Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Rüşvet, sahtecilik ve örgüt suçları
  5. Görevi kötüye kullanma suçunda zamanaşımı ve şikayet süresi

CEZA HUKUKU

Görevi kötüye kullanma suçunda zamanaşımı ve şikayet süresi

Görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) için dava zamanaşımı sekiz yıldır; şikayet süresi var mı, memur işleminden zarar gören ne zaman başvurabilir, anlatıyoruz.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Görevi kötüye kullanmanın cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir (TCK m. 257/1); dava zamanaşımı sekiz yıldır.
  • Görevi ihmal veya geciktirme hâlinde ceza üç aydan bir yıla kadar hapistir (m. 257/2); zamanaşımı yine sekiz yıldır.
  • TCK m. 73'teki altı aylık şikayet süresi yalnızca şikayete bağlı suçlarda uygulanır; kanun 257. maddeyi şikayete bağlı saymaz.
  • Zamanaşımı suçun işlendiği günden başlar; savcı ifadesi, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet süreyi keser.

Bir memurun işlemi nedeniyle zarar gördüyseniz, iş yıllar önce olmuş ve kimse size bir şey söylememişse, ilk soru hâlâ şikayet edip edemeyeceğinizdir. Görevi kötüye kullanma suçunda dava zamanaşımı sekiz yıldır. Kanun bu suç için ayrıca altı aylık şikayet süresi öngörmez; ama bu "istediğiniz zaman başvurabilirsiniz" demek de değildir. Süre suçun işlendiği günden işler ve sekiz yılı geçince dava düşer.

Suçun tanımı ve cezası

TCK m. 257/1'e göre kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası alır.

İkinci fıkra ihmal ve gecikmeyi düzenler: görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis verilir (m. 257/2). Üçüncü fıkra mülga edilmiştir. Maddenin başındaki "kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında" kaydı, rüşvet, zimmet ya da irtikâp gibi özel suçlar söz konusuysa 257'nin uygulanmayacağını gösterir.

Zamanaşımı neden sekiz yıl

Dava zamanaşımı süresi suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir (TCK m. 66/4). Birinci fıkrada üst sınır iki yıl, ikincide bir yıldır. TCK m. 66/1-e, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda kamu davasının sekiz yılın geçmesiyle düştüğünü söyler. Her iki fıkra da bu dilime girer.

Dava açılmadan önce sürenin dolup dolmadığı kolayca görülebilir: işlemin tarihinden sekiz yıl geçmişse ve araya kesme nedeni girmemişse dava açılamaz. Kesme nedeni girmişse hesap değişir.

Şikayet süresi meselesi

Görevi kötüye kullanmanın şikayete bağlı olduğu sık sık sanılır. TCK m. 73/1 şunu söyler: soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Altı ay, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar ve zamanaşımı süresini geçemez (m. 73/2).

Bu kural yalnızca kanunun şikayete bağlı saydığı suçlarda geçerlidir. TCK m. 257 metninde şikayete bağlılık kaydı bulunmaz. Yani soruşturma resen yapılabilir ve sizin altı ay içinde başvurmuş olmanız şart değildir. Bu durum zarar görenin her zaman rahat olduğu anlamına gelmez: sekiz yıl dolduktan sonra şikayet kabul edilmez. Ayrıca kamu görevlileri bakımından soruşturma izni sistemi vardır; izin sürecinde dava zamanaşımı durur (TCK m. 67/1).

Süre ne zaman başlar

Tamamlanmış suçlarda zamanaşımı suçun işlendiği günden başlar (m. 66/6). Görevi kötüye kullanmada bu gün, memurun görevinin gereklerine aykırı işlemi yaptığı gündür. İhmal veya gecikme söz konusuysa başlangıç günü, görevin yerine getirilmesi gereken sürenin dolduğu zamana bağlı olarak dosyaya göre tartışılır. Bir işlemin ancak yıllar sonra öğrenildiği durumlarda, öğrenme günü başlangıç sayılmaz; hesap işlemin tarihinden yapılır. Bu nedenle mağdur için erken davranmak önemlidir.

Başvuru yaparken işlemin tarihini gösteren belge ilk sıradadır: yazılı cevap, tebligat zarfı, e-Devlet kaydı ya da dilekçenin üzerindeki giriş tarihi. Memurun hangi görevi nasıl ihlal ettiğini, kendisine hangi menfaatin sağlandığını ya da sizin hangi zararı gördüğünüzü somut olarak yazın. Şikayet dilekçesindeki belirsiz ifadeler, savcılığın soruşturma izni talebinde eksik bilgiyle ilerlemesine yol açar.

Savunma tarafında ise kamu görevlisinin işlemi yetki sınırları içinde yapıp yapmadığı, mevzuatın bırakmış olduğu takdir yetkisinin kullanılıp kullanılmadığı ayrıntılı biçimde incelenir. Bir işlemin hatalı olması, her zaman suç oluşturmaz; ihlalin, kişilere mağduriyet ya da haksız menfaat sağlaması gerekir.

Kesilme ve durma

Savcı huzurunda ifade, sorgu, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı dava zamanaşımını keser (m. 67/2). Kesildiğinde süre yeniden işlemeye başlar; ancak toplam uzama kanundaki sürenin yarısını geçemez (m. 67/3-4). Sekiz yıllık süre için bu, on iki yıl demektir. Soruşturma izni gibi bir karara bağlı hallerde ise süre izin kararı alınana kadar durur (m. 67/1).

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Bir kişinin imar işlemi yapılmasını gerektiren başvurusu, ilgili memur tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden dört yıl boyunca bekletilsin. Bu süre sonunda başvuru kişi aleyhine sonuçlanıp zarara yol açsın. Aradan altı yıl daha geçmişse ve araya kesme nedeni girmemişse, işlemin üzerinden sekiz yıldan fazla zaman geçtiği için ceza davasında zamanaşımı gündeme gelir. İdari yargıda iptal ve tazminat yolları ayrıdır ve onlar için süre kuralları farklıdır. Bu bir örnektir, sonucu garanti etmez.

Mağdurun ve sanığın dikkat etmesi gerekenler

Mağdur açısından en sık hata, şikayeti "altı ay geçti" diye hiç yapmamaktır. Suç şikayete bağlı olmadığından başvurunuz mümkündür, yalnızca zamanaşımı sınırı vardır. Belgeleri, yazışmaları ve işlemin tarihini toplamak ilk iştir. Sanık açısından en sık hata, "sadece kanuna uydum" savunmasının yetmeyeceğini düşünüp görevin gereklerine aykırılığın bulunmadığını belgeyle göstermemektir. Haksız menfaat veya mağduriyet doğmadıysa suçun unsuru oluşmaz.

Dosyanız ayrıntıya bağlıdır; tarihleri ve işlem belgelerini birlikte okumadan süre için kesin konuşmak yanlış olur. Telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan elinizdeki belgelerin fotoğrafını gönderebilirsiniz. Süre tartışması olan dosyalarda her hafta önemlidir. Soruşturma izni gerektiren dosyalarda izin başvurusunun tarihi de ayrıca not edilmelidir.

Konuyla ilgili Görevi kötüye kullanma suçunun cezası ve unsurları, Görevi ihmal suçu nedir, memura nasıl dava açılır, Memur hakkında suç duyurusu nasıl yapılır, izin gerekir mi ve Memur soruşturma izni kaç günde verilir, ön inceleme nedir yazıları bu konuyu tamamlar. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına bakın; başvuru için iletişim sayfasını kullanın.

Sık sorulan sorular

Görevi kötüye kullanma suçunda dava zamanaşımı kaç yıldır?

Temel suçun üst sınırı iki yıl hapis olduğundan, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis gerektiren suçlar için öngörülen sekiz yıl uygulanır (TCK m. 66/1-e).

Şikayet için altı aylık süre bu suçta geçerli mi?

TCK m. 73 altı aylık şikayet süresini yalnızca soruşturulması şikayete bağlı suçlar için öngörür. TCK m. 257'de şikayete bağlılık hükmü yoktur; bu nedenle suç duyurusu için altı aylık hak düşürücü süre aranmaz, ancak dava zamanaşımı işler.

Görevi ihmal etmek de aynı sürede mi zamanaşımına uğrar?

Evet. Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterme suçunun cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir ve bu da sekiz yıllık dilime girer.

Zamanaşımı ne zaman başlar?

Tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden başlar (TCK m. 66/6). Memur işleminin yapıldığı gün esas alınır; ihmal ve gecikmede hangi günün başlangıç sayılacağı dosyaya göre tartışma konusu olabilir.

Kesilme sürenin sonunu uzatır mı?

Evet, fakat sınırlıdır. Savcı ifadesi, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet süreyi keser; toplam süre kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzar (TCK m. 67).

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66, 67, 73, 257

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.