12/6).
- Sanık yetkisizlik iddiasını ilk derece mahkemesinde duruşmada sorgusundan önce bildirmek zorundadır; sonrasında ileri sürülemez ve mahkeme re'sen karar da veremez (CMK m. 18).
- Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir; yetkisiz mahkemece yapılan işlemler yalnız bu nedenle hükümsüz sayılmaz (CMK m. 18/3, 20).
Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.
Rehbere gitİddianame bir ilde düzenlenmiş ve dava başka bir ilde açılmışsa, "bu mahkeme neden bizim yaşadığımız yerde değil?" sorusu hemen aklınıza gelir. Cevap CMK 12'de: davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Yaşadığınız yer bu hükmün ölçütü değil, olay yeri ölçütü.
Kural: suçun işlendiği yer
CMK 12/1 kısa ve net. Dava, fiilin gerçekleştiği yerdeki mahkemede görülür. Sanığın nerede oturduğu, mağdurun nerede yaşadığı ilk bakışta önem taşımaz. İkinci fıkra suçun türüne göre belirleyici yeri ayrıca gösterir: teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.
Basın yoluyla işlenen suçlarda ayrı hükümler var. Ülkede yayımlanan basılı eserle işlenen suçta yetki eserin yayım merkezindeki mahkemeye aittir; görsel ve işitsel yayında da aynı mantık işler (CMK m. 12/3, 12/5). Şikâyete bağlı hakaret suçunda eser mağdurun yerleşim yerinde dağıtılmışsa o yer mahkemesi de yetkilidir (12/4).
Bilişim ve kart suçlarında ek seçenek
2021'de eklenen 12/6 bir istisna getirdi. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Bu nitelikli dolandırıcılık dosyalarında sık karşımıza çıkar: mağdur bir ilde yaşıyor, sanık başka bir ilde, işlem üçüncü bir yerdeki sunucudan geçmiş olabilir. Yetki birden fazla yere dağılabilir; iddianamenin hangi mahkemeye verildiği önemli hâle gelir.
Bu hüküm sanık açısından önemli bir ayrıntı taşır: sanığın yaşadığı yerden uzak bir mahkemede yargılanmasına yol açabilir. Mesafe yüzünden duruşmalara gitmek zorlaşırsa duruşmaya gitmemenin sonuçları ve mazeret bildirme yazıları işinize yarayabilir.
Yer belli değilse: yakalandığı yer
Her suçun yeri açık değildir. CMK 13'e göre suçun işlendiği yer belli değilse şüpheli veya sanığın yakalandığı yer mahkemesi, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Türkiye'de yerleşim yeri yoksa en son adresin bulunduğu yer mahkemesine bakılır. O da yoksa ilk usul işleminin yapıldığı yer yetkili olur.
Yabancı ülkede işlenen suçlar için CMK 14 ayrı bir yol çizer. Türkiye'de soruşturulması gereken bu tür suçlarda yetki, 13. maddenin ilk iki fıkrasına göre belirlenir: yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri, o da yoksa en son adres. Cumhuriyet savcısı, şüpheli ya da sanık isterse Yargıtay suçun işlendiği yere daha yakın bir mahkemeye yetki verebilir. Şüpheli Türkiye'de yakalanmamışsa ve yerleşmemişse yetkili mahkemeyi Adalet Bakanı'nın istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın başvurusu üzerine Yargıtay belirler.
Yetkisizlik iddiası ne zaman ileri sürülür
En kritik kural 18. maddede. Sanık yetkisizlik iddiasını ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından önce bildirmek zorundadır. Mahkemenin kararı da ilk derece mahkemesinde sanığın sorgusundan önce verilir. Bu aşamadan sonra hem yetkisizlik iddiasında bulunulamaz hem de mahkemeler bu konuda kendiliğinden karar veremez.
Bu şu demek: yetkiye itirazınız varsa ilk duruşmada ve sorgudan önce söylemelisiniz. Sorgudan sonra söylerseniz geçersizdir. Yani yetkisizlik iddiası görevsizlik gibi her aşamada kullanılan bir kapı değil, kısa bir süre açık kalan bir kapıdır. Görevsizliğin farkı için görevsizlik kararı yazısına bakabilirsiniz.
İddiayı nasıl yazarsınız? Duruşmada sözlü söyleyebilirsiniz, ama tutanağa geçmesini isteyin. Ayrıca kısa bir dilekçe de verebilirsiniz; yine de kanun iddianın duruşmada sorgudan önce bildirilmesini aradığı için ilk oturumda, sorgudan önce iddiayı sözlü olarak da tekrarlayıp tutanağa geçirtin. Dilekçede olayın hangi yerde gerçekleştiğini ve neden başka bir mahkemenin yetkili olduğunu açıkça yazın.
Yetkisizlik dilekçesinde neler yazılır
Dilekçe uzun olmak zorunda değil, ama bilgisi eksiksiz olmalı. Mahkemenin adı ve dosya numarası, sanığın kimliği, yetkisizlik talebi ve bunun gerekçesi yeter. Gerekçe bölümünde olayın nerede gerçekleştiğini iddianameden alıntılayarak göstermek en sağlam yoldur. İddianamedeki suç yerinin kendi anlatımınızla uyuşmadığını fark ettiyseniz bunu açıkça yazın ve hangi mahkemeyi yetkili saydığınızı belirtin.
Talebin sonunda iki seçenek bırakılır: yetkisizlik kararı verilmesi ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi. Mahkeme talebi reddederse yargılama bulunduğu yerde sürer. Hükme kadar sessiz kalıp sonradan yetkiye dayanmak güvenilir bir yol değildir, çünkü sorgudan sonra iddia ileri sürme süresi geçmiş olur.
Tutuklu sanıklar için ayrı bir pratik not var. Tutuklu sanık dosyası başka bir ilde görülüyorsa duruşmalara SEGBİS ile katılımı gündeme gelir; bu konu tutuklu sanığın SEGBİS ile duruşmaya katılması yazısında ele alınıyor.
Yetkisizlik kararı verilirse
Mahkeme iddiayı yerinde görürse yetkisizlik kararı verir ve dosyayı yetkili mahkemeye gönderir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir (CMK m. 18/3). Süre ve merci için itiraz ile istinaf arasındaki fark yazısındaki itiraz bölümüne bakabilirsiniz.
Yetkisizlik, yapılan işlemleri otomatik olarak çöpe atmaz. CMK 20'ye göre yetkili olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz. Üstelik CMK 21 gereği bir hâkim veya mahkeme, yetkili olmasa bile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yargı çevresi içinde gerekli işlemleri yapar.
Birden çok mahkeme yetkiliyse
Bağlantılı davalarda yetki bakımından başka bir tablo çıkar. Her biri değişik mahkemelerin yetkisinde olan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birinde birleştirilerek görülebilir (CMK m. 16/1). Mahkemeler arasında uyuşma sağlanamazsa Cumhuriyet savcısının veya sanığın isteğiyle ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye ve hangi mahkemede yapılacağına karar verir (16/3). Mahkemeler arasında olumlu ya da olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa yine ortak yüksek görevli mahkeme çözer (m. 17).
Davanın başka yere nakli
Yetki kuralı değişmese de bazen yargılama başka yerde yapılır. CMK 19'a göre yetkili mahkeme hukuki ya da fiili sebeplerle görevini yerine getiremeyecek hâldeyse yüksek görevli mahkeme davayı başka yerdeki aynı dereceli mahkemeye nakleder. Kovuşturmanın yetkili mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeliyse davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtay'dan ister. Mahkeme fiili sebepler veya güvenlik gerekçesiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına da karar verebilir; bu karara itiraz yolu açıktır.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: A ilinde yaşayan bir kişi, B ilinde bulunan bir mağdura internet üzerinden sahte ilan vererek para almakla suçlanıyor ve dava mağdurun yaşadığı B ilindeki mahkemede açılıyor. Suç bilişim sistemi araç olarak kullanılarak işlendiği için mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (CMK 12/6); dolayısıyla bu dava B ilinde açılabilir. Sanık A ilinde yargılanmak istiyorsa ilk duruşmada sorgudan önce yetkisizlik iddiasını dile getirir. Mahkeme bunun yerinde olup olmadığını dosyaya göre değerlendirir; sonuç önceden bilinemez.
Yetki konusunda yapılan hatalar
Çoğu zaman kaçırılan şey süredir. Sorgu başlayınca yetki itirazının hakkı sona erer. Bir diğer hata, yetki ile görevi karıştırmak: yetki aynı derecedeki mahkemeler arasında yer paylaşımıdır, görev ise mahkemenin türünü belirler. Üçüncüsü, dosya başka ilde açıldığında hemen oraya gidip savunma yapmak yerine aslında yetkisizlik talep etmenin lehinize olup olmadığını hesaplamamaktır.
Bu hesap her dosyada başka çıkar. Yetkisizlik kararı çıksa bile dosya yalnızca başka bir mahkemeye gider; yargılama aynı iddianameyle devam eder. Dosyanızın hangi mahkemede görülmesi gerektiği ve bu itirazın bir yarar sağlayıp sağlamayacağı için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İlk duruşma tarihiniz yaklaşıyorsa ara vermemek gerekir, çünkü sorgu başladıktan sonra bu kapı kapanır. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Suçun işlendiği yer belli değilse hangi mahkeme bakar?
CMK 13'e göre şüphelinin veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Yerleşim yeri Türkiye'de yoksa en son adresin bulunduğu yer, onu da bulmak mümkün değilse ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkili olur.
Dolandırıcılık davası mağdurun şehrinde açılabilir mi?
Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları ya da banka veya kredi kartları araç olarak kullanılarak işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir (CMK m. 12/6). Bu hüküm 2021 değişikliğiyle eklendi ve suçun işlendiği yer mahkemesini ortadan kaldırmaz, yanına bir seçenek ekler.
Yetkisizlik itirazı için son gün ne zaman?
İlk derece mahkemesinde duruşmada sanığın sorgusundan önce. Sorgu başladıktan sonra yetkisizlik iddiası ileri sürülemez ve mahkeme de bu konuda kendiliğinden karar veremez (CMK m. 18/2). Bölge adliye mahkemesinde inceleme başlamadan önce bildirmek gerekir.
Yetkisizlik kararı verilirse dava düşer mi?
Hayır. Yetkisizlik kararı davayı bitirmez, dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. Yetkisiz mahkemenin yaptığı işlemler yalnızca yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz.
İki mahkeme de yetkisizlik derse ne olur?
Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu ya da olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa ortak yüksek görevli mahkeme yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler (CMK m. 17).
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12, 13, 14, 16, 17, 18, 19, 20, 21
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.