Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Soruşturma, tutuklama ve yargılama
  5. Ağır ceza mahkemesi hangi davalara bakar

CEZA HUKUKU

Ağır ceza mahkemesi hangi davalara bakar

Ağır ceza mahkemesi, on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara ve yağma, irtikâp, resmî belgede sahtecilik gibi sayılan suçlara bakar. 5235 m. 12 listesi.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Ağır ceza mahkemesi; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara bakar (5235 sayılı Kanun m. 12).
  • Ceza miktarına bakılmaksızın ağır cezanın görevinde olan suçlar da vardır: yağma (TCK 148), irtikâp (250/1-2), resmî belgede sahtecilik (204/2) ve hileli iflas (161).
  • Görev, kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir; ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez (5235 m. 14).
  • Kasten öldürme, vücuda organ sokulmasıyla cinsel saldırı, uyuşturucu ticareti ve terör suçları ağır ceza davalarının tipik örnekleridir.
  • Çocuklara özgü kovuşturma hükümleri ve yüce mahkemelerin yargılayacağı kişilere ilişkin kurallar ayrıca saklıdır.

"Ağır ceza" kelimesi çoğu zaman bir korku ifadesi olarak kullanılır, ama aslında bir mahkemenin adıdır. Dosyanızın bu mahkemeye gitmesi, hükmün ağır olacağı anlamına gelmez; sadece suçun, kanunun ağır ceza için ayırdığı kategoriye girdiğini gösterir. Hangi suçların bu kategoride olduğunu bilmek, iddianameyi okurken ilk sorulacak sorunun cevabıdır.

Kanunun ölçüsü: üç ayrı kapı

5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ağır ceza mahkemesinin görevini üç yolla belirler. Birinci yol, bazı suçları adıyla sayar. İkinci yol, TCK'nın belli bölümlerini ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nu bütünüyle kapsama alır. Üçüncü yol ise ceza miktarına bakar: ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlar.

Yani bir suç ağır ceza işi olabilmek için bu üç kapıdan en az birinden geçmelidir. Bunlardan biri sağlanıyorsa, suç ne kadar kısa bir cezaya bağlanmış olursa olsun, mahkeme değişmez.

Adıyla sayılan suçlar

Madde şu suçları ayrıca sayar: yağma (TCK 148), irtikâp (250. maddenin birinci ve ikinci fıkraları), resmî belgede sahtecilik (204. maddenin ikinci fıkrası) ve hileli iflas (161). Bunların ceza aralığı onu aşmıyor, ama listede yer aldıkları için ağır cezanın görevinde kalıyor.

Örnek olarak yağmayı ele alalım. TCK 148/1, mal teslimine mecbur bırakan kişiye altı yıldan on yıla kadar hapis öngörür. Üst sınır on yıl, yani "on yıldan fazla" ölçüsünü sağlamaz. Fakat yağma 5235 m. 12'de adıyla sayıldığından dava ağır cezada görülür. Aynı şey TCK 204/2 için geçerlidir: görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen kamu görevlisi için ceza üç yıldan sekiz yıla kadardır; bu da listede olduğu için ağır cezadadır. Hileli iflasta (TCK 161) ceza üç yıldan sekiz yıla kadar. İrtikâbın birinci fıkrası beş yıldan on yıla, ikinci fıkrası üç yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir; ikisi de listede.

Burada ayrıca şu uyarıyı yapmak gerekir: bu maddede nitelikli dolandırıcılık yok. Nitelikli dolandırıcılığın (TCK 158) üst sınırı on yıldır; bu "on yıldan fazla" değildir. Bu suç ağır cezaya gitmez, asliye ceza bakar.

Topluca kapsama alınanlar

  1. madde ayrıca TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçları (318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler hariç) ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçları ağır cezaya verir. Bunlar devletin güvenliğine, anayasal düzene, millî savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlardır. Bu bölümlerdeki suçların ceza miktarına bakılmaz; kapsam bölüm bazında belirlenir.

Bu kategorinin bir başka sonucu tutukluluk süreleridir: bu suçlarda tutukluluk için uzatma süresi beş yıla kadar çıkabilir (CMK 102/2). Tutukluluk süreleri ağır ceza ile asliye ceza arasındaki fark yazısında karşılaştırmalı olarak anlatılıyor.

Ceza miktarı ölçüsü

Üçüncü kapı ceza miktarıdır: ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar ağır ceza işidir. Bu geniş kategoride tipik örnekler şunlardır.

Kasten öldürme müebbet hapis gerektirir (TCK 81); tasarlayarak, canavarca hisle, kadına karşı gibi nitelikli hâllerde (TCK 82) ağırlaştırılmış müebbet öngörülür. Cinsel saldırının vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle işlenen hâli on iki yıldan az olmamak üzere hapis gerektirir (TCK 102/2). Kasten yaralamanın ölümle sonuçlanması hâlinde ceza on yıldan on dört yıla ya da on dört yıldan on sekiz yıla kadardır (TCK 87/4). Bu alt sınırlar 2025'te artırıldığı için suç tarihi önemlidir; daha önce işlenen fiilde lehe olan eski hüküm uygulanır (TCK 7/2). Uyuşturucu imal, ithal ve ihracında yirmi yıldan otuz yıla kadar (TCK 188/1), uyuşturucu satışı ve bulundurmada on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası (188/3) öngörülür; üst sınır yirmi yıldır (TCK 49).

Ölçü hep aynı: "on yıldan fazla" demek, on yıl dahil değil, on yılı aşan üst sınır demektir.

Görev nasıl hesaplanır

Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez, kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı esas alınır (5235 m. 14). Bunun iki sonucu var. Mahkeme sonunda indirim yapıp ceza on yılın altına düşse bile dava ağır cezada görülmüş olur. Öte yandan cezayı artıran nedenler (birlikte işleme, örgüt faaliyeti gibi) sonradan uygulanacak olsa bile göreve etki etmez; kanunda o suç için yazılı cezanın üst sınırına bakılır.

Saklı tutulan istisnalar

  1. madde son cümlesinde şunu söyler: Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır. Yani çocuk sanıklar için ayrı mahkemeler söz konusu olabilir; bu, o suç ağır ceza kapsamına girse bile geçerlidir. Çocuk yargılamasına ilişkin ayrıntı ayrı bir konudur.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi hakkında iki ayrı dosya açılmış olsun. Birinde bir kamu görevlisinin, görevi gereği düzenleyeceği resmî belgeyi sahte olarak düzenlediği iddia ediliyor; ceza aralığı üç yıldan sekiz yıla kadar. Diğerinde, bir başka kişinin evinde uyuşturucu satmak amacıyla bulundurduğu iddia ediliyor. İlk dosyada ceza on yıldan az olsa da suç 5235 m. 12'de adıyla sayıldığı için ağır cezanın görevindedir. İkinci dosyada ise ceza on yıldan az olmamak üzere belirlendiğinden üst sınır yirmi yıldır ve görev yine ağır cezadır. İkisinde de dava üç hâkimli heyette görülür. Sonuçlar ise ayrı delillere ve savunmaya bağlıdır.

Yanlış anlaşılanlar

İlk yanlış anlayış, ağır ceza davasında tutuklu yargılanmanın kural olduğudur. Tutuklama ayrıca CMK 100'deki şartlara göre karara bağlanır ve ağır ceza davası tutuksuz da yürüyebilir. İkincisi, mahkemenin adını cezanın ağırlığıyla karıştırmaktır. Mahkeme ağır ceza olsa da hükmedilen ceza düşük çıkabilir.

Üçüncüsü, "bu suçun üst sınırı beş yıl, nasılsa asliye" demektir. Yağma ve resmî belgede sahtecilik gibi suçlarda listedeki isimler ceza miktarını geçersiz kılar. Maddeyi tek başına okumak yerine, 12. maddenin sayma listesine de bakmak gerekir.

Ağır cezada kaç duruşma yapılacağı merak ediliyorsa, ağır ceza davası kaç duruşma sürer yazısına göz atabilirsiniz. Heyetin yapısını ağır ceza mahkemesi heyeti nasıl oluşur yazısı anlatıyor. Dosyanızın yanlış mahkemeye gittiğini düşünüyorsanız görevsizlik kararı nedir başlığına bakabilirsiniz.

İddianamede ağır ceza işini nasıl fark edersiniz

İddianamenin "yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri" kısmına bakın (CMK 170/3-h). Orada yazan madde numarasını TCK'da bulup ceza aralığını okuyun. Üst sınır on yılı aşıyorsa, ya da madde 5235 m. 12'de adı geçen suçlardan biriyse dava ağır cezadadır. Fıkra numarası burada önemlidir: aynı maddenin farklı fıkraları farklı ceza aralığı taşır. Örneğin TCK 102'nin birinci fıkrası beş yıldan on yıla kadar, ikinci fıkrası on iki yıldan az olmamak üzere hapis öngörür; biri asliye cezaya, diğeri ağır cezaya gider.

Dosyanızda birden fazla suç isnadı varsa her birinin maddesini ve fıkrasını ayrı ayrı okuyun; görevli mahkemenin hangisi üzerinden belirlendiğini müdafiyle birlikte kontrol edin.

Dosyanız ağır cezaya gittiyse

Ağır ceza dosyaları hem uzun hem ayrıntılıdır. Zorunlu müdafilik, tutukluluk incelemeleri ve kanun yolu süreleri gibi sürelerle ilgili işlemler kısa aralıklarla işler. İddianamenin hangi maddeyi gösterdiğine bakıp telefonla ya da WhatsApp'tan bize ulaşırsanız, dosyanızın ayrıntısını dinleyip yapılacakları sıralarız. İletişim sayfasından yazabilir, ceza hukuku alanındaki diğer yazılara göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ağır ceza mahkemesi hangi suçlara bakar?

Kanunda sayılan yağma, irtikâp, resmî belgede sahtecilik ve hileli iflas suçlarına; TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın dört ila yedinci bölümlerindeki suçlara (318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler hariç); 3713 sayılı Kanun kapsamındaki suçlara ve ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ya da on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara (5235 m. 12).

Cezanın üst sınırı tam on yıl olan suç ağır ceza işi midir?

Hayır. Kanun "on yıldan fazla" hapis gerektiren suçları ağır cezaya verir; on yıl dahil değildir. Üst sınırı on yıl olan bir suç, ayrıca sayılmadıkça asliye ceza mahkemesinde görülür.

Kasten öldürme davasına hangi mahkeme bakar?

Kasten öldürme suçu müebbet hapis gerektirdiği için (TCK 81) ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Tasarlayarak, canavarca hisle ve benzeri nitelikli hâllerde ise ağırlaştırılmış müebbet hapis öngörülür (TCK 82).

Uyuşturucu ticareti davasına neden ağır ceza bakar?

TCK 188/3'te ceza on yıldan az olamaz ve süreli hapis için genel üst sınır yirmi yıldır (TCK 49). Üst sınır on yılı aştığı için görev ağır cezadadır. İmal, ithal ve ihracı düzenleyen 188/1'de ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ağır ceza mahkemesinde yargılanmak tutuklu olmak demek midir?

Hayır. Mahkemenin türü ile tutukluluk ayrı konulardır. Tutuklama, CMK 100'deki şartlara göre ayrıca karara bağlanır; ağır ceza davası tutuksuz da yürüyebilir.

Dayanak mevzuat

  • 5235 sayılı Kanun m. 9, 11, 12, 14
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7, 49, 81, 82, 87, 102, 148, 158, 161, 188, 204, 250
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 102, 170

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.