Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Tehdit, hakaret ve özel hayat
  5. Hürriyetten yoksun kılma ile kişiyi kaçırma arasındaki fark

CEZA HUKUKU

Hürriyetten yoksun kılma ile kişiyi kaçırma arasındaki fark

Birini zorla götürmek TCK m. 109'a göre hürriyetten yoksun kılma sayılır. Cebir ve tehdit unsurlarıyla ceza aralığı ve artırım nedenlerini anlatıyoruz.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • TCK'da 'kişiyi kaçırma' adıyla ayrı bir genel suç yoktur; zorla götürme çoğunlukla TCK m. 109 kapsamında incelenir.
  • Temel suçun cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir.
  • Cebir, tehdit veya hile kullanılırsa ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapse çıkar.
  • Silah, birlikte işleme, çocuğa karşı işleme gibi hâllerde ceza bir kat artırılır.

Bir kişiyi araca bindirip başka bir yere götürdüler. Buna halk dilinde "kaçırma" denir ama ceza kanununda karşılığı çoğu zaman şudur: kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, TCK m. 109. İki kavram arasındaki farkı bilmek, hem şikâyet dilekçesinde hem savunmada doğru hukuki nitelendirmeyi yapmak için gerekli.

Kanunun diliyle durum

TCK m. 109/1, bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakanı bir yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırır. İki ayrı özgürlük korunuyor: biri gitmek hürriyeti, diğeri kalmak hürriyeti. Birini odaya kilitlemek bir yere gitme özgürlüğünü, zorla araca bindirip götürmek ise istediği yerde kalma özgürlüğünü elinden alır.

Kaçırma kavramı nereden geliyor

Gündelik dilde "kaçırma", kişiyi kendi rızası dışında bir yerden alıp başka bir yere götürmeyi anlatır. Kanunda genel bir "kaçırma" maddesi bulunmaz. Fiilin nitelendirilmesi olayın nasıl geliştiğine göre yapılır: götürme sırasında cebir mi kullanıldı, tehdit mi edildi, hile mi yapıldı? Bu unsurlar cezayı belirler. Mağdur çocuksa dosya başka düzenlemeler açısından da incelenebilir.

Cebir, tehdit, hile

TCK m. 109/2'ye göre kişi fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit ya da hile kullanırsa iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. "Kaçırma" dediğimiz olayların büyük bölümü bu fıkraya girer; çünkü insanlar kendi rızasıyla zorla başka yere gitmez. Cebir kavramı için TCK m. 108'e bakılır: bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılırsa, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır. Cebirin unsurları cebir suçu yazısında anlatılıyor.

Cezayı bir kat artıran haller

Fıkra 3 altı hâl sayar: silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak, üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı, çocuğa ya da kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi. Bu hâllerde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır. Ayrıntılı değerlendirme için hürriyetten yoksun kılmada nitelikli hâller yazısı yardımcı olur.

Mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olunmuşsa ayrıca bin güne kadar adli para cezası verilir. Cinsel amaçla işlenmişse cezalar yarı oranında artırılır. Suç sırasında kasten yaralamanın ağırlaşmış sonuçları doğarsa yaralama hükümleri ayrıca uygulanır.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

İki kişi, bir alacak meselesinde borçluyu sokakta durdurup aracın arka koltuğuna bindiriyor ve bir depoya götürüyor. İçeride saatlerce kapıyı kilitli tutuyorlar. Bu olayda gitme ve kalma özgürlüğünün kaybı vardır; cebir ya da tehdit varsa 109/2, iki kişinin birlikte hareketi ise 109/3-b gündeme gelir. Alacak borcu bu fiili hukuka uygun hâle getirmez. Sonuç tahmini yapmıyorum; dosyada önce olayın nasıl başladığına, kişinin gitmeyi isteyip istemediğine ve alıkonma süresine bakılır.

Savcılık ve mahkeme neye bakar

Suçun oluşması için kişinin hukuka aykırı biçimde hareket özgürlüğünden yoksun bırakılması gerekir. Hukuka uygun yakalama ya da kolluk tedbiri bu suçu oluşturmaz. Mağdurun rızası da önemlidir; kişi gönüllü olarak gittiyse sonradan kalma ısrarı ayrı değerlendirilir. Odaya kilitleme olaylarını odaya kilitlemek ya da alıkoymak yazısında, araçla götürme olaylarını kişiyi araca bindirip zorla götürmek yazısında ayrıca ele aldık. Temel suçun tanımı için kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası yazısı genel çerçeveyi sunar.

Sık hata: etiket hatası

Şikâyet dilekçesinde "kaçırıldım" yazıp olayın ayrıntısını vermemek, savcılığın doğru maddeyi bulmasını zorlaştırır. Dilekçede kim, nerede, hangi araçla, hangi saatlerde, ne söyleyerek ya da hangi gücü kullanarak sizi götürdü sorularının cevabı bulunmalı. Şüpheli tarafta ise aynı olayı "rıza vardı" diye anlatırken tutarlı delil sunmak gerekir; mesajlar ve tanıklar bu noktada belirleyicidir.

Süre ve mağdurun rızası

Alıkonma süresinin uzunluğu suçun oluşması için belirleyici değildir; kısa süreli de olsa hukuka aykırı biçimde hareket özgürlüğü kısıtlanmışsa suç oluşabilir. Süre, ceza belirlenirken ağırlık kazanır. Bir saat kapıda tutulan kişi ile günlerce bir odada bekletilen kişi aynı sonuca bağlanmaz.

Mağdurun rızası bu suçta önemli bir eksendir, ama rıza hile ya da tehditle alınmışsa geçerli değildir. Kişinin başta gönüllü olarak gelip sonra ayrılmak isteyip engellenmesi de suçu doğurabilir. Bu yüzden olayın başlangıcı kadar sonu da incelenir.

İki kavram arasındaki pratik fark

Somut bakalım: kaçırma hareketin biçimini anlatan günlük bir sözcüktür; hürriyetten yoksun kılma ise hukuki sonucu ve cezayı belirleyen kategoridir. Dilekçede "kaçırma" kelimesi kullanılabilir, ancak savcının dosyayı doğru maddeye bağlayabilmesi için olayın fiziksel ayrıntısı yazılmalıdır. Kişi nerede alındı, nasıl taşındı, kaç saat kaldı, kimler vardı ve mağdur ne zaman serbest kaldı. Bu bilgilerle 109'un hangi fıkrası ve hangi nitelikli hâli uygulanacağı belli olur.

Dosyada tutuklama ve kolluk işlemleri

Bu tür dosyalarda şüpheli çoğu zaman olay yerinde ya da kısa sürede yakalanır. Gözaltı ve tutuklama kararlarında fiilin niteliği, kullanılan güç ve mağdurun durumu değerlendirilir. Silah, birden fazla fail ya da çocuk mağdur gibi unsurlar da bu değerlendirmede gözetilir. Tutuklama ve yargılama süreci yazısında bu aşamayı anlattık. Suçtan sonra pişmanlıkla mağduru serbest bırakmanın cezaya etkisi ise etkin pişmanlık ve ceza indirimi başlığında ele alınır.

Nasıl bir yol izlenmeli

Alıkonulma yaşandıysa önce güvenli bir yere ulaşıp kolluğa haber verin, sağlık raporu alın ve olayın delillerini koruyun. Hakkınızda soruşturma varsa ifadeden önce avukatla görüşmek, kendi anlatımınızı tutarlı hâle getirir. Genel çerçeve için ceza hukuku çalışma alanı sayfasına göz atabilir, durumunuzu telefonla anlatabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında yöntemler yer alıyor. Tutuklama tartışması varsa zaman kritik olduğundan erken görüşme önemlidir.

Sık sorulan sorular

Kişiyi kaçırma TCK'da ayrı bir suç mu?

Genel anlamda kişiyi kaçırma adıyla ayrı bir madde yoktur. Zorla bir yere götürme ve alıkoyma, TCK m. 109'daki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu içinde değerlendirilir.

Hürriyetten yoksun kılmanın temel cezası nedir?

Bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır.

Cebir kullanılırsa ceza değişir mi?

Evet. Cebir, tehdit veya hile kullanılırsa iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir.

Hangi hâllerde ceza bir kat artırılır?

Silahla, birden fazla kişiyle, kamu görevi nedeniyle, üstsoya, altsoya, eşe veya boşandığı eşe karşı, çocuğa ya da kendini savunamayacak kişiye karşı işlenirse.

Cinsel amaç varsa ne olur?

Suçun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde cezalar yarı oranında artırılır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 108, 109

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.