Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Aile Hukuku ve Boşanma
  4. Eş gelirini gizliyorsa nafaka davasında ispat nasıl yapılır

AİLE HUKUKU VE BOŞANMA

Eş gelirini gizliyorsa nafaka davasında ispat nasıl yapılır

Karşı taraf gelirini saklıyorsa nafaka davasında neyi, hangi belgeyle ve hangi yolla ispatlarsınız? Kayıtlar, tanıklar ve mahkemeden yazı istemek.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Yoksulluk nafakası, karşı tarafın malî gücü oranında belirlenir (TMK m. 175); bu yüzden gerçek gelirin gösterilmesi davanın merkezindedir.
  • Beyan edilen gelir ile yaşam düzeni arasındaki fark, mahkemenin araştırmasını yönlendiren önemli bir ipucudur.
  • SGK, vergi, tapu, araç ve banka kayıtları mahkeme yazısıyla istenebilir; elinizdeki belgeyi ise dilekçeye eklemeniz gerekir.
  • İspat yükü kural olarak iddia eden taraftadır; boşanmada ise hâkim olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış saymaz.

Nafaka isteyen kişinin karşısına sık sık şu cevap çıkar: "Gelirim yok, işsizim." Oysa yaşam düzeni başka bir şey anlatıyordur. Böyle bir davada asıl zorluk ispat tarafındadır. Hakkınız olabilir, fakat mahkeme bunu ancak kanıtlanmış olgulara dayanarak değerlendirir.

Neden gelir bu kadar önemli?

Türk Medeni Kanunu m. 175, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceğini söyler. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Buradaki ölçü "malî güç". Yani karşı tarafın maaşı, ticari kazancı, kira geliri, mal varlığı ve harcama gücü birlikte bakılan unsurlardır.

Dava sürerken de durum benzer. Boşanma davası açılınca hâkim, eşlerin geçimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK m. 169). Tedbir nafakasında da karşı tarafın gerçek gücü merkezde olduğundan gizlenen gelir iki aşamada da sorun yaratır.

İspat yükü kimde?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190'a göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme yoksa, iddia edilen vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Nafaka isteyen olarak "karşı tarafın şu geliri var" diyorsanız bunu göstermeniz beklenir.

Boşanma davalarında ayrıca bir özellik vardır. TMK m. 184'e göre hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz. Kısacası "o da kabul etti" demek tek başına yetmeyebilir, belgeyle desteklemek gerekir.

Elinizdeki belgeler

Kendi elinizde bulunan her kayıt dilekçeye eklenebilir. Ortak hesabın ekstreleri, eşin kredi kartı faturaları, evlilik süresince birlikte yapılan tatil ve alışveriş kayıtları, kira sözleşmeleri, ev ya da araç alım evrakları bunların başında gelir. Mesajlaşmalarda maaş, prim, nakit ödeme ya da ek iş konuşulmuşsa ekran görüntüsü alıp tarihli dökümünü saklayın.

Burada bir sınır var. Eşin kişisel hesabına izinsiz girmek, şifresini kırmak ya da cihazından yetkisiz veri çekmek hukuka aykırı delil sorunu doğurabilir ve sizi ceza sorumluluğuyla karşı karşıya bırakabilir. Elde ettiğiniz belgenin nasıl ele geçtiğini dava öncesinde mutlaka değerlendirin.

Mahkemeden istenecek kayıtlar

Elinizde olmayan bilgi için mahkemeden ilgili kurumlara yazı yazılmasını talep edersiniz. Pratikte sık istenenler şunlardır: SGK hizmet dökümü ve prim kayıtları, vergi dairesinden mükellefiyet ve beyan bilgisi, tapu müdürlüğünden taşınmaz kayıtları, trafik tescilinden araç kayıtları ve bankalardan hesap hareketleri.

Dilekçede kurumu ve dönemi belirtmek önemlidir. "Tüm kayıtlar istensin" demek yerine "şu tarihten itibaren şu bankadaki hesap" demek, mahkemenin işini kolaylaştırır. Karşı tarafın elinde olduğunu düşündüğünüz bir belge için ise HMK m. 220'deki usule başvurulabilir; şartları varsa mahkeme belgenin sunulması için kesin süre verir.

Yaşam düzeni ve tanık

Kâğıt üzerinde düşük görünen gelirle yaşanan düzen arasındaki fark, mahkemeyi araştırmaya iten önemli bir göstergedir. Düzenli yapılan pahalı tatiller, evlilik süresince alınmış araçlar, yeni açılan işyeri, çalışanlara ödenen ücretler ya da başkası adına devredilmiş mallar buna örnektir.

Tanık gösterirken "zengin biri" gibi genel bir cümleyi değil, gördüğü somut olayı soruyoruz. Tanık, eşin hangi işyerinde, kimin yanında çalıştığını, ne zaman ve nasıl ödeme aldığını görmüşse anlatabilir. Tanık listesini hazırlamadan önce boşanma davasında tanık ve delil yazısına göz atmanız faydalı olur.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Bir eş, boşanma davasında "işsizim, gelirim yok" diyor. Diğer eş ise onun, evlilik süresince bir arkadaşıyla ortak çalıştığı atölyeden nakit ödeme aldığını, aynı atölyenin kendi adına kayıtlı olmadığını söylüyor. Mahkemeden SGK ve vergi kaydı istenir, kayıtlarda gelir çıkmaz. Bu noktada atölyedeki çalışanlar, tedarikçiler ve müşteriler tanık olarak, banka hesabındaki düzensiz nakit girişleri de belge olarak devreye girer.

Burada sonuç tahmini yapmıyorum; örnek yalnızca "kayıtta görünmeyen gelir de araştırılabilir" noktasını göstermek için.

Dilekçede nasıl anlatılır?

Gelir iddiasını dilekçede üç soruya cevap verecek şekilde yazın: gelir nereden geliyor, hangi dönemde ve hangi kayıtla anlaşılabilir? "Eşim şirket ortağıdır" demek yerine şirketin unvanını, ortaklık tarihini ve bildiğiniz bilgiyi verin. Mahkeme bu bilgiyle ilgili kuruma doğrudan yazı yazabilir.

Kendi durumunuzu da aynı özenle anlatın. Kira, fatura, ilaç ya da çocuğun okul gideri gibi ihtiyaçlarınızı belgelerseniz, yoksulluğa düşeceğiniz iddiası da somutlaşır. Gizlenen gelir kadar kendi ihtiyacınızın ispatı da aynı ölçüde önemlidir.

Gelir değişirse ne olur?

Nafaka kararı kesinleştikten sonra da gelir saklanabilir. Sonradan karşı tarafın gelirinin belirgin biçimde arttığını öğrenirseniz, yeni deliller toplayıp nafakanın artırılmasını isteyebilirsiniz. Önceki dosyada topladığınız kayıtlar bu durumda karşılaştırma yapmak için işe yarar. Bu yüzden dava dosyasının bir kopyasını ve elde ettiğiniz belgelerin düzenli bir arşivini saklamak mantıklıdır.

Sık yapılan hatalar

En yaygın hata, ispatı dava sonuna bırakmaktır. Banka kayıtları ve SGK dökümü ilk dilekçede talep edilmezse süre kaybedersiniz. İkinci hata, duygusal anlatımlı ama olgusuz dilekçedir: "sürekli gizli para kazanıyor" demek yerine tarih, yer ve kişi vermek gerekir.

Üçüncü hata, karşı tarafın borç yapısını görmezden gelmektir. Gelir yüksek görünse de borç ve yükümlülükleri varsa mahkeme malî gücü buna göre değerlendirebilir. Kendi gelir ve ihtiyaçlarınızı da düzgün belgelemeniz gerekir. Nafakanın ne kadar sürdüğünü ve hangi şartlarda değişebileceğini öğrenmek için yoksulluk nafakası şartları ve miktarı ile tedbir nafakası nedir yazılarına bakabilirsiniz; sonradan gelir değişirse nafaka artırım davası da gündeme gelebilir.

Dosyanızı nasıl hazırlayın?

Önce elinizdeki belgeleri tarih sırasına koyun, sonra hangi bilgiyi hangi kurumdan isteyeceğinizi yazın. Tanık adaylarını ve her birinin bildiği olguyu not edin. Aile hukukuyla ilgili diğer konulara aile hukuku sayfasından ulaşabilirsiniz.

Delil toplama işi sıraya ve ayrıntıya bağlıdır; erken başlayan dosya genellikle daha rahat ilerler. Elinizdeki belgelerle birlikte büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz, iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Tedbir aşamasında verilecek bir karar da geçimi etkilediği için zamanı iyi kullanmak gerekir.

Sık sorulan sorular

Karşı tarafın gerçek gelirini nasıl öğrenebilirim?

Mahkemeden SGK, vergi dairesi, tapu, trafik ve banka kayıtlarının istenmesini talep edebilirsiniz. Ayrıca yaşam düzenini bilen tanıklar ve elinizdeki ekstre, fatura, fotoğraf gibi belgeler delil olarak sunulur.

Gelirini sigortasız çalışarak saklayan eş için ne yapılır?

Sigortasız çalışma, SGK kaydında görünmez; bu durumda işyeri, ödeme ve tanık delilleri öne çıkar. Hangi işte, kimin yanında, hangi ücretle çalıştığını gösteren somut bilgi verilmelidir.

Hâkim kendiliğinden gelir araştırması yapar mı?

Hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 184/4) ve geçici önlemleri kendiliğinden alabilir (TMK m. 169); ama hangi kayıtlara bakılacağını dilekçede açıkça belirtmeniz süreci kolaylaştırır.

Nafaka miktarı neye göre belirlenir?

Yoksulluk nafakasında kanun, karşı tarafın malî gücü oranında nafakadan söz eder (TMK m. 175). Her iki tarafın gelir, gider, yaşam düzeni ve ihtiyaçları birlikte değerlendirilir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 175, 184
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190, 220

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.