KISACA
- Avukat seçemeyecek durumdaki şüpheli veya sanık, ifade ya da sorgu sırasında barodan müdafi isteyebilir; istek tutanağa geçer (CMK 147/1-c, 150/1).
- Talebi savcılık, kolluk veya mahkeme baroya iletir; görevlendirmeyi soruşturmanın ya da kovuşturmanın yapıldığı yerin barosu yapar (CMK 156).
- Sonradan kendi avukatınızı seçerseniz baro avukatının görevi sona erer (CMK 156/3).
- Zorunlu müdafilik gereken dosyalarda istem aranmaz; ayrı bir başvuruya gerek yoktur (CMK 150/2, 150/3).
- Ücretin ayrıntısı Türkiye Barolar Birliği görüşüyle çıkarılan yönetmelikte düzenlenir (CMK 150/4); hükümde yargılama giderlerinin kime yükletildiğine bakılmalıdır (CMK 324, 325).
Gözaltındasınız ya da ifadeye çağrıldınız ve avukat tutacak parayı o an bulamıyorsunuz. Ya da hiçbir avukat tanımıyorsunuz. Bu durum savunmasız kalmanız için bir gerekçe değil. Kanun, avukat seçemeyecek durumdaki şüpheli veya sanığa baronun avukat görevlendirmesini hak olarak veriyor. Hakkın nasıl kullanılacağı, ücretin kimi ilgilendirdiği ve hangi hatalardan kaçınılacağı aşağıda.
Hakkın dayanağı
Hak iki yerde karşımıza çıkar. CMK 147/1-c, ifadesi alınacak kişiye müdafi seçme hakkının bulunduğunun, onun hukuki yardımından yararlanabileceğinin ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceğinin bildirilmesini ister; seçecek durumda olmayan ve avukat isteyen kişiye de baro tarafından müdafi görevlendirileceğini söyler. CMK 150/1 ise aynı hakkı genel kural olarak koyar: şüpheli veya sanıktan müdafi seçmesi istenir, seçebilecek durumda olmadığını söylerse istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir.
"Seçebilecek durumda değilim" beyanı için bir gelir belgesi aramaz kanun. Avukat tanımıyor olmanız, ulaşamamanız ya da ödeyememeniz yeterli bir gerekçedir ve beyan etmeniz yeterlidir. Bir de unutmamak gereken şey: bu talep her aşamada yapılabilir. Gözaltında, savcılıkta, hâkim önünde ve kovuşturmada.
Talep adım adım
İfade başlamadan önce, haklarınız okunurken şunu söyleyin: "Avukat tutacak durumda değilim, barodan müdafi istiyorum." Tutanağa yazılmasını isteyin ve tutanak okunurken bu cümlenin yer aldığını kontrol edin (CMK 147/1-i). İfadeyi alan kolluk görevlisi ya da Cumhuriyet savcısı, baroya istem gönderir. Kanun bunu açıkça yazar: soruşturma evresinde ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin, kovuşturmada mahkemenin istemi üzerine baro müdafi görevlendirir (CMK 156/1). Görevlendirmeyi, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yerin barosu yapar (CMK 156/2).
Baro tarafında bu işi adli yardım bürosu yürütür; kanuna göre büro baro yönetim kurulunca avukatlar arasından oluşturulur ve görevlendirmeler Türkiye Barolar Birliği'nin kurduğu elektronik sistem üzerinden eşitlik gözetilerek yapılır (1136 sayılı Kanun m. 177). Yani siz avukat seçmezsiniz, sıradaki avukat gelir. Avukatın ifade sırasında yanınızda bulunma, sizinle görüşme ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez (CMK 149/3).
Avukatın gelmesi zaman alabilir. Avukat gelene kadar susma hakkınızı kullanabilirsiniz; bu konunun ayrıntısı susma hakkı yazısında anlatılıyor.
Ücret meselesi
Barodan müdafi istemek için önceden bir ücret yatırmanız gerekmez. Zorunlu müdafilik konusunda ayrıntıların Türkiye Barolar Birliği'nin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği CMK 150/4'te yazar. Güncel tarifeler ve ödeme usulü yönetmelik ve tarife düzeyinde değiştiği için tutar yazmıyoruz.
Ancak bir ayrım var ve gözden kaçıyor: yargılama giderleri ayrı bir kalem. Harçlar, tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ve Devlet Hazinesinden yapılan harcamalar yargılama gideri sayılır (CMK 324/1), hükümde bu giderlerin kimlere yükletileceği gösterilir (CMK 324/2) ve mahkûmiyet hâlinde giderler kural olarak sanığa yüklenir; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hâllerinde de aynı kural geçerlidir (CMK 325/1, 325/2). Mahkeme sonuç sanık lehine çıktığında bazı giderlerin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağını görürse bunları Devlet Hazinesine bırakabilir (CMK 325/3). Karar metninde "yargılama gideri" kalemini okuyun; kalemin neleri kapsadığına itiraz edilebilir.
Baro avukatı ile ne konuşulur
Avukat geldiğinde ilk görüşme yalnız yapılmalı. Neden gözaltına alındığınızı, size söylenen suçlamayı, ifadenin henüz verilip verilmediğini ve yakınlarınıza haber verilip verilmediğini anlatın. Avukat size dosyada neyin bulunduğunu, hangi hakkı nasıl kullanacağınızı söyler. Ona doğruyu anlatın: avukata anlattıklarınız mesleki sır kapsamındadır ve yalan söylerseniz savunma yanlış kurulur. Görüşmenin başkaları tarafından duyulmaması hakkınızdır; kolluk gözetiminde, duyulacak mesafede yapılıyorsa itiraz edin (CMK 154/1).
Avukat ifade sırasında yanınızda oturur, soruları ve tutanağı izler. Tutanağa itiraz ve ek beyan yazdırabilir. Hangi soruya cevap vereceğinizi, hangisinde susacağınızı önceden konuşun. Çok sayıda şüpheli varsa herkesin aynı avukatı olması gerekmez; yararları birbirine uygun olanlar için birden fazla şüpheli tek müdafi tutabilir (CMK 152), uygun değilse ayrı avukat gerekir.
Talep nerelerde yapılır
Gözaltında kolluğa ve savcıya, sulh ceza hâkimi önünde hâkime, duruşmada mahkemeye söylersiniz. Tutukluysanız ceza infaz kurumundaki görevliye de avukat talebinizi iletebilirsiniz. Dilekçe vermek isterseniz "Avukat tutma imkânım yoktur, CMK 150 uyarınca baro tarafından müdafi görevlendirilmesini talep ederim" cümlesi yeter; uzun gerekçe yazmak gerekmez. Yakınınız da baroya ve savcılığa telefonla durumu bildirebilir, bu avukatın daha hızlı gelmesine yardım eder; ama asıl talep şüphelinin kendi beyanıdır.
Beğenmediğiniz avukat ya da sonradan avukat tutmak
Baro avukatı geçici bir çözüm değil, tam yetkili müdafi. Ama dosya ilerledikçe kendi avukatınızı seçmek isteyebilirsiniz. CMK 156/3'e göre şüpheli veya sanık sonradan kendisi bir müdafi seçerse baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer. Pratikte yeni avukat, vekâletnamesini ya da müdafi seçim belgesini dosyaya sunar. Geçişte bir sürenin kaçmaması için yeni avukata dosyanın aşamasını hemen anlatın.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir öğrenci kavga nedeniyle gözaltına alınıyor, ailesi başka şehirde, tanıdığı avukat yok. Hakları bildirilirken "avukat tutacak durumda değilim, barodan avukat istiyorum" diyor ve bunun tutanağa yazılmasını istiyor. Savcılık baroya yazıyor, adli yardım bürosu o gün nöbetçi avukatı görevlendiriyor. Avukat ifadeden önce öğrenciyle yalnız görüşüyor, ardından ifade sırasında yanında oturuyor. İki hafta sonra öğrencinin ailesi başka bir avukatı vekil ediyor; baro avukatının görevi böylece sona eriyor. Bu bir anlatım örneği, sonuç tahmini değil: dosyanın gidişi delillere bağlı.
Yabancı uyruklu ve Türkçe bilmeyen şüpheliler
Türkçe bilmeyen kişi için ifadede tercüman bulunur ve tercümanın giderleri yargılama gideri sayılmaz, Devlet Hazinesince karşılanır (CMK 324/5). Barodan müdafi talebi yabancı uyruklu şüpheliler için de aynı biçimde yapılır; kanun uyruğa göre ayrım yapmaz. Yabancı şüpheli yakalandığında ya da gözaltına alındığında, yazılı olarak karşı çıkmadığı sürece, durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir (CMK 95/2). Bu kişiler için ifade öncesi hem avukat hem tercüman istemek gerekir; tercümansız alınan ifadenin tutanağını imzalamayın.
Sık yapılan hatalar
Hakkı bildirilmesine rağmen kullanmamak en yaygın olanı. İkincisi, talebi sözlü söyleyip tutanağa yazdırmamak; sonradan "istememiştim" itirazı ile "istedim" itirazı çatışır ve tutanak kayıt belgesidir. Üçüncüsü, avukat gelmeden ifade vermeye razı olmak; polis "birkaç soru" der ve ifade tam ifadeye dönüşür. Dördüncüsü, baro avukatını hiçbir şekilde bilgilendirmemek: aileniz, tanıklarınız, olay gününe dair belgeler hakkında avukata bilgi verirseniz savunma yapılandırılır.
Avukatsız ifade vermiş olmanın sonuçları için müdafisiz alınan ifade yazısına, zorunlu müdafilik gereken suçlar için zorunlu müdafilik yazısına bakabilirsiniz.
Baro avukatı hakkında bir şikâyetiniz olursa, ilgili barodan bu avukatın değiştirilmesini isteyebilirsiniz. Baro avukatı dosyayı sizin adınıza yürütür; sizi dinlemiyor, ifadeye gelmiyor, duruşmaya katılmıyorsa durumu baro adli yardım bürosuna yazılı bildirin. Mahkeme önünde avukat görevini yerine getirmezse hâkim derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için işlem yapar (CMK 151/1).
Kendi avukatınızı mı istersiniz
Baro avukatı hakkınızı korur; ama dosyanızı baştan sona yürütecek, her adımda ulaşabileceğiniz birini istiyorsanız, durumunuzu anlatarak bizimle konuşabilirsiniz. Aramanız ya da WhatsApp'tan yazmanız yeterli, iletişim sayfasında numaralar var. Gözaltı süresi dar olduğu için bekletmemek gerekir; sürenin sınırları gözaltı süresi yazısında. Diğer konular için ceza hukuku alan sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Barodan avukat istemek için dilekçe yazmam gerekir mi?
Gözaltında ve ifade sırasında gerekmez; ifadeyi alan makama 'avukat tutacak durumda değilim, barodan müdafi istiyorum' demeniz yeterlidir ve bu tutanağa yazılır (CMK 147/1-c, 150/1). Kovuşturmada mahkemeye sözlü ya da yazılı beyanla istenebilir.
Barodan gelen avukat için ayrıca ücret ödemek zorunda mıyım?
Görevlendirmeyi baro yapar; ücretin nasıl ödeneceğini CMK 150/4'e göre yönetmelik belirler. Ancak tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri yargılama giderlerindendir (CMK 324/1) ve mahkûmiyet hâlinde yargılama giderleri kural olarak sanığa yüklenir (CMK 325/1). Kararda bu kalemin kime yüklendiğini kontrol ettirin.
Barodan gelen avukat beğenmediğim biri olursa değiştirebilir miyim?
Kendi seçtiğiniz bir avukatı yetkilendirdiğinizde baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi kendiliğinden sona erer (CMK 156/3). Bu yüzden istediğiniz an kendi avukatınızı seçebilirsiniz.
Gözaltında avukat gelene kadar ifade vermesem olur mu?
Evet. Avukatla görüşme ve ifade sırasında yanınızda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz (CMK 149/3). Ancak bazı ağır suç gruplarında gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşmesi hâkim kararıyla yirmi dört saate kadar kısıtlanabilir; bu sürede ifade alınamaz (CMK 154/2).
Barodan müdafi her suçta mı verilir?
Hayır, her suçta değil ama her ceza dosyasında mümkün. Avukat seçemeyeceğini söyleyen herkes talepte bulunabilir (CMK 150/1). Bazı hâllerde talep aranmadan avukat atanır; bunlar çocuk, malul, sağır-dilsiz ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlardır.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 95, 147, 149, 150, 151, 152, 154, 156, 324, 325
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 177
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.