Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. İnfaz, cezaevi ve adli sicil
  5. İnfaz hakimliği kararına itiraz süresi ve yolu

CEZA HUKUKU

İnfaz hakimliği kararına itiraz süresi ve yolu

İnfaz hakimliği kararına itiraz iki hafta içinde, kararı veren mercie dilekçe ile yapılır. Süre, dilekçenin içeriği ve inceleme mercii burada.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • İnfaz hakimliği kararına itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m. 268/1).
  • Dilekçe, kararı veren mercie verilir; tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine sözlü beyan da yeterlidir.
  • Kararı veren merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir.
  • Süre kaçırılırsa itiraz reddedilir; bu yüzden tebliğ tarihini belgelemek gerekir.

İnfaz hesaplama Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihini suç türüne ve suç tarihine göre hesaplayın.

Hesapla

İnfaz hakimliği sizin aleyhinize bir karar verdiyse, itiraz için elinizde iki hafta var. Süre, kararı öğrendiğiniz günden işlemeye başlar ve itiraz dilekçesi kararı veren mercie verilir. Aşağıda süreyi, dilekçenin nasıl hazırlanacağını ve itirazın sonrasında neler olduğunu adım adım anlatıyorum.

Süre ne zaman başlar ve ne kadardır?

CMK m. 268/1'e göre hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunda ayrı bir hüküm yoksa ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır. Eskiden bu süre yedi gündü, 7499 sayılı Kanunla iki haftaya çıkarıldı. Eski bilginin hâlâ dolaştığını görüyorum; internette yedi gün yazan sayfalara bakmayın.

Kararı bizzat duruşmada ya da cezaevinde tebliğ alarak öğrendiyseniz başlangıç o gündür. Tebligat zarfındaki tarihi saklayın, çünkü süre tartışması çıkarsa ilk bakılan belge budur.

İtiraz hangi kararlara yapılır?

İnfaz hakimliği, cezanın hesabında duraksama çıktığında veya cezanın kısmen ya da tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürüldüğünde karar verir (5275 sayılı Kanun m. 98/1-b). Bu kararlar duruşma yapılmadan, dosya üzerinden verilebilir; karar vermeden önce savcıdan ve hükümlüden yazılı görüş istenebilir (m. 101/1). Dosya üzerinden verilen bir karara itiraz ettiğinizde de aynı iki haftalık süre geçerlidir.

Dilekçeyi kime verirsiniz?

İtiraz dilekçesi, incelemeyi yapacak mercie değil kararı veren mercie verilir. Yani kararı veren infaz hakimliğine gidersiniz. Dilekçeyi yazamıyorsanız zabıt kâtibine beyanda bulunabilirsiniz; beyan tutanağa geçirilir, mahkeme başkanı veya hâkim tutanağı ve imzayı onaylar. Cezaevinde bulunan bir hükümlü için kurum aracılığıyla verilen dilekçenin kuruma teslim tarihini kayda geçirtmek yararlıdır.

Dilekçede neler yazılmalı?

İyi bir itiraz dilekçesi kısadır ve somuttur. İçinde şunlar bulunur:

  • Dosya numarası, karar tarihi ve kararı veren hâkimlik
  • Kararın size ne zaman tebliğ edildiği
  • Kararın hangi yönünün hatalı olduğu (örneğin hesaba katılmayan bir mahsup süresi)
  • Ne istediğiniz: kararın kaldırılması ya da düzeltilmesi

Hukuki gerekçeyi yazmak zorunda değilsiniz, ama maddi hata varsa tarih ve gün sayılarını açıkça gösterin. "Hesap yanlış" demekle yetinen bir dilekçe inceleme açısından zayıf kalır.

Kararı veren merci ne yapar?

Kararına itiraz edilen hâkim, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (CMK m. 268/2). Bu üç günlük süre, dosyanın bekletilmemesi için konmuştur. Dosya gönderildikten sonra sonuç tebliğ edilir.

İtirazı hangi merci inceler?

CMK m. 268/3, merci tablosunu çizer. Örneğin asliye ceza mahkemesi hâkiminin kararlarına yapılan itirazları yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi inceler. Birden çok daire varsa numara olarak kendisini izleyen daire bakar. Hangi mercinin yetkili olduğunu dosyanız için büro ile teyit etmek, yanlış yere dilekçe vermeyi önler.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Bir hükümlünün tahliye tarihi infaz hesabında yanlış hesaplanmış olsun. Hesap, iki ayrı dosyanın cezalarının birleştirilmesinde bir günlük farkla çıkmış. Hükümlü kararı pazartesi öğreniyor ve ertesi hafta cuma günü dilekçe veriyor. Süre dolmadığı için dilekçe kabul edilir ve değerlendirilir. Dilekçeyi on beşinci gün verseydi, süre geçtiği için itiraz reddedilecekti. Kararın sonucu hakkında bu örnekten bir tahmin çıkarılmamalıdır; her dosya ayrıdır.

Sık yapılan hata

En çok görülen hata, süreyi kararın okunduğu ya da cezaevine ulaştığı tarihle karıştırmaktır. Hesap kararın öğrenildiği günden yapılır. İkinci hata, dilekçeyi yanlış mercie vermektir. Üçüncüsü ise itiraz ederken yeni bir delil sunacakken bunu sonraya bırakmaktır.

İnfaz hesabına ilişkin daha geniş bilgi için infaz hesabı yanlışsa ne yapılır yazımıza bakabilirsiniz. Tahliye tarihini öğrenmek için tahliye tarihi nasıl öğrenilir yazısı, cezaevi içindeki işlemlere itiraz için infaz hakimliğine şikâyet nasıl yapılır yazısı, cezalar birleştirilmişse içtima kararı yazısı yol gösterir. Genel çerçeve için ceza hukuku çalışma alanı sayfasına göz atın.

İtirazın gerekçesi nasıl kurulur?

İtirazın başarısı çoğu zaman gerekçenin ne kadar net olduğuna bağlıdır. Hesap hatasına itiraz ediyorsanız, kararın hangi tarihi başlangıç aldığını ve sizin hangi tarihi doğru bulduğunuzu yan yana yazın. Mahsup edilmesi gereken bir tutukluluk veya gözaltı süresi varsa, ilgili tutuklama ve tahliye kararlarının tarihlerini dilekçeye ekleyin. Yorum farkına itiraz ediyorsanız, kararın dayandığı kanun maddesini ve sizin neden başka okuduğunuzu açıklayın.

Gerekçe kısa tutulsa da dosyadaki belgelerle örtüşmelidir. Dilekçede olmayan bir belgeye sonradan atıf yapmak yerine, ekleri baştan koymak daha sağlıklıdır.

İtirazdan sonra yeni başvuru yapılabilir mi?

İtiraz reddedilirse aynı iddia ile ısrarla başvurmak sonuç vermez. Ancak sonradan ortaya çıkan yeni bir olgu, örneğin yeni bir mahsup belgesi veya ilamda sonradan fark edilen bir hata varsa, bu olguyu gösteren yeni bir başvurunun yolu açık kalır. Bu durumda başvurunun yeni olguya dayandığını açıkça yazmak gerekir. İki durumu ayırmak için dosyayı bir hukukçuya göstermek yararlıdır.

Cezaevindeki yakınınız için başvuru

Hükümlü cezaevindeyse iki haftalık süre çoğu zaman tebligatın kuruma ulaşması ve hükümlüye okunmasıyla başlar. Yakınlar bu tarihi bilemeyebilir. Bu nedenle cezaevi infaz bürosundan tebliğ tarihini yazılı olarak öğrenmek, süre hesabının ilk adımıdır. Hükümlünün imzasını taşıyan tebliğ belgesi, itirazın süresinde olduğunu göstermek için en güçlü kanıttır. Vekâletname varsa avukat dilekçeyi hükümlü adına kendisi de verebilir; yoksa hükümlünün kendi imzalı dilekçesi gerekir.

Süre dolmak üzereyse

Son günlerde dilekçeyi hazırlarken ayrıntıyı bırakıp önce itirazı süresinde vermek mantıklıdır. Kısa bir dilekçe, gerekçeleri sonradan tamamlama imkânıyla birlikte, süreyi korur. Dilekçenin verildiği tarihi gösteren havale kaşesini ya da tutanağı saklayın.

Büroyla nasıl iletişime geçersiniz?

İki haftalık süre kısa olduğundan karar elinize geçer geçmez bir hukukçuya göstermek zaman kazandırır. Karar ve tebliğ zarfının fotoğrafını göndererek iletişim sayfasındaki telefondan arayabilir veya WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Dosyanın ayrıntıya bağlı olduğunu unutmayın; her karar kendi gerekçesiyle değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

İnfaz hakimliği kararına itiraz süresi kaç gündür?

CMK m. 268/1 uyarınca süre iki haftadır ve ilgilinin kararı öğrendiği günden başlar. 2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla önceki yedi günlük süre iki haftaya çıkarılmıştır.

İtiraz dilekçesi nereye verilir?

İncelemeyi yapacak mercie değil, kararı veren mercie, yani itiraz konusu kararı vermiş olan infaz hakimliğine verilir.

Dilekçe yazmadan itiraz edilebilir mi?

Evet. Beyanınız zabıt kâtibi tarafından tutanağa geçirilir; tutanağı ve imzayı hâkim onaylar.

İtirazı hangi merci inceler?

CMK m. 268/3'te sayılan merciler inceler. Hangisinin yetkili olduğu kararı veren hâkimliğin türüne ve yargı çevresindeki mahkemelere göre belirlenir.

Süre geçtikten sonra ne yapılır?

İtiraz süresinde yapılmamışsa reddedilir. Yeni bir olay veya yeni bir hesap hatası varsa yeniden başvuru yolu ayrıca değerlendirilir.

Dayanak mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 98, 101

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.