KISACA
- Velayeti altında bulunmayan ebeveyn, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m. 323).
- Diğer ebeveynin çocukla ilişkisini zedelemek yasaktır; bu yükümlülüğe aykırılık velayetin değiştirilmesine kadar gidebilir (TMK m. 324).
- Kişisel ilişkiye yönelik düzenleme yapılıncaya kadar velayet sahibinin rızası dışında görüşme kurulamayacağından (TMK m. 326/3), karar yoksa önce karar almak gerekir.
- Mahkeme kararında ihtar bulunur ve uyulmazsa velayet çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla değiştirilebilir.
Çocuğunuz diğer ebeveynin yanında kalıyor ve onu size göstermiyorsa, öncelikle elinizde kişisel ilişki düzenlemesi içeren bir mahkeme kararı olup olmadığına bakmanız gerekir. Karar varsa uyulmaması hukuki sonuç doğurur. Karar yoksa önce aile mahkemesinden bu düzenlemeyi istemeniz gerekir. Çünkü kanun hakkınızı tanır ama uygulama biçimini hâkimin belirlemesine bırakır.
Çocukla görüşmek bir hak mı?
Evet. Türk Medeni Kanunu m. 323'e göre ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan ya da kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak boşanmış ebeveyn için olduğu kadar ayrı yaşayan ebeveyn için de geçerlidir.
Buradaki ölçü çocuğun menfaatidir, ebeveynin kişisel arzusu geri planda kalır. "Uygun" kelimesi bu yüzden önemlidir. Hâkim çocuğun yaşına, okul düzenine ve iki ebeveynin yaşadığı yerler arasındaki mesafeye bakarak hafta sonu, bayram ya da yaz tatili gibi bir düzen belirler.
Karar yokken çocuğu görmek mümkün mü?
Zor, çünkü kanun m. 326/3 şunu söyler: çocukla kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velayet hakkına sahip kişinin ya da çocuğun kendisine bırakıldığı kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz. Yani diğer ebeveyn çocuğu göstermek istemiyorsa ve henüz karar yoksa, "göstermiyor" diye yapılacak şey sınırlıdır.
Bu noktada sabırsız davranıp çocuğu okuldan almak ya da zorla götürmek çoğu zaman sizin aleyhinize işler. Hâkim bunu çocuğun huzurunu bozan bir davranış olarak değerlendirebilir. Önce düzenleme için dava açmak daha sağlam yoldur.
Davayı nerede açarsınız?
Kişisel ilişki düzenlemelerinde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m. 326/1). Boşanma davası devam ediyorsa boşanmaya ilişkin yetki kuralları da saklı kalır. Dilekçede hangi günlerde, hangi saatlerde ve hangi usulle görüşmek istediğinizi somut yazmanız işinizi kolaylaştırır. Genel ifadeler yerine "her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu cumartesi sabahı ile pazar akşamı" gibi net bir talep, hâkimin işini de kolaylaştırır.
Eşinizin boşanma davası sürecinde olup olmadığına göre yol değişebilir. Bu konuda boşanma davası ne kadar sürer yazısındaki sürece bakabilir, geçici bir düzenleme için tedbir istemeyi düşünebilirsiniz. Genel çerçeve için çocukla kişisel ilişki nasıl kurulur yazımıza da göz atın.
Karar var ama uyulmuyorsa ne olur?
Kanun burada açık bir sonuç öngörür. TMK m. 324/3'e göre velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir.
Burada iki şeye dikkat edin. Birincisi, kararınızda bu ihtar gerçekten yer alıyor mu, ona bakın. İkincisi, ihlalin tek seferlik bir aksilik mi yoksa süreklilik gösteren bir tutum mu olduğunu kanıtlamanız gerekir. Mesajlar, ihtarname, noter yoluyla yapılan çağrılar, görüşme saatinde kapıda beklediğinize dair tanıklar işe yarar. Bu konunun ayrıntısı için velayetin değiştirilmesi davası yazısına bakabilirsiniz.
Karşı taraf neden göstermiyor olabilir?
Her ret keyfî değildir. TMK m. 324/2, kişisel ilişki yüzünden çocuğun huzurunun tehlikeye girdiği, ebeveynin bu hakkını yükümlülüklerine aykırı kullandığı, çocukla ciddi biçimde ilgilenmediği veya başka önemli sebeplerin bulunduğu hâllerde bu hakkın reddedilebileceğini ya da alınabileceğini söyler. Yani karşı taraf "çocuk görüşmek istemiyor" ya da "çocuğa kötü davranıyor" diye savunma yapacaksa mahkeme bunu inceler.
Bu nedenle kendi tarafınızda da hazırlıklı olun. Çocuğun gün düzenini bilmeniz, okul ve sağlık süreçlerine ilgi göstermeniz, nafakayı düzenli ödemeniz dosyaya yansır. Nafaka ile kişisel ilişki birbirine bağlı haklar değildir, ama hâkimin sizi nasıl gördüğü dosyanın bütününden oluşur.
Karşılıklı yükümlülük
Kanun yalnızca hak vermez. m. 324/1'e göre ana ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini, yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Bu cümle iki yönlüdür: çocuğu göstermeyen ebeveyn de, çocuğun yanında karşı tarafı kötüleyen ebeveyn de bu yükümlülüğe aykırı davranmış olur.
Varsayımsal bir örnek düşünelim
Boşanma kararında velayet anneye verilmiş, babaya iki haftada bir hafta sonu görüşme düzeni tanınmış olsun. Anne üst üste üç hafta sonu çocuğu hazır etmiyor ve telefonlara cevap vermiyor. Baba her seferinde kararda yazılı saatte kapıya gidiyor, mesaj atıyor ve noter aracılığıyla ihtar çekiyor. Bu belgelerle baba, velayetin değiştirilmesi veya uyulmaya yönelik başka tedbirler için mahkemeye başvurabilir. Mahkeme yine de ilk soruyu çocuk açısından soracaktır: çocuğun yeri neresi olursa menfaati korunur?
Dosyaya hangi belgeler girer?
Mahkeme olay anlatımından çok kayda bakar. Görüşme gününden önce yazdığınız mesajlar, cevapsız kalan aramalar, kapıda beklediğiniz saatlere dair tanık beyanları ve varsa noter ihtarnamesi bir araya geldiğinde tablo netleşir. Her ihlali tarihiyle birlikte basit bir çizelgeye yazmak, dava sırasında hatırlamaya çalışmaktan çok daha güvenilirdir.
Çocuğun yaşı büyükse hâkim çocuğu dinleyebilir. Küçük yaşta bir çocuğun görüşmeyi istemediğini söylemesi bile, kimin etkisinde konuştuğu sorusunu gündeme getirir. Bu yüzden çocuğu aranıza çekmemeniz, onu anlatımlarınıza araç yapmamanız gerekir. Çocuk bir tarafı seçmek zorunda kaldığını hissederse hem ruh hâli hem dava seyri bundan etkilenir.
Sık yapılan hatalar
En sık görülen hata, bütün öfkeyi tek bir dilekçeye yüklemektir. Mahkeme ağır ithamları değil, tarih tarih işleyen somut bir ihlal listesini daha ciddiye alır. İkinci hata, çocuğa karşı tarafı kötüleyen konuşmalar yapmaktır; bu hem çocuğa zarar verir hem dosyada aleyhinize delil olur. Üçüncü hata da süreci beklemeden çocuğu zorla almaya kalkmaktır.
Dosyanızın ayrıntısı olay örgüsüne, kararın metnine ve çocuğun yaşına göre değişir. Aile hukuku alanındaki çalışmamız kapsamında telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; ihlallerin kayda geçmesi için ilk günden belge toplamak sonradan çok zaman kazandırır. İletişim bilgileri için iletişim sayfasına bakın.
Sık sorulan sorular
Çocuğumu göremiyorum, önce ne yapmalıyım?
Elinizde kişisel ilişki düzenlemesi içeren bir mahkeme kararı varsa karara uyulmadığını belgelemeniz gerekir. Karar yoksa aile mahkemesinden kişisel ilişki düzenlenmesini istemeniz gerekir.
Kişisel ilişki kararı olmadan çocuğu görme hakkım var mı?
Hakkınız kanunda vardır, ancak çocuğa ilişkin bir düzenleme yapılıncaya kadar velayet sahibinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (TMK m. 326/3). Bu yüzden hâkimden net bir düzenleme istenir.
Eşim çocuğu bana göstermezse velayet değişir mi?
Velayet kendisine bırakılan taraf kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir (TMK m. 324/3). Bu karar çocuğun durumuna göre verilir.
Hangi mahkeme yetkilidir?
Kişisel ilişkiye dair düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m. 326/1). Boşanma davası sürüyorsa boşanma yetki kuralları da saklıdır.
Çocuğa zarar verirse ya da çocuk ilişkiyi istemezse ne olur?
Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse bu hak reddedilebilir veya kısıtlanabilir (TMK m. 324/2). Her durumda ölçü çocuğun menfaatidir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 323, 324, 326
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.