KISACA
- İnfaz kurumuna silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da elektronik haberleşme aracı sokmak ya da bulundurmak TCK m. 297/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir.
- Alkol, kumar malzemesi, yeşil reçeteli ilaç ve ses ya da görüntü alan araçlar gibi eşyalar ikinci fıkrada yer alır ve ceza bir yıldan üç yıla kadardır.
- Eşyayı muhafaza görevlisi sokmuşsa ceza bir kat artırılır; hükümlü ya da tutuklu eşyanın kaynağını bildirirse ceza yarı oranında indirilir.
- Ceza üst sınırı beş yıl olduğu için görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Ziyarete gittiğiniz cezaevinin girişinde üstünüzde ya da getirdiğiniz poşette telefon, uyuşturucu madde veya benzeri bir eşya bulunduysa, soru tek: ceza ne kadar? TCK m. 297/1'e göre infaz kurumuna ya da tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır. Bu aralık kanunun kendisinde yazılıdır, mahkeme olayın özelliklerine göre bu sınırlar içinde bir yer belirler.
Madde 297 neyi suç sayıyor?
Madde iki ayrı grup eşya sayar. Birinci fıkradaki liste dardır: silah, uyuşturucu ya da uyarıcı madde ve elektronik haberleşme aracı. Cep telefonu, SIM kart ve benzeri cihazlar bu sonuncuya girer. İkinci fıkra ise birinci fıkra dışında kalan eşyaları sayar ve ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
İkinci fıkradaki eşyalar şunlardır:
- Firarı kolaylaştıran alet ve malzeme
- Saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzeme
- Alkol içeren içecekler
- Kumar oynanmasına olanak veren eşya
- Yeşil reçeteye tabi ilaçlar
- Mahkemelerce yasaklanmış ya da suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, sembol ve örgütsel haberleşme araçları
- İzin verilenler dışında ses ve görüntü alan araçlar
Fiilin "sokmak" ya da "bulundurmak" olması yeterlidir. Eşyanın kurumun kapısından içeri geçirilmeden girişte yapılan aramada ele geçirilmesi halinde teşebbüs mü, tamamlanmış suç mu sorusu ayrıca değerlendirilir. Bu, somut olaya bağlıdır ve savunmanın önemli bir noktasıdır.
Uyuşturucu ayrıca suç oluşturuyorsa
Birinci fıkranın ikinci cümlesi önemli bir ayrıntı taşır. Sokulan eşyanın temin edilmesi ya da bulundurulması ayrı bir suç oluşturuyorsa, fikri içtima hükümlerine göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır. Örneğin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak TCK m. 191'de ayrı bir suçtur. Bu durumda tek fiille iki suç işlenmiş olur ve ceza artırılarak belirlenir. Uyuşturucuyla ilgili ceza ve savunma yolları için ceza hukuku sayfamıza göz atabilirsiniz.
Ceza artıran ve indiren haller
Üçüncü fıkra, birinci ve ikinci fıkradaki suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişilerce işlenmesi halinde cezanın bir kat artırılacağını söyler. Yani gardiyan ya da infaz koruma memuru eşyayı sokmuşsa ceza iki katına çıkar.
Dördüncü fıkra ise hükümlü ya da tutuklu için bir kapı açar. Eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü ya da tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği konusunda bilgi verirse ceza yarı oranında indirilir. Bu indirim ziyaretçi için değil, içerideki kişi için düzenlenmiştir.
Varsayımsal bir örnek düşünelim
Bir kişi kardeşini ziyarete gidiyor ve getirdiği giysi paketinde, kendisinin fark etmediği bir cep telefonu çıkıyor. Paketi kendisine bir tanıdığın verdiğini söylüyor. Burada soruşturmanın ağırlık noktası kast olacaktır: paketi kim hazırladı, kişi içeriğini biliyor muydu, mesajlaşma kayıtları ya da tanık beyanları ne gösteriyor? Kamera görüntüleri ve arama tutanağı da dosyaya girer. Bu örnekte sonuç hakkında bir tahmin yürütülmez; her delil ayrı değerlendirilir.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, güvenlik görevlilerinin tutanağını okumadan imzalamaktır. Tutanakta eşyanın nerede bulunduğu, kimin üstünden çıktığı ve kişinin ne söylediği yazar. Sonradan savunmanın temelini bu satırlar oluşturur. İkinci hata, soruşturma ifadesini avukatsız vermektir. Susma ve avukat isteme hakkınızı kullanabilirsiniz. Üçüncü hata, eşyayı kimin gönderdiğini bilip bilmediğiniz konusunda çelişkili beyanda bulunmaktır; ilk anlattığınız ile sonradan anlattığınız aynı olmalıdır.
HAGB ve erteleme mümkün mü?
Birinci fıkranın alt sınırı iki yıldır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK m. 231 uyarınca iki yıl veya daha az hapis cezasında düşünülebilir. Ceza iki yılda kalırsa ya da ikinci fıkra kapsamında bir yıldan üç yıla kadar bir ceza söz konusuysa bu yol gündeme gelebilir; ancak mahkeme, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmaması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati gibi şartları ayrıca arar. HAGB sonuç vaadi değildir, mahkemenin takdiriyle ilgilidir. Koşulların ayrıntısı için polise direnme davasında HAGB yazısına bakabilirsiniz.
Yakın konular
Cezaevi ile ilgili başka bir suç da cezaevinden kaçma ve kaçırmanın cezası yazısında ele alınıyor. Görevli kişilerin işlediği suçlarda görevi kötüye kullanma hükümleri de gündeme gelebilir. Muhafaza görevlisi hakkında yapılacak soruşturmada 4483 sayılı Kanun usulü uygulanır. Delillerle ilgili olarak suç delillerini yok etme ya da gizleme yazısı da yardımcı olabilir.
Soruşturma nasıl ilerler?
Girişte eşya bulunduğunda kurum görevlileri bir tutanak düzenler ve olay Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Eşya telefonsa cihaz incelenebilir, uyuşturucu ise madde laboratuvara gönderilir. Savcı sizi şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırabilir ya da olay yerinde yakalandıysanız gözaltı gündeme gelebilir. Gözaltı süresi CMK m. 91'e göre yirmi dört saattir. Soruşturma sonunda savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir ya da asliye ceza mahkemesinde iddianame düzenler.
İddianame kabul edildiğinde duruşma günü verilir. Bu aşamada ziyaret kaydı, güvenlik kamerası görüntüsü ve cihazın içeriği delil olarak tartışılır. Paketi hazırlayan kişi ile ziyaretçinin aynı kişi olmadığı durumlarda, hazırlayanın kim olduğu ve ziyaretçinin bilgisi savunmanın ana başlığı haline gelir. Eşyayı sizin için başkası hazırlamışsa, bunu gösterecek yazışmalar ve tanıklar dosyaya girmelidir.
Ziyaretçi ile hükümlünün durumu farklıdır
Aynı eşya iki kişiyi farklı konuma sokar. Ziyaretçi eşyayı dışarıdan getirmiştir ve esas sorun, bilerek ve isteyerek sokup sokmadığıdır. İçerideki hükümlü ya da tutuklu ise eşyayı yanında bulunduran ya da kullanan kişidir; dördüncü fıkradaki indirim ona yöneliktir. Eşyayı kimden aldığını anlatan kişi, anlattığı kişinin de yargılanmasına yol açabilir, bu yüzden ifade vermeden önce sonuçları konuşmak gerekir. Disiplin soruşturması da ayrı yürür: ceza davası beraatle bitse bile kurumun disiplin yaptırımı ayrıca gündeme gelebilir.
Ne yapmalısınız?
Cezaevi girişinde eşya bulunduysa, ifade verilmeden önce avukatla görüşmek dosyanın seyrini belirler. Tutanak, kamera kaydı ve eşyayı size kimin verdiği gibi ayrıntılar dosyaya erken girmelidir. Her olayın delilleri farklıdır, bu yüzden genel bir cevap yerine dosyanızın belgeleri üzerinden değerlendirme yapılır. Bizi iletişim sayfasındaki telefondan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; ifade günü yaklaşıyorsa zaman kazanmak bu aşamada işinizi kolaylaştırır.
Sık sorulan sorular
Cezaevine cep telefonu sokmanın cezası nedir?
Cep telefonu elektronik haberleşme aracı sayıldığından TCK m. 297/1 kapsamındadır. Ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.
Ziyarete gelen kişi eşyanın kendisine ait olmadığını söyleyebilir mi?
Evet, savunma hakkınız vardır. Eşyanın kime ait olduğu, sizin bilginiz ve iradeniz dosyada araştırılır. Bilmeden taşıdığınız bir eşya için kast aranır.
Tutuklu yakınına verilen ilaç suç sayılır mı?
Yeşil reçeteye tabi ilaçlar TCK m. 297/2-e kapsamında sayılmıştır. Doktor raporu ve kurum izni gibi belgeler ayrıca değerlendirilir; bunları dosyaya sunmanız gerekir.
Hükümlü eşyayı kimden aldığını söylerse ne olur?
Eşyayı yanında bulunduran ya da kullanan hükümlü veya tutuklu, kimden ve nasıl elde ettiğini bildirirse verilecek ceza yarı oranında indirilir (TCK m. 297/4).
Bu dava hangi mahkemede görülür?
Birinci fıkradaki suçun üst sınırı beş yıl olduğundan dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 297
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 188, 191
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91, 231
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.