Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Bilişim ve internet suçları
  5. Bilişim sistemiyle nitelikli dolandırıcılık suçu cezası

CEZA HUKUKU

Bilişim sistemiyle nitelikli dolandırıcılık suçu cezası

Bilişim sistemi veya banka araç kullanılarak işlenen dolandırıcılıkta ceza dört yıldan on yıla kadar hapistir (TCK 158/1-f). Artırım, indirim, mahkeme.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin ya da banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla işlenmesi TCK m. 158/1-f kapsamındadır; hapis cezası dört yıldan on yıla kadardır.
  • Aynı bentte adli para cezası beşbin güne kadar öngörülür ve miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
  • Suç üç veya daha fazla kişiyle işlenirse ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır (TCK m. 158/3).
  • Hesap veya kart bilgisini haksız menfaat için başkasına vermekle sınırlı katılımda ceza yarı oranında indirilir (TCK m. 158/4).
  • Üst sınır on yıl olduğu için dava asliye ceza mahkemesinde görülür; zamanaşımı on beş yıldır.

Sorunun kısa cevabı şu: dolandırıcılık suçu bilişim sistemlerinin ya da banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla işlenmişse TCK m. 158/1-f uygulanır ve ceza dört yıldan on yıla kadar hapistir. Yanında beşbin güne kadar adli para cezası da gelir. Tek bir sayı aramak yerine aralığı, aralığı yukarı çeken hâlleri ve aşağı çeken hâlleri birlikte görmek gerekiyor.

Ceza aralığının nereden çıktığı

TCK m. 157 basit dolandırıcılığı düzenler: bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası. 158. madde bunun nitelikli hâllerini sayar ve temel kural olarak üç yıldan on yıla kadar hapis öngörür. Ardından bir istisna gelir. (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapsin alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(f) bendi "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" diyor. Bu yüzden internet sitesi üzerinden, bankacılık uygulamasıyla, sahte ödeme sayfasıyla, ilan platformuyla yapılan hileli işlemlerin pek çoğu bu bende giriyor. Alt sınırın dört yıl olması önemli, çünkü hapsin ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kısa süreli hapsin çevrilmesi gibi seçenekler doğrudan bu rakama bağlı. Alt sınırı dört yıl olan bir suçta, indirim nedeni olmadan bu seçeneklerin hiçbirine ulaşılamıyor.

(l) bendi ve iki bendin birlikte uygulanması

Bilişim yoluyla yapılan dolandırıcılıkta (l) bendi de sık çıkıyor: kişinin kendisini kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması ya da bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi. "Bankadan arıyoruz, hesabınıza şüpheli işlem geldi" ile başlayan telefon ve SMS vakaları bu bende de girer. (f) ile (l) aynı fıkrada, aynı ceza cümlesine bağlı. İkisi birlikte oluşsa da ceza aralığı ikiye katlanmaz; aynı aralık içinde hâkim, temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimini ve verdiği zararı dikkate alır. Bu bendin ayrı bir artırım sayılmaması, önemli bir ayrıntı: iddianamede iki bent birden görünse bile ceza aralığı değişmiyor.

Üç kişi ve örgüt hâlinde artırım

TCK m. 158/3 ayrı bir artırım getirir. Suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse bir kat artırılır. Yani temel ceza altı yıl belirlendiyse üç kişi hâlinde dokuz yıl, örgüt hâlinde on iki yıl olur. Bu sonuç, sadece bir örnek hesap; somut dosyada temel ceza çok farklı çıkabilir.

Burada dikkat çeken nokta mahkemenin görevi. 5235 sayılı Kanun m. 14, görevin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenlere bakılmadığını söyler. Üst sınır on yıl olduğundan, artırım yapılacak olsa bile dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Ağır ceza mahkemesinin görevi on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla sınırlıdır (5235 sayılı Kanun m. 12) ve nitelikli dolandırıcılık o listede ayrıca sayılmaz.

Hesabını kullandıranlar için 158/4 indirimi

Banka hesabını ya da kartını başkasına kullandırmak, bu tür dosyaların en sık karşılaşılan fiillerinden. 7589 sayılı Kanun'la 158. maddeye dördüncü fıkra eklendi: 157 ve 158'deki suçlara iştirakin, haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka ya da kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Sınır kelimesi burada belirleyici. Hesabı kullandıran kişi, dolandırıcılığın başka aşamalarına da katılmışsa, örneğin ilanı kendisi vermişse ya da mağdurla yazışmışsa, "sınırlı" şartı tartışmalı hâle gelir. Bu yüzden ifadede söylenenler ve hesap hareketleri, indirimin uygulanıp uygulanmayacağını belirliyor. Daha önce işlenen fiillerde, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren lehe hüküm TCK m. 7/2 çerçevesinde gündeme gelir; yargılamanın aşamasına göre usulü değişen geçiş hükümleri de var. Dosyanız bu aşamadaysa, güncel durumu avukatla birlikte kontrol etmek gerekir.

Zararı gidermek cezayı nasıl etkiler

Dolandırıcılık TCK m. 168'deki etkin pişmanlık hükmünün kapsamında. Kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde cezadan üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde yarısına kadar indirim yapılır. Dört yıl alt sınırlı bir suçta bu indirim, sonucu belirleyen en önemli etkenlerden biri olabiliyor. Kart yönüyle aynı hükmü kredi kartında etkin pişmanlık yazısında ayrıca ele aldım; genel çerçeve için dolandırıcılıkta etkin pişmanlık ve ödeme yazısı da var.

Basit dolandırıcılık (157) uzlaştırma kapsamında iken, 158 kapsamında değil. Yani bilişim yoluyla işlenmiş bir dosyada şikâyetçinin vazgeçmesi ya da uzlaşma yoluyla dava düşmez; savcılık resen takip eder. Zararı giderme bu nedenle uzlaşma değil, indirim olarak devreye girer.

Zamanaşımı ve tutuklama

Suçun üst sınırı on yıl; TCK m. 66/1-d'ye göre beş yıldan fazla, yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda dava zamanaşımı on beş yıldır. Zamanaşımı hesabında, dosyadaki delillere göre nitelikli hâller de gözetilir (TCK m. 66/3). Tek mağdurlu ve tek işlemli dosyalarda süre dolması pratik değil; asıl tartışma, aynı kişiyle birden çok kez ya da birden çok kişiyle yapılan işlemlerde zincirleme suç (TCK m. 43) hükmünün uygulanıp uygulanmayacağında. Zincirleme suçta tek ceza verilir ama dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bu hüküm, aynı kişiye karşı aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda işlenen fiiller ile tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenen suç için düzenlenmiştir; farklı kişilere karşı ayrı fiillerle işlenen dolandırıcılıklarda her fiil ayrıca değerlendirilebilir.

Tutuklamada durum şöyle: nitelikli dolandırıcılık, CMK m. 100/3'teki katalog suçlar arasında yok. Yani tutuklama nedenini kanun kendiliğinden var saymıyor. Hâkim kuvvetli şüphe, kaçma ya da delilleri karartma gibi somut bir neden ve tedbirin ölçülü olduğu sonucuna ulaşmak zorunda (CMK m. 100/1-2). Adli kontrol, tutuklamaya alternatif olarak CMK m. 109'da düzenli. Bu tür dosyalarda hesap hareketleri ve bilişim kayıtları delillerin merkezinde olduğu için tutuklama tartışması çoğu zaman bu kayıtların kimin kontrolünde olduğu etrafında dönüyor.

CMK m. 128/A ise ayrı bir araç: bankalar, ödeme hizmeti sağlayıcıları ve kripto varlık platformları, 158/1-f ve l ile 245 suçlarına dair makul şüphe varsa ilgili hesabı kırksekiz saate kadar askıya alabiliyor. Hesap sahibi askıya almanın kaldırılması için başsavcılığa başvurabiliyor ve savcı yirmi dört saat içinde karar veriyor. Sizin hesabınız bloke olduysa hızlı davranmanın nedeni bu süre.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi, ikinci el bir ürün satışı için ilan sitesine sahte bir ilan veriyor. Alıcılardan aldığı ödemeleri tanıdığının banka hesabına yönlendiriyor, hesabın sahibi ise yalnızca hesap bilgilerini verip karşılığında pay alıyor. İlanı veren kişi için 158/1-f ve olası bir 158/3 tartışması gündeme gelir. Hesap sahibi için ise tartışma, 158/4'teki "sınırlı katılım" şartı ve bilgilerin kime, nasıl verildiği üzerinden yürür. Her iki kişi için de sonuç, delillere ve savunmaya göre değişir; burada yalnızca hangi hükümlerin sırayla tartışılacağını gösteriyorum.

Ne zaman aranmalı

Bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık dosyalarında kritik işlemler kısa sürede yapılıyor: hesap askıya alma kararı, gözaltında ifade, iddianameden önceki ödeme. Soruşturulduğunuzu öğrendiyseniz ya da hesabınızın bloke edildiğini gördüyseniz, ifadeye gitmeden önce durumunuzu anlatmak için arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Ayrıntı için iletişim sayfasına, alan genelindeki yazılar için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz. İlgili konulara da şu yazılar değiniyor: sahte ilanla para almak, dolandırıcılıkta tutuklama ve adli kontrol ve nitelikli dolandırıcılığın hâlleri.

Sık sorulan sorular

Bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılıkta en az kaç yıl hapis verilir?

TCK m. 158/1-f bendi için alt sınır dört yıldır. Maddenin genel alt sınırı üç yıl olsa da (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde kanun alt sınırı dört yıla çıkarıyor. Üst sınır on yıldır.

Bu suçta adli para cezası da verilir mi?

Evet. Hapisle birlikte beşbin güne kadar adli para cezası öngörülür ve bu bentte para cezası, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Gün sayısı sınırı yukarıda, alt sınırı menfaate bağlı.

Hesabımı başkasına kullandırdım, benim cezam da aynı mı?

Her durumda aynı olmayabilir. Banka veya kredi kartı, ya da hesabı kullandırtan zorunlu bilgileri haksız menfaat amacıyla başkasına vermekle sınırlı kalan katılımda ceza yarı oranında indirilir (TCK m. 158/4). Fiilin yalnızca bununla sınırlı olup olmadığı dosyadaki delillerle belirlenir.

Bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılıkta tutuklama zorunlu mu?

Zorunlu değil. Bu suç, CMK m. 100/3'teki katalog suçlar arasında sayılmaz. Tutuklama için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ile kaçma, delil karartma ya da baskı gibi bir tutuklama nedeni gerekir ve tedbir ölçülü olmalıdır.

Bu suçtan yargılanırsam hangi mahkeme bakar?

Asliye ceza mahkemesi bakar. Ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara bakar; 158/1-f'nin üst sınırı on yıldır. Görev belirlenirken artırım nedenlerine bakılmaz (5235 sayılı Kanun m. 14).

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7, 43, 61, 66, 157, 158, 168
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 109, 128/A
  • 5235 sayılı Kanun m. 12, 14

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.