KISACA
- CMK 22 sekiz hâl sayar: suçtan zarar görme, evlilik ya da vesayet ilişkisi, üstsoy ve altsoy, evlat edinme, üçüncü derece dâhil kan hısımlığı, ikinci derece dâhil kayın hısımlığı, aynı davada savcılık, kolluk, müdafilik ya da vekillik yapma ve aynı davada tanık ya da bilirkişi olma.
- Bu hâllerden biri varsa hâkim, tarafların bir şey söylemesine gerek kalmadan görevini yapamaz (CMK 22).
- Bir karara katılan hâkim, o karara karşı kanun yolunda yüksek görevli mahkemede yer alamaz; soruşturmada görev yapan hâkim kovuşturmada bakamaz (CMK 23).
- Yasaklı hâkimin hükme katılması hukuka kesin aykırılıktır; temyiz dilekçesinde yazılmasa da var sayılır (CMK 289/1-b).
Mahkemedeki hâkim, yargıladığı kişinin amcası olabilir mi? Hayır, olamaz. CMK 22, hâkimin hangi durumlarda davaya bakamayacağını tek tek yazar ve bu sayım sekiz bentten oluşur. Hâkim bu bentlerin birinde sayılıyorsa görevini yapamaz; bunun için ret dilekçesi beklemek gerekmez. Bakamayacağı hâlde bakarsa, verilen hüküm kanun yolunda bozulur.
Kendi kişisel durumu yüzünden bakamayacağı hâller
İlk bent en yalın olanı: hâkim suçtan kendisi zarar görmüşse davaya bakamaz. Hırsızlık davasında çalınan eşyanın sahibi hâkimse, ya da hakaret davasında hâkim hakarete uğrayan kişiyse bu bent işler.
Evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi de ayrı bir bentte (22/1-b). Bu bentte dikkat çeken bir kayıt var: ilişki "sonradan kalksa bile" yasaklılık devam eder. Yani hâkim sanıkla boşanmış olsa da o davaya bakamaz. Evlilik sona erdiğinde yasaklılığın da bittiğini sanan kişi bu ayrıntıyı atlıyor.
Üstsoy ve altsoy hısımlığı (anne-baba, çocuk, torun) ayrıca sayılmıştır (22/1-c) ve burada derece sınırı aranmaz. Evlat edinme bağlantısı da kendi bendinde (22/1-d). Hâkim sanığı evlat edinmişse ya da sanığın evlatlığıysa davaya bakamaz.
Yakınlık derecesi nasıl sayılır?
Üçüncü derece dâhil kan hısımlığı (22/1-e) ve ikinci derece dâhil kayın hısımlığı (22/1-f) için derece hesabı gerekir. Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belirlenir (TMK 17). Baba ile çocuk arasında bir doğum var, birinci derece. Kardeşler ortak köke iki doğumla bağlanır, ikinci derece. Amca, dayı, hala, teyze ve yeğen üçüncü derecedir. Kuzenler dördüncü derecede kaldığı için bu bent kapsamına girmez.
Kayın hısımlığı, eşin kan hısımlarıyla aynı tür ve derecede kurulur (TMK 18). Eşin kardeşi sizin ikinci derece kayın hısımınız olur. Evlilik sona erse de bu hısımlık ortadan kalkmaz; CMK 22/1-f de "evlilik sona ermiş olsa bile" diyerek bunu açıkça söyler. Eşinizin amcası ise üçüncü derece kayın hısımı olduğundan bu bent kapsamında değildir.
Bu sınırlar kanunun yasak olarak saydığı olağan hâllerdir. Dördüncü derece bir yakınlık yasaklılık yaratmıyor ama tarafsızlığı şüpheye düşürüyorsa ret konusu olabilir. Bunun yolu hâkimin reddi yazısında anlatılıyor.
Aynı davada başka sıfatla bulunmuş hâkim
Son iki bent görevle ilgili. Hâkim aynı davada Cumhuriyet savcılığı, adli kolluk görevi, şüpheli veya sanık müdafiliği ya da mağdur vekilliği yapmışsa görevini yapamaz (22/1-g). Aynı davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmişse de yasaktır (22/1-h). Savcılıktan hâkimliğe geçen birinin kendi hazırladığı iddianameyle açılmış bir davaya bakması bunun tipik biçimidir. Tanıklık da öyle: olayı gören bir kişi sonradan o davanın hâkimi olamaz, çünkü gördüğünü hem anlatmış hem değerlendirmiş olur.
Yargılamanın aşamaları arasındaki yasaklar
CMK 23 farklı bir mantıkla çalışır; kişisel ilişkiye değil, dosyadaki önceki rolüne bakar. Üç yasak sayar.
Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece o hükme ilişkin verilecek karar veya hükme katılamaz (23/1). Örneğin ilk derece mahkemesinde yargılamaya katılan hâkim, aynı dosyada bölge adliye mahkemesinin kararına katılmaz.
Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış hâkim kovuşturma evresinde görev yapamaz (23/2). Sulh ceza hâkimi tutuklamaya karar verdiyse ya da arama için karar yazdıysa, dosya iddianameyle ceza mahkemesine geldiğinde aynı kişi orada bakamaz. Sulh ceza hâkimliğinin görevleri ayrı bir yazının konusu.
Yargılamanın yenilenmesinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz (23/3). Süreç için yargılamanın yenilenmesi yazısına bakabilirsiniz.
Yasaklılık ile tarafsızlık şüphesi aynı şey değil
İki kavram sık karıştırılıyor. Yasaklılık, CMK 22 ve 23'te sayılan kesin hâllerdir; kanun burada hâkimin tarafsız olup olmadığını araştırmaz, durumun varlığı yeter. Tarafsızlığı şüpheye düşürecek diğer sebepler ise ayrı bir kategoridir ve kanunda liste yoktur (CMK 24/1). Birincisinde sorun "hâkim kim?" sorusuyla çözülür, ikincisinde somut olgularla "neden şüphe var?" sorusu cevaplanır.
Pratik fark süreyle ilgilidir. Tarafsızlık şüphesine dayanan ret için sanığın sorgusu başlayıncaya kadar süre tanınmıştır; sonradan öğrenilen sebepler için öğrenmeden itibaren yedi gün vardır (CMK 25). Bu süre kuralı yasaklılık hâllerini düzenleyen 22 ve 23. maddelerde yer almaz. Yine de yasaklılığı fark ettiğiniz anda mahkemeye bildirmek, hem ileride tartışma çıkmasını önler hem de gereksiz bir duruşmanın tekrarını engeller.
Kolluk, bilirkişi ve tanık sıfatı neden yasak?
22/1-g ve h bentlerinin mantığı şu: aynı dosyada önce taraf ya da delil kaynağı olan kişi, sonra o dosyayı karara bağlayan olursa kendi daha önce yaptığı işi değerlendirmiş olur. Savcılık yapmış hâkim kendi hazırladığı iddianameyi, tanık olarak dinlenmiş hâkim kendi ifadesini, müdafilik yapmış hâkim kendi savunma stratejisini yargılamış olur. Kanun bu ihtimali baştan kapatıyor ve hâkimin iyi niyetine bırakmıyor.
Yasaklı hâkim davaya bakarsa ne olur?
Hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebilir (CMK 24/1). Reddi isteme hakkı Cumhuriyet savcısına, şüpheliye, sanığa, müdafiine, katılana ve vekiline tanınır (24/2). Reddi istenen hâkim, ret hakkında karar verilinceye kadar yalnız gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapabilir (29/1).
Ret yapılmadan hüküm verilmişse yol yine açıktır. Yasaklı hâkimin hükme katılması CMK 289/1-b'de hukuka kesin aykırılık hâli olarak sayılır ve temyiz dilekçesinde gösterilmemiş olsa bile var sayılır. İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi 289'da belirtilen bir aykırılık görürse hükmü bozar ve dosyayı yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine ya da kendi yargı çevresindeki başka bir mahkemeye gönderir (280/1-e). Süreler için istinaf ve temyiz süresi yazılarına bakın. İki haftalık süre gerekçeli hükmün tebliğinden başlar.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir ağır ceza dosyasında sanığın müdafii, duruşma salonunda heyetteki üyelerden birini tanıyor. Soruşturma aşamasında bu kişi sulh ceza hâkimi olarak sanığın tutuklanmasına karar vermiş. Müdafi, CMK 23/2'yi göstererek bu üyenin kovuşturmada görev alamayacağını ileri sürebilir. Mahkeme dilekçeyi değerlendirir; ret kabul edilirse yerine başka bir hâkim görevlendirilir. Bu bir sonuç tahmini değil, yasaklılığın dosyaya nasıl yansıdığını gösteren kurgu.
Dikkat edilecekler
En sık yapılan hata, heyette kimin oturduğunu hiç sormamaktır. Karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimleri, istenirse size bildirilir (CMK 24/3). Dosyanızı ilk kez öğrendiğiniz duruşmada isimlere bakmak, yasaklılık halini sonradan değil hemen görmenizi sağlar.
İkinci hata, yakınlığın derecesini yanlış hesaplamaktır. Kuzen dördüncü derece, yeğen üçüncü derece. Sadece "akrabasıdır" demek dilekçeyi zayıflatır; nüfus kayıtlarıyla derece belgelenir.
Üçüncüsü, reddi istenebilecek diğer sebepleri yasaklılık sanmaktır. Hâkimin sizin için kötü bir ara karar vermiş olması tek başına yasaklılık değildir. Delil talebini reddetmesi, tutukluluğun devamına karar vermesi ya da duruşmada sert konuşması da kendi başına bu bentlerden birine girmez; bunlar kanun yolunda, kararın içeriğine karşı tartışılır. Yasaklılık kişiye ve dosyadaki geçmişine bakar, kararların isabetine değil.
Dosyanız için
Heyette yer alan kişilerin hangi bende girdiği, ancak dosya ve nüfus kayıtları incelenerek söylenebilir. Önce hâkimlerin isimlerini isteyin, ilk fark ettiğiniz yakınlığı yazılı olarak mahkemeye bildirin. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; genel bilgi için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Hâkim sanığın uzak akrabasıysa davaya bakabilir mi?
CMK 22'de kan hısımlığı için üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dâhil) sınır var. Kardeş ikinci, amca, dayı, hala, teyze ve yeğen üçüncü derecedir; kuzen dördüncü derecedir ve bu bentle yasaklılık doğurmaz. Yine de yakınlık tarafsızlığı şüpheye düşürüyorsa ret yoluna gidilebilir (CMK 24/1).
Sulh ceza hâkimi olarak tutuklama kararı veren hâkim aynı davada yargılama yapabilir mi?
Hayır. CMK 23/2'ye göre aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış hâkim kovuşturma evresinde görev yapamaz.
Yasaklı hâkimin verdiği hüküm ne olur?
Yasaklı hâkimin hükme katılması hukuka kesin aykırılık sayılır (CMK 289/1-b). İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir (CMK 280/1-e).
Hâkimin yasaklı olduğunu nasıl öğrenirim?
İsterseniz karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimleri size bildirilir (CMK 24/3). İsimlere bakarak tanıdığınız, yakınlığı olan ya da aynı dosyada başka sıfatla gördüğünüz bir hâkim varsa durumu mahkemeye yazılı olarak bildirin.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 22, 23, 24, 29, 280, 289
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 17, 18
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.