KISACA
- İtiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz (CMK 269/1). Karar, itiraz sürerken de uygulanır.
- Kararına itiraz edilen makam ya da itirazı inceleyecek merci, kararın geri bırakılmasına karar verebilir (CMK 269/2).
- İtiraz süresi, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki haftadır ve dilekçe kararı veren mercie verilir (CMK 268/1).
- Karar veren merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (CMK 268/2).
- Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir; ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı yeniden itiraz yoluna gidilebilir (CMK 271/4).
Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.
Rehbere gitCeza muhakemesinde itiraz, kararın uygulanmasını kendiliğinden bekletmez. CMK 269/1 bunu tek cümleyle söylüyor: itiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz. Yani bir hâkim kararına itiraz dilekçesi verdiğiniz an, o kararın etkisi sona ermiyor. Tutuklu biri itiraz ederken de tutuklu kalıyor; bir el koyma kararı ya da bir adli kontrol yükümlülüğü itiraz süreci boyunca uygulanıyor.
Bu kuralın istisnası da aynı maddede duruyor ve sık gözden kaçıyor. İkinci fıkraya göre kararına itiraz edilen makam ya da kararı inceleyecek merci, geri bırakılmasına karar verebilir. Yani durdurma otomatik değil, ama talep edilebilir bir şey.
Kuralın mantığı
Hâkim kararlarının çoğu acele gerektiren koruma tedbirleri: yakalama, tutuklama, el koyma, arama, adli kontrol. Bu kararların amacı delilleri korumak ya da kaçmayı engellemek. İtiraz her kararı bekletseydi tedbirler işe yaramazdı. Bu yüzden kanun, uygulamayı kural olarak sürdürüyor ve mahkemenin takdirine bırakılan bir "durdurma" imkânı tanıyor.
Aynı mantık itirazın karşısındaki yol olan istinafta tersine işliyor. Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engelliyor (CMK 275/1). Çünkü hüküm, bir tedbir değil, davanın sonu. İki yol arasındaki bu fark, "başvurdum, o hâlde beklemem lazım" refleksinin neden yanıltıcı olduğunu gösteriyor.
İtiraz hangi kararlara yapılır, nasıl yapılır
Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebiliyor (CMK 267). Kanunda ayrıca hüküm yoksa itiraz süresi, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta ve dilekçe kararı veren mercie veriliyor. Zabıt kâtibine beyanda bulunmak da yeterli; tutanağa geçen beyan ve imza mahkeme başkanı ya da hâkim tarafından onaylanıyor (CMK 268/1). Tutuklu kişi ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek de itiraz edebilir (CMK 263/1).
Karar veren hâkim ya da mahkeme itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltiyor. Görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderiyor (CMK 268/2). Yetkili mercii kararı veren makama göre CMK 268/3 sayıyor. Örneğin sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına karşı itiraz, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine ait.
İtirazı inceleyen merci yazılı cevap için Cumhuriyet savcısına ve karşı tarafa bildirim yapabiliyor, gerekli gördüğü inceleme ve araştırmayı yapıyor ya da yaptırıyor (CMK 270/1). Kural olarak itiraz hakkında duruşma yapılmadan karar veriliyor; gerekirse savcı, sonra müdafi dinleniyor (CMK 271/1).
Durdurma talebi nasıl yazılır
İtiraz dilekçesinin sonuna "itirazın incelenmesi sonuçlanıncaya kadar kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması" yazmak yeterli değil. Neden uygulamanın beklemesi gerektiğini somut bir gerekçeyle anlatmak lazım. Örneğin telafisi güç bir sonuç doğacaksa (silinemeyecek bir veri kaybı, geri dönmeyecek bir iş kaybı) ya da kararın açıkça hukuka aykırı olduğu belliyse bu gerekçeyi dilekçenin başına koymak durdurma talebini güçlendiriyor.
Mahkeme bu talebi reddedebilir. Kanun, durdurmaya karar vermeyi yükümlülük değil, imkân olarak düzenlemiş. Dolayısıyla durdurma talebine bel bağlayıp başka koruyucu adım atmamak risk. Örneğin el koyma kararına itiraz ederken ayrıca iade talebinde bulunmak ya da kararın gerekçesini çürüten belgeleri dilekçeye eklemek gerekebiliyor.
Hangi kararlarda bu kural en çok önem kazanır
En çok sorulan durum tutuklama itirazı. Tutuklama kararına itiraz eden kişi, merciin kararını beklerken cezaevinde kalmaya devam ediyor. İtirazın sonucu çabuk çıkabilir, ama o ana kadar tutukluluk sürüyor. Kanun incelemenin mümkün olan en kısa sürede yapılmasını istiyor (CMK 271/3), ancak bu hızlı karar verilmesini bağlayan bir gün sayısı değil.
Bir başka örnek disiplin hapsi. Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında, tanıklığın gerçekleştirilmesi için üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebiliyor ve bu karara itiraz edilebiliyor (CMK 60/1, 60/4). Disiplin hapsine itiraz edildi diye karar kendiliğinden beklemiyor; ancak kişi tanıklık yükümlülüğüne uyarsa derhâl serbest bırakılıyor.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: soruşturma kapsamında bir kişinin bilgisayarına el konuldu ve sulh ceza hâkimliği el koymayı onayladı. Kişi, bilgisayarın mesleki yazışmalarını da içerdiğini belirterek iki hafta içinde itiraz dilekçesi verdi. İtiraz incelenirken bilgisayar kolluktadır, çünkü itiraz tek başına geri verilmesini sağlamıyor. Dilekçede ayrıca "uygulamanın geri bırakılması" istenmişse ve gerekçe somutsa, merci buna ayrıca karar verebilir. Önce bakılacak şeyler: kararın niteliği, itiraz süresinin hangi günde dolduğu, dilekçede durdurma talebinin açıkça yazılıp yazılmadığı ve talebin gerekçesi. Sonucu tahmin etmiyorum; yalnız hangi etkenlerin tartıldığını gösteriyorum.
Savcının ya da karşı tarafın itirazı
İtiraz yalnız sanığın ya da şüphelinin yolu değil. Cumhuriyet savcısı, katılan ve kararla ilgisi olan başkaları da itiraz edebiliyor. Savcı bir tahliye ya da adli kontrol kararına itiraz ettiğinde de aynı CMK 269 geçerli: itiraz kendiliğinden kararın uygulanmasını durdurmuyor. Bu yüzden karşı tarafın itiraz ettiğini öğrenen kişi, "karar artık geçersiz" diye düşünmemeli; merci aksine bir karar verene kadar karar yürürlükte kalıyor.
Karşı taraf itiraz ettiğinde merci, sizin de yazılı görüşünüzü almak üzere itirazı size bildirebiliyor (CMK 270/1). Tutuklamaya ve tutukluluğun incelenmesine ilişkin itirazlarda (CMK 101, 105) Cumhuriyet savcısından görüş alınırsa bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiine bildirilir ve bu kişiler üç gün içinde görüşlerini sunabilir (CMK 270/2). Bu üç günlük aralık kısa olduğu için tebligat ya da UYAP bildirimi geldiğinde beklemeden bakmak gerekiyor.
İtirazı kazanmak ne demek
Merci itirazı yerinde görürse yalnız kararı kaldırmakla yetinmiyor; aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar veriyor (CMK 271/2). Tutuklama itirazı kabul edildiyse tahliye kararı ya da adli kontrol kararı bu aşamada çıkabiliyor. Bu yüzden itiraz dilekçesinde "kararın kaldırılmasını" istemekle yetinmeyin; kararın kaldırılmasının hemen ardından hangi sonucun doğmasını istediğinizi de yazın.
Bu aşamada somut belge çok fark yaratıyor. Tutukluluk itirazında kaçma şüphesini ortadan kaldıran yerleşik adres belgesi, çalışma belgesi, hastalık raporu gibi evraklar, el koyma itirazında mülkiyeti gösteren fatura ya da sözleşme gibi belgeler dilekçeye eklenebiliyor. Mercii dosyayı kâğıt üzerinden değerlendirdiği için duruşma yapılmadan karar çıkıyor; sözlü anlatım için fırsat çoğu zaman olmuyor.
İtiraz reddedilirse
Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesin. Ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı yine itiraz yoluna gidilebiliyor (CMK 271/4). Reddedilen bir itirazın ardından aynı gerekçeyle ikinci kez başvurmak anlamsız; yeni bir olgu ortaya çıktıysa ayrı bir talep gündeme geliyor. Tutuklu kişi için tutukluluğun incelenmesi ayrı bir mekanizma; bunu tutukluluğa itiraz reddedilirse sonraki adımlar yazısında anlattım.
Sık yapılan hatalar
İki hafta sürenin başlangıcını karıştırmak ilk sırada. Süre, kararı öğrendiğiniz günden itibaren işliyor. Kararı yüzünüze karşı açıklandığı duruşmada öğrendiyseniz ve sonra tebliğ gelirse hangi tarihin esas alınacağı ayrı bir tartışma; CMK 35 kararın yüze karşı verildiği hâllerde açıklamayı, hazır bulunamayana tebliği düzenliyor. Süre sınırında kalan bir itirazı bu tartışmaya bırakmamak gerekiyor.
İkinci hata, itirazı kararı veren mercie değil de başka bir yere vermek. Kanun yolu ya da mercii yanlış belirlemek hakkı kaybettirmiyor, ama gereksiz zaman kaybettiriyor.
Üçüncüsü, itirazı bir savunma metni gibi uzun yazmak ve asıl talebi sona saklamak. Merci dosyayı hızlı inceliyor; talep ve gerekçe ilk paragrafta olmalı.
Süre dar olduğunda
İtiraz süresi iki hafta olduğu için, karar çıktıktan sonraki ilk günlerde yapılacak iş çok. Dilekçeyi hazırlamak, durdurma talebini gerekçelendirmek ve ekleri toplamak aynı anda yapılması gereken işler. Elinizdeki karar için hangi yolun açık olduğunu, durdurma talebinin mantıklı olup olmadığını konuşmak isterseniz büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında numaralar var. Özellikle tutuklama ve el koyma kararlarında bir gün bile uygulamanın sürmesi sonuçlar doğurabileceği için erken aramak zaman kazandırıyor. Diğer ceza muhakemesi yazıları ceza hukuku sayfasında.
Bağlantılı yazılar: tutuklamaya itiraz nasıl yapılır, el koyma kararına itiraz, itiraz ile istinaf arasındaki fark.
Sık sorulan sorular
İtiraz ettim, karar ne zamana kadar uygulanır?
İtirazın sonucu bekleniyor olsa da karar uygulanmaya devam eder. Kanun itirazı yürütmeyi durduran bir yol olarak düzenlememiştir (CMK 269/1). Durdurma ancak ayrıca verilecek bir kararla olur.
İtirazla birlikte kararın uygulanmasının durdurulmasını isteyebilir miyim?
Evet. CMK 269/2'ye göre kararına itiraz edilen makam ya da kararı inceleyecek merci geri bırakılmasına karar verebilir. Bunun için itiraz dilekçesinde açıkça talepte bulunmak ve gerekçesini yazmak gerekir.
İtiraza kim bakar, ne kadar sürer?
Kararı veren makam itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Görmezse en çok üç gün içinde yetkili mercie gönderir (CMK 268/2). Hangi merciin baktığı kararı kimin verdiğine göre CMK 268/3'te sayılmıştır. Kanun incelemenin mümkün olan en kısa sürede yapılmasını ister (CMK 271/3).
İtiraz reddedilirse tekrar itiraz edebilir miyim?
Kural olarak hayır. Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Yalnız ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı yeniden itiraz yoluna gidilebilir (CMK 271/4).
İstinaf başvurusu da kararı durdurmaz mı?
İstinaf başvurusu farklıdır. Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller (CMK 275/1). Yani hüküm bakımından istinafın bir bekletme etkisi vardır; itirazda böyle bir etki kendiliğinden yoktur.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 35, 60, 101, 105, 263, 267, 268, 269, 270, 271, 275
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.