KISACA
- İhaleye katılmak isteyenlerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapması TCK m. 235/2-d uyarınca ihaleye fesat karıştırma sayılır.
- Temel ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir; kamu kurumu zarar görmemişse m. 235/3-b uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- Cebir veya tehdit kullanılarak katılımın engellenmesinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.
- Para veren de alan da, anlaşmanın içeriğine göre sorumlu tutulabilir; tek taraflı teklif ile kabul edilmiş anlaşma farklı değerlendirilir.
Bir kamu ihalesine girmeyeceğinize karşılık para almanız ya da vermeniz, ilk bakışta iki taraf arasında yapılmış basit bir ticari anlaşma gibi görünür. Ceza hukuku açısından durum farklıdır. TCK m. 235/2-d, ihaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmasını ihaleye fesat karıştırma sayar. Temel ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir.
Hangi ihaleler kapsamda
TCK m. 235/1, kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına, kiralamalara ve yapım ihalelerine fesat karıştırılmasını cezalandırır. Aynı maddenin beşinci fıkrası kapsamı genişletir: kamu kurum veya kuruluşları aracılığıyla yapılan artırma ve eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bünyesinde faaliyet gösteren vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ve kooperatifler adına yapılan alım satım ve kiralamalar da aynı hükme tabidir.
Yani yalnızca belediye ya da bakanlık ihalesi değil, kooperatif veya kamu iştiraki şirket ihalesi de kapsamdadır. Tamamen özel kişiler arasındaki bir fiyat teklifi bu maddenin dışında kalır.
Anlaşma tek başına yeter mi
Madde sayılan hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayıldığını söyler. İhale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için açık veya gizli anlaşma yapılması bunlardan biridir (m. 235/2-d). Dolayısıyla "teklif vermeyeceğim, karşılığında şu kadar ödeyin" sözleşmesi kurulduysa, sonuç alınıp alınmadığına bakılmaksızın anlaşmanın kendisi fiil olarak değerlendirilir.
Bundan ayrı bir seçenek vardır: cebir veya tehdit ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla ihaleye katılma yeterliğine sahip kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmasının engellenmesi (m. 235/2-c). Para karşılığında çekilmek bu bendin değil d bendinin konusu olabilir; ama biri sizi tehdit ederek çekilmeye zorladıysa durum tersine döner ve siz mağdur konumuna geçebilirsiniz.
Ceza aralıkları
Temel ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir. Cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz (m. 235/3-a). Kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri gerçekleşmişse ayrıca o suçlardan da ceza verilir.
Öte yandan fesat karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemişse, cebir ve tehdit halleri dışında, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (m. 235/3-b). İhale sonunda kurumun bir zararı olup olmadığı, bilirkişi raporu ve ihale dosyası üzerinden incelenir. Bu fark, savunmada önemli bir ayrımdır.
İhaleden menfaat sağlayan görevliler
TCK m. 235/4'e göre ihaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca ilgili suç hükmüne göre de cezalandırılır. Teklif vermeme anlaşmasında görevli bir kişinin payı varsa dosya rüşvet boyutuna da taşınabilir. Bu iki suçun birbirinden bağımsız değerlendirildiğini bilmek önemlidir.
Varsayımsal bir örnek düşünelim
Bir belediyenin araç kiralama ihalesine girecek iki firma düşünelim. Firmalardan biri diğerine "teklif vermezsen sana şu kadar ödeyeceğim" der ve yazılı olarak değil, telefon görüşmesiyle anlaşırlar. Sonra ödeme havale ile yapılır. İhale tek teklifle sonuçlanır ve kurum fiyatı kabul eder.
Savcılık ihale evrakını, firmaların teklif geçmişini, banka kayıtlarını ve telefon görüşmelerini toplar. Burada soru, ödemenin başka bir ticari ilişkiden mi yoksa çekilme karşılığı mı yapıldığıdır. Bu örnek bir sonuç tahmini değildir; soruşturmanın hangi delillere dayandığını gösterir.
Savunmada öne çıkan noktalar
Birinci nokta ödemenin sebebidir. Aynı zamanda başka bir iş ilişkisi, ortaklık, alt yüklenici anlaşması ya da borç ödemesi varsa, para ile çekilme arasındaki bağın gösterilmesi gerekir. İkinci nokta kurumun zararıdır; zarar yoksa m. 235/3-b alt aralığı gündeme gelir. Üçüncü nokta, katılım koşullarını gerçekten sağlayıp sağlamadığınızdır; m. 235/2-a ve c bentleri "katılma yeterliğine sahip" kişilerden söz eder, d bendi ise ihaleye katılmak isteyen veya katılan kişiler arasındaki anlaşmayı arar.
Dördüncü nokta delillerin elde ediliş biçimidir. Dinleme, kayıt ve yazışmalar usulüne uygun alınmış mıdır, bunlar ifadelerle çelişiyor mu, bu hususlar ayrıca incelenir. Benzer bir tartışma ihaleye fesat karıştırma cezası yazımızda genel olarak anlatılmıştır; soruşturma evresi için ihaleye fesat soruşturmasında ifade ve tutuklama yazısına bakabilirsiniz.
Para veren ile alan arasındaki fark
Anlaşmaya taraf olanların rolleri farklı olabilir. Para teklif eden firma, rakibinin çekilmesini isteyen taraftır; para alan ise teklif vermemeyi kabul eden taraftır. İki taraf da aralarında yapılan anlaşma nedeniyle sorumlu tutulabilir. Dosyada kimin fikri başlattığı, aracı kullanılıp kullanılmadığı ve ödemenin kime yapıldığı ayrıca irdelenir. Aracılık eden kişiler de ihale sürecine katılım biçimlerine göre ifade vermeye çağrılabilir.
Sık yapılan hata
En sık hata, anlaşmayı "ticari uzlaşma" diye değerlendirip yazışmaları silmeye çalışmaktır. Silinen mesaj telefonun, bankanın ya da karşı tarafın kayıtlarında kalır; silme girişimi ise dosyada aleyhe yorumlanabilir. Başka bir hata, kolluk ifadesinde parayı aldığını inkar edip banka kaydıyla çelişmektir.
Bir diğer yanılgı, "ihaleye zaten girmedim, suç oluşmaz" düşüncesidir. Madde anlaşmanın kendisini fiil sayar; girip girmemek kadar anlaşmanın varlığı da değerlendirilir. Hukuki yardım almadan ifade vermek bu nedenle risklidir.
Soruşturmada ilk adımlar
Bu tür dosyalar çoğunlukla bir şikayet, kurum içi inceleme ya da rekabet tarafı bir firmanın ihbarıyla açılır. Savcılık önce ihale dosyasını kurumdan ister; teklif zarfları, yaklaşık maliyet, katılımcı listesi ve değerlendirme tutanakları incelenir. Ardından banka hareketleri ve iletişim kayıtlarına bakılır.
İfade için çağrılan kişi, hangi sıfatla çağrıldığını öğrenmelidir. Tanık olarak başlayan bir ifade, anlatılanlara göre şüpheli sıfatına dönüşebilir. Bu nedenle ifade öncesi ihale evrakının bir kopyasını görmek, hangi fiilden şüphelenildiğini anlamak açısından fayda sağlar.
Büroya ne zaman ulaşmalısınız
İhale dosyaları, belgeleri ve banka kayıtlarıyla birlikte okunduğunda anlam kazanır. Çağrı kâğıdı, iddianame veya ifade tutanağı elinizdeyse bize ulaşabilirsiniz. Telefonla arayabilir ya da belgelerin fotoğrafını WhatsApp'tan gönderebilirsiniz; erken inceleme, hangi bendin dosyanıza uygulanabileceğini ve ödemenin nasıl açıklanacağını görmeyi sağlar. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İhaleye girmemek için para almak suç mudur?
Kamu kurumu adına yapılan bir ihalede katılımcıların ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapması TCK m. 235/2-d uyarınca ihaleye fesat karıştırma sayılır. Girmeme karşılığı para alınması bu anlaşmanın bir biçimi olabilir.
İhaleye fesat karıştırmanın cezası kaç yıldır?
TCK m. 235/1'e göre üç yıldan yedi yıla kadar hapistir. Cebir veya tehdit varsa alt sınır beş yıldan az olamaz. Kamu kurumunun zarar görmediği hallerde m. 235/3-b uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Para teklif edip karşı taraf kabul etmezse suç oluşur mu?
Madde anlaşmayı arar. Tek taraflı teklif, karşılığı bulmamışsa anlaşma unsuru oluşmaz. Ancak teklifin başka bir yolla ihale sürecine müdahale sayılıp sayılmayacağı, olayın somut seyrine bakılarak değerlendirilir.
Özel kurumların ihalelerinde de bu madde uygulanır mı?
Madde kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan ihaleleri kapsar. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bünyesindeki vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ve kooperatifler adına yapılan ihaleler de m. 235/5 ile kapsama alınmıştır.
İhaleye fesat davası hangi mahkemede görülür?
Temel cezanın üst sınırı yedi yıl olduğundan dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Cebir veya tehdit gibi artırım nedenleri görevi değiştirmez; görevde üst sınır esas alınır (5235 sayılı Kanun m. 14).
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 235
- 5235 sayılı Kanun m. 12, 14
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.