Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Çocuklar ve aile içi şiddet
  5. Aile içi şiddet suçlarında zamanaşımı ve şikayet süresi

CEZA HUKUKU

Aile içi şiddet suçlarında zamanaşımı ve şikayet süresi

Aile içi şiddette şikayet için süre var mı? TCK m. 66 dava zamanaşımı, m. 73 altı aylık şikayet süresi ve çocuğa karşı işlenen suçlarda başlangıç anlatılıyor.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Şikayete bağlı suçlarda şikayet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmekten itibaren altı aydır (TCK m. 73).
  • Eşe, altsoya, üstsoya ya da kardeşe karşı işlenen kasten yaralamada TCK m. 86/3-a uyarınca şikayet aranmaz; savcılık kendiliğinden soruşturur.
  • Dava zamanaşımı suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir; üç yıla kadar hapis öngören kasten yaralama için TCK m. 66/1-e uyarınca süre sekiz yıldır.
  • Çocuğa karşı üstsoy ya da hüküm ve nüfuz sahibi kişilerce işlenen suçlarda zamanaşımı çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden işlemeye başlar.

Aile içinde şiddet gören biri çoğu zaman hemen başvurmaz. Utanır, çocuklar için bekler, ya da "bir daha olmaz" der. Sonra bir gün şikayet etmeye karar verir ve süre geçti mi diye sorar. Karşı tarafta ise hakkında yıllar sonra şikayet gelen biri vardır. İki durumda da cevap, suçun türüne göre değişen iki ayrı süreye bağlıdır: şikayet süresi ve dava zamanaşımı.

İki süre aynı şey değildir

Şikayet süresi, mağdurun savcılığa başvurması gereken süredir ve yalnız şikayete bağlı suçlarda aranır. Dava zamanaşımı ise devletin dava açma hakkının ne kadar süreyle kullanılabileceğini belirler; şikayete bağlı olsun olmasın her suçta vardır. Biri dolmuşsa diğeri dolmamış olabilir.

Altı aylık şikayet süresi

TCK m. 73'e göre soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bir suçta yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği ya da öğrendiği günden başlar. Yani şiddet bir gün olduysa ama fail sonradan belli olduysa, altı ay failin kimliğini öğrendiğiniz günden sayılır.

Birkaç kişinin şikayet hakkı varsa birinin süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını düşürmez. Hakaret suçunda ayrıca bir üst sınır var: şikayet süresi, ne olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Aile içi yaralamada şikayet aranmaz

Aile içi şiddetin en sık görülen hâli kasten yaralamadır. TCK m. 86/3-a, bu suçun üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesini nitelikli hâl sayar. Bu durumda şikayet aranmaz ve ceza yarı oranında artırılır. Savcılık olayı öğrendiği anda soruşturmayı kendiliğinden yürütür.

Bu fark önemlidir: altı ayı geçirmiş olsanız bile aile üyesine karşı kasten yaralamada "süre geçti, işlem yapılamaz" sonucu çıkmaz. Yaralamanın m. 86/1 mi yoksa hafif yaralama biçimi olan m. 86/2 mi sayılacağı ise olayın somut şartlarına ve tıbbi rapora göre belirlenir; bu ayrım cezayı değiştirir. Yanlış hesapla hakkınızdan vazgeçmeden önce raporu bir avukata gösterin.

Dava zamanaşımı nasıl hesaplanır

TCK m. 66, süreyi suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirler. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda süre sekiz yıldır. Kasten yaralamanın temel hâli bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis öngördüğü için dava zamanaşımı sekiz yıldır. Nitelikli hâlin yarı oranında artırımı üst sınırı dört buçuk yıla çıkarır, bu da aynı basamakta, yani sekiz yılda kalır.

Seçimlik cezalı suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. Dosyadaki delillere göre suçun daha ağır nitelikli hâlleri varsa, süre belirlenirken onlar da göz önüne alınır (m. 66/3).

Hangi cezanın uygulanacağı da tarihe bağlıdır. 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla kasten yaralamanın cezası artırıldı. Bu artış önceki bir suç tarihine uygulanmaz (TCK m. 7/2). Olay tarihi eskiyse o tarihteki ceza esas alınır.

Çocuğa karşı işlenen suçlarda başlangıç ertelenir

TCK m. 66/6'ya göre çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimselerce işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. Çocukken anne babasından ya da vasisinden şiddet görmüş bir kişi yetişkin olduktan sonra başvurduğunda bu hüküm sürenin dolmasını önler. Şikayet hakkı olan çocuk için altı aylık süre ise ayrı bir meseledir; çocuğun yasal temsilcisinin hareket etmediği durumlarda bu soru dosyaya göre incelenmelidir.

Fail çocuksa tablo değişir: fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş, on beşini doldurmamış olanlarda süreler yarıya, on beş ile on sekiz arasında üçte ikiye iner. Ayrıntısı çocuklarda dava zamanaşımı yazısında.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Bir kişi, kardeşinin kendisini darp ettiğini, olaydan altı ay sonra savcılığa anlatmak istiyor. Fiil tarihi belli, tıbbi rapor da var. Kardeşe karşı kasten yaralama m. 86/3-a kapsamında şikayet aranmayan bir suç olduğu için "altı ay geçti" itirazı tek başına yol kapatmaz. Dava zamanaşımı ise sekiz yıl olduğundan başvuru süre içindedir. Aynı olay sadece küçük bir kızarıklık bıraktıysa ve basit tıbbi müdahaleyle geçecek kadar hafifse m. 86/2 gündeme gelir; bu durumda ceza aralığı değişir, ancak kardeşe karşı işlendiği için m. 86/3 hükmü ayrıca değerlendirilir.

Pratik hatalar

Mağdurların en sık hatası, tıbbi raporu geciktirmektir; rapor hem ağırlığı hem hangi fıkranın uygulanacağını belirler. Sanıkların sık hatası ise "çok eski" deyip sürenin dolduğunu varsaymaktır; çocuğa karşı suçlarda başlangıç tarihi yaş sonrasına kayabilir. Şikayetten vazgeçme konusu da aynı derecede kritik, aile içi şiddette şikayetten vazgeçme yazısında ayrıca anlattık. Genel çerçeve için aile içi şiddet nedir yazısına da bakabilirsiniz.

Zamanaşımı ile şikayet süresini karıştırmak

Uygulamada en sık yapılan yanlış, altı aylık şikayet süresinin dolmasını davanın tamamen kaybedilmesi sanmaktır. Oysa şikayete bağlı olmayan suçlarda bu süre hiç aranmaz. Tersi de olur: sekiz yıllık dava zamanaşımı dolmamışken şikayete bağlı suçta altı ay geçmişse yine de soruşturma yapılamaz. Önce suçun şikayete bağlı olup olmadığını, ardından hangi fıkraya girdiğini ve son olarak dava zamanaşımını ayrı ayrı kontrol etmek gerekir. Bu sıralamayı atlayan hesaplar çoğu zaman yanlış çıkar.

Şikayetten vazgeçmenin etkisi

TCK m. 73/4'e göre şikayete bağlı suçlarda mağdurun vazgeçmesi davayı düşürür; hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. Birden fazla sanık varsa birinin lehine yapılan vazgeçme diğerlerini de kapsar, ancak kabul etmeyen sanığı etkilemez. Mağdur vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıkça belirtirse tazminat davası da açamaz (m. 73/7). Aile içi kasten yaralamada ise şikayet aranmadığı için vazgeçme tek başına davayı düşürmez.

Süre hesabı için ne gerekir

Hesap; olayın tam tarihi, fail ve mağdur arasındaki ilişki, doktor raporu, varsa önceki başvurular ve çocuğun doğum tarihi gibi bilgilere dayanır. Bunları bir araya getirmeden kesin süre söylenemez. Ceza hukuku alanımızdaki dosyalarda bu belgeleri birlikte inceliyoruz. Kendi durumunuz için iletişim sayfasından bize telefonla ulaşabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; süre sorularında bir hafta bile fark yaratabilir.

Sık sorulan sorular

Aile içi şiddette şikayet süresi kaç aydır?

Suç şikayete bağlıysa süre altı aydır ve şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar (TCK m. 73). Şikayete bağlı olmayan suçlarda bu süre sorunu yoktur.

Eşime ya da babama karşı yaralama suçunda altı ay geçerse şikayet hakkım biter mi?

Kasten yaralamanın üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi hâlinde TCK m. 86/3-a uyarınca şikayet aranmaz. Bu durumda altı aylık şikayet süresi engel olmaz, ancak dava zamanaşımı süresi devam eder.

Zamanaşımı ne zaman başlar?

Tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden başlar. Çocuklara karşı üstsoy veya hüküm ve nüfuzu olan kişilerce işlenen suçlarda ise çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar (TCK m. 66/6).

Şikayetten vazgeçersem dava düşer mi?

Şikayete bağlı suçlarda mağdurun vazgeçmesi kural olarak davayı düşürür (TCK m. 73/4). Şikayet aranmayan suçlarda vazgeçme tek başına davayı düşürmez.

Hakkımda yıllar sonra şikayet gelirse ne yapmalıyım?

Önce suçun cezasının üst sınırına ve olayın tarihine bakılır, böylece dava zamanaşımının dolup dolmadığı hesaplanır. Hesap, nitelikli hâller ve çocuğun yaşı gibi ayrıntılara bağlı olduğu için dosya belgeleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7, 66, 73, 86

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.