Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Soruşturma, tutuklama ve yargılama
  5. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru ceza davalarında nasıl yapılır

CEZA HUKUKU

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru ceza davalarında nasıl yapılır

Ceza davasında kanun yolları tükendiyse Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru otuz gün içinde yapılır; hangi haklar, hangi belgeler ve sonuç burada.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Bireysel başvuru, olağan kanun yollarının tüketilmesinden sonra Anayasa Mahkemesine yapılan ve Anayasa'daki temel hakların ihlalini ileri süren başvurudur.
  • Başvuru süresi, son kanun yolu kararının öğrenilmesinden itibaren otuz gündür.
  • Konu, Anayasa'da güvence altında olup Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında da bulunan hak ve özgürlüklerle sınırlıdır.
  • Anayasa Mahkemesi delilleri yeniden değerlendirmez ve kanun yorumu hatalarını tek başına incelemez.
  • Başvuru kural olarak infazı durdurmaz; ihlal kararı çıkarsa yeniden yargılama yolu açılabilir.

Ceza davasında istinaf ve temyiz bitti, hüküm kesinleşti, ama sizce hâlâ bir hak ihlali var. Ya da tutukluluğa itiraz ettiniz, reddedildi ve gidecek mahkeme kalmadı. Bu noktada Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru devreye giriyor. Süre kısa, konu sınırlı; ama doğru yapılırsa mahkûmiyetin yeniden görülmesine kadar uzanan bir yol.

Bireysel başvuru nedir

Anayasa'nın güvence altına aldığı temel hak ve özgürlüklerden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini düşünen kişi, olağan kanun yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Bu bir "üst derece" mahkemesi değil. Anayasa Mahkemesi, davayı yeniden görmez, delilleri baştan tartmaz; yalnızca temel hak ihlali var mı yok mu, ona bakar.

Başvurunun konusu Anayasa'da güvence altına alınan ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile ek protokollerinde yer alan haklarla sınırlı. Ceza yargılamasında bu çoğu zaman adil yargılanma hakkı, makul sürede yargılanma, kişi özgürlüğü ve güvenliği, özel hayatın gizliliği, savunma hakkı ve kötü muamele yasağı olarak karşımıza çıkar.

Hangi şartlarda başvurulur

Üç şart birlikte aranır. Birincisi, olağan kanun yollarının tüketilmiş olması: ceza davasında istinaf ve temyiz (CMK 272-273, 286-291). Hükme karşı kanun yolu zaten kapalıysa, kararın kesinleşmesi yeterli. İkincisi, süre: kanun yolunun tüketilmesinden itibaren otuz gün. Üçüncüsü, hak ihlalinin kamu gücünden kaynaklanması.

Tutukluluk için durum biraz farklı. Tutuklama kararına itiraz yolu ile tutukluluk incelemesi sonuçlandıysa, bu yolda verilen son kararın öğrenilmesinden itibaren süre sayılıyor. Tutukluluk sürerken de başvuru yapılabilir. Başvuru için ilgili karar ve itiraz sonucu ayrı ayrı belgelenmeli.

Otuz günlük süre nasıl hesaplanır

Süre, son kanun yolunun kararının başvurana tebliğinden ya da başvurucunun kararı öğrendiği günden başlar. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay kararını verdiği günü değil, size ulaştığı günü esas alın; tebligat evrakındaki tarihi saklamak şart. Süre uzatılmaz. Mücbir sebep gibi istisnai durumlarda eski hâle getirme istenebilir, ancak bunun koşulları dardır.

Tutuklu ya da hükümlüyseniz dilekçeyi bulunduğunuz kurumdaki yetkiliye vermeniz yeterli olabilir; kurumdan kayıtlı belge alın. Dışarıdaysanız asliye hukuk mahkemesi aracılığıyla ya da doğrudan Anayasa Mahkemesine yapabilirsiniz; hangi usulün seçildiği dosyanın durumuna göre değişir.

Başvuruda neler yazılır

Başvuru formu doldurulur. İçinde başvurucunun kimliği, başvuruya konu karar ve tarihi, ihlal edildiği ileri sürülen hak, ihlalin nasıl gerçekleştiği, kanun yollarının nasıl tüketildiği ve talepler yer alır. Ekler arasında kararların onaylı örnekleri, tebliğ belgeleri, dilekçeler ve kesinleşme şerhi bulunur.

En çok yapılan hata, başvuruyu bir temyiz dilekçesi gibi yazmak. "Mahkeme delilleri yanlış değerlendirdi" demek AYM açısından tek başına anlam taşımaz. "Savunma hakkım şu işlemle kısıtlandı, tutanakta şu görünüyor, bu yüzden adil yargılanma hakkım ihlal edildi" demek gerekir. Hangi hakkın hangi işlemle ihlal edildiğini somutça bağlamak başvurunun kabul edilebilirliğini belirler.

Anayasa Mahkemesi neye bakmaz

Delil değerlendirmesi, kanun yorumu ve olayın takdiri mahkemelere ait. Anayasa Mahkemesi bu alanlara "dördüncü derece" gibi girmez. Yani bir tanığın beyanına itibar edilip edilmediği, bir suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı gibi konular tek başına başvuru konusu olamaz. Ancak delilin hukuka aykırı elde edilmesi, yargılamanın adil olmaması, gerekçesiz karar gibi sorunlar temel hak boyutu taşıyabilir.

Ayrıca başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı yönünde bir tespit yapılırsa ve ihlal iddiası temel haklar açısından yeterince ağırlık taşımıyorsa kabul edilemezlik kararı verilebilir. Bu ölçütün somut dosyada nasıl uygulandığını önceden bilmek zor.

Ceza davalarında sık ileri sürülen iddialar

Ceza yargılamasında başvurular belli başlıklarda toplanıyor. Makul sürede yargılanma hakkı, dava çok uzadığında gündeme gelir. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, tutuklamanın yeterli gerekçeyle yapılmaması ya da tutukluluğun gereğinden uzun sürmesi iddialarında kullanılır. Adil yargılanma hakkı çatısı altında ise gerekçeli karar hakkı, silahların eşitliği, savunma için yeterli zaman ve imkân tanınmaması, müdafi yardımından yararlanma, tanık dinletme hakkı, hukuka aykırı delilin hükme esas alınması gibi konular yer alır.

Bu başlıklardan her biri için başvuruda aynı mantık işler: hangi işlem, hangi tarihte, hangi belgeyle ve hangi sonuçla hakkı ihlal etti. Tutukluluk sorunlarında, tutuklamanın gerekçesi yazısında anlatıldığı gibi, kararın gerekçeli olup olmadığı ilk bakılan noktadır.

Avukat şart mı, harç var mı

Bireysel başvuruda avukatla temsil zorunlu değil. Başvurucu kendisi de form doldurabilir. Ancak ihlal iddiasının hukuki olarak doğru kurulması, kabul edilebilirlik şartlarının sağlanması ve eklerin eksiksiz sunulması bakımından hukuki destek önem kazanıyor. Başvuru harca tabi; harcın miktarı değişebildiği için başvuru yapılırken güncel tutar kontrol edilmeli. Yoksulluğunu belgeleyen kişiler için adli yardım imkânı da bulunuyor.

İnceleme ve sonuç

Başvuru önce kabul edilebilirlik açısından incelenir; Komisyon ya da Bölüm bunu yapar. Kabul edilebilir bulunursa esasa geçilir. İhlal tespit edilirse Anayasa Mahkemesi sonucun giderilmesi için ne yapılacağına hükmeder. Ceza davalarında bu çoğu zaman yargılamanın yeniden yapılması anlamına gelir; ilgili mahkeme ihlal kararına uyar. Tazminat da hükmedilebilir. Kesinleşmiş hükme karşı yargılamanın yenilenmesi ayrı bir yol ve koşulları CMK 311'de sayılı.

Başvuru sürerken infaz kural olarak devam eder. Anayasa Mahkemesinin geçici tedbir kararı verme yetkisi var, ama bu yalnızca ciddi bir tehlike söz konusuysa gündeme gelir.

Başvurudan sonra beklenecekler

Başvuru kaydedildikten sonra dosya numarası verilir ve süreç Anayasa Mahkemesi tarafından yürütülür. Bu sürede ek belge istenebilir; cevap vermek için verilen süreyi kaçırmayın. Mahkeme gerekli gördüğünde ilgili mahkemeden dosyayı ister ya da karşı görüş alır. Başvurunun hangi aşamada olduğunu elektronik ortamdan izlemek mümkün.

Kabul edilemezlik kararı çıkarsa bu karar kesindir ve aynı konuda yeniden başvuru yapılamaz. Bu nedenle ilk başvurunun tam ve doğru hazırlanması önem taşıyor: sonradan eklenen yeni bir ihlal iddiası ayrı bir başvuru olarak yeniden süreye tabi. İhlal kararı çıkarsa kararın gereğini yerine getirmek ilgili mahkemenin görevi. Bu süreç bazen yıllar alabilir; ne kadar süreceğine dair bir tahmin yapılamaz, dosya yoğunluğuna bağlıdır.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi, dosyadaki bütün tanıkların dinlenmesini istemiş, mahkeme gerekçe göstermeden bu talebi reddetmiş ve mahkûmiyet verilmiş olsun. İstinaf ve temyiz sürecinde de bu konu ileri sürülmüş, kararlar bu hususu cevaplamadan onamış olsun. Kişi son karar kendisine tebliğ edildikten sonra otuz gün içinde başvuru formuna şunu yazar: delil talebinin gerekçesiz reddedildiğini, bunun savunma hakkını nasıl etkilediğini, hangi tanığın neyi anlatacağını.

Anayasa Mahkemesi bu başvuruda adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediğine bakar. Ceza miktarına ya da suçun sabit olup olmadığına karar vermez. Sonuç tahmini mümkün değil; ihlal çıkmayabilir de.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata süreyi kaçırmak. Tebliğ tarihini yazılı olarak saklamak şart. İkinci hata kanun yollarını tüketmeden başvurmak; istinaf veya temyiz süresi geçirilmişse bu yolun sonradan açılması güç. Üçüncüsü, başvuruyu derdini anlatan uzun bir mektuba çevirmek; hak, olay, kanun yolu ve ihlal ilişkisi ayrı başlıklarla verilmeli. Dördüncüsü, aynı konuda AİHM'e süre dolmadan başvurmayı düşünürken önce Anayasa Mahkemesi yolunu kullanmayı atlamak: AİHM başvurusu şartları için bu yolun tüketilmesi gerekir.

Temyiz süresinin başlangıcını ve ayrıntısını temyiz süresi yazısında okuyabilirsiniz. Hükmün ne zaman kesinleştiğini bilmeden otuz günü hesaplayamazsınız; bunun için kesinleşme tarihi yazısı var.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Başvurunun yapılıp yapılmayacağı, hangi hakkın ihlal edildiği ve kanun yollarının tüketilip tüketilmediği dosyaya göre belirleniyor. Otuz gün çok kısa olduğundan karar ve tebliğ belgelerinizi elinize alır almaz bizimle iletişime geçmek zaman kazandırır. Telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler var. Benzer konular için ceza hukuku alanına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru için süre kaç gün?

Kanun yollarının tüketilmesinden sonra otuz gündür. Süre, son kanun yolu kararının başvurana tebliğinden ya da öğrenilmesinden başlar. Kanun yolu bulunmayan işlemlerde, işlemin öğrenilmesinden itibaren sayılır.

İstinaf ve temyiz yolunu kullanmadan doğrudan başvurabilir miyim?

Hayır. Olağan kanun yolları tüketilmeden başvuru kabul edilmez. Ceza davasında bu çoğunlukla istinaf ve temyizdir; kanun yolu zaten kapalıysa kararın kesinleşmesinden itibaren süre işler.

Mahkûmiyet kararını yanlış bulduğum için başvuru yapabilir miyim?

Kararın yalnızca yanlış bulunması yeterli değil. Anayasa Mahkemesi delil değerlendirmesini ya da kanun yorumunu tek başına denetlemez; adil yargılanma, kişi özgürlüğü gibi bir hakkın ihlal edildiği somut olarak anlatılmalı.

Başvuru yapınca cezaevinden çıkarım mı?

Hayır, başvuru kural olarak infazı durdurmaz. Anayasa Mahkemesinin yalnızca olağanüstü hâllerde tedbir kararı verme yetkisi vardır. İhlal kararı çıkarsa sonuçlarını gidermek için yeniden yargılama yolu doğabilir.

Anayasa Mahkemesi ihlal bulursa ne olur?

İhlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için ne yapılması gerektiğine karar verir. Ceza davalarında bu çoğunlukla yargılamanın yeniden yapılmasıdır; tazminat da hükmedilebilir. Karar ilgili mahkemeyi bağlar.

Dayanak mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272, 273, 286, 291, 311

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.