Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Rüşvet, sahtecilik ve örgüt suçları
  5. Çevrenin kasten kirletilmesi suçu ve cezası nedir

CEZA HUKUKU

Çevrenin kasten kirletilmesi suçu ve cezası nedir

Çevreyi kasten kirletme cezası TCK 181'de fıkraya göre değişir: temel hâlde altı ay ila iki yıl, tehlikeli atıkta en az beş yıl hapis. Savunma yolları.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Teknik usullere aykırı biçimde ve çevreye zarar verecek şekilde atık veya artığı toprağa, suya ya da havaya kasten veren kişiye altı aydan iki yıla kadar hapis verilir (TCK 181/1).
  • Atığı izinsiz ülkeye sokmak bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir (181/2); atığın kalıcı özellik göstermesi hâlinde ceza iki katı kadar artırılır (181/3).
  • Tedavisi zor hastalık ya da üreme yeteneğinin körelmesi gibi sonuçlara yol açabilecek atıkta ceza beş yıldan az olmamak üzere hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır (181/4).
  • Tüzel kişiye hapis verilmez, ancak güvenlik tedbirleri uygulanır; ceza işletmeyi fiilen yöneten ve karar veren gerçek kişiye yönelir (TCK 20/2, 181/5).

Fabrikanızın atığı bir dereye karıştı, ya da arazinize dökülen malzeme bölgede kirliliğe yol açtı diye hakkınızda tutanak tutulduysa, karşınızdaki hüküm büyük ihtimalle TCK 181'dir. Madde dört ayrı fıkrada dört farklı ceza aralığı veriyor, hangisinin uygulanacağı atığın cinsine ve yol açtığı etkiye bağlı. Aşağıda fıkraları sırayla, kimin sorumlu tutulduğunu ve savunmada nelerin önem taşıdığını anlatıyorum.

Suçun temel hâli

TCK 181/1'e göre ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkları toprağa, suya ya da havaya kasten veren kişi altı aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırılır. Madde üç şartı birlikte arıyor: teknik usullere aykırılık, çevreye zarar verecek nitelik ve kast.

"Çevreye zarar verecek şekilde" ifadesi gerçek bir zararın doğmasını şart koşmaz; zarar verme ihtimali taşıyan nitelik yeterlidir. Ama bunun dosyada gösterilmesi gerekir: numune alınmış mı, laboratuvar raporu ne diyor, ölçülen değer eşiği aşıyor mu. Kamu kurumunun tutanağı tek başına yetmeyebilir.

Ağırlaşmış hâller

İzinsiz atık ithali ayrı bir fıkrada (181/2) bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir. Atık ya da artıkların toprakta, suda ya da havada kalıcı özellik göstermesi hâlinde ilk iki fıkradaki ceza iki katı kadar artırılır (181/3). Burada artırım oranı iki kattır; yarı oranında artırımdan çok daha ağırdır.

En ağır hâl 181/4'tür. Birinci ve ikinci fıkradaki fiiller, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklerde atıkla ilgiliyse ceza beş yıldan az olmamak üzere hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır. Burada alt sınır beştir; üst sınır yazılı olmadığı için TCK 49/1'deki genel sınır olan yirmi yıl geçerlidir. Üst sınır on yılı aştığından 181/4 kapsamındaki dosyalar 5235 sayılı Kanun'un 12. ve 14. maddeleri uyarınca ağır ceza mahkemesinde görülür.

Kim sorumlu tutulur

TCK 20'ye göre ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; yalnızca kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklıdır. Yani şirkete hapis verilmez. 181/5, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkradaki fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesini söyler. Kamu kurumunun verdiği izne dayanan özel hukuk tüzel kişisi için ise iznin iptali ve müsadere de gündeme gelebilir (TCK 60).

Gerçek kişi cephesinde soru şu: atığın verilmesi kararını kim aldı, kim biliyordu, kim engelleyebilirdi? Şirket müdürü, üretim sorumlusu, vardiya amiri, çevre mühendisi, ortaklar ayrı ayrı değerlendirilir. Unvan tek başına sorumluluk doğurmaz; kast ve fiil birlikte aranır.

Kast mı, taksir mi

TCK 21'e göre suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Bilerek ve isteyerek atık vermek de, sonucu öngörüp kabullenerek davranmak da kast sayılır. Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılıp bilinçsizce kirliliğe yol açılmışsa taksirle kirletme (TCK 182) gündeme gelir; burada ceza adli para cezasıyla başlar, kalıcı etkide iki aydan bir yıla kadar hapse çıkar, tehlikeli atıkta bir yıldan beş yıla kadar hapistir. Kasıt ile taksir arasındaki sınır dosyanın en çok tartışılan yeridir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: küçük bir üretim tesisinin arıtma ünitesi arızalanıyor ve işletme, onarım yaptırmak yerine atık suyu birkaç hafta boyunca dere yatağına bırakıyor. Burada işletmeciyi arıtma arızasından haberdar olduğu, buna rağmen bu uygulamaya devam ettiği ve çevre yönetimine bildirim yapmadığı yönündeki deliller kast tartışmasını doğurur. Aynı arıza bilinmeden ortaya çıkmış, bildirim ve onarım hemen yapılmış olsaydı tablo taksire kayabilirdi. Sonucu kestirmiyorum; dosyada hangi tarihte kimin neyi bildiğine bakılır.

Savunmada dikkat edilecekler

İhbar nasıl geldi, denetim kimin elinden çıktı, ilk tutanağı tutan kurum yetkili miydi? Bu sorular dosyanın başında sorulmazsa sonradan telafi etmek güçleşir. Komşu parseldeki ya da yukarı havzadaki başka bir faaliyetin kirliliğe katkısı da ayrıca araştırılabilir; kirliliğin sizin tesisinizden çıktığı tek bir ölçümle ispatlanamaz.

Önce usul: numune nasıl alındı, zincir bozulmadan laboratuvara gitti mi, analizi yapan kurum akredite mi? Çevre ölçümünde alınma yöntemi sonucu etkiler. Sonra teknik usul: dosyada iddia edilen aykırılık hangi mevzuat hükmüne dayanıyor? "Teknik usullere aykırı" ifadesi boş bırakılamaz, somut bir usulün ihlali gösterilmelidir.

İzin belgeleri, iç denetim kayıtları, bakım sözleşmeleri, atık taşıma formları ve bildirimler bu davanın temel savunma belgeleridir. Kirliliğin başka bir kaynaktan gelip gelmediği, aynı bölgedeki diğer tesislerin payı da araştırılır. Savcılığa çağrıldıysanız ifade vermeden önce belgelerinizi toplayın; susma hakkınız ve avukat yardımınız vardır.

Cezanın infazı ve idari boyut

Tesis kapatılmadıysa ve üretim sürüyorsa, ceza davasının sonucunu beklemeden uygunsuzluğu gidermek hem çevre hem savunma açısından anlamlıdır; yapılan iyileştirme belgeyle gösterildiğinde cezanın belirlenmesinde ve zararın giderilmesi tartışmasında dikkate alınır.

Temel hâlde ceza en çok iki yıl olabileceğinden erteleme (TCK 51) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231) tartışılabilir; güncel CMK 231 zararın giderilmesini de arar. Çevre kirliliğinde zararın giderilmesi, yani temizlik ve rehabilitasyon, bu yüzden savunmanın parçası olur. Ceza davasından bağımsız olarak çevre mevzuatına göre idari para cezası ve faaliyet durdurma gibi yaptırımlar ayrı yürüyebilir; ikisi birbirini ortadan kaldırmaz.

Telefonla görüşmek için

Dosyanın ayrıntısına göre savunma çok değişir. Tutanak, laboratuvar raporu ya da çağrı kâğıdı elinizdeyse bizi arayabilir ya da WhatsApp'tan durumunuzu yazabilirsiniz. Özellikle işletme sahibi olarak ifadeye çağrıldıysanız ya da tesisinize faaliyet durdurma getirildiyse zaman daralır; bu aşamada konuşmak, hangi belgenin ne zaman gerekeceğini görmenizi sağlar. İletişim sayfasından ulaşabilir, ceza hukuku çalışma alanını inceleyebilirsiniz. İlgili konular için görevi kötüye kullanma, memur hakkında şikâyet, 4483 yargılama usulü ve imar kirliliği cezası yazılarına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çevreyi kasten kirletme cezası kaç yıl?

Temel hâlde, yani teknik usullere aykırı biçimde atığın toprağa, suya veya havaya kasten verilmesinde altı aydan iki yıla kadar hapis verilir. İzinsiz atık ithalinde bir yıldan üç yıla kadar, tehlikeli nitelikli atıkta ise beş yıldan az olmamak üzere hapis söz konusudur. Kalıcı etki bırakan atıkta ceza iki katı kadar artırılabilir.

Çevre kirliliği için işletme sahibi mi, şirket mi yargılanır?

Türk ceza hukukunda ceza sorumluluğu şahsidir; şirkete hapis cezası verilemez (TCK 20). Soruşturma, kirliliğe karar veren, bilen ya da engellemesi gereken gerçek kişiler hakkında yürütülür. Şirket için izin iptali ve müsadere gibi güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

Çevre kirliliğinde taksir ile kast arasındaki fark nedir?

Kasıtta kişi, atığın çevreye verileceğini bilerek ve isteyerek ya da bu sonucu kabullenerek davranır (TCK 181). Taksirde ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık söz konusudur ve ceza çok daha hafiftir (TCK 182). Hangisinin uygulanacağı, işletmedeki iç denetim, uyarılar ve alınan önlemlerle belirlenir.

Atık yönetimi izni olan işletme de bu suçtan yargılanabilir mi?

Evet. Madde, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı davranışı arar; iznin varlığı, izin şartlarına uyulmadığı durumda koruma sağlamaz. Dosyada izin şartlarının neler olduğu ve hangisinin ihlal edildiği ayrıca incelenir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 20, 21, 49, 60, 181, 182
  • 5235 sayılı Kanun m. 12, 14

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.