Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Tehdit, hakaret ve özel hayat
  5. Dağılma ihtarına uymama: toplantıda ısrar suçunun cezası

CEZA HUKUKU

Dağılma ihtarına uymama: toplantıda ısrar suçunun cezası

Kanuna aykırı toplantıda dağılma ihtarına uymamak 2911 m. 32 ile cezalandırılır. Ceza aralığı, TCK 265 ile ilişkisi ve savunma noktaları burada.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kanuna aykırı toplantıya katılıp ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar eden kişi, 2911 sayılı Kanun m. 32 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır.
  • Eylemi tertip edenler bu suçu işlerse ceza yarı oranında artırılır.
  • İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluğa karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnilirse ayrıca TCK m. 265 uyarınca da ceza verilir.
  • Dağılma için kanundaki şartlar oluşmadan veya usul işletilmeden yetki aşılarak dağıtma yapılmışsa ceza dörtte birine kadar indirilebilir, hatta ceza verilmeyebilir.

Kanuna aykırı bir toplantıya katıldıysanız ve kolluk ihtar edip zor kullandığı hâlde yerinizden ayrılmadıysanız, 2911 sayılı Kanun m. 32 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla yargılanabilirsiniz. Bu suçun adı halk arasında "toplantıda ısrar" olarak geçer. Oluşması için tek başına eylemde bulunmak yetmez; ihtar ve zor kullanma birlikte aranır.

Suçun kanundaki tanımı

Kanunun 32. maddesinin ilk cümlesi şöyle der: kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Maddede üç unsur vardır. Önce toplantının kanuna aykırı olması gerekir. Sonra ihtar yapılmış olmalıdır. Son olarak bu ihtara ve zor kullanmaya rağmen kişinin dağılmamayı sürdürmesi aranır.

Toplantının neden "kanuna aykırı" sayıldığı önemlidir. Bildirimsiz, yasak bir yerde yapılan ya da bildirimdeki amacın dışına çıkan eylemler bu kapsama girebilir. Bildirim şartları için bildirim nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz.

Tertip edenler için artırım

Aynı maddenin devamına göre bu suçu eylemi tertip edenler işlerse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Altı ay ile üç yıl arasındaki ceza böylece daha yüksek bir aralığa taşınır. Düzenleme kurulunda yer alıp sahada ısrar eden bir kişi, sıradan katılımcıdan daha ağır riskle karşılaşır.

Polise direnme ayrı ceza gerektirir

Maddenin üçüncü fıkrası, ihtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnilmesi hâlinde ayrıca TCK m. 265'te tanımlanan suçtan dolayı da cezaya hükmedileceğini söyler. TCK m. 265/1'e göre kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası alır. Suç, kişinin kendisini tanınmayacak hale koyması suretiyle ya da birden fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza üçte bir oranında artar; silahla işlenirse yarı oranında artar.

Bu iki suçu ayırmak savunmanın merkezindedir. Yerinde oturmak ya da yürümeyi sürdürmek, polisi iterek yol açmaktan hukuken farklıdır. Birincisi çoğunlukla m. 32'nin ilk fıkrasıyla ilgilidir, ikincisi TCK m. 265'i gündeme getirir. Cebir kavramı için cebir suçunun unsurlarını anlatan yazımızı okuyabilirsiniz.

Dağıtma işlemi usulsüzse indirim

Kanun, dağıtmanın kendisinin de kurallara bağlı olduğunu düşünür. Kanunun 23. maddesindeki hâllerden biri gerçekleşmeden veya 24. maddedeki usul yerine getirilmeden yetki sınırı aşılarak toplantı dağıtılmışsa, yukarıdaki fiilleri işleyenlere verilecek cezalar dörtte birine kadar indirilebilir; mahkeme ceza vermekten de vazgeçebilir. Dosya incelenirken ilk bakılacak yerlerden biri budur: ihtar gerçekten verildi mi, sesli ve anlaşılır mıydı, süre tanındı mı, kayıtta görülüyor mu.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Yüz kişilik bir grup, bildirimsiz bir basın açıklaması için bir cadde kenarında toplanıyor. Polis megafonla "dağılın" uyarısı yapıyor, ardından kalkanlı ekip ilerliyor. Gruptan bir kişi yerinde oturmayı sürdürüyor, bir diğeri ise kendisini tutan polise kolunu savurarak vuruyor. İlk kişi için dosyada m. 32'nin ilk fıkrası tartışılır. İkinci kişi için m. 32'ye ek olarak TCK m. 265 gündeme gelebilir. Aynı eylemde olmak, iki kişinin hukuki durumunun aynı olduğu anlamına gelmez.

Savunmada öne çıkan noktalar

Kolluk ihtarı çoğunlukla megafonla yapar. Ses düzeyi, kalabalığın gürültüsü ve ihtarın kaç kez tekrarlandığı önemlidir. İhtarı duymadığını söyleyen kişi için kayıttaki ses düzeyi, mesafe ve tanık anlatımları değerlendirilir. Dağılmak için yeterli süre ve çıkış yolu bırakılıp bırakılmadığı da sorulur, çünkü barikatla çevrilmiş bir alanda "dağıl" demek uygulamada tartışma doğurur.

İhtarın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, toplantının gerçekten kanuna aykırı olup olmadığı, kişinin dağılma imkânı bulup bulmadığı ve kişinin ne yaptığının tek tek ortaya konması savunma hattını oluşturur. Toplu dosyalarda herkesin aynı tutanağa tek cümleyle yazıldığı görülür; oysa ceza sorumluluğu şahsîdir. Kamera kayıtları, tutanaktaki saat ve olay anlatımı arasındaki tutarsızlıklar bu nedenle dikkatle incelenir.

Gözaltı aşaması için gözaltına alınan kişi ne yapmalı yazımıza, eylemde taşınan eşyaların cezai yönü için ise silah ve yasak eşya yazımıza göz atabilirsiniz. Polis memuruna söylenen sözler ayrı bir dosya doğurabilir; polise hakaret nedeniyle yargılama süreci bu konuyu anlatıyor.

Hapis cezası ertelenir mi

Altı aydan üç yıla kadar hapis öngören bir suçta hükmedilen ceza, koşulları varsa seçenek yaptırımlara çevrilebilir ya da ertelenebilir. Seçenek yaptırım sınırı bir yıl, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırı ise iki yıldır (TCK m. 50, 51; CMK m. 231). Yani verilen cezanın miktarı hangi yolun açık olduğunu belirler. Kişinin sabıkası, duruşmadaki tavrı ve fiilin ağırlığı mahkemenin takdirini etkiler. Tertip eden olarak artırımlı ceza alan bir kişi için bu sınırlara ulaşmak daha zor olabilir.

Zamanaşımı ve dosyanın seyri

Dosya savcılık aşamasında kalabilir, kamu davası açılabilir ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; ağır ceza mahkemesinin görevi üst sınırı on yılı aşan suçlara ilişkindir (5235 sayılı Kanun m. 12). Duruşma günü gelmeden önce tutanaklar, kamera görüntüleri ve tanık beyanları dosyadan alınıp incelenmeli, savunma buna göre kurulmalıdır. Toplu dosyalarda ortak savunma yerine kişiye özgü savunmanın öne çıkması, mahkemenin ayrım yapabilmesini kolaylaştırır.

Soruşturma başladıysa ne yapılır

İfadeye çağrıldığınızda ya da gözaltına alındığınızda avukat yardımından yararlanma hakkınız vardır. İfade vermeden önce olay günü neler yaşandığını, ihtarın duyulup duyulmadığını ve elinizdeki görüntüleri bir avukatla gözden geçirmek, beyanın tutarlı olmasını sağlar. Susma hakkını kullanmak da bir seçenektir ve bunun ne zaman yerinde olduğu dosyaya bağlıdır.

Ceza hukuku çalışma alanımızı inceleyebilir, iletişim sayfasından telefonla ulaşabilir veya WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Gözaltı ya da ifade tarihi yaklaşıyorsa erken görüşmek, kayıtların toplanması için zaman bırakır.

Sık sorulan sorular

Dağılma ihtarına uymamanın cezası nedir?

2911 sayılı Kanun m. 32 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Suçu eylemi tertip edenler işlerse ceza yarı oranında artırılır.

Her toplantıda ısrar suçu oluşur mu?

Hayır. Kanun, kanuna aykırı toplantı veya yürüyüşe katılanlardan söz eder ve hem ihtar hem zor kullanmaya rağmen dağılmamayı arar.

Polise direnirsem ek ceza alır mıyım?

Kolluğa karşı cebir veya tehdit kullanarak direnirseniz TCK m. 265 uyarınca da ceza verilir. TCK m. 265/1'de ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir.

Dağıtma usulsüzse ne olur?

Kanunun 23. maddesindeki hâllerden biri gerçekleşmeden veya 24. madde hükmü yerine getirilmeden yetki sınırı aşılarak dağıtılmışsa ceza dörtte birine kadar indirilebilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir.

Bu dosyada ilk yapılacak şey nedir?

İhtarın yapılıp yapılmadığını, nasıl yapıldığını ve sizin ne yaptığınızı gösteren kamera ve tutanak kayıtlarını incelemek. Ayrıntıya bağlı olduğu için dosyanın bir avukatla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu m. 32
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 50, 51, 265
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231
  • 5235 sayılı Kanun m. 12

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.