Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Rüşvet, sahtecilik ve örgüt suçları
  5. Sahtecilik suçlarında dava zamanaşımı ve şikayet

CEZA HUKUKU

Sahtecilik suçlarında dava zamanaşımı ve şikayet

Eski bir sahte belge olayında dava açılabilir mi? Resmî ve özel belgede sahtecilik için TCK m. 66 zamanaşımı süreleri ve şikayet şartı anlatılıyor.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Sahtecilikte dava zamanaşımı, suçun kanundaki ceza üst sınırına göre TCK m. 66 ile belirlenir; seçimlik ceza varsa hapis cezası esas alınır.
  • Özel belgede sahtecilik (TCK m. 207) için üst sınır üç yıldır ve dava zamanaşımı sekiz yıldır.
  • Resmî belgede sahtecilikte (TCK m. 204/1) üst sınır beş yıl olduğundan süre sekiz yıl, kamu görevlisi fiilinde (204/2) on beş yıldır.
  • Zamanaşımı tamamlanmış suçta işlendiği günden başlar; dolan süre dava düşme nedenidir ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetir.

Eski bir sahte belge olayında dava açılıp açılamayacağı, belgenin türüne ve TCK m. 66'daki zamanaşımı sürelerine bağlıdır. Özel belgede sahtecilikte süre sekiz yıl, resmî belgede sahtecilikte çoğu halde sekiz yıl, bir kamu görevlisi belgeyi görevi gereği sahte düzenlediyse on beş yıldır. Bu süre dolduysa kamu davası düşer.

Zamanaşımı hangi cezaya göre hesaplanır?

TCK m. 66/4, süreyi belirlerken kanunda yazılı cezanın üst sınırına bakar. Esas alınan, mahkemenin vereceği somut ceza yerine maddedeki en yüksek cezadır. Seçimlik ceza varsa, yani hapis veya adlî para cezası öngörülmüşse zamanaşımında hapis cezası esas alınır.

Madde 66/1 sürelerini sıralar. Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda on beş yıl, beş yıldan fazla olmayan hapis veya adlî para gerektiren suçlarda sekiz yıl uygulanır. Sahtecilik suçlarının hepsi bu iki basamağa düşer.

Özel belgede sahtecilik

TCK m. 207 uyarınca sahte özel belge düzenleyen, gerçek bir özel belgeyi aldatacak şekilde değiştirip kullanan ya da sahte olduğunu bilerek kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır. Üst sınır üç yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır.

Bu madde şikayete bağlı değildir. Mağdur şikayet etmese de savcı soruşturma yapabilir. Şikayetten vazgeçmek de davayı kendiliğinden düşürmez. Şikayet şartı yalnızca açığa imzanın kötüye kullanılmasını düzenleyen TCK m. 209/1'de aranır; bu fıkrada ceza üç aydan bir yıla kadar hapistir.

Resmî belgede sahtecilik

TCK m. 204/1'de sahte resmî belge düzenleme, gerçek resmî belgeyi değiştirme ve sahte resmî belgeyi kullanma iki yıldan beş yıla kadar hapisle karşılanır. Üst sınır beş yıl olduğu için süre sekiz yıldır.

Görevi gereği belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisi bunu yaparsa (m. 204/2) ceza üç yıldan sekiz yıla kadardır ve zamanaşımı on beş yıla çıkar. Belge, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan türdense (m. 204/3) ceza yarı oranında artar. Böyle bir artırım sonrası üst sınır beş yılı aşacağından süre on beş yıl olur. TCK m. 66/3, dosyadaki delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de hesaba katılmasını öngörür.

Süre ne zaman başlar?

TCK m. 66/6'ya göre tamamlanmış suçlarda süre suçun işlendiği günden başlar. Sahtecilikte işlendiği gün genellikle belgenin düzenlendiği gündür. Ancak kanun, sahte belgeyi kullanmayı da ayrı bir seçenek hareket sayar. Belgeyi yıllar önce yapan kişiyle bugün icra dosyasına ya da mahkemeye sunan kişi farklı olabilir; kullanma tarihi bu yüzden dosyada araştırılır.

Tarihi belirlemek çoğu zaman sürecin en zor kısmıdır. Belgenin üzerindeki tarih ile gerçekte hazırlandığı tarih tutmayabilir. Zamanaşımı süresi dolmadan yapılan bazı usul işlemleri süreyi keser ya da durdurur; bu konu TCK'nın bir sonraki maddesinde düzenlenir ve her dosyada ayrıca incelenmelidir.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Bir kişi on yıl önce bir kiralama sözleşmesine başkasının imzasını attığı için sonradan hakkında şikayet yapıldığını öğreniyor. Sözleşme özel belgedir ve TCK m. 207 kapsamına girer. Üst sınır üç yıl, süre sekiz yıldır. Sözleşme tarihinden bugüne on yıl geçmişse ve araya süreyi kesen bir işlem girmediyse, kamu davası zamanaşımına uğramış olabilir. Aynı sözleşme resmî senetle düzenlenmiş olsaydı hesap değişirdi; belge türü belirleyicidir. Bu örnek sonuç tahmini değil, hesabın nasıl yapıldığının gösterimidir.

Soruşturma aşamasında zamanaşımı

Zamanaşımı yalnızca mahkemede değil, soruşturma aşamasında da önemlidir. Savcılık, süresi dolmuş bir olay için kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Şikayetçi bu karara itiraz edebilir, ancak itirazı inceleyen sulh ceza hâkimi de aynı tarihleri hesaplar. Bu yüzden kişi ilk ifadesinde belgenin ne zaman düzenlendiğini, ne zaman kullanıldığını ve olayı ne zaman öğrendiğini net söylemelidir.

Hesapta bir başka ayrıntı vardır: iddianamedeki nitelendirme. Savcı fiili resmî belgede sahtecilik olarak yazmışsa, dosya sonradan özel belge niteliğine döndüğünde süre kısalabilir. Mahkeme yargılama sırasında hukuki nitelendirmeyi değiştirebildiği için zamanaşımı hesabı da dosya ilerledikçe yeniden yapılır. Fiilin hangi madde kapsamında kaldığı tartışıldığında, savunma hem esasa hem zamanaşımına ilişkin görüşünü birlikte sunmalıdır.

Sahte belgeyle yapılan bir işlemin hukuki sonuçları ceza davasından bağımsız sürebilir. Örneğin sahte senede dayanan icra takibi ya da sahte vekâletnameyle yapılan satış, ceza davası zamanaşımına uğramış olsa bile hukuk mahkemesinde incelenebilir. Ceza zamanaşımı, belgenin geçersizliğini ya da tazminat sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Belge asılları ve kopyalar

Eski dosyalarda belgenin aslı kaybolmuş olabilir. Fotokopi ya da taranmış nüsha üzerinden de inceleme yapılabilir, fakat sahteliğin ispatı için asıl belge ve karşılaştırma örnekleri aranır. Bu araştırma sürerken zamanaşımı işlemeye devam eder.

Sık yapılan hata

En sık hata, zamanaşımını yalnızca belgenin üzerindeki tarihe göre hesaplamaktır. Oysa belgeyi kullanma, sonradan yenileme ya da aynı fiilden dolayı yargılamanın yenilenmesi (TCK m. 66/5) süreyi etkileyebilir. İkinci hata, şikayetin geri alınmasıyla her sahtecilik davasının biteceğini sanmaktır; yalnızca şikayete bağlı olan suçlarda bu sonuç doğar.

Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden gözetilir, ancak dilekçede ve duruşmada açıkça ileri sürmek hata riskini azaltır.

Dosyanız için ne yapabilirsiniz?

Elinizde bir soruşturma evrakı, iddianame ya da duruşma çağrısı varsa belge türünü, belgenin hazırlanma tarihini ve kullanıldığı tarihi çıkarın. Bu üç bilgi ile süre hesabı yapılabilir. Benzer konuları resmî belgede sahtecilik cezası, özel belgede sahtecilik ve sahte senet, sahte belgenin kullanılması ve sahtecilikte HAGB ile erteleme yazılarında ayrıca bulabilirsiniz. Genel çerçeve için ceza hukuku çalışma alanı sayfasına bakabilirsiniz.

Süre hesabı dosyadaki tarihlere çok bağlı olduğundan belgeleri görmeden kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Evrakınızla birlikte iletişim sayfasındaki telefondan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Dosya erken incelenirse itiraz ve zamanaşımı savunması doğru aşamada ileri sürülür.

Sık sorulan sorular

Sahte belge olayından yıllar sonra dava açılabilir mi?

Zamanaşımı süresi dolmadıysa açılabilir. Süre belgenin türüne ve cezanın üst sınırına göre değişir; özel belgede sekiz yıl, kamu görevlisinin işlediği resmî belgede on beş yıldır.

Sahtecilikte zamanaşımı ne zaman başlar?

Tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden başlar (TCK m. 66/6). Sahte belgenin kullanılması ayrı bir fiil olduğundan kullanma tarihi de önem taşır.

Özel belgede sahtecilik şikayete bağlı mıdır?

TCK m. 207 metninde şikayet şartı aranmaz. Şikayete bağlı olan, açığa imzanın kötüye kullanılmasıdır (TCK m. 209/1).

Zamanaşımı dolmuşsa ne olur?

Kamu davası düşer. Savcılık takipsizlik, mahkeme düşme kararı verir; bunun için savunmada zamanaşımı itirazını açıkça dile getirmek yararlıdır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66, 204, 207, 209

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.