Anlaşmalı boşanmada çoğu çift aynı yerde takılır: "Biz zaten anlaştık, mahkemeye ne götüreceğiz?" Götürülen şey, ikinizin imzaladığı boşanma protokolüdür. Hâkim protokolü okur, sizi dinler ve uygun bulursa onaylar. Kâğıdın değeri imza günü değil, duruşma salonunda belli olur.
Anlaşmalı boşanmanın şartları
Düzenleme TMK 166. maddenin üçüncü fıkrasında. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı. Eşler birlikte başvurur ya da biri dava açar, diğeri davayı ve protokolü kabul eder. Üçüncü şart duruşmada ortaya çıkar: hâkim iki tarafı da bizzat dinler ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmek zorundadır. Avukatınızın sizin yerinize "evet" demesi yetmez, duruşmaya kendiniz gelirsiniz.
Bir yıl şartı bazen karıştırılıyor. Sayılan süre nikâh tarihinden başlar, birlikte yaşamaya başladığınız günden değil. Nüfus kayıt örneğine bakarsanız tarihi net görürsünüz.
Protokole neler yazılır
Kanun protokolün içeriğini madde madde saymıyor. Ama hâkim bir konuda boşluk görürse tamamlatır, bazen de onaylamaz. Bu yüzden baştan hepsini yazmak işi hızlandırır.
Çocuklarla ilgili hükümler
Ortak çocuk varsa hâkimin ilk baktığı yer burasıdır. Velayet kimde kalacak, diğer ebeveyn çocukla ne zaman görüşecek, iştirak nafakası ne kadar olacak. "Hafta sonları görüşür" cümlesi yetmez. Hangi cuma, saat kaçta, nereden teslim alınacak, okul tatilleri ve bayramlar nasıl bölüşülecek, bunları yazarsanız bir yıl sonra mesajlaşarak kavga etmezsiniz.
Burada kritik bir nokta var: çocuğa dair hükümlerde tarafların anlaşması hâkimi bağlamaz. Hâkim çocuğun yararına aykırı bir düzenleme görürse değiştirilmesini ister. Mesela çocuğun okul düzenini hiç hesaba katmayan bir görüşme takvimi buna örnektir. İştirak nafakasının yıllık artışını da protokole koyun (bir oran ya da bir ölçüt belirleyerek). Koymazsanız artışı sonradan dava yoluyla istemeniz gerekir.
Eşler arasındaki parasal konular
Yoksulluk nafakası TMK 175, maddi ve manevi tazminat TMK 174. maddelerde düzenlenir. Birçok protokolde taraflar karşılıklı olarak "nafaka ve tazminat talep etmiyoruz" der. Bu cümle iki tarafın da eline geçen bir kolaylıktır, ama bir hak terkidir. Eşlerden biri evlilikte çalışmamış, gelir getiren iş bırakmış ya da çocuğa tek başına bakıyorsa, bu cümleyi imzalamadan önce düşünmek gerekir.
Dava devam ederken (boşanma kesinleşene kadar) tedbir nafakası da istenebilir. Anlaşmalı boşanma genellikle kısa sürdüğü için çoğu zaman gündeme gelmez, ama süreç uzarsa protokolde bu dönem için de bir düzen yazmak mantıklıdır.
Mal paylaşımı ve ev eşyası
Mal paylaşımını protokole koymak zorunda değilsiniz. Koymazsanız mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir dava konusu olarak kalır. Taraflar evlilik sırasında mal rejimi sözleşmesi yapmadıysa yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK 202). Yani evlilik içinde emekle edinilen mallar paylaşılır, evlenmeden önce sahip olunanlar ve miras kalanlar paylaşıma girmez.
Protokolle şunları netleştirmek isteyebilirsiniz: ev kimde kalacak, araç kimin adına devam edecek, ortak banka hesapları nasıl kapatılacak, kredi ve kart borçlarını kim ödeyecek. Dikkat edilecek yer şu: protokole "daire eşimde kalacak" yazmak tapu kaydını kendiliğinden değiştirmez. Taşınmaz devri resmi şekle bağlıdır. Bu yüzden devrin nasıl ve ne zaman yapılacağını protokolde ayrıca yazmak, gerekirse tapuda işlem için tarih vermek iyi olur.
Banka kredisinde ise sözleşme bankayla yapılmıştır. Protokolde "kredi eşimde" demeniz bankaya karşı sizi borçtan kurtarmaz. Bankanın bu değişikliği kabul edip etmediğine ayrıca bakmanız gerekir.
Soyadı ve diğer ayrıntılar
Kadın eş boşanınca kural olarak evlenmeden önceki soyadını alır (TMK 173). Evlilik soyadını kullanmaya devam etmek istiyorsa hâkimden izin ister. Bu talebi dava aşamasında dile getirmek en kolayıdır. Küçük gibi görünen ama duruşmada hâkimin sorduğu ayrıntılardan biridir.
Protokol yazarken sık yapılan hatalar
İnternetten bulunan şablonu doldurup imzalamak bunların başında geliyor. Şablon sizin evinizi, çocuğunuzun okul saatlerini, kredinizi bilmez. Duruşmada hâkim genel cümlelerle dolu bir protokolün ayrıntılarını size sorar ve cevap veremezseniz oturum uzar.
İkinci hata, sözlü anlaşmaları protokole almamaktır. "Araba sende kalsın, ama sen kredisini ödersin" gibi bir konuşma protokolde yoksa, ileride kimsenin elinde bir kanıt kalmaz. Her şeyi yazın, kısa da olsa.
Üçüncüsü, baskı altında imza atmak. Hâkim duruşmada "Kimse sizi zorladı mı?" diye sorar ve gerçekten dinler. Yanıtınız tereddütlüyse karar çıkmaz. Aceleyle imzalanmış bir protokolün bedelini çoğu zaman sonradan ödersiniz.
Duruşmada neler olur
Dilekçe ve protokol Bakırköy Adliyesi gibi yetkili aile mahkemesine verilir. Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yerdir (TMK 168). Mahkeme duruşma günü verir. Gün geldiğinde ikiniz de orada olursunuz. Hâkim kimliklerinizi kontrol eder, boşanma iradenizi sorar, protokolü maddeler halinde okutur ya da özetler. Çocuk varsa velayet ve görüşme hükümleri üzerinde ayrıca durur.
Hâkim uygun bulursa protokolü onaylar ve boşanmaya hükmeder. Birçok dosyada tek duruşma yeterli olur. Hâkim bir maddeyi yetersiz bulursa değiştirilmesini ister, siz de o oturumda ya da sonraki oturumda düzeltirsiniz.
Karar sonrası kanun yollarına başvuru süresi vardır. Taraflar genellikle duruşmada kanun yolundan feragat eder, bu sayede karar kesinleşme şerhi için bekletilmez. Kesinleşme şerhi alınana kadar nüfus kaydında medeni hâliniz değişmez.
Başvurudan önce hazırlanacaklar
Dosyayı açmadan önce elinizde bu belgeler olsun: nüfus kayıt örneği (evlilik tarihi ve çocuklar görünür), varsa taşınmazların tapu bilgileri, araç ruhsatları, ortak hesapların dökümü, kredi sözleşmeleri. Dilekçeye bunların hepsi eklenmez, ama protokolü yazarken sayıları, plakaları ve tapu bilgilerini doğru yazmak için onlara bakarsınız. Yanlış yazılan bir ada parsel numarası, kararın tapuda uygulanmasını aylarca geciktirebilir.
Dava dilekçesi kısadır. Tarafların kimlik bilgileri, evlilik tarihi, ortak çocuklar, boşanma talebi ve protokolün dilekçeye eklendiği yazılır. Uzun bir anlatı gerekmez. Neden boşandığınızı da anlatmanız beklenmez, çünkü anlaşmalı boşanmada kusur tartışılmaz.
Hâkimin duruşmada sorduğu sorular
Soruların çoğu kısa. "Evlilik birliği sürdürülemeyecek hale geldi mi?" "Protokolü okudunuz mu, içeriğini kabul ediyor musunuz?" "Boşanma talebiniz kendi özgür iradenizle mi?" Bunlar rutin görünür, ama cevabınız tereddütlüyse hâkim durur. Çocuk varsa ek olarak velayetin kimde kalacağını, görüşme düzenini, çocuğun bakımını nasıl sağlayacağınızı sorabilir.
Protokolü kendi cümlelerinizle bilmeniz gerekir. Avukatınızın okuduğu metni ilk kez duruşmada duymanız iyi bir fikir değil. Bir gün önce oturup birlikte son kez okuyun, anlamadığınız cümleyi işaretleyin.
Protokolü birlikte yazmanın pratik yolu
İki taraf aynı masada oturup madde madde ilerlerse protokol bir günde çıkar. Önce çocuklar, sonra para, en sona mal. Sıralamanın sebebi şu: çocuk konusunda anlaşmaya varamayan çift çoğu zaman maddi konuları da çözemez, bu yüzden en zor başlığı önce açmak zaman kazandırır. Her maddeyi taslağa yazın, imzadan önce bir hafta bekleyin ve tekrar okuyun. Bu bekleme, duruşmada "şunu fark etmemiştim" demenize engel olur.
Taraflardan biri avukatla, diğeri avukatsız gelirse, protokolü hazırlayan avukat yalnızca kendi müvekkilini temsil eder. Karşı taraf için ayrı bir avukat tutmak ya da en azından protokolü bir hukukçuya okutmak, dengeli bir metin için iyi bir fikirdir.
Çocuk yoksa protokol nasıl sadeleşir
Ortak çocuk yoksa protokol kısalır, ama boş kalmaz. Geriye nafaka, tazminat, mal ve soyadı başlıkları kalır. Yine de kısa protokollerde bile bir cümle iki taraf için farklı anlama gelebilir. "Ev eşyası kullanımda olanındır" gibi bir ifade, mutfak eşyasından koltuğa kadar neyi kapsadığı belli olmadığı için sonradan tartışma çıkarır. Ev eşyasını oda oda yazmak sıkıcıdır ama iki taraf için de güvence sağlar.
Protokol sonradan değişir mi
Hâkim onayladıktan sonra protokol karar hükmüne dönüşür. Yani artık iki tarafın "pardon, şunu değiştirelim" demesiyle değişmez. Çocukla ilgili hükümler istisnadır: çocuğun yararı gerektirdiğinde velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası yeni bir dava ile değiştirilebilir. Mal paylaşımı ise çok daha zor değişir.
Bir şeyi imzalamadan önce kendinize şunu sorun: bu cümle beş yıl sonra da yaşayabileceğim bir cümle mi? Cevap evetse devam edin.
Durumunuz farklı olabilir, protokolü imzalamadan önce görüşerek netleştirmekte yarar var.
Sık sorulan sorular
Anlaşmalı boşanma için evlilik ne kadar sürmüş olmalı?
TMK 166. maddenin üçüncü fıkrasına göre evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Süre nikâh tarihinden hesaplanır. Bir yılı doldurmadan açılan dava anlaşmalı boşanma olarak ilerlemez, çekişmeli yola düşer.
Protokolü imzaladıktan sonra duruşmada vazgeçebilir miyim?
Evet. Hâkim iradenizin serbest olduğuna kanaat getirmeden boşanmaya karar vermez. Duruşmada protokolü kabul etmediğinizi söylerseniz dava anlaşmalı olarak devam edemez.
Protokolde nafakadan vazgeçmek sonradan sorun olur mu?
Nafaka ve tazminat taleplerinden vazgeçtiğinizi yazarsanız, boşanma kesinleştikten sonra bu konuya dönmek zorlaşır. Gelir farkı varsa ya da çocuk bakımını sizin üstlendiğiniz bir düzen söz konusuysa protokolü imzalamadan önce hesap yapın.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.