Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Rüşvet, sahtecilik ve örgüt suçları
  5. Suç gelirlerini aklama suçu ve cezası kaç yıl

CEZA HUKUKU

Suç gelirlerini aklama suçu ve cezası kaç yıl

Suç gelirlerini aklama suçunun cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Banka hesabı kullanımı ve savunma noktaları burada.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • TCK m. 282/1 uyarınca aklama suçunun cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezasıdır.
  • Suçun konusu, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis gerektiren bir suçtan elde edilmiş malvarlığı değeridir.
  • Aklamaya iştirak etmeden bu değeri bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis alır.
  • Kovuşturma başlamadan önce malvarlığının ele geçirilmesini sağlayan kişi hakkında ceza verilmez.

İnfaz hesaplama Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihini suç türüne ve suç tarihine göre hesaplayın.

Hesapla

Aklama suçunun cezası TCK m. 282/1'e göre üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezasıdır. Bu hüküm, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis gerektiren bir suçtan elde edilmiş malvarlığı değerini yurt dışına çıkaran ya da gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru yolla elde edildiği kanaatini uyandırmak için çeşitli işlemlere tabi tutan kişi için geçerlidir.

Kanun neyi cezalandırıyor?

Madde iki ayrı davranışı cezalandırır. Birincisi asıl aklama fiilidir: suçtan kaynaklanan değeri yurt dışına çıkarmak ya da kaynağını örtmek için işlemlere tabi tutmak. İkincisi ise bu fiile katılmadan, değerin suçtan geldiğini bilerek onu satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişidir. İkinci gruba iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Burada iki şey birlikte aranır: değerin suç kaynaklı olması ve failin bunu bilmesi. Banka hesabına gelen paranın nereden geldiğini bilmeyen, makul bir açıklaması olan kişi ile işlemi bilerek yapan kişi aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz.

Öncül suç neden önemli?

Aklamanın konusu, daha önce işlenmiş bir suçtan kaynaklanan değerdir. Bu suça öncül suç denir. Kanun, öncül suçun alt sınırının altı ay veya daha fazla hapis gerektirmesini şart koşar. Dolandırıcılık, rüşvet, uyuşturucu ticareti, nitelikli hırsızlık gibi birçok suç bu eşiği aşar. Öncül suç ispatlanamıyorsa ya da altı ay eşiğinin altındaysa aklama suçu oluşmaz; savunmanın ilk sorusu da genellikle budur.

Cezayı artıran haller

Suç kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından mesleğin icrası sırasında işlenirse verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır (m. 282/3). Suç, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza bir kat artırılır (m. 282/4). Tüzel kişiler hakkında da bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (m. 282/5).

Banka hesabı nedeniyle suçlama

Uygulamada sık karşılaşılan durum, kişinin hesabına gelen paranın hemen başka hesaplara aktarılmasıdır. Savcılık bu tür hareketleri kaynağı gizleme maksadının işareti olarak görebilir. Savunmada şu noktalar öne çıkar: hesap sahibinin paranın kaynağını bilip bilmediği, işlemin sıradan bir ticari ya da özel ilişkiye dayanıp dayanmadığı, para karşılığında belge, fatura ya da sözleşme bulunup bulunmadığı ve işlemlerin hesap sahibinin kendi iradesiyle yapılıp yapılmadığı.

Hesabın başkasına verilmiş olması ayrı bir sorundur. Hesap kiralayan kişi, para akışının suçtan geldiğini bilmeden hesabı vermişse kast tartışması doğar; kayıtlardaki davranışlar iddiayı ya da savunmayı güçlendirir.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Bir kişi, tanımadığı birinden gelen havaleyi aldıktan sonra parayı kısa sürede üç farklı hesaba gönderiyor. Havaleyi yapan kişi sonradan bir dolandırıcılık soruşturmasında şüpheli çıkıyor. Soruşturmada hesap sahibinin bu paranın suçtan geldiğini bilip bilmediği aranır. Hesap sahibi ticari bir alacağın tahsili olduğuna dair belge sunabiliyor ve işlem gerekçesini tutarlı biçimde açıklayabiliyorsa, aklama suçunun kastı tartışmalı hale gelir. Belgesiz ve açıklamasız bir zincirleme transfer ise soruşturmanın genişlemesine yol açar.

Etkin pişmanlık ve ceza verilmemesi

TCK m. 282/6 önemli bir kapı açar: bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz. Kovuşturma aşamasına geçilmeden önce hareket edilmesi, dosyanın seyrini değiştirebilir.

İki fıkra arasındaki fark neden önemli?

Birinci fıkradaki fail, değeri kendisi aklayan ya da aklama işlemlerine katılan kişidir; ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. İkinci fıkradaki fail, aklamaya hiç karışmadan, suçtan geldiğini bilerek o değeri satın alan, kabul eden, bulunduran ya da kullanan kişidir; ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir ve adli para cezası yoktur. İddianame birinci fıkraya göre yazılmış olabilir. Oysa dosyadaki delil, kişinin yalnızca parayı kabul ettiğini gösteriyorsa, nitelendirme ikinci fıkraya çekilebilir ve ceza alt ve üst sınırları belirgin biçimde aşağıya iner.

Kastın ispatı her iki fıkrada da aranır. Para ile ilgili işlem yapan kişi, paranın suçtan geldiğini gerçekten biliyor mu? Bu bilgi, mesajlarda, işlemin yapıldığı koşullarda, tutarın olağan dışı olmasında ya da bir komisyon karşılığı yapılmasında kendini gösterebilir. Savunma, bu delillerin her birini tek tek ele alır ve bilginin bulunmadığını ya da yeterli olmadığını gösterir.

Soruşturmada sık görülen durumlar

Soruşturma çoğunlukla bir mağdurun şikayetiyle öncül suç üzerinden başlar. Banka kayıtları incelenir, paranın izi sürülür ve hesabı kullanan herkes şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılabilir. Hesap bilgilerini bir tanıdığa vermiş, kripto para üzerinden işlem yapmış ya da sosyal medyada gelen bir iş teklifi üzerine hesabını açmış kişiler bu tür dosyalarda sıkça karşımıza çıkar. Her biri için bilgi ve kast durumu ayrı değerlendirilir.

Savunmada dikkat edilecek noktalar

Soruşturma aşamasında ifadeden önce hesap ekstrelerini, sözleşmeleri, mesajları ve ödemeye ilişkin belgeleri toplamak önemlidir. Delil karartmaya ya da tanıklara baskıya yönelmek yanlış olur, hem savunmaya zarar verir hem de tutuklama nedeni oluşturabilir. Malvarlığına el konulması ve müsadere gibi tedbirler de gündeme gelebileceğinden, bu konunun ayrıca yönetilmesi gerekir.

İlgili yazılar

Aklama suçunda mal varlığına el koyma ve müsadere, aklama suçlamasında etkin pişmanlık, aklamada öncül suç ilişkisi ve örgüt suçunda tutuklama yazıları konuyu tamamlar. Genel çerçeve için ceza hukuku çalışma alanı sayfasına bakabilirsiniz.

Hesabınız nedeniyle ifadeye çağrıldıysanız, ifadeden önce belgelerinizle birlikte hukuki destek almak dosyanın seyrini belirler. Büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; bilgiler iletişim sayfasında. Kovuşturma başlamadan önceki süre, etkin pişmanlık hükmünden yararlanmak açısından zaman kazandırır.

Sık sorulan sorular

Banka hesabını başkasına kullandırmak aklama sayılır mı?

Otomatik olarak sayılmaz. Hesaba giren paranın suç kaynaklı olduğunu bilmek ve kaynağı gizleme ya da meşru gösterme maksadı aranır. Ama hesap hareketleri şüphe çeker ve soruşturma açılabilir.

Aklama suçunun cezası nedir?

Üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m. 282/1). Kamu görevlisi ya da meslek sahibi tarafından işlenirse ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti kapsamında işlenirse bir kat artırılır.

Öncül suç yoksa aklama suçu oluşur mu?

Kanun, suç konusu malvarlığının alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis gerektiren bir suçtan kaynaklanmasını arar. Böyle bir suç yoksa aklama suçu oluşmaz.

Aklamada ceza almamak mümkün mü?

TCK m. 282/6 uyarınca kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığının ele geçirilmesini sağlayan veya yerini bildirerek kolaylaştıran kişi hakkında bu suçtan ceza verilmez.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 282

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.