KISACA
- Aile içi şiddet, 6284 sayılı Kanun m. 2'ye göre aile veya hane içinde ya da aile mensubu sayılan kişiler arasında meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddettir; aynı haneyi paylaşmak şart değildir.
- Tek bir suç adı yoktur. Davranışa göre kasten yaralama (TCK m. 86), tehdit (m. 106) ya da kötü muamele (m. 232) gibi suçlar oluşabilir.
- Kasten yaralama üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenirse ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz (TCK m. 86/3-a).
- Şiddet suç sayılmasa bile 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler istenebilir.
Aile içi şiddet, kanunda tek bir suç adı olarak geçmez. Aile ya da hane içinde yaşanan fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddetin tamamı bu başlık altında anlatılır; ceza davası ise yapılan davranışa göre yaralama, tehdit veya kötü muamele gibi suçlardan açılır. Bu ayrımı bilmek hem mağdurun hangi yola başvuracağını hem de şiddetle suçlanan kişinin neyle karşılaştığını netleştirir.
6284 sayılı Kanun'da tanım
6284 sayılı Kanun m. 2/1-b, ev içi şiddeti şöyle tanımlar: şiddet mağduru ve şiddet uygulayanla aynı haneyi paylaşmasa da aile veya hanede ya da aile mensubu sayılan diğer kişiler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet. Dolayısıyla boşanmış eşler, ayrı evde yaşayan kardeşler ya da akrabalar da kapsama girebilir.
Aynı maddenin d bendi şiddeti geniş tutar: kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle sonuçlanan ya da sonuçlanması muhtemel hareketler, buna yönelik tehdit ve baskı, özgürlüğün keyfî biçimde engellenmesi. Para vermemek, telefonu elinden almak ya da evden çıkmayı yasaklamak da ekonomik veya psikolojik şiddet olarak değerlendirilebilir.
Bu tanım, ceza kanunundaki suçlarla aynı şey değildir. Tanım tedbir almak için esas alınır; ceza yargılaması ise suçun kanuni unsurlarını arar.
Hangi suçlar oluşabilir
Kasten yaralama (TCK m. 86) en sık görülen suçtur. Başkasının vücuduna acı veren ya da sağlığını bozan kişiye bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis verilir (m. 86/1). Etki basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis ya da adli para cezası öngörülür; suç kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydan az olamaz (m. 86/2).
Asıl fark m. 86/3'tedir. Yaralama fiili üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenirse ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz. Yani mağdur şikâyetçi olmasa bile savcılık soruşturmayı yürütür. Bu hükmün a bendindeki tüm kişiler tek artırım sayılır. Eşe yönelik fiiller için ayrıntıyı eşine şiddet uygulayan kişiye hangi ceza verilir yazısında anlattım.
Tehdit (TCK m. 106) ikinci sık suçtur. Kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı tehdidi altı aydan iki yıla kadar hapis gerektirir; suç kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydan az olamaz. Silahla tehdit iki yıldan yedi yıla kadar hapistir (m. 106/2-a).
Kötü muamele (TCK m. 232) ise başka bir yöntemdir. Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse iki aydan bir yıla kadar hapis alır (m. 232/1). Büyütmek, okutmak ya da bakmakla yükümlü olduğu kişi üzerinde terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye bir yıla kadar hapis verilir (m. 232/2). Daha ayrıntılı bilgi için kötü muamele suçu yazısına bakabilirsiniz.
Bakım ya da eğitim yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi için TCK m. 233 şikâyet üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis öngörür.
Ceza davası açılmasa da koruma istenebilir
6284 sayılı Kanun'un önemli yanı, suç oluşup oluşmadığına bakılmadan koruma tedbiri verilebilmesidir. Mağdur ya da şiddet tehlikesi altındaki kişi kolluğa, savcılığa ya da aile mahkemesine başvurabilir. Hangi tedbirlerin alınabildiğini 6284 kapsamında alınabilecek tedbirler yazısında bulabilirsiniz.
Varsayımsal bir örnek düşünelim
Bir eşin, kız kardeşinin evinde kalmak isteyen diğer eşi telefonla "seni bulursam bir şey yaparım" diyerek tehdit ettiğini ve ev eşyalarını kilitleyip kullandırmadığını varsayalım. Tehdit içerik olarak somut bir saldırı bildiriyorsa TCK m. 106 gündeme gelir. Para ve eşya engeli ise ceza davası açısından belirsiz kalabilir, ama 6284 sayılı Kanun'daki ekonomik şiddet tanımına girer ve tedbir talebine konu olabilir. İki yol birbirini dışlamaz.
Sık yapılan hatalar
Mağdur açısından birinci hata, delili toplamamaktır: mesajları, ses kayıtlarını, hastane raporlarını saklayın. İkinci hata, sadece şikâyet etmeyip tedbir talep etmemektir; ikisi ayrı başvurudur. Şiddetle suçlanan kişi açısından hata, suçlamanın ne olduğunu bilmeden savunma yapmaktır; hangi madde üzerinden soruşturma yürütüldüğünü öğrenin. Şikâyetten vazgeçmenin davayı düşürüp düşürmediği çoğu zaman karıştırılır; konuya aile içi şiddette şikâyetten vazgeçme yazısında yer verdim.
Başvuru yolları ve süreç
Şiddet mağduru, polise, jandarmaya ya da doğrudan savcılığa şikâyet verebilir; ayrıca aile mahkemesinden 6284 kapsamında tedbir isteyebilir. Mülkî amir barınma, geçici maddi yardım ve danışmanlık gibi tedbirlere karar verebilir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amirleri de barınma ve geçici koruma tedbirlerini alabilir (m. 3). Şiddet önleme ve izleme merkezleri yedi gün yirmi dört saat çalışır (m. 2/1-f); bu merkezler destek ve izleme hizmeti sunar.
Ceza soruşturması ayrı yürür. Yaralama gibi şikâyet aranmayan suçlarda savcılık kendiliğinden soruşturma yapar. Şikâyete bağlı suçlarda ise şikâyet süresi ve vazgeçme hakkı önem kazanır. Bu sürelerin ayrıntısı için aile içi şiddet suçlarında zamanaşımı ve şikâyet süresi yazısına bakabilirsiniz. Mağdurun davaya nasıl katılacağı sorusu ise ayrı bir konudur; şiddet mağduru davaya nasıl katılır yazısında anlattım.
Şiddetle suçlanan kişi için
Hakkında iddia bulunan kişinin susma hakkı vardır, avukat yardımından yararlanabilir ve ifade vermeden önce neyle suçlandığını öğrenme hakkı bulunur. Tedbir kararı çıkarılmışsa, kararın ihlali ayrı yaptırıma bağlanabilir; bu yüzden karara uygun davranmak savunmanın parçasıdır. Tutuklama ve adli kontrol konusunda ayrıntı için aile içi şiddette tutuklama ve adli kontrol yazısına göz atın.
Hangi taraftaysanız
Şiddet gören de, şiddetle suçlanan da dosyanın hangi aşamada olduğuna göre farklı adım atar. Ceza hukuku çalışma alanımız hakkında bilgi alabilir, iletişim sayfasından telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Acil bir tehlike varsa önce 112'yi arayın; hukuki adımlar, güvenliğiniz sağlandıktan sonra planlanır.
Sık sorulan sorular
Aile içi şiddet tek bir suç mudur?
Hayır. Kanunda bu adla tek bir suç yoktur. Yapılan davranışa göre yaralama, tehdit, kötü muamele ya da başka bir suç oluşur. 6284 sayılı Kanun ise tanım ve koruma tedbirleri getirir.
Eşine tokat atan kişiye hangi suçtan dava açılır?
Etkinin hafif olması ve basit tıbbi müdahaleyle giderilebilmesi hâlinde TCK m. 86/2, aksi hâlde m. 86/1 uygulanabilir. Eşe karşı işlenmesi m. 86/3-a uyarınca cezayı yarı oranında artırır ve şikâyet aranmaz.
Psikolojik şiddet suç sayılır mı?
6284 sayılı Kanun m. 2 psikolojik ve ekonomik şiddeti tanıma dahil eder; tedbir kararı için yeterlidir. Ceza davası için ise TCK'daki bir suç tipine uyması gerekir, örneğin tehdit ya da kötü muamele.
Aynı evde yaşamayan kişiler arasındaki şiddet de kapsama girer mi?
Evet. 6284 sayılı Kanun m. 2/1-b, mağdur ve şiddet uygulayanla aynı haneyi paylaşmasa da aile mensubu sayılan kişiler arasındaki şiddeti kapsar.
Kötü muamele suçunun cezası nedir?
TCK m. 232/1'e göre aynı konutta birlikte yaşadığı kişiye kötü muamelede bulunan kişi iki aydan bir yıla kadar hapis cezası alır.
Dayanak mevzuat
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 2, 3
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 86, 106, 232, 233
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.