KISACA
- Suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yazılı ya da sözlü yapılabilir (CMK m. 158).
- Memurun görevi sebebiyle işlediği suçlarda 4483 sayılı Kanun uygulanır; savcılık memurun ifadesini almadan soruşturma izni ister.
- İzin vermeye yetkili merci kararını kural olarak otuz gün içinde verir; zorunlu hâlde süre bir defa onbeş gün uzatılabilir.
- Dilekçede kişi ve olay belirtilmeli, iddialar belgeye dayanmalı, ad soyad, imza ve adres bulunmalıdır; aksi hâlde başvuru işleme konulmayabilir.
Haksız işlem yapan bir kamu görevlisi hakkında suç duyurusunda bulunmak herkesin hakkıdır, ama süreç sıradan bir suç duyurusundan farklı işler. Çünkü memurun görevi sebebiyle işlediği suçlarda savcı doğrudan soruşturmaya başlayamaz; önce 4483 sayılı Kanun gereği soruşturma izni almak zorundadır. Bu yüzden dilekçeyi doğru yazmak ve doğru adrese vermek, sonucu doğrudan etkiler.
Nereye başvurulur
Suça ilişkin ihbar ya da şikayet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. Valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye yapılan başvuru da ilgili başsavcılığa gönderilir. Kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı bir suç nedeniyle kurum idaresine verilen ihbar da gecikmeksizin başsavcılığa iletilir. Başvuru yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (CMK m. 158).
Hangi memur, hangi suç
Kanun, devletin genel idare esaslarına göre yürüttüğü kamu hizmetlerinin asli ve sürekli görevlerini ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında görevleri sebebiyle işlenen suçlarda uygulanır (m. 2). Görevi kötüye kullanma ve ihmal gibi suçlar tipik örneklerdir: görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal yazılarında bu suçları ayrıca bulabilirsiniz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli ise genel hükümlere tabidir.
Dilekçenin şartları
4483 sayılı Kanun m. 4, memurlar hakkındaki ihbar ve şikayetlerin soyut ve genel nitelikte olmamasını, kişi ve olay belirtilmesini, iddiaların ciddi bulgu ve belgelere dayanmasını, dilekçe sahibinin doğru ad, soyad, imza ve iş veya ikametgah adresinin bulunmasını zorunlu tutar. Bu şartlara uymayan başvuru işleme konulmaz ve durum başvurana bildirilir. İddialar sıhhati şüpheye yer bırakmayan belgelerle ortaya konuluyorsa kimlik ve adres şartı aranmaz. Başsavcılık makamı ve yetkili merciler ihbarcının kimlik bilgilerini gizli tutmak zorundadır; yani şikayet ettiğiniz memur, dilekçedeki kişisel bilgilerinizi bu yoldan öğrenemez.
Dilekçeye ne yazmalı
İyi bir dilekçe olayın kim, ne zaman, hangi işlem sırasında gerçekleştiğini sade biçimde anlatır. Memurun adı biliniyorsa yazılır; bilinmiyorsa birim, tarih ve işlem numarası verilir. Zararın ne olduğu, hangi belgeyle kanıtlanacağı ve talep edilen sonuç açıkça belirtilir. Duygusal sıfatlar yerine somut davranışlar yazılması hem inandırıcılığı hem işleme konulma ihtimalini artırır.
Soruşturma izni süreci
Başsavcı, kaybolma ihtimali olan deliller dışında hiçbir işlem yapmadan, memurun ifadesine başvurmadan evrakın bir örneğini yetkili makama göndererek izin ister. Yetkili merci ön inceleme başlatır (m. 5); ön incelemeyi yapanlar memurun ifadesini de alarak bir rapor düzenler (m. 6). Merci bu rapora göre izin verip vermediğine gerekçeli karar verir. Süre, suçun öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dahil en geç otuz gündür; zorunlu hâllerde onbeş günü geçmemek üzere bir kez uzatılabilir (m. 7). Daha ayrıntılı bilgi için izin süresi ve ön inceleme yazısına bakın.
Yetkili merci nasıl belirlenir
4483 sayılı Kanun m. 3 izin yetkisini görev yerine göre dağıtır. Bazı memurlar için kaymakam, bazıları için vali, bakanlıkların merkez kuruluşlarında çalışanlar için kuruluşun en üst idari amiri, büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları ile belediye meclisi üyeleri için ise İçişleri Bakanı yetkilidir. Merciin saptanmasında memurun suç tarihindeki görevi esas alınır; sonradan başka kuruma geçmiş olması yetkiyi değiştirmez. Ast ile üst memur aynı fiile karışmışsa izin üst memurun bağlı olduğu merciden istenir. Bu ayrıntıyı savcılık kendisi çözer, ama dilekçenizde memurun suç tarihindeki unvanını ve kurumunu yazmanız süreci hızlandırır.
Ön inceleme sırasında şikayetçinin rolü
Ön inceleme idari bir süreçtir ve şikayetçi onun tarafı gibi katılmaz. Yine de inceleme elemanları sizden bilgi ve belge isteyebilir. Böyle bir çağrı gelirse kısa, tarihli ve belgeli cevap vermek önemlidir; çünkü inceleme raporu izin kararının dayanağını oluşturur. Raporda memurun ifadesi de bulunur. Ön inceleme konusunda daha önce sonuçlandırılmış bir dosya varsa, aynı iddia yeni belge sunulmadıkça yeniden işleme konulmaz (m. 5). Bu yüzden ilk başvuruyu eksik yapmak, ikinci şansı zayıflatabilir.
İzin çıktıktan sonra
İzin verildiğinde dosya savcılığa döner ve normal soruşturma başlar. Savcılık memurun ifadesini alır, tanıkları dinler, gerekirse belge ve bilgi ister. Yeterli şüphe oluşursa iddianame hazırlanır ve görevli mahkemede dava açılır. Şikayetçi, kamu davasına katılma talebinde bulunarak duruşmalara taraf sıfatıyla katılabilir. Davada mağduriyetinizin belgelenmesi ve tanıkların gösterilmesi sonucu belirler.
Varsayımsal bir örnek düşünelim
Bir kişi bir kurumdaki görevlinin kendisine ait belgeyi bilerek kaybolmuş gibi göstererek işini engellediğini düşünüyor. Kurumdan aldığı yazı ve başvuru kayıtlarıyla savcılığa gidiyor. Savcı yetkili makamdan izin ister, makam ön inceleme yapar ve izin verir ya da vermez. İzin çıkarsa savcılık soruşturmaya devam eder; çıkmazsa dosya duruma göre itiraz aşamasına geçer. Kararın gerekçesi bu nedenle önemlidir.
İzin verilmezse
İzin verilmemesi kararı her zaman son söz değildir. Gerekçesi eksikse, ön inceleme hatalıysa ya da deliller yeterince değerlendirilmemişse itiraz edilebilir; yolları izin verilmemesine itiraz yazısında topladık. Genel çerçeve ve memurların yargılanma usulü için 4483 sayılı Kanun yazısı da yararlı olur. Alana dair diğer içerikler ceza hukuku sayfasında yer alıyor.
Kimlere izin aranmaz
Her kamu görevlisi 4483 sayılı Kanun kapsamında değildir. Kanun m. 2, özel soruşturma usullerine tabi kişilere ilişkin hükümleri ve suçun niteliğine göre ayrıca öngörülmüş usulleri saklı tutar. Ağır cezalık suçüstü hâlinde genel hükümler uygulanır, yani savcı izin beklemeden harekete geçebilir. Dolayısıyla şikayet etmek istediğiniz kişinin sıfatı ve olayın türü, hangi yolun izleneceğini belirler. Yanlış mercie yapılan başvuru süre kaybettirir.
Başvurudan önce
Dilekçeyi vermeden önce belgeleri kronolojik sıraya koyun ve kimliğinizle ilgili bilgilerin doğruluğunu kontrol edin; eksiklik başvurunun reddine yol açabilir. Dosyanızın hangi makama gideceği ayrıntıya bağlıdır. Zaman geçtikçe delillerin kaybolma riski arttığı için iletişim sayfasından telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan belgelerinizin görüntüsünü gönderebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Memur hakkında suç duyurusu için avukat şart mı?
Hayır, doğrudan başvurabilirsiniz. Ancak dilekçenin 4483 sayılı Kanun m. 4'teki şartlara uygun yazılması dosyanın işleme konulması açısından önemlidir, avukat desteği bu yönden yarar sağlar.
Soruşturma izni kimden alınır?
İzin yetkisi memurun görev yerine göre değişir: kaymakam, vali, bakan ya da kuruluşun en üst idari amiri gibi makamlar yetkili olabilir (4483 sayılı Kanun m. 3). Yetkili mercinin tespitinde suç tarihindeki görev esas alınır.
İzin verilmezse ne olur?
Soruşturma izni verilmemesi kararına karşı kanunda öngörülen itiraz yoluna başvurulabilir. Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde itiraz edebilir; itiraza bölge idare mahkemesi (üst düzey mercilerde Danıştay İkinci Dairesi) bakar ve karar kesindir (m. 9). Bu nedenle karar tebliğ edilir edilmez incelenmelidir.
İsimsiz şikayet dikkate alınır mı?
Kural olarak hayır. Ad, soyad, imza ve adres bulunmayan başvuru işleme konulmaz. Yalnız iddiaların sıhhati şüpheye yer bırakmayacak belgelerle ortaya konuyorsa bu şart aranmaz (m. 4).
Bu kapsamda her suçta izin mi gerekir?
Hayır. 4483 sayılı Kanun görevleri sebebiyle işlenen suçlara uygulanır ve ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli genel hükümlere tabidir (m. 2). Her olayın bu kapsama girip girmediği ayrıca değerlendirilir.
Dayanak mevzuat
- 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun m. 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 257
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.