Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Hırsızlık, yağma ve dolandırıcılık
  5. Dolandırıcılık ile güveni kötüye kullanma farkı: hangi suç, hangi ceza

CEZA HUKUKU

Dolandırıcılık ile güveni kötüye kullanma farkı: hangi suç, hangi ceza

Dolandırıcılıkta (TCK 157) hile baştan vardır, güveni kötüye kullanmada (TCK 155) mal rızayla verilir. İki suçun cezası, şikâyet süresi ve ayrımı.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Dolandırıcılıkta (TCK m. 157) malı veren kişi hileyle kandırılır; güveni kötüye kullanmada (TCK m. 155) mal rızayla ve belli bir amaçla teslim edilir, kötüye kullanma sonradan olur.
  • Basit dolandırıcılık bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir; güveni kötüye kullanmanın temel hâli altı aydan iki yıla kadar hapistir ve şikâyete bağlıdır.
  • Meslek, ticaret ya da hizmet ilişkisi gereği teslim edilen eşyada ceza bir yıldan yedi yıla çıkar (TCK m. 155/2); konu motorlu taşıtsa ceza bir kat artırılır (TCK m. 155/3).
  • Suçun adını savcı da mahkeme de değiştirebilir; mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmayla bağlı değildir (CMK m. 225/2).
  • Ayrımı belirleyen şey, kandırma niyetinin malın teslim anında mı yoksa sonradan mı doğduğudur.

Arkadaşınıza aracınızı ya da paranızı verdiniz, geri alamıyorsunuz. Karakolda ya da savcılıkta size hangi suçtan şikâyetçi olduğunuz soruluyor ve iki ad sıralanıyor: dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma. İkisi de mal varlığına karşı işlenen suçlar, ikisinde de "güvenilen kişi parayı yedi" duygusu var. Ama kanun bunları ayrı yere koyuyor, cezaları farklı, şikâyet kuralları farklı. Yanlış adla başlayan bir dosya bazen aylarca yanlış kulvarda ilerliyor.

Kısa cevap: hile nerede başlıyor

Dolandırıcılıkta (TCK m. 157) fail, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatır ve kendisine ya da başkasına yarar sağlar. Mağdur malı kendi eliyle verir, ama bu rıza hileyle oluşmuştur. Hile, malın verildiği anda ortadadır. Var olmayan bir araç satmak, sahte ilan açmak, ödeme yapılmış gibi dekont göstermek bu türdendir.

Güveni kötüye kullanmada (TCK m. 155) ise mal, hile olmadan verilir. Madde metni, başkasına ait olup muhafaza etmek ya da belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş malı anlatır. Fail, zilyedliğin devri amacı dışında malda tasarrufta bulunur ya da devri inkâr eder. Yani niyet bozulması sonradan olur. Arkadaşınız aracınızı iki günlüğüne ödünç almış, sonra satmışsa, ilk gün ona verdiğiniz araç hileyle alınmamıştır. Burada dolandırıcılık değil güveni kötüye kullanma konuşulur.

Cezalar ve şikâyet kuralları yan yana

Basit dolandırıcılıkta ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. Bu suç şikâyete bağlı değildir; savcılık haberi aldığında resen soruşturur. Nitelikli hâlleri (TCK m. 158) ayrı bir yazıda anlattık: nitelikli dolandırıcılık.

Güveni kötüye kullanmanın temel hâli altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır ve şikâyete bağlıdır (TCK m. 155/1). Şikâyet süresi, fiili ve faili öğrendiğiniz günden başlayarak altı aydır (TCK m. 73). Süre bir kez kaçarsa soruşturma yapılamaz. Mal meslek ve sanat, ticaret ya da hizmet ilişkisi nedeniyle ya da başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak teslim edilmişse ikinci fıkra uygulanır: bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası. Hukuki ayrıntısı güveni kötüye kullanma cezası yazısında.

Araç söz konusuysa dikkat edin. Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır (TCK m. 155/3). Bu hüküm 2025 sonunda eklendi. Suç tarihi hükümden öncesine rastlıyorsa, aleyhe olan yeni düzenleme o fiile uygulanmaz; sanık lehine olan eski hüküm esas alınır (TCK m. 7/2).

Zamanaşımı da farklı çıkabilir. Dolandırıcılığın temel hâlinde üst sınır beş yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Güveni kötüye kullanmanın birinci fıkrasında da üst sınır iki yıl olduğu için aynı süre uygulanır; ikinci fıkradaki yedi yıllık üst sınır ise on beş yıllık süreyi getirir.

Uzlaştırma ve etkin pişmanlık

Her iki suç da CMK m. 253 kapsamındadır; güveni kötüye kullanmada üçüncü fıkra hariç tutulmuştur. Yani araç gibi bir motorlu taşıtın söz konusu olduğu artırımlı hâlde uzlaştırma yolu kapalıdır. Dolandırıcılıkta yalnızca basit hâl listededir. Zararı gideren fail için TCK m. 168 iki suçta da indirim sağlar. Bu yolların ayrıntısına dolandırıcılıkta uzlaştırma yazısından ulaşabilirsiniz.

Aradaki çizgi neden bulanık

Uygulamada ayrım, niyetin zamanına bakılarak yapılır. Failin malı teslim alırken zaten geri vermeyeceğini planlayıp mağduru buna ikna ettiği ortaya çıkarsa dolandırıcılık, planın sonradan şekillendiği anlaşılırsa güveni kötüye kullanma oluşur. Niyet içeride kaldığı için bu, ancak dış olgulardan çıkarılır: teslim öncesi konuşmalar, söylenen yalanlar, sahte belge, kayıtlı olmayan bir adres, aynı yöntemle başka kişilere yapılan işlemler.

Sınırın bir tarafında borç da yatar. Sadece ödemeyi geciktirmek ya da paranın iadesini yapamamak ne dolandırıcılık ne güveni kötüye kullanmadır; hukuk davasının konusudur. Bu çizgiyi borç ile dolandırıcılık farkı yazısında ele aldık.

Para söz konusu olduğunda

Eşya için ayrım nispeten görünür; para için daha zor. Para tüketilen ve karışan bir değerdir, bu yüzden "emanet" diye verilen paranın iadesi istendiğinde bu iddianın borç ilişkisinden mi yoksa güveni kötüye kullanmadan mı kaynaklandığı tartışılır. Parayı belirli bir amaç için verdiyseniz (örneğin üçüncü bir kişiye ödenmek üzere, belirli bir ürünün alınması için) ve karşı taraf bu amaç dışında kullandıysa güveni kötüye kullanma gündeme gelir. Para sadece borç olarak verilmişse, geri ödememe tek başına suç oluşturmaz.

Bu nedenle yazışmalarda ve dekontlarda parayı neden verdiğiniz açık olmalı. Açıklama alanına "borç", "emanet" ya da "araç bedeli" yazmak sonradan ağırlık kazanır. Şüpheli tarafta ise tam tersi geçerlidir: parayı alma sebebinin ne olduğu ifadede dikkatle ve doğru anlatılmalıdır.

Soruşturma sürecinde fark nasıl hissedilir

Savcı, bir suçun işlendiği izlenimini veren hâli öğrendiği anda gerçeği araştırmaya başlar (CMK m. 160). İki suçta da ilk adım ifadelerin alınması, banka kayıtlarının ve yazışmaların istenmesidir. Fakat güveni kötüye kullanmada şikâyet olmadan temel hâl soruşturulamayacağı için, şikâyetçinin dilekçesi ve sonradan vazgeçmesi dosyanın akıbetini doğrudan etkiler. Dolandırıcılıkta ise mağdur şikâyetten vazgeçse bile, basit hâl şikâyete bağlı olmadığından soruşturma ve davanın sürmesi mümkündür; yine de uzlaşma bu aşamada kapıyı açar.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi, tanıdığına ait kamyoneti iki haftalığına taşıma işi için kullanmak üzere alıyor. Sürenin sonunda kamyoneti iade etmiyor, üç ay sonra satıldığı ortaya çıkıyor. Mal rızayla verildi; devir amacı dışında satıldı. Olay güveni kötüye kullanma olarak başlar ve konu motorlu taşıt olduğundan artırım tartışması çıkar. Fakat kamyoneti alan kişi o gün zaten satış planı yapmış ve mal sahibine sahte bir iş sözleşmesi göstermişse, savcı fiili dolandırıcılığa çevirebilir. Mahkeme yalnız hukuki niteliği değerlendirir, ama hangi suç olacağı delillerden okunur. Bu bir sonuç tahmini değil, hangi etkenlerin tartıldığını gösteren bir şemadır.

Yanlış suç yazılırsa ne olur

İddianamedeki suç adı mahkemeyi bağlamaz. Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir; mahkeme ise fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmayla bağlı değildir (CMK m. 225). Niteliğin değişeceği anlaşılırsa sanığa bunun önceden bildirilmesi ve savunma yapabilecek durumda tutulması gerekir (CMK m. 226). Mağdur için bunun anlamı şu: şikâyet dilekçesinde yanlış madde yazmak sizi bağlamaz, ama olayı eksik anlatmak dosyayı zayıf bırakır.

Şikâyet ederken yapılan hatalar

İlk hata, süreyi kaçırmak. Güveni kötüye kullanma şikâyete bağlı olduğundan altı ay içinde başvurmak gerekir; dolandırıcılıkta bu süre yoktur ama delillerin kaybolması riski vardır. İkinci hata, olayın yalnız sonunu anlatmak. "Parayı vermedi" demek yerine kime, ne zaman, hangi amaçla, hangi sözle teslim ettiğinizi sıralayın. Teslim amacı, iki suçu birbirinden ayıran asıl olgudur. Üçüncü hata, yazışmaları ve dekontları silmek ya da telefonu değiştirirken yedeklememek.

Şüpheli taraftaysanız en sık hata, "evet aldım ama borcumdu" diyerek ifadede olayın çerçevesini kendiniz çizmek. Ne yapılacağına ifade öncesinde karar vermek gerekir.

Dosyanız için

Suç adı sizin için bir etiket değil; şikâyet süresini, uzlaştırma imkânını, zamanaşımını ve cezayı belirliyor. Bu yüzden kendi durumunuzun hangisine oturduğunu bir hukukçuyla erken aşamada netleştirmek zaman kazandırır. Olayı kısaca anlatmak için arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler var. Konunun geneli için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz. Şikâyet aşamasındaysanız dolandırıcılık suç duyurusu nasıl yapılır yazısı da işinize yarar.

Sık sorulan sorular

Güveni kötüye kullanma ile dolandırıcılık arasındaki temel fark nedir?

Dolandırıcılıkta fail, mağduru hileli davranışlarla aldatarak malı ya da yararı elde eder; kandırma teslim anında vardır. Güveni kötüye kullanmada mal, hile olmadan, muhafaza ya da belirli şekilde kullanılmak üzere zilyedliği devredilerek verilmiştir ve fail onu devir amacı dışında kullanır ya da devri inkâr eder.

Güveni kötüye kullanma şikâyete bağlı mıdır?

Temel hâli (TCK m. 155/1) şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi altı aydır. Meslek, ticaret veya hizmet ilişkisi nedeniyle teslim edilen eşyaya ilişkin ikinci fıkradaki hâl maddede şikâyete bağlı olarak yazılmamıştır.

Savcı yanlış suçu yazmışsa ne olur?

Mahkeme fiilin hukuki niteliğiyle iddianameye bağlı değildir. Ancak suçun niteliği değişecekse sanığa önceden haber verilir ve savunma hakkı tanınır (CMK m. 225, 226). İddianamede dolandırıcılık yazan bir dosya, yargılama sonunda güveni kötüye kullanma olarak da sonuçlanabilir.

Araç emanet verip geri alamazsam hangi suç oluşur?

Araç rızayla ve geri verilmek üzere teslim edilmişse güveni kötüye kullanma gündeme gelir; teslim anında kandırma amacı varsa dolandırıcılık söz konusu olabilir. Suçun konusu motorlu taşıt olduğunda TCK m. 155/3 uyarınca ceza bir kat artırılır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7, 66, 73, 155, 157, 158, 168
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 160, 225, 226, 253

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.