KISACA
- Yabancı mahkemenin boşanma kararı, Türkiye'de nüfus kaydına işlenebilmesi için önce tanıma kararıyla geçerlilik kazanmalıdır.
- Tanıma, MÖHUK m. 58 uyarınca tenfiz şartlarının varlığının mahkemece tespitine bağlıdır; karşılıklılık şartı tanımada aranmaz.
- Karar, yabancı devlette kesinleştiği andan itibaren kesin hüküm ya da kesin delil etkisi doğurur (MÖHUK m. 59).
- Kamu düzenine açık aykırılık ve usulüne uygun çağrılmama gibi nedenler tanıma talebinin reddine yol açabilir.
Yurt dışında boşanıp Türkiye'ye dönen biri sık karşılaşılan bir sorunla yüzleşir: yabancı mahkemenin kararı elinizde ama nüfus kaydınızda hâlâ evli görünüyorsunuz. Bu karar, Türk mahkemesinin tanıma kararı olmadan nüfus kütüğüne işlenemez. Tanıma işlemi bu yüzden boşanmanın Türkiye'deki son basamağıdır.
Tanıma neden gerekir
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 58'e göre yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi, ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Kararın yabancı devlette verilmiş olması, Türkiye'de kendiliğinden sonuç doğurmaz.
Aynı madde, yabancı mahkeme ilamına dayanılarak Türkiye'de idari bir işlem yapılacaksa aynı usulün uygulanacağını da söyler. Nüfus müdürlüğündeki kayıt düzeltmesi tam olarak böyle bir işlemdir.
Tanıma ile tenfiz arasındaki fark
Tenfiz, kararın zorla icra edilebilmesi içindir; örneğin yurt dışında hükmedilmiş bir nafakanın Türkiye'de tahsili. Tanıma ise boşanmanın hukuki sonucunu kabul etmektir. Boşanma kararı mevcut durumu değiştiren bir hüküm içerdiğinden, uygulamada icra değil tanıma istenir.
İkisi arasındaki ince fark, tanımada karşılıklılık şartının aranmamasıdır. MÖHUK m. 58/1 son cümlesi, 54. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin tanımada uygulanmayacağını belirtir. Yani Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında anlaşma ya da fiilî uygulama araştırılmaz. Tenfiz tarafını tenfiz davası yazımızda anlattık.
Hangi şartlar aranır
MÖHUK m. 54 yetkili mahkemenin hangi şartlarla karar vereceğini sayar. Tanımada karşılıklılık dışındaki bentler geçerlidir. İlam, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalıdır. Davalının itiraz etmesi hâlinde, dava konusu ya da taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmayan devlet mahkemesinin yetki tanıdığı bir karar da olmamalıdır.
Hüküm kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır. Ayrıca o yer kanunlarına göre kendisine karşı istem yapılan kişi usulüne uygun çağrılmamışsa, o mahkemede temsil edilmemişse ya da yokluğunda hüküm verilmişse ve bunlara dayanarak Türk mahkemesinde itiraz etmemişse tanıma yapılamaz. Karşı tarafa tebligat yapılmadan alınan karar bu yüzden sorun yaratabilir.
Hangi mahkemeye başvurulur
Tenfiz kararları için görevli mahkeme asliye mahkemesidir (m. 51); uygulamada yabancı boşanma kararlarının tanınması da aile mahkemesinde görülür. Tenfizde yetki, karşı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesine aittir; Türkiye'de ikisi de yoksa kanun üç büyük ilin mahkemelerinden birini yetkili sayar. Tanımada başvuru yerini, dosyanın niteliğine göre dilekçeyi vermeden önce netleştirmek gerekir.
Kararın kesinleşme anı
MÖHUK m. 59'a göre yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. Bu yüzden talebe eklenecek belgelerde kararın kesinleştiğini gösteren bir yazı bulunmalıdır. Kesinleşme şerhi yoksa mahkeme bunu isteyecektir.
Yabancı karar aslının ya da onaylı örneğinin ve onaylı çevirinin hazırlanması, bazı ülkelerde apostil ya da konsolosluk onayı gerektirebilir. Hangi onay yolunun geçerli olduğu kararın verildiği ülkeye göre değişir.
Varsayımsal bir örnek düşünelim:
Eşlerden biri Türk vatandaşı olan bir çiftin başka bir ülkede boşandığını düşünelim. Karar orada kesinleşmiştir. Türk eş Türkiye'ye taşınır ve yeniden evlenmek ister. Nüfus müdürlüğü, mevcut evliliğin kayıtta sürdüğünü söyleyerek işlemi yapmaz.
Eş önce kararın onaylı örneğini ve tercümesini hazırlar, ardından mahkemeye tanıma talebiyle başvurur. Mahkeme şartları inceler, karşı tarafa tebligat yapar, itiraz gelip gelmediğine bakar. Karar verildiğinde nüfusa işlenir. Süreyi önceden planlamak gerekir; sonuç tahmini bu örnekten çıkarılamaz.
Dikkat edilecek noktalar
En sık görülen hata, tebligat sorununu görmezden gelmektir. Yurt dışında karşı tarafın doğru adresine tebligat yapılmamışsa ve karşı taraf Türkiye'de itiraz ederse tanıma reddedilebilir.
İkinci hata, çocuk ya da mal konularını unutmaktır. Boşanma kararı velayet, nafaka veya mal rejimi hükümleri içeriyorsa bunların tanınması ve uygulanması ayrı değerlendirme ister. Nafaka veya velayet kararının icrası için tenfiz davası açmanız gerekebilir.
Üçüncü hata, boşanma davasını Türkiye'de ikinci kez açmaya çalışmaktır. Yabancı karar tanındıktan sonra aynı konuda yeniden dava açmak gereksizdir. Yetki ve uygulanacak hukuk için yabancı eşle boşanma yazısına bakın. Türkiye'deki süreci boşanma davasının süresi ve kararın kesinleşmesi yazılarında okuyabilirsiniz.
Tanıma kararından sonra nüfus işlemi
Mahkemenin tanıma kararı verip kararın kesinleşmesinden sonra, karar nüfus müdürlüğüne iletilerek medeni hâl kaydı güncellenir. Kayıt düzelene kadar resmî işlemlerde hâlâ evli görünürsünüz. Bu yüzden evlenme, mal satışı, veraset ya da yurt dışı belge işlemleri gibi konularda kayıt farkı sorun çıkarabilir.
Kararın kesinleşme tarihini mahkemeden yazılı almak ve nüfus işlemini kendiniz takip etmek akıllıca olur. Yurt dışında yaşıyorsanız işlemi vekil aracılığıyla yürütmek de mümkündür; bu durumda vekâletnamenin düzenleniş biçimi ve onayı önceden kontrol edilmelidir. Ayrıca yabancı kararda soyadı ya da çocuklara ilişkin hükümler varsa bunların Türkiye'deki kayıtlara nasıl yansıyacağı ayrıca düşünülür.
Dosyayı hazırlarken
Hazırlıkta en çok zaman alan kısım çeviri ve onaydır. Kararın tamamı çevrilmelidir; gerekçe bölümü de kamu düzeni incelemesinde okunabilir. Kısmi çeviri sunulursa mahkeme eksiklik tamamlama süresi verebilir ve bu da duruşmanın ileri bir tarihe kalmasına yol açabilir; bu yüzden çeviriyi baştan eksiksiz hazırlayın. Kanun çevirinin onanmış olmasını arar (MÖHUK m. 53); bunu başvurudan önce bitirmek mahkemenin eksik tamamlama süresi vermesini önler.
Yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı örneği, kesinleşme belgesi, çevirisi, pasaport ya da kimlik fotokopisi, evlilik belgesi ve varsa nüfus kayıt örneği ilk akla gelen belgelerdir. Hangi belgenin hangi onayla geçerli olacağı ülkeye göre değiştiğinden dosyayı baştan doğru toplamak zaman kazandırır.
Yurt dışındaysanız belgeleri iletmeden önce telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Aile hukuku çalışma alanımız kapsamındaki işler ve iletişim bilgilerimiz sitede yer alıyor.
Sık sorulan sorular
Yurt dışında boşandım, Türkiye'de de otomatik olarak boşanmış sayılır mıyım?
Hayır. Nüfus kaydında medeni hâliniz, mahkemenin tanıma kararı verilip bu karar nüfusa işlenmedikçe değişmez.
Tanıma davasında karşılıklılık aranır mı?
Hayır. MÖHUK m. 58 uyarınca tanımada, tenfizdeki karşılıklılık bendi uygulanmaz. Diğer şartlar aranır.
Tanıma kararı almadan Türkiye'de yeniden evlenebilir miyim?
Nüfus kaydında hâlâ evli görünüyorsanız evlenme işlemi yapılamaz. Önce tanıma kararının alınıp kaydın düzeltilmesi gerekir.
Anlaşmalı boşanma kararları da tanınır mı?
Evet. Yabancı mahkemece verilen anlaşmalı boşanma kararları da aynı usule tabidir; kamu düzenine aykırılık ve diğer şartlar yine incelenir.
Tanıma ile tenfiz aynı şey mi?
Değil. Tanıma, kararın kesin hüküm ya da delil etkisinin kabulüdür; tenfiz ise kararın Türkiye'de icra edilebilmesi içindir.
Dayanak mevzuat
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 50, 54, 58, 59
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.