KISACA
- Telefon hatları, frekanslar ya da elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanmak TCK m. 163/2'ye göre suçtur.
- Ceza altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; seçimlik olduğundan hâkim ikisinden birini seçer.
- Dava, üst sınır iki yıl olduğu için asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m. 11).
- Zararın soruşturma tamamlanmadan tazmini hâlinde kamu davası açılmaz, sonra tazmini hâlinde ceza üçte bire kadar indirilir (TCK m. 168/5).
- IPTV hizmetini başkalarına satan ya da yayını yeniden dağıtan kişilerin durumu, izleyenin durumundan farklı değerlendirilir ve dosyaya göre başka kanunlar da gündeme gelebilir.
Televizyon kanalı ya da spor yayınını abonelik ödemeden izleyebileceğiniz bir kutu ya da uygulama kullandıysanız, kapınıza polis veya savcılık çağrısı gelmesi sizi şaşırtmış olabilir. Konu ilk bakışta teknik görünür ama ceza hukuku bakımından tek bir hüküm üzerinde yoğunlaşır: TCK m. 163/2.
Madde ne söylüyor?
TCK m. 163/2 şöyle der: telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Cezanın seçimlik olması, hâkimin hapis ve adli para cezası arasında takdir yetkisi kullanabilmesi anlamına gelir.
Hükmün kapsamı, fiilen yayın hakkına sahip kişinin "rızası" ile sınırlıdır. Rıza yoksa ve kişi yayından yararlanıyorsa suçun temel unsuru oluşur. İzinsiz yayından yararlanma ile yayını çözme düzeneği kurma ya da bunu satma fiilleri ise ayrı ayrı değerlendirilir.
IPTV bu hükmün içinde mi?
Burada dürüst olmak gerekir: IPTV, yayını internet üzerinden iletir. Madde ise hat, frekans ve elektromanyetik dalgalardan söz ediyor. İnternet üzerinden dağıtılan yayınlarda bu ifadenin ne kadar kapsayıcı olduğu, yayının iletim şekline ve teknik tespite bağlı olarak dosyada tartışılır. Savcılık soruşturması çoğu zaman bu soruyu bilirkişiye sorar. Tek bir kural koyup "kesinlikle suçtur" ya da "kesinlikle suç değildir" demek, bu teknik farkı yok saymak olur.
İzleyen, satan ve yayını dağıtan aynı yerde değil
Evde kaçak bir uygulamayla yayın izleyen kişi ile kutu satan, abonelik paketlerini yeniden sunan veya yayını sunucu üzerinden dağıtan kişi aynı konumda değildir. İzleyen için TCK m. 163/2'nin temel fiili gündeme gelir. Hizmeti başkalarına satan ya da dağıtan kişi bakımından fiilin niteliği, gelir elde edilmesi ve süreklilik gibi unsurlar nedeniyle başka kanunlar da gündeme gelebilir. Bu kanunların ceza aralıklarını burada verip yanlış bilgilendirmek istemem; dosyada hangisinin uygulandığını iddianameden okumak gerekir.
Soruşturma nasıl başlar, dava nerede görülür?
Yayın sahibi kuruluşun ya da yetkili temsilcisinin suç duyurusu üzerine savcılık soruşturma açar (CMK m. 160). Gerekirse cihazlara elkoyma kararı alınır (CMK m. 123 ve 127; bilgisayar ve kütüklerde arama ile elkoyma için m. 134). Sizi şüpheli olarak dinlerler. Susma ve avukat hakkınız vardır (CMK m. 147). İddianame kabul edilirse dava asliye ceza mahkemesinde görülür; üst sınır iki yıl olduğu için ağır ceza söz konusu değildir (5235 sayılı Kanun m. 11).
Cihaz ve hesap incelemesi
Soruşturma çoğunlukla cihaz incelemesiyle ilerler. Alıcı kutu, bilgisayar ya da telefon adli bilişim biriminde incelenir ve bu incelemede hangi yayına ne zaman ve nasıl bağlanıldığı aranır. Cihaz içeriğine erişim ve inceleme hakkında kararın kim tarafından, hangi kapsamda verildiği önemlidir; kararın kapsamını aşan inceleme savunmada itiraz konusu yapılabilir. İnceleme raporuna karşı itirazlar için dijital inceleme raporuna itiraz yazısına bakabilirsiniz.
Hesap kayıtları da bir diğer delil kaynağıdır. Ödeme geçmişi, aboneliğin hangi kişi adına açıldığı ve kullanıcı adının kime ait olduğu savunmada aranan bilgilerdir. Cihazın birden fazla kişi tarafından kullanıldığı bir evde, hangi kullanımın kime ait olduğu ayrıca ispat gerektirir.
Zararı gidermenin sonuçları
TCK m. 168/5 bu suç için özel bir etkin pişmanlık düzenler. Soruşturma tamamlanmadan önce yayın sahibinin uğradığı zararı tamamen tazmin ederseniz kamu davası açılmaz. Daha sonra, hüküm verilinceye kadar tazmin ederseniz ceza üçte birine kadar indirilir. İki defadan fazla yararlanamazsınız. Pratikte en zor nokta, zarar tutarının nasıl belirleneceğidir: yayın sahibi kendi hesabını sunar, siz farklı bir tutar bulursunuz. Bu hesabı kimin, hangi dönem için yaptığı sorusuyla başlamak iyi bir yoldur.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi arkadaşından aldığı bir kutu ile üç ay boyunca yabancı bir spor yayınını izlemiş. Yayın sahibi kuruluş suç duyurusunda bulunuyor, cihaz inceleniyor. Savunma açısından üç soru ön plana çıkar: yayının teknik olarak nasıl iletildiği, kişinin yayını çözdüğüne dair bir davranışının bulunup bulunmadığı ve zararın nasıl hesaplandığı. Üç sorunun cevabı dosyanın sonucunu belirler; baştan tahmin yürütülemez.
Mahkûmiyet çıkarsa
Hapis seçilirse ve ceza iki yıl veya daha az olursa erteleme (TCK m. 51) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) tartışılır. Kısa süreli hapis cezası, TCK m. 50'deki seçenek yaptırımlara da çevrilebilir. Dava zamanaşımı, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Süre suçun işlendiği günden başlar, ancak kesinti ve duraklama hâlleri ayrıca değerlendirilir.
Bilişim yoluyla işlenen diğer fiillere ilişkin sonuçlar için bilişim sistemine girme suçu ve bilişim suçlarında HAGB yazıları faydalı olabilir. Aynı maddenin elektrik, su ve gaz boyutu için kaçak su ve doğal gaz cezası ve kaçak elektrik tutanağına itiraz yazılarına bakılabilir.
Rıza kavramı
Madde "sahibinin veya zilyedinin rızası" arar. Yayın hakkı sahibi kuruluş, yayının izinsiz çözüldüğünü gösterir. Siz ise kullandığınız hizmetin yasal bir abonelik olduğuna inandığınızı, bir aracı satıcıdan aldığınızı ve yayının izinsiz olduğunu bilmediğinizi ileri sürebilirsiniz. Bu iddianın doğruluğu satıcıyla yazışmalar, ödeme kayıtları ve fiyat gibi somut verilerle desteklenir. Kasıt aranan bir suçta, yayının izinsiz olduğunu bilmemek önemli bir savunma konusudur.
Çağrı geldiğinde yapılacaklar
Cihazlarınızı silmeyin ya da bozmayın; bunun ayrı sonuçları olabilir ve savunmanızı zayıflatır. İfadeye gitmeden önce suç duyurusunun kim tarafından ve hangi yayın için yapıldığını öğrenin. Hesap, abonelik ve cihaz alım belgelerinizi toplayın.
Her dosya farklıdır ve yayını sadece izleyen ile dağıtan arasındaki fark büyüktür. Durumunuzu anlatmak için büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İletişim sayfasından ulaşabilir, ceza hukuku çalışma alanındaki diğer yazılara bakabilirsiniz. İfade çağrısı ya da elkoyma kararı geldiyse zaman daralır; itiraz süreleri kısadır ve ilk günlerde atılan adımlar sonraki seçenekleri belirler.
Sık sorulan sorular
Kaçak IPTV izlemek suç mu?
TCK m. 163/2, telefon hatları ve frekanslarla veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli ya da şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanmayı suç sayar. İnternet üzerinden yapılan bir yayında bu hükmün nasıl uygulanacağı, yayının niteliğine ve dosyadaki delillere göre ayrıca tartışılır. Bu nedenle somut durumunuzu belgelerle birlikte bir avukata anlatmanız gerekir.
Şifreli yayından yararlanma cezası kaç yıldır?
TCK m. 163/2'de altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. İkisi seçimlik olduğundan mahkeme dosyaya göre birini belirler. Hapis cezası çıkarsa iki yıl ve altındaki cezalar için erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelebilir.
IPTV satan kişi ile izleyen kişi aynı cezayı mı alır?
Hayır, ikisi de aynı fıkradan yargılanmak zorunda değildir. İzleyen kişinin fiili ile yayını yeniden dağıtan, abonelik satan ya da cihaz dağıtan kişinin fiili ayrı değerlendirilir. Satış ve dağıtımda daha ağır sonuçlar doğurabilecek başka kanun hükümleri de devreye girebilir; bunlar dosyaya göre tespit edilir.
Zararı ödersem dava açılmaz mı?
TCK m. 168/5 karşılıksız yararlanma suçunda, soruşturma tamamlanmadan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde kamu davası açılmayacağını söyler. Zarar hüküm verilinceye kadar ödenirse ceza üçte birine kadar indirilir. Bu imkândan en çok iki defa yararlanılabilir.
Cihazıma el konulursa ne olur?
Soruşturmada alıcı cihaz, bilgisayar veya telefona elkoyma kararı verilebilir. Bu karara karşı itiraz yolu vardır. El konulan malın iadesi ya da kalması dosyanın sonucuna göre belirlenir; bu aşamada avukatla çalışmak itiraz süresini kaçırmamak açısından önemlidir.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 50, 51, 66, 163, 168
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 123, 127, 134, 147, 160, 170, 231
- 5235 sayılı Kanun m. 11
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.