Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Öldürme ve yaralama suçları
  5. Hekim hakkında hatalı tedavi soruşturması nasıl yürür

CEZA HUKUKU

Hekim hakkında hatalı tedavi soruşturması nasıl yürür

Hekim hakkında hatalı tedavi soruşturması ifade çağrısıyla başlar. TCK 85 ve 89, kamu görevlisi izni, bilirkişi raporu, susma hakkı ve savunma noktaları.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Hatalı tedavi iddiası çoğunlukla taksirle yaralama (TCK 89) veya taksirle öldürme (TCK 85) olarak soruşturulur; ikisinde de sorumluluk için dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık aranır (TCK 22).
  • Taksirle yaralamada soruşturma kural olarak şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır; birinci fıkra dışındaki yaralamalarda suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz (TCK 89/5).
  • Kamu hastanesinde görevli hekim için 4483 sayılı Kanun gereği önce soruşturma izni alınır; özel hastane hekimi bu usule tabi değildir.
  • Şüpheli hekimin müdafi isteme, susma ve delil toplanmasını isteme hakkı vardır (CMK 147 ve 149).
  • Suçlamanın seyrini çoğunlukla bilirkişi raporu belirler; müdahalenin tıbbi standarda uygunluğu, onam ve kayıtlar raporun eksenidir.

Mesai bitiminde telefon çalıyor: savcılıktan arıyorlar, bir hastanın şikâyeti üzerine ifade vermeniz gerekiyor. Hekim olarak bu aramayı almak, mesleğiniz boyunca nasıl bir güvene dayandığınızı sorgulatan bir andır. Telaş gerçekten anlaşılır, ama soruşturmanın nasıl yürüdüğünü bilmek durumu sakinleştirir.

Soruşturma nasıl başlar

Hasta ya da yakınları savcılığa suç duyurusunda bulunur; ya da hastane yönetimi, sağlık müdürlüğü, adli tıp raporu gibi bir kaynak savcılığa bilgi verir. Savcılık bir suç şüphesi izlenimi edinince soruşturmaya başlar. Hekimin hangi suçtan şüpheli sayıldığı olayın sonucuna bağlıdır: hasta öldüyse taksirle öldürme (TCK 85), yaralanma olduysa taksirle yaralama (TCK 89).

TCK 85/1 iki yıldan altı yıla kadar hapis öngörür. TCK 89/1'de ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; kemik kırılması, yaşamı tehlikeye sokan durum gibi ağır sonuçlarda artırım yapılır (89/2 ve 89/3), birden fazla kişinin yaralanması hâlinde dokuz aydan beş yıla kadar hapis verilir (89/4). Taksirle yaralama şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra dışında, suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz (89/5). Şikâyet süresi altı aydır (TCK 73/1) ve şikâyet hakkı olan, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar.

Kamu hastanesi hekimi için izin usulü

Hekim bir kamu hastanesinde, görevi sırasında bir işlem yapmışsa 4483 sayılı Kanun devreye girer. Kanun, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda, soruşturma izni verecek mercii belirler ve ilgili işlemleri düzenler (m. 2 ve 3). Başsavcılık şikâyeti aldığında hekimin ifadesine başvurmadan, ivedilikle toplanması gereken delilleri tespit eder ve evrakı izin makamına gönderir (m. 4). İzin makamı ön inceleme yaptırır, rapor alır ve en geç otuz gün içinde karar verir; süre zorunlu hâllerde en çok on beş gün uzatılabilir (m. 7). İzin verilmemesine karşı başsavcılık veya şikâyetçi, izin verilmesine karşı hekim, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde itiraz edebilir; itiraz bölge idare mahkemesinde incelenir (m. 9).

Bu usul özel hastanede ya da muayenehanede çalışan hekime uygulanmaz; onlar hakkında savcılık doğrudan soruşturma yapar.

İfade ve savunma hakkı

Şüpheli sıfatıyla çağrıldığınızda CMK 147 gereği size isnat edilen suç anlatılır, müdafi seçme hakkınız bildirilir, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğu söylenir, şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır. Müdafi, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yardımınızdan yararlanabilir (CMK 149).

Pratikte ifadeye gitmeden önce yapılacak üç şey var. Birincisi, hasta dosyasının ve bu dosyadaki kendi yazdığınız notların kopyasını alıp okumak. İkincisi, o gün nöbette olan ekibi, hangi kararı kimin verdiğini, hangi saatte hangi işlemin yapıldığını kronolojiyle yazmak. Üçüncüsü, hastanenin hukuk birimine ve meslek kuruluşuna haber verip kayıtların korunmasını sağlamak. Telefonla, kolluk önünde aceleyle verilen ve sonra düzeltilmesi güç beyanlar savunmayı zorlaştırır.

Bilirkişi raporu

Savcılık kusur konusunda teknik bilgi gerektiren bir değerlendirme için bilirkişiye başvurur (CMK 63). Uygulamada bu rapor genellikle Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesi kurullarından alınır. Bilirkişiden istenen şudur: müdahale tıp biliminin kabul ettiği standarda uygun muydu, hekim kusurlu muydu, kusur varsa sonuçla nedensellik bağı var mıydı. Rapor lehe çıkarsa soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanabilir. Aleyhe çıkarsa iddianame yolu açılır; bu durumda rapora yazılı itiraz edilir ve ek rapor ya da farklı bir kuruldan görüş istenebilir.

Burada hekimin lehine olabilecek unsurlar şunlardır: endikasyon ve işlem kayıtlarının tutarlılığı, hastaya yapılan bilgilendirmenin belgelenmiş olması, hastanın eşlik eden hastalıkları, geç başvurusu, tedavi önerilerine uyumsuzluğu, olayın acil ve belirsiz koşulları. Dosyadaki her kayıt hekimin tek başına belirleyeceği bir şey olmadığı için ekip arkadaşlarının ifadeleri ve görev dağılımı da önem kazanır.

Ekip içinde sorumluluk

Ameliyathane, yoğun bakım ya da acil servis gibi ekip çalışması gereken yerlerde birden fazla kişi suçlama altına girebilir. TCK 22/5'e göre birden fazla kişinin taksirle işlediği suçta herkes kendi kusurundan sorumlu olur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı belirlenir (22/4). Başhekimin, nöbetçi hekimin, hemşirenin veya teknisyenin görevleri farklıdır; kimin hangi yükümlülüğü taşıdığı bilirkişi raporunda ayrı ayrı ele alınır. Bu yüzden ekip içi hatalarda sorumluluğu sırf unvana göre varsaymak yanlıştır.

Soruşturmanın olası sonuçları

Savcılık delil yetersizliği görürse kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. İddianame düzenlenirse dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Taksirle yaralama şikâyete bağlı olduğundan, şikâyetçi ile anlaşma ya da şikâyetten vazgeçme davayı düşürebilir. Taksirle öldürmede ise şikâyet aranmaz ve uzlaştırma yoktur. Hükmolunan ceza iki yılı aşmıyorsa erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231) tartışılabilir; bunların şartları ayrı yazımızda anlatılıyor.

Ceza davasından bağımsız olarak idari ve disiplin süreçleri ya da tazminat davası da yürüyebilir. Kamu hastanesinde yaşanan olaylarda zarar çoğunlukla idare aleyhine tazminat konusu olur. Bu başlıkları ceza savunması sırasında akılda tutmak gerekir.

Tutuklama ve adli kontrol ihtimali

Hatalı tedavi soruşturmalarında hekimin tutuklanması istisnadır. Taksirle öldürme CMK 100/3'teki katalog suçlar arasında yer almaz; tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma şüphesi ya da delilleri karartma gibi somut bir neden ve ölçülülük aranır (CMK 100/1 ve 100/2). Hekimin yerleşik adresi, mesleki bağlılığı ve hasta kayıtlarının zaten hastane sisteminde bulunması bu tabloyu çoğunlukla belirler. Gündeme gelen tedbir genellikle ifade sonrası serbest bırakma ya da adli kontrol olur; adli kontrol kararında yurt dışına çıkış yasağı veya belirli aralıklarla imza gibi yükümlülükler görülebilir.

Mesleği icra etmeye devam etmek de sık sorulan bir konu. Mesleki sonuçlar ceza soruşturmasından ayrı idari işlemlere ve meslek kuruluşlarının kendi mevzuatına bağlıdır. Bu iki hattı birbirinden ayrı izlemek gerekir.

Kayıtların tutulması ve iletişim

Soruşturma başladığında hastayla ya da yakınlarıyla doğrudan iletişim kurmak insani bir refleks olsa da riskler taşır. Kurulan her cümle sonradan beyan olarak yorumlanabilir. Taziye ya da bilgilendirme gerekiyorsa bunun hastane yönetimi veya hukuk birimi aracılığıyla yürütülmesi ve kayıt altına alınması daha güvenlidir. Kendi cep telefonunuzdaki yazışmaları ve notlarınızı silmeyin; silme eylemi başlı başına şüphe yaratır, dosyada tutarsızlık oluşturur.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: sezaryen sonrası kanama gelişen bir hasta kaybediliyor ve yakınları operatör hekim hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Hekim özel hastanede çalışıyor; savcılık doğrudan soruşturma açıyor. Ameliyat notları, anestezi kayıtları, kan ürünü talepleri, hemşire gözlem formları getiriliyor. Bilirkişi kurulu, kanamanın erken fark edilip edilmediğini ve müdahale zamanını inceliyor. Hekimin lehine olabilecek ve aleyhine olabilecek veriler birlikte tartılıyor. Sonuç tahmin edilmiyor; yalnızca hangi kayıtların önem taşıdığı gösteriliyor.

Sık yapılan hatalar

Hasta dosyasına sonradan müdahale etmek ya da kayıt eklemek en ağır hatadır; ayrı bir suç doğurabilir ve savunmanın güvenilirliğini yok eder. Diğer hatalar: ifadeyi aceleyle vermek, ekip arkadaşlarıyla ortak beyan uydurmaya çalışmak, bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmemek, mesleki sigorta şirketini ve hastane yönetimini zamanında bilgilendirmemek.

Önce konuşmak neden önemli

Hekim olarak şikâyet aldığınızda ya da ifadeye çağrıldığınızda, ifadeden önce durumunuzu anlatmak için büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İlk beyan çoğu zaman sonraki aşamaların çerçevesini çizer. Bir sonuç vaadi yok; yalnızca dosyanın doğru okunmasına ve savunmanın düzenli kurulmasına yardımcı olabiliriz.

Aynı konuda doktor hatası sonucu ölüm ceza davası, taksirle yaralama cezası, taksirle yaralamada şikâyet ve uzlaştırma ve taksirle öldürme cezası yazılarına bakabilirsiniz. Genel çerçeve için ceza hukuku çalışma alanı, doğrudan görüşme için iletişim sayfası var.

Sık sorulan sorular

Hasta şikâyet etti, hekim olarak ifade vermem şart mı?

Savcılık ya da kolluk çağırdığında gitmek gerekir; ama ifade verirken susma hakkınız ve müdafi hakkınız vardır (CMK 147/1-c ve e). Önce müdafi ile görüşüp dosyayı incelemek, ifade içeriğini planlamak mümkündür. İfade vermemek ya da hazırlıklı vermek sizin tercihinizdir.

Taksirle yaralama şikâyetinde uzlaşma mümkün mü?

Evet. TCK 89 CMK 253'teki uzlaştırma kapsamında sayılan suçlardandır. Şikâyetçiyle anlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşmesine karar verilebilir. Birinci fıkra dışındaki (kemik kırılması gibi ağır sonuçlu) yaralamalarda suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz; yine de CMK 253 uzlaştırmayı TCK 89'un tamamı için sayar.

Komplikasyon gelişmesi hekimin cezalandırılması anlamına gelir mi?

Hayır. Tıbbi standartlara uygun yapılan müdahalede bile gelişebilen komplikasyon, kusur sayılmaz. Ceza sorumluluğu için dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık, bunun sonuçla nedensellik bağı ve sonucun öngörülmemesi aranır (TCK 22/2). Bu değerlendirmeyi bilirkişi raporu belirler.

Kamu hastanesinde çalışan hekim hakkında doğrudan dava açılabilir mi?

Görevi sebebiyle işlediği iddia edilen suçlarda 4483 sayılı Kanun gereği önce izin makamı ön inceleme yaptırır ve soruşturma izni verip vermeyeceğine karar verir. İzin kararı verilmeden savcılık delil toplama dışında işlem yapamaz.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 22, 66, 73, 85, 89
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 63, 100, 147, 149, 231, 253
  • 4483 sayılı Kanun m. 2, 3, 4, 7, 9

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.