Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Soruşturma, tutuklama ve yargılama
  5. İddianame nedir, neleri içerir ve nasıl okunur?

CEZA HUKUKU

İddianame nedir, neleri içerir ve nasıl okunur?

İddianame, savcının ceza davasını açtığı belgedir. CMK 170'e göre içeriği, nasıl okunacağı ve tebliğ sonrası ilk günlerde yapılması gerekenler burada.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • İddianame, soruşturma sonunda yeterli şüphe oluştuğunda Cumhuriyet savcısının düzenlediği ve kamu davasını başlatan belgedir (CMK m. 170/2).
  • Şüphelinin kimliği, yüklenen suç, suçun yeri ve tarihi, deliller, tutukluluk durumu ve talep edilen ceza iddianamede yer alır (CMK m. 170/3, 170/6).
  • İddianamede olaylar delillerle ilişkilendirilerek anlatılır ve şüphelinin lehine olan hususlar da sonuç kısmında ileri sürülür (CMK m. 170/4-5).
  • Mahkeme, iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında hüküm verebilir (CMK m. 225/1).

İddianame çoğu insanın hayatında ilk kez eline aldığı, ağır bir dille yazılmış, sayfalar dolusu bir belgedir. Üzerinde "Cumhuriyet Başsavcılığı" yazar, altında savcının imzası vardır. İçindeki cümleler "sanığın eylemiyle şunu yaptığı anlaşılmakla" diye başlar ve okuyan kişi çoğu zaman paniğe kapılır. Oysa iddianame bir iddiadır ve hüküm içermez; mahkemeye "bu kişiyi yargılayın" diyen bir çağrıdır.

İddianame ne zaman düzenlenir?

Kamu davasını açma görevi Cumhuriyet savcısına aittir (CMK m. 170/1). Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler (CMK m. 170/2). Yeterli şüphe yoksa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir; bu kararın ayrıntısı takipsizlik kararından sonra dava açılır mı yazısında.

İddianame görevli ve yetkili mahkemeye hitaben yazılır. Mahkemenin önündeki ilk iş, onu kabul edip etmeyeceğine karar vermektir (CMK m. 174 ve 175).

İçinde neler yazar?

Kanun iddianamenin içeriğini tek tek sayıyor. Şüphelinin kimliği, müdafii, maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği, mağdurun ya da zarar görenin vekili veya kanuni temsilcisi, açıklanmasında sakınca yoksa ihbarda bulunan kişinin kimliği, şikâyette bulunan kişinin kimliği ve şikâyet tarihi gösterilir. Bunlara yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, suçun delilleri, şüphelinin tutuklu olup olmadığı ve tutuklanmışsa gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile süreleri eklenir (CMK m. 170/3).

Bu liste size pratik bir okuma sırası da veriyor. İlk sayfada kimliğinizi, suç adını ve maddesini, suçun tarihi ile yerini kontrol edin. Hatalı bir tarih ya da yanlış kişi bilgisi kimi zaman dosyanın çok önemli bir zayıflığıdır.

Olaylar ve deliller nasıl yazılır?

CMK m. 170/4 iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmasını ister. Bu fıkra 2021'de değiştirildi; artık yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere iddianamede yer verilmez. Yani iddianamenin amacı bir "kişilik tahlili" yapmak değil; belirli bir fiili, belirli delillere dayandırmaktır.

Okurken şu soruyu sorun: Bu cümle hangi delile dayanıyor? "Telefon kayıtlarından anlaşıldığı üzere" diyorsa hangi kayıt, hangi tarih? "Tanık beyanına göre" diyorsa hangi tanık, hangi ifade? Delille ilişkilendirilmemiş bir cümle, savunmanın ilk dikkat edeceği yerdir.

Lehe hususlar ve talep

İddianamenin sonuç kısmında şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür (CMK m. 170/5). Örneğin savcı, şüphelinin sabıkasız olduğunu ya da zararı giderdiğini belirtebilir. Bu bölümü aceleyle geçmeyin; savunmanız için hazır bir referans olabilir.

Sonuç kısmında ayrıca, ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği açıkça belirtilir (CMK m. 170/6). Bu bir "istek"tir. Mahkeme, savcının istediği cezayla bağlı kalmaz.

Tebliğ ve ilk günler

İddianame, çağrı kâğıdıyla birlikte sanığa tebliğ olunur. Dosyada iletişim bilgileri varsa iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi telefon, elektronik posta gibi araçlarla da bildirilir; ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar bu bildirimle doğmaz (CMK m. 176/1). Tutuklu olmayan sanığa tebliğ olunan çağrı kâğıdında, mazeretsiz gelmediğinde zorla getirileceği yazılır (CMK m. 176/2). Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta süre olmalıdır (CMK m. 176/4).

İlk önemli süre savunma delilleri için işler. Sanık, tanık veya bilirkişinin davetini ya da savunma delillerinin toplanmasını isterse, bunların ilişkin olduğu olayları göstererek dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verir (CMK m. 177/1). Dilekçeye verilecek karar derhâl bildirilir (CMK m. 177/2). Ayrıntı için savunma delillerinin toplanması yazısına bakın.

Tutuklu sanık ve basit yargılama usulü

Tutuklu sanığın çağrılması duruşma gününün tebliği suretiyle yapılır. Sanıktan, duruşmada kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağını ve bulunacaksa neden ibaret olduğunu bildirmesi istenir; müdafii de sanıkla birlikte davet edilir. Bu işlem tutuklunun bulunduğu ceza infaz kurumunda cezaevi kâtibi ya da görevlendirilen personel yanına getirilerek tutanak tutulmak suretiyle yapılır (CMK m. 176/3). Tutuklu bir yakınınız varsa bu tebliğ sırasında "duruşmada hangi delillerin toplanmasını istiyorum" sorusuna önceden hazırlıklı olmak yararlıdır.

Her iddianame duruşmaya gitmez. Asliye ceza mahkemesi, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verebilir; ancak duruşma günü belirlendikten sonra bu usul uygulanmaz. Bu durumda iddianame sanığa, mağdura ve şikâyetçiye tebliğ edilir, beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği de yazılır. Yani tebliğ edilen evrakta "iki hafta içinde yazılı savunma" ibaresi görüyorsanız duruşma tarihi beklemeyin; sürenin içinde yazılı savunmanızı verin.

Savcının takdiri: dava açmayı erteleme

Her soruşturma dava ile bitmez, iddianame çıkması da mutlak değildir. Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda yeterli şüphe olsa bile savcı kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir (CMK m. 171/2). Bunun için daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezası almamış olmak, zararın tamamen giderilmesi gibi koşullar birlikte aranır (CMK m. 171/3). Erteleme süresi içinde kasıtlı suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Elinize iddianame geçtiyse bu yol zaten kullanılmamış demektir; ama bilmek, karar öncesi aşamada savcılığa verilecek dilekçenin içeriğini şekillendirebilir.

İddianamede olmayan fiilden ceza olmaz

CMK m. 225/1'e göre hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir (CMK m. 225/2). Yani aynı olay farklı bir suç adıyla nitelendirilebilir; ama olay iddianamedeki olay olmak zorundadır.

Suçun hukuki niteliği değişecekse sanık buna haber verilip savunmasını yapabilecek hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez (CMK m. 226/1). Ek savunma gerekiyorsa istem üzerine süre verilir (CMK m. 226/3). Bu konunun pratik yönü suçun hukuki niteliği değişirse ne olur yazısında.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi, iş yerinde bir meslektaşını yaraladığı iddiasıyla yargılanıyor. İddianamede olay yeri olarak "işyeri deposu" yazılı, ancak kamera kayıtları olayın otoparkta geçtiğini gösteriyor. Savunma, iddianamedeki bu yer farkını mahkemeye sunarak kayıtların dosyaya girmesini isteyebilir. Mahkemenin bu farkı önemli bulup bulmayacağı, öteki delillere ve fiilin nasıl anlatıldığına bağlıdır. Sonucu kestirmek mümkün değil; ama bu tür bir tutarsızlık iddianameyi dikkatle okuyan birinin yakalayabileceği bir noktadır.

Okurken sık yapılan hatalar

Birincisi, belgenin sonundaki talep cümlesine bakıp paniğe kapılmaktır. İstenen ceza, verilecek ceza değildir. İkincisi, yalnızca suçlamanın adına odaklanıp delil listesini okumamaktır. Dosyanın kaderini çoğu zaman suçun adı değil, deliller belirler.

Üçüncüsü, tebliğ tarihini saklamamaktır. Süreler tebliğle işler; zarfı ve tebliğ tarihini muhafaza edin. Dördüncüsü, iddianamedeki bir bilgiyi yanlış bulduğunuzda bunu mahkemeye duruşmadan önce yazılı olarak iletmemektir. Kovuşturma sürecinin genel sırası ceza duruşması nasıl yapılır yazısında anlatılıyor; tebliğden sonra neler olacağı için iddianame tebliğ edildi, bundan sonra ne olur yazısına da göz atabilirsiniz.

İddianameyi birlikte okumak

İddianame elinizdeyse tebliğ tarihini, duruşma gününü ve ilk iki sayfanın fotoğrafını hazır tutun. Durumunuzu telefonla anlatabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; beş günlük savunma delili süresi duruşma tarihine göre hesaplandığından, tarih yaklaşıyorsa ilk mesajınızda bunu belirtmeniz zaman kazandırır. İletişim sayfasından ulaşabilir, ceza yargılamasının genel çerçevesi için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İddianame tebliğ edildi, ne yapmalıyım?

Önce iddianamenin tamamını ve çağrı kâğıdındaki duruşma tarihini okuyun. İddianame, çağrı kâğıdıyla birlikte tebliğ edilir; çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunması gerekir (CMK m. 176/1, 176/4). Savunma delillerinizin toplanmasını isteyecekseniz dilekçenizi duruşma gününden en az beş gün önce vermeniz gerekir (CMK m. 177/1).

İddianame ile mahkûmiyet aynı şey midir?

Hayır. İddianame bir iddiadır, hüküm değildir. Savcının suçlamasını ve delillerini gösterir. Mahkeme duruşmadan sonra beraat veya mahkûmiyet kararı verir (CMK m. 223).

İddianamede yazmayan bir suçtan ceza alabilir miyim?

Kural olarak hayır. Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebilir (CMK m. 225/1). Mahkeme fiilin hukuki nitelendirmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir ama suçun niteliği değişecekse sanığa önceden haber verilip savunması alınmalıdır (CMK m. 226/1).

İddianame ne kadar sürede mahkemeye kabul edilir?

Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde inceleyerek iade etmezse iddianame kabul edilmiş sayılır (CMK m. 174/1, 174/3). Kabulle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (CMK m. 175/1).

Dayanak mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 170, 171, 174, 175, 176, 177, 225, 226, 251

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.