Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Çocuklar ve aile içi şiddet
  5. Çocuğu suça azmettiren ya da suçta kullanan yetişkinin cezası

CEZA HUKUKU

Çocuğu suça azmettiren ya da suçta kullanan yetişkinin cezası

Çocuğu suça azmettiren kişi, işlenen suçun cezasını alır; çocuk azmettirilmişse ceza üçte birden yarısına kadar artırılabilir. TCK 38 anlatımı.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 38/1).
  • Çocukların suça azmettirilmesi halinde azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır; bunun için üstsoy altsoy ilişkisi aranmaz.
  • Azmettiren, üstsoy altsoy ilişkisinden doğan nüfuzunu kullanmışsa (örneğin anne baba) aynı artırım uygulanır.
  • Suçu işleyen çocuk için ayrı, çocuklara özgü bir yargılama ve ceza sistemi geçerlidir.

Bir yetişkin bir çocuğa suç işletiyorsa, TCK m. 38'e göre çocuğu azmettiren kişi, çocuğun işlediği suçun cezasıyla cezalandırılır. Çocuklar azmettirildiğinde cezanın üçte birden yarısına kadar artırılması da mümkündür. Aşağıda azmettirmenin ne olduğunu, çocuk söz konusu olduğunda neyin değiştiğini ve iddianın karşısında savunmanın nasıl kurulacağını bulacaksınız.

Azmettirme nedir?

Azmettirme, başkasında henüz olmayan suç işleme kararını doğurmaktır. TCK m. 38/1 azmettireni, işlenen suçun cezasıyla cezalandırır. Yani azmettirdiğiniz suç hırsızlıksa hırsızlığın, yaralamaysa yaralamanın cezası esas alınır. Burada asıl ölçü, suç kararının sizden çıkmış olmasıdır. Kararı çoktan vermiş birine sadece "iyi olur" demek, azmettirme sayılmayabilir.

Kanunun aradığı şey bir yönlendirme: para vaat etmek, baskı kurmak, ikna etmek, suçun nasıl işleneceğini ayrıntısıyla anlatmak gibi.

Çocuk söz konusu olunca ne değişir?

Madde, kural olarak azmettirmenin cezasını işlenen suçun cezasıyla sınırlar; ikinci fıkra ise iki durum için artırım yapar. İlk durumda, üstsoy ve altsoy arasındaki nüfuz kullanılarak yapılan azmettirmede ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Ana babanın çocuğunu suça yöneltmesi örneği buna girer.

İkinci durumda, "çocukların suça azmettirilmesi halinde" bu artırım uygulanır ve bunun için üstsoy altsoy ilişkisi aranmaz. Dolayısıyla çocuğu suça yönlendiren bir komşu, bir abi, bir yetişkin arkadaş ya da çocuğun okul çevresindeki biri de aynı artırımla karşılaşabilir.

"Üçte birden yarısına kadar" ne demek?

Mahkeme artırımın oranını bu aralıkta kendisi belirler. Örneğin azmettirilen suç için temel ceza belirlenmişse, bunun üçte biri ya da yarısı oranında ek ceza verilebilir. Oran, çocuğun yaşına, azmettirmenin süresine ve ısrarına, çocuğun içinde bulunduğu şartlara bakılarak seçilir. Aynı dosyada gerekçeli kararda bu oranın nedeni açıkça yazılmalıdır.

Azmettirenin belli olmaması

Maddenin üçüncü fıkrası ilginç bir indirim imkânı verir. Azmettirenin belli olmaması halinde kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek cezada üçte bir oranında indirim yapılabilir.

Bu, uygulamada çocuğu kullanan yetişkinin kim olduğunu açıklayan kişiye indirim imkânı tanır. Ancak "yapılabilir" denmektedir; mahkeme zorunlu olarak indirim yapmak zorunda değildir.

Suçu işleyen çocuğa ne olur?

Çocuğun kendisi için ayrı bir sistem geçerlidir. Yaşına göre ceza sorumluluğu tamamen kalkabilir, azalabilir ya da tedbirle sonuçlanabilir. Bu konuyu 12 yaşından küçük çocuğun suç işlemesi, 12-15 yaş arası çocuğun ceza sorumluluğu ve 15-18 yaş arası çocuğa ceza indirimi yazılarımızda ayrıntılı işliyoruz. Kısaca, çocuk "suça sürüklenen çocuk" olarak yargılanır ve çocuk mahkemesinde ayrı kurallar uygulanır.

Ailenin çocuğa kızması yerine çocuğu kimin yönlendirdiğini bulması, hem çocuğun durumunu hem de kendi hukuki konumunuzu korumak açısından önemlidir.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Mahallede yirmili yaşlarda biri, on altı yaşındaki bir gence "bir iş var, kimse seni tanımaz, sana da pay veririm" diyerek bir dükkândan mal aldırmaya ikna etsin. Genç yakalanır, ifadesinde kendisini yönlendirenin adını verir.

Bu halde savcılık yetişkin hakkında azmettirme iddiasını araştırır: konuşmalar, mesaj kayıtları, para hareketleri, tanık anlatımları bakılır. Çocuğa pay vaat edilmesi, çocuğun yaşının bilinmesi gibi noktalar tartışılır. Sonucu önceden söylemek mümkün değil; yalnızca iddianın neye dayanacağını örnekledik.

Azmettirme iddiasına karşı savunma

Azmettirmeyle suçlanıyorsanız, savunmanın merkezi şudur: suç kararı çocukta zaten mi vardı, siz mi doğurdunuz? Mesajlar, ses kayıtları, tanıklar, telefon konum bilgileri bu soruya cevap arar. Çocuğun ifadesinin tek başına yeterli olup olmadığı, çelişkili olup olmadığı da incelenir.

Bazı dosyalarda azmettirme değil, doğrudan birlikte suç işleme (iştirak) söz konusu olabilir. Hangi sıfatla sorumlu tutulacağınız, cezanın hesabını doğrudan etkiler. Yaş, çocuğun bilgisi, sizin çocuğun yaşını bilip bilmediğiniz de önem taşır.

Anne baba iseniz

Çocuğunuzun işlediği bir suçtan dolayı anne baba olarak sorumlu tutulup tutulmayacağınız ayrı bir konudur; kendi başına azmettirme olmadıkça doğrudan ceza sorumluluğu doğmaz. Bu konuda çocuğun suçundan anne babanın sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz. Çocuğunuzu bir başkasının yönlendirdiğini düşünüyorsanız, kayıtları silmeyin, olduğu gibi saklayın.

Delil toplarken

Azmettirme dosyaları büyük ölçüde dijital izlere dayanır. Mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya yazışmaları, telefon kayıtları ve banka hareketleri çoğu zaman suçun nasıl planlandığını gösterir. Bu delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmesi gerekir; yasa dışı yolla toplanan kayıtlar yargılamada sorun çıkarabilir.

Çocuğun anlatımı da dikkatle değerlendirilir. Çocuk bazen korktuğu için yetişkini korur, bazen de kendi sorumluluğunu azaltmak için birini işaret eder. Bu nedenle ifadenin başka delillerle desteklenip desteklenmediğine bakılır. Savunmada çocuğun ifadesindeki tutarsızlıkları sakin ve belgeli biçimde göstermek, öfkeli bir inkârdan çok daha etkilidir.

Bir suça karışan çocuğun ailesi olarak da, ifadelerin çocuk büroda, yanında bir yakını ve müdafi varken alınmasını talep etmek gerekir.

Azmettirme, yardım ve birlikte işleme farkı

Üç kavram sık karışır. Azmettiren suç kararını doğurur. Yardım eden, kararı verilmiş suçu kolaylaştırır; örneğin alet temin eder. Birlikte işleyen ise fiilin icrasına doğrudan katılır. Çocuğu suçta kullanan yetişkin hangi kategoride yer alıyorsa ceza hesabı ona göre değişir. Dosyada sıfatın doğru konması, savunmanın ilk işlerinden biridir.

Kısacası, dosyada hangi fiilin kime yüklendiği netleşmeden savunma stratejisi kurmak doğru olmaz; ifadeden önce bunu sormak gerekir.

Büroyla iletişim

Çocuğun ifadesi alınmadan veya sizin ifadeniz verilmeden önce bir avukatla konuşmak, dosyanın yönünü korumak bakımından yararlıdır. Ceza hukuku çalışma alanımıza göz atabilir, iletişim sayfasından telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Delillerin erken toplanması, özellikle mesaj ve kayıtların kaybolmaması açısından zaman kazandırır.

Sık sorulan sorular

Çocuğu suç işlemeye azmettirmenin cezası nedir?

Azmettiren, azmettirdiği suçun cezasıyla cezalandırılır. Çocuk azmettirilmişse bu ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m. 38/1 ve 38/2).

Azmettiren çocuğun akrabası değilse artırım uygulanır mı?

Evet. Kanun, çocukların suça azmettirilmesi halinde artırım için üstsoy ve altsoy ilişkisini aramaz.

Azmettireni açıklayan çocuk ya da diğer fail ceza indirimi alır mı?

Azmettirenin belli olmaması halinde kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya suç ortağı hakkında mahkeme indirim yapabilir: ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet yerine daha düşük hapis cezası verilebilir, diğer hâllerde ceza üçte bir oranında indirilebilir (TCK m. 38/3).

Suçu işleyen çocuk da cezalandırılır mı?

Çocuğun yaşına ve fiilin niteliğine göre ayrı hükümler uygulanır. Yaş ve ceza sorumluluğu konusu ayrı makalelerde işlenir.

Azmettirme iddiasına karşı savunma nasıl yapılır?

Fiilen bir yönlendirme, ikna ya da baskının bulunup bulunmadığı, çocuğun suç işleme kararının kimde doğduğu delillerle ortaya konur.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 38

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.