Çekişmeli boşanma, eşlerden biri boşanmak isteyip diğeri istemediğinde ya da boşanmak konusunda anlaşıp çocuk, mal ve nafaka gibi konularda anlaşamadığında ortaya çıkar. Anlaşmalı boşanmada hâkim protokolü onaylar. Burada ise iki tarafın da kendi anlatısını kanıtlamaya çalıştığı bir yargılama var. Kaç duruşma gerektiği, kimin ne ispatlayacağı ve araya hangi ara kararların gireceği dosyadan dosyaya değişir.
Dava nasıl açılır
Dava, aile mahkemesine verilen bir dilekçeyle açılır. Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yerdeki mahkemedir (TMK 168). İstanbul'da oturuyorsanız ilçenize bakan adliye ve onun aile mahkemesi belli olur; Bakırköy Adliyesi bunlardan yalnızca biri.
Dilekçede boşanma sebebini yazarsınız. Çoğu davada gerekçe, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır (TMK 166). Başka sebepler de var: zina (TMK 161), hayata kast ve pek kötü ya da onur kırıcı davranış (TMK 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK 163), terk (TMK 164), akıl hastalığı (TMK 165). Zina iddiasında bir süre sınırı var: öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde fiilin üzerinden beş yıl geçmeden dava açmak gerekir (TMK 161). Süreyi kaçırmışsanız zina sebebine dayanamazsınız, ama olay evlilik birliğinin sarsılması kapsamında yine anlatılabilir.
Dilekçeye ayrıca neleri istediğinizi yazarsınız: velayet, nafaka türleri, tazminat. Çocuklarla ilgili hükümlerde hâkim kendiliğinden karar verir; ama maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talep edilmeden verilmez. Bu yüzden bu talepleri baştan dilekçeye yazmak gerekir.
Karşı taraf cevap verir
Dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir. Davalının cevap vermek için iki haftası var (HMK 127). Cevap dilekçesinde dava kabul edilebilir, reddedilebilir ya da karşı dava açılabilir. Karşı dava, davalının kendi gerekçeleriyle boşanma talep etmesidir ve iki dava birlikte yürür. Kusur dağılımı tazminat ve nafaka sonuçlarını etkilediği için, karşı tarafın kusurlarını öne sürmek ve kendi taleplerini karara bağlatmak isteyen davalı çoğu zaman karşı dava açar.
Sonra taraflar birbirinin dilekçesine cevap verir (cevaba cevap, ikinci cevap). Bunlar yazılı aşamadır ve genelde duruşma yapılmadan tamamlanır.
Tedbir nafakası ve geçici önlemler
Dava açıldığı günden karar kesinleşene kadar geçecek zaman için hâkim geçici önlemler alabilir (TMK 169). Bunlardan en çok konuşulanı tedbir nafakasıdır. Gelir durumu daha iyi olan eş, diğer eşe ve çocuklara dava boyunca nafaka öder. Çocuklar kimin yanında kalacak, ev kimin kullanımında olacak, bunlar da bu aşamada kararlaştırılır.
Tedbir kararına itiraz mümkündür. Ancak itiraz, hâkimi dosyanın bütününe değil, o geçici karara bakmaya zorlar. Asıl dava bundan bağımsız sürer.
Ön inceleme ve tahkikat
Yazılı aşama bitince hâkim ön inceleme duruşması yapar (HMK'daki ön inceleme aşaması). Burada taraflar uyuşmazlık konularını netleştirir, hâkim sulh yolunu önerir, delil listesi istenir. Tahkikat, delillerin toplandığı aşamadır. Tanıklar dinlenir, belgeler incelenir, gerekirse bilirkişi ya da uzman görüşü alınır.
Tanık listesi önceden verilir. Her tanık için ad, soyad ve adres yazılır. Duruşmada hâkim tanığa önce kimliğini, sonra eşlerle ilişkisini sorar, ardından "kavga ne zaman oldu, kim vardı, siz ne gördünüz" gibi somut sorularla devam eder. "Hep kavga ederlerdi" cümlesi tanığın duyduğu şeyle gördüğü şeyi ayırmadan söylenirse ağırlığı azalır. Hâkim, tanığın kendi gözlemini arar.
Çocuk varsa mahkeme çoğu davada uzman görüşü ister. Bir sosyal çalışmacı ya da pedagog ebeveynle ve çocukla görüşür, eve gidebilir, rapor yazar. Hâkim raporla bağlı değildir ama genellikle dikkate alır. Bu rapor velayet kararında belirleyici olabilir, bu yüzden görüşme öncesinde çocuğa "şunu söyle, bunu söyleme" demekten kaçının. Uzmanlar bu tür öğretilmiş cümleleri çabuk fark eder.
Kusur ve tazminat
Çekişmeli davalarda kusur tartışması sıkıntı çıkarır. Kusuru fazla olan eş yoksulluk nafakası alamayabilir; kusursuz ya da daha az kusurlu eş maddi ve manevi tazminat isteyebilir (TMK 174). Kusur, mesajlar, banka kayıtları, sağlık raporları, tanık anlatımları gibi delillerle kanıtlanır. Telefon ekran görüntüsünü sunmadan önce kayda nasıl ulaştığınızı düşünmek gerekir, çünkü hukuka aykırı elde edilen delil hâkimin gözünde sorun yaratır. Kendi telefonunuza gelen mesajlar genellikle sorun değildir; eşin cihazına izinsiz girerek aldığınız veri ise ayrı bir risk taşır.
Yoksulluk nafakası TMK 175. maddeye, çocuk için iştirak nafakası TMK 182. maddeye dayanır. Nafaka tutarının her yıl ne kadar artacağı kararda ayrıca yazılabilir.
Velayet nasıl belirlenir
Velayet kararında ölçüt çocuğun yararıdır, ebeveynlerin kusuru ya da kimin daha çok istediği değil. Hâkim çocuğun yaşına, bakımını şimdiye kadar kimin üstlendiğine, okul ve sağlık düzenine, ebeveynlerin çocuğa ayırabildiği zamana bakar. Yeterince büyükse çocuğun görüşü de alınır. Bunu mahkeme salonunda değil, genellikle uzman eşliğinde bir görüşmede yapar.
Velayeti almayan ebeveyn çocukla kişisel ilişki kurar ve iştirak nafakası öder. Dava sırasında çocuğu diğer ebeveynden koparmaya çalışmak, onu görüştürmemek ya da çocuğu eşe karşı doldurmak hâkimin dikkatinden kaçmaz ve velayet değerlendirmesinde aleyhinize döner. Yani çocuklarla ilgili her adımı, sonradan bir uzmana anlatabileceğiniz biçimde atın.
Mal paylaşımı bu davada çözülmez
Bir yanlış anlaşılmayı belirtelim: boşanma davası evliliği sona erdirir, malları paylaştırmaz. Mal rejiminin tasfiyesi, yani evlilik içinde edinilen malların paylaşımı ve katılma alacağı ayrı bir dava konusudur. Genellikle boşanma kesinleştikten sonra yürür, zamanaşımı süreleri bulunduğu için kesinleşme tarihini takip etmek gerekir. Hangi malın edinilmiş, hangisinin kişisel mal sayılacağı bu davada tartışılır. Banka dökümleri, tapu kayıtları, araç tescilleri toplanmaya o zaman başlanır; boşanma davasında yeterince hazırlıklıysanız mal davası için de zaman kazanırsınız.
Dava ne kadar sürer
Bu sorunun cevabı kısa değil. Süreyi belirleyen şeyler şunlar: mahkemenin iş yükü ve duruşma aralıkları, tanık sayısı ve tanıkların duruşmaya gelmesi, çocuk varsa sosyal inceleme raporunun ne kadar sürede geleceği, tarafların süre talep etmesi, karşı dava olup olmadığı. Anlaşmalı boşanma bazen tek oturumda biter. Çekişmeli dava aylarca değil, yıllarla ölçülebilir; kanun yoluna (istinaf, ardından temyiz) gidilirse süre daha da uzar.
Karar verildikten sonra taraflar istinafa başvurabilir. İstinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK 345). Yargıtay'a temyiz süresi de iki haftadır (HMK 361). Karar kesinleşmeden boşanma gerçekleşmez ve nüfus kaydı değişmez.
Dava açmadan önce yapılacaklar
Dilekçeyi yazmadan önce elinizdeki deliller toplanır. Mesajlaşmaları, e-postaları, sosyal medya yazışmalarını yedekleyin. Banka dekontları, fatura ve kira sözleşmesi gibi evlilik içi harcamayı gösteren belgeleri bir klasörde tutun. Şiddet ya da tehdit varsa doktor raporu, kolluk tutanağı ve mahkeme kararları ayrıca saklanır. Çocukların okul, sağlık ve günlük bakım düzenini kimin yürüttüğünü gösteren evrak velayet tartışmasında somut bir dayanak olur.
Taşınmazlarla ilgili tapu bilgilerini, araç ruhsatlarını, maaş ve hesap bilgilerini de çıkarın. Bunlar boşanma davasının konusu olmasa da nafaka miktarı ve ileride açılacak mal davası için çıkış noktasıdır.
Bir de ev meselesi var. Evi bırakıp gitmek bazen kusur tartışmasında aleyhe yorumlanabiliyor. Ortak konuttan ayrılmadan önce bu adımın dava üzerindeki etkisini düşünmek gerekir.
Duruşmaya giderken
Duruşma günü hâkim önce tarafların kimliğini kontrol eder, sonra dosyadaki eksikleri sorar. Sizden beklenen, soruları kısa ve dosyadaki iddialarla tutarlı biçimde yanıtlamanızdır. Duygusal anlatı hâkimi etkilemez; tarih, yer ve kişi içeren cümleler etkiler. "Geçen yıl bayramda eşim beni ailemin yanında aşağıladı, şahidim kız kardeşim" cümlesi, "sürekli bana kötü davranıyor" cümlesinden çok daha işe yarar.
Karşı tarafın avukatı sizi sorgulayabilir. Sakin kalın, bilmediğiniz şeye bilmiyorum deyin, tahmin yürütmeyin.
Süreçte pratik tavsiyeler
Mesajları, ödeme dekontlarını, doktor raporlarını silmeyin. Duruşma tutanağını mutlaka okuyun; tanığın söylemediği bir cümle tutanağa girmişse itiraz hakkınız o oturumda doğar. Çocuklarla ilgili tüm iletişimde nezaket önemlidir, çünkü hâkim ebeveynin tutumunu zaman içinde görür.
Bir de şunu unutmayın: çekişmeli dava sırasında anlaşma yolu kapanmış değildir. Taraflar yargılamanın herhangi bir aşamasında protokolle anlaşmalı boşanmaya dönebilir.
Durumunuz farklı olabilir, dosyanızın ayrıntılarına bakarak netleştirmek gerekir.
Sık sorulan sorular
Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?
Kesin bir süre vermek mümkün değil. Mahkemenin iş yükü, tanık sayısı, sosyal inceleme raporu ve istinaf ya da temyiz gibi etkenler süreyi belirler. Tek derecede bile aylar, kanun yollarıyla birlikte yıllar sürebilir.
Dava açılınca eşim evi terk etmek zorunda kalır mı?
Kendiliğinden hayır. Ama dava sırasında hâkim, TMK 169 gereği, geçim, konut ve çocuklarla ilgili geçici önlemleri kendiliğinden alabilir. Hangi eşin evde kalacağı bu önlemlerden biri olarak karara bağlanabilir.
Boşanma davasında tanık göstermek şart mı?
Şart değil ama kusur iddiaları çoğu zaman tanıkla, mesajla ya da belgeyle kanıtlanır. Sadece kendi beyanınıza dayanırsanız iddianız ispatsız kalabilir. Tanık listesini mahkemenin verdiği sürede sunmak gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.