Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Öldürme ve yaralama suçları
  5. Öldürmeye teşebbüs cezası nasıl hesaplanır

CEZA HUKUKU

Öldürmeye teşebbüs cezası nasıl hesaplanır

Öldürmeye teşebbüs cezası TCK 35/2'ye göre belirlenir: temel hâlde on yıldan on sekiz yıla, nitelikli hâlde on dört yıldan yirmi bir yıla kadar hapis.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kasten öldürmenin temel hâline teşebbüste müebbet yerine on yıldan on sekiz yıla kadar hapis verilir (TCK 35/2, 81).
  • Nitelikli hâle teşebbüste ağırlaştırılmış müebbet yerine on dört yıldan yirmi bir yıla kadar hapis verilir (TCK 35/2, 82).
  • Aralığın içinde cezayı meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı belirler; ağır yaralanma ya da yaşamı tehlikeye sokan durum cezayı yukarı çeker.
  • Mağdurun ölmemesi failin elinde olmayan nedenlerle olmalıdır; fail kendi isteğiyle vazgeçerse teşebbüsten cezalandırılmaz (TCK 36).
  • Dava ağır ceza mahkemesinde görülür.

Mağdur hayatta. Hastanede, belki yoğun bakımda, belki taburcu olmuş. Yine de iddianamede “öldürmeye teşebbüs” yazıyor ve karşınızda yıllarla ifade edilen bir ceza aralığı duruyor. Ölümün gerçekleşmemesi cezayı sıfırlamıyor, yalnızca hesabın başka bir kanun maddesine göre yapılmasına yol açıyor.

Teşebbüs hâlinde ceza nasıl kurulur

TCK 35/1'e göre kişi, işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumlu olur. Üç ayrı şart var: ölme kastı, elverişli hareket ve failin iradesi dışında kalan engel. Hareket elverişsizse (örneğin hiçbir zarar verme ihtimali olmayan bir davranış) teşebbüs oluşmaz.

Teşebbüste ceza, tamamlanmış suçun cezasından indirimli verilir. TCK 35/2'nin rakamları şöyle: ağırlaştırılmış müebbet yerine on dört yıldan yirmi bir yıla kadar, müebbet yerine on yıldan on sekiz yıla kadar hapis. Bu rakamlar 7550 sayılı Kanunla güncellenmiştir. Suç tarihinden önce yürürlükte olan eski rakamlar failin lehineyse suç tarihindeki hüküm uygulanır (TCK 7/2).

Kasten öldürmenin temel hâli müebbet gerektirdiğinden (TCK 81), teşebbüste on yıldan on sekiz yıla kadar hapis söz konusu. Tasarlama, canavarca his, kadına karşı işleme gibi nitelikli hâller varsa (TCK 82) aralık on dört yıldan yirmi bir yıla çıkar. Kasten öldürmeden başka suçlara teşebbüste ise verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Aralığın içinde cezayı ne belirler

TCK 35/2, cezanın “meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre” belirleneceğini söyler. Bunun anlamı, mağdurun neyle karşılaştığı: kalıcı bir organ kaybı, yaşamı tehlikeye sokan bir durum, uzun süren tedavi aralığı yukarı çeker. Hafif yaralanma ise aşağı. Adli tıp raporu bu yüzden dosyanın en önemli belgelerinden biri. Raporda “yaşamsal tehlike” ifadesi yer alıp almadığı, tartışmayı doğrudan etkiler.

Bunun yanında TCK 62'deki takdiri indirim ayrıca uygulanabilir. Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki etkisi göz önünde bulundurulur (TCK 62/2). Pişmanlık göstermeyen bir tutum bu indirimin önünü kapatabilir.

Teşebbüs sayılmayan durumlar

İki yer var ki ceza bambaşka bir noktaya gidiyor. Birincisi gönüllü vazgeçme: fail kendi isteğiyle icra hareketlerini bırakır ya da kendi çabasıyla neticeyi önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz (TCK 36). Ancak o ana kadar gerçekleşen kısım başlı başına bir suçsa (yaralama gibi), yalnızca o suçun cezası verilir. Öldürmeden gönüllü vazgeçmenin etkisi ayrı bir yazıda anlatıldı.

İkincisi kastın öldürmeye değil yaralamaya yönelik olması. Mahkeme kastı fiilden çıkarır; öldürme kastı kanıtlanamazsa fiil kasten yaralama olarak nitelenebilir ve ceza bambaşka bir aralıkta belirlenir. Bu ayrım için öldürmeye teşebbüs mü kasten yaralama mı yazısına bakabilirsiniz.

Mahkeme ve tutukluluk

Mağdurun iyileşme süreci ve adli tıp raporunun gelmesi dosyanın hızını belirler; zarar ve tehlikenin ağırlığı raporla ortaya konduğu için beklenen rapor duruşmaların ertelenmesine yol açabilir.

Görev ağır ceza mahkemesindedir. Cezanın üst sınırı on yılı aştığı için (5235 sayılı Kanun m. 12) görevde ağırlaştırıcı ya da hafifletici nedene bakılmaz (m. 14). Kasten öldürme CMK 100/3'teki suçlar arasında olduğu için tutuklama nedeni var sayılabilir; bu karinenin kendiliğinden tutuklama demek olmadığını, hâkimin kuvvetli şüpheyi ve ölçülülüğü ayrıca değerlendireceğini unutmamak gerekir. Ağır ceza işlerinde tutukluluk süresi en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir, uzatma süresi toplam üç yılı geçemez; yani tutukluluk en çok beş yıla çıkabilir (CMK 102/2). Soruşturma evresinde ise tutukluluk, ağır ceza işlerinde bir yılı geçemez (CMK 102/4).

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kavgada A, B'nin karnına bıçakla tek kez saplıyor ve kaçıyor. B ameliyatla kurtuluyor, rapor yaşamı tehlikeye sokan bir durum olduğunu belirtiyor. İddianame öldürmeye teşebbüs diyor. Savunma tek bir darbe vurulduğunu, A'nın bıçağı kavga sırasında elinde bulduğunu ve öldürme kastının bulunmadığını söyleyebilir. Savcılık ise bölgenin hayati olduğunu, bıçağın boyunu, A'nın darbeden sonra kaçmasını öne sürebilir. Mahkeme kastı bu olguların bütününden çıkaracak. Hangi yöne gideceğini önceden söylemek mümkün değil.

Sık yapılan hatalar

İlk ifade ve savunmada “ölmesini istemiyordum, sadece korkutmak istedim” cümlesini tek başına yeterli sanmak. Mahkeme sözü değil olguyu tartar.

Adli tıp raporunu yalnızca okumak, ona itiraz etmeyi akla getirmemek. Rapordaki hayati tehlike ya da kalıcı hasar değerlendirmesine karşı ikinci rapor istenebilir; ayrıntı için adli tıp raporuna itiraz yazısına bakabilirsiniz.

Mağdurla uzlaşmanın cezayı sildiğini düşünmek. Kasten öldürmeye teşebbüs şikâyete bağlı bir suç değil; barışma cezayı ortadan kaldırmaz, olsa olsa takdiri indirimde ve tazminat tarafında etkili olur.

Tam ve eksik teşebbüs

Öğretide teşebbüs ikiye ayrılır. Eksik teşebbüste fail icra hareketlerini tamamlayamaz; araya biri girer, silah tutukluk yapar, mağdur kaçar. Tam teşebbüste fail bütün hareketlerini yapmıştır ama ölüm gerçekleşmemiştir; mağdura zamanında müdahale edilmiş ya da darbe ölümcül bölgeye gelmemiştir. İkisi için de TCK 35/2'deki aynı aralık geçerlidir. Ayrım cezanın aralığını değil, aralıktaki yerini etkiler: yaşamsal organ yaralanmış ve ölüm ucuz kurtarılmışsa tehlikenin ağırlığı yüksektir, hareketler başlar başlamaz engellenmişse düşüktür.

Bu yüzden dosyada olayın dakika dakika nasıl geliştiği önem kazanır. Kamera kayıtları, 112 çağrı saatleri, hastane kayıtları ve tanık ifadeleri sadece kastı değil, tehlikenin derecesini de gösterir.

Mağdur tarafı ve tazminat

Öldürmeye teşebbüs davasında mağdur katılan sıfatıyla davaya katılabilir; yargılamaya taraf olur, delil sunabilir, hükmü kanun yoluna taşıyabilir. Ceza davasının yanında maddi ve manevi tazminat talebi de gündeme gelir. Sanık açısından önemli nokta, tazminat ödemesinin ya da mağdurla anlaşmanın ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmamasıdır; yalnızca takdiri indirimde ve cezanın belirlenmesinde değerlendirmeye girebilir. Mağdur tarafının dava süreci için cinayet davasına katılan olarak katılma yazısı iyi bir başlangıç noktasıdır.

Gözaltı ve ilk ifade

Olay sonrası gözaltı süresi, CMK 91/1 uyarınca yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; yakalama yerine en yakın hâkime götürmek için gereken zorunlu yol süresi bunun dışında kalır ve o da en çok on iki saattir. Mağdur hastanedeyken alınan ifadeler, rapor çıkmadan verilen anlatımlar sonradan dosyanın dayanağına dönüşür. Bu yüzden ilk ifade, kastı ve tehlikenin ağırlığını tartışmaya açık bırakacak biçimde, müdafi yanındayken verilmelidir. Gözaltının ilk günleri için öldürme şüphesiyle gözaltında ilk günler yazısına bakabilirsiniz.

Hâkim hesabı hangi sırayla yapar

Mahkeme önce suçun türünü ve aralığını belirler: temel hâl mi, nitelikli hâl mi. Sonra teşebbüs aralığı içinde zarar ve tehlikenin ağırlığına göre bir ceza seçer. En sonda varsa takdiri indirim gibi nedenleri uygular. Hükmün gerekçesinde bu adımların her biri açıkça gösterilmek zorundadır. Gerekçesiz bir ceza ya da alt sınırdan uzaklaşmanın nedenini açıklamayan bir hüküm, kanun yoluna taşınırken savunmanın elindeki önemli malzemelerden biridir.

Kapanışta

Teşebbüs dosyaları, ölüm gerçekleşmediği için hafif görünür ama on yıldan başlayan bir aralıkla yürür. Hakkınızda soruşturma varsa ya da yakınınız gözaltındaysa, ifade öncesi durumu bir hukukçuya anlatmak gözaltı süresinde atılacak adımları belirler. Bize telefonla ulaşabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler var. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasını, hesabın temeli olan kasten öldürme cezası yazısını ve nitelikli öldürme hâllerini da okuyabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Öldürmeye teşebbüsün cezası kaç yıl?

Fiil kasten öldürmenin temel hâliyse TCK 35/2 gereği on yıldan on sekiz yıla kadar hapis verilir. Nitelikli hâl varsa on dört yıldan yirmi bir yıla kadardır. Aralığın neresinde kalınacağı, zararın ve tehlikenin ağırlığına göre mahkemece belirlenir.

Mağdur ölmediyse ceza otomatik olarak düşer mi?

Hayır. Teşebbüs, kişinin işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır. Ölümün gerçekleşmemesi failin lehine bir indirim sebebidir ama cezayı ortadan kaldırmaz.

Yaralamaya teşebbüs ile öldürmeye teşebbüs nasıl ayrılır?

Ayrım failin kastına göre yapılır. Kullanılan alet, vurulan vücut bölgesi, darbe sayısı, mesafe ve olay sonrası davranış gibi olgular birlikte değerlendirilir. Öldürme kastı kanıtlanamazsa fiil kasten yaralama olarak nitelenebilir.

Öldürmeye teşebbüsten tutuklanmak zorunlu mu?

Zorunlu değil. Kasten öldürme suçları CMK 100/3'teki katalog suçlar arasında olduğundan tutuklama nedeni var sayılabilir, ama hâkim yine de kuvvetli şüpheyi ve ölçülülüğü tartar, adli kontrol imkânına bakar.

Teşebbüste takdiri indirim yapılabilir mi?

Evet. TCK 35/2 ile belirlenen ceza üzerinde, TCK 62 uyarınca failin geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılamadaki tutumu gibi nedenlerle ayrıca takdiri indirim yapılabilir. Uygulanıp uygulanmayacağı mahkemenin takdirindedir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 35, 36, 62, 81, 82
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 102
  • 5235 sayılı Kanun m. 12, 14

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.