KISACA
- Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi altı aydır (TCK 73/1); güveni kötüye kullanmanın temel hâli bu gruba girer.
- Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği ya da öğrendiği günden başlar (TCK 73/2).
- Mesleki, ticari ya da hizmet ilişkisi nedeniyle teslim edilen mal hakkındaki ikinci fıkra hâli şikâyete bağlı değildir; bu hâlde altı aylık şikâyet süresi aranmaz.
- Şikâyet süresi zamanaşımı süresini aşamaz; temel hâlde dava zamanaşımı sekiz yıldır.
- Şikâyetten vazgeçme kovuşturmayı sonlandırabilir, ama hükümden sonra vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
"Arkadaşım arabamı satmış, şikâyet etmek için ne kadar vaktim var?" Bu soru neredeyse hep aynı yerde takılıyor: sürenin ne zaman başladığı. Güveni kötüye kullanmanın temel hâlinde şikâyet süresi altı aydır ve malı teslim ettiğiniz günden değil, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden işlemeye başlar.
Süreyi hangi madde koyuyor
Süreyi güveni kötüye kullanma maddesi değil, TCK 73 koyuyor. İlk fıkra şöyle diyor: soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Yani süre kaçarsa hakkınız yalnızca "zayıflamaz", dosyanın ceza hukuku ayağı kapanır.
Güveni kötüye kullanmanın temel hâli TCK 155/1'dedir ve metinde "şikâyet üzerine" ifadesi geçer. Altı ay ile iki yıl arasında hapis ve adli para cezası öngörülen bu hâl için süre o yüzden önemlidir.
Altı ay nereden başlar
TCK 73/2'ye göre süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği ya da öğrendiği günden başlar. İki unsur birlikte aranır: ne olduğunu ve kimin yaptığını bilmek.
Malı ödünç verdiğiniz gün suç henüz yoktur. Suç, kişi malı teslim amacı dışında kullandığında ya da teslim aldığını inkâr ettiğinde oluşur. Siz bunu ne zaman öğrendiyseniz süre o tarihten işler. İade istediniz, karşı taraf "bende değil, sattım" dedi: öğrenme tarihi bu konuşma olabilir. Konuşma yazılı mesajla olduysa tarihi ispat etmek kolaydır, sözlü olduysa zorlaşır. Bu yüzden iade talebini yazılı yapmak iyi bir alışkanlıktır.
Bir sınır daha var: şikâyet süresi zamanaşımı süresini geçemez (TCK 73/2). Temel hâl için dava zamanaşımı TCK 66/1-e uyarınca sekiz yıldır; yani altı aylık süre kural olarak öğrenme gününden işler, ama dava zamanaşımının dolduğu tarihi aşamaz. Zamanaşımının ayrıntısı için güveni kötüye kullanmada zamanaşımı yazısına bakın.
Nitelikli hâlde süre meselesi
TCK 155/2, suçun meslek ve sanat, ticaret ya da hizmet ilişkisi nedeniyle ya da başkasının mallarını idare etme yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesini düzenler ve cezayı bir yıldan yedi yıla kadar hapis ile üçbin güne kadar adli para cezası olarak belirler. Bu fıkrada "şikâyet üzerine" kaydı yoktur.
Pratik sonucu şu: işyerinde kasadaki parayı, depodaki malı ya da müşterinin bıraktığı eşyayı kötüye kullanan kişi hakkında altı aylık şikâyet süresi aranmaz. Re'sen soruşturma yürütülür, yani bir ihbar bile savcılığı harekete geçirebilir. Yine de zamanaşımı işler ve delillerin ömrü kısadır; kamera kaydı, mesajlar, kasa defteri zaman geçtikçe kaybolur.
Taşıtla ilgili üçüncü fıkra hâli (155/3) cezayı bir kat artırır; hangi fıkrayla birlikte uygulanacağı dosyanın bütününe bakılarak belirlenir. Ceza yönünden ayrıntı için güveni kötüye kullanma cezası yazısını okuyabilirsiniz.
Şikâyet kime, nasıl yapılır
Şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına yazılı dilekçeyle ya da kolluğa sözlü anlatımla yapılabilir; sözlü anlatım tutanağa geçirilir. Dilekçenin ekine teslim belgesi, mesajlar, banka dekontu ve varsa iade talebinizi koyun. Şikâyet tarihi, kayda geçen tarihtir; bu yüzden dilekçenizin evrak kaydını ya da başvuru numarasını mutlaka alın.
Şikâyeti malın sahibi de yapabilir, onun adına vekil de. Şirket söz konusuysa yetkili temsilci başvurur. Kendinize ait olmayan ama zararını doğrudan gördüğünüz bir mal için de başvuru yapılabilir; kim şikâyet hakkına sahip diye tereddüt varsa bunu dilekçeden önce netleştirmek gerekir.
Birden fazla mağdur ve vazgeçme
TCK 73/3'e göre şikâyet hakkı olan birkaç kişiden biri altı aylık süreyi kaçırırsa diğerlerinin hakkı düşmez. Ortak malın birlikte teslim edildiği durumlarda bu fark yaratabilir.
Vazgeçme tarafında TCK 73/4 şöyle diyor: kovuşturma şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar gören vazgeçerse dava düşer; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar (73/5), ama vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez (73/6). Şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi açıkça söylerseniz hukuk mahkemesinde de dava açamazsınız (73/7).
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi tezgâhı olan bir tanıdığına ağustosta bir makine ödünç verdi. Ekimde iade istedi, tanıdığı makineyi satmış olduğunu söyledi. Mesajlar elde var. Şikâyet süresi için tarih olarak ekim ayındaki öğrenme anı tartışılır; ödünç verme günü değil. Tanıdığı eşyayı bir ticari ilişki gereği teslim almış olsaydı tartışma TCK 155/2 üzerinden yürürdü ve altı aylık şikâyet süresi aranmazdı. Bu bir sonuç tahmini değil; süreyi nasıl hesapladığımızı gösteren bir kurgudur.
Süre geçtiyse hukuk yolu kapanmaz
Şikâyet süresinin kaçması ceza soruşturmasını engeller; malın iadesi ya da zararın tazmini için hukuk mahkemesinde dava açma imkânını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Alacak, teslim belgesi ve ihtarla ispatlanıyorsa o yol ayrıca işler. Ceza yolu ile hukuk yolunun süreleri birbirinden bağımsızdır; bu yüzden ikisini ayrı ayrı hesaplamak gerekir.
Şikâyet hakkını kaybettirmeyen davranışlar
Birinci dikkat noktası, öğrenme tarihini belgelemek: yazılı iade talebi, ihtarname ya da mesaj ekran görüntüsü. İkinci nokta, zarar giderilmeye çalışılıyorsa bile süreyi beklemeye almamak; ödeme sözü sürenin işlemesini durdurmaz. Üçüncü nokta, şikâyet dilekçesinin içeriği: malın nasıl teslim edildiği, ne zaman öğrenildiği net yazılmalı. Dilekçe örneği için şikâyet dilekçesi nasıl yazılır yazısına bakabilirsiniz.
Karşılaştırma için hırsızlıktaki sürenin işleyişi hırsızlıkta şikâyet süresi ve vazgeçme yazısında, suç duyurusunun nasıl yapıldığı ise dolandırıcılıkta suç duyurusu yazısında anlatılıyor.
Süre işlerken ne yapılır
Altı ayın dolup dolmadığı çoğu zaman öğrenme tarihinin ispatına bağlıdır ve bu tarih dosyadan dosyaya değişir. Süre dolmak üzereyse beklemek kaybettirir; aramak ise zaman kazandırır. Durumunuzu anlatmak için bizi telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İletişim sayfasından ulaşabilir, ilgili çalışma alanı için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Güveni kötüye kullanma şikâyeti kaç ay içinde yapılmalı?
Şikâyete bağlı olan temel hâlde altı ay içinde yapılmalıdır. Süre, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden başlar. Altı ay geçerse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Altı aylık süre malın verildiği günden mi başlar?
Hayır. Kanun, malı teslim ettiğiniz günü değil, güveni kötüye kullanan fiili ve failin kim olduğunu bildiğiniz ya da öğrendiğiniz günü esas alır. Malı geri istediğiniz ve verilmeyeceğini öğrendiğiniz an bu bakımdan önem kazanır.
Süre geçtikten sonra şikâyet edersem ne olur?
Şikâyete bağlı suçta süre geçmişse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Mal dolayısıyla alacağınız varsa bu, hukuk yolunda ayrıca değerlendirilir.
Çalıştığım yerde teslim ettiğim mal için de altı ay mı geçerli?
Meslek, ticaret ya da hizmet ilişkisi nedeniyle teslim edilen mal hakkındaki TCK 155/2 hâlinde kanun metninde şikâyet şartı yoktur. Bu yüzden altı aylık şikâyet süresi aranmaz; yine de gecikmeden başvurmak delilleri korur.
Şikâyetimden vazgeçersem ne olur?
Kovuşturma aşamasında vazgeçme davanın düşmesine yol açabilir. Hüküm kesinleştikten sonra vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. Şahsi haklardan da vazgeçtiğinizi açıkça belirtirseniz hukuk mahkemesinde de dava açamazsınız.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66, 73, 155
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.